Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/692 E. 2026/678 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/692
Karar No
2026/678
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2022/692

KARAR NO : 2026/678

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 26/11/2021

NUMARASI : 2017/1052(E) - 2021/857 (K)

DAVANIN KONUSU: Tazminat

KARAR TARİHİ: 30/04/2026

Birleşen İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/281 E. Dosyası

DAVA :Tazminat

Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Asıl ve birleşen davada davacı vekili dilekçesinde özetle; 26/07/2015 tarihinde kaza geçiren müvekkilinin Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Servisine kaldırıldığını ve olay yerine intikal edilmediği için herhangi bir tutanak tutulmadığını, müvekkilinin kazada ağır derecede yaralandığını, tedavilerinin ise halen devam ettiğini, olay ile ilgili olarak Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturmanın devam ettiğini, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak kazanın nasıl olduğu belli olmadığından ödeme yapılmadığını, müvekkilinin davaya konu kaza sonucunda yaralanması nedeniyle artık hayatını engelli bir birey olarak devam etmek zorunda kaldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak, tazminat hesabı yaptırılıp olay tarihindeki sigorta limiti çerçevesinde 100 TL kalıcı, 100 TL geçici bedensel tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiş; asıl davada 06/03/2018 tarihli talep artırım dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 39.896,93 TL'ye, birleşen davada 20/10/2021 tarihli dilekçesiyle geçici iş göremezlik tazminatı talebini 4.997,59 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince; asıl ve birleşen davanın kabulü ile, geçici iş görmezlik maddi zararın 4.997,59 TL, sürekli iş görmezlik maddi zararının 39.896,93 TL olmak üzere toplam 44.894,52 TL'nin temerrüt tarihi olan 24/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete talep edilen evraklar sunulmadan dava yoluna gidilmesinin dava şartı eksikliğinden usulden reddi gerektiğini, dava konusu kazaya karıştığı iddia edilen ve plakası tespit edilemeyen aracın varlığının somut delillerle ispatlanamadığını ve ispat yükünün davacının üzerinde olduğunu, tazminat hesaplamasında kullanılan faiz oranı, iskonto oranı gibi kriterlerin kaza tarihindeki güncel mevzuat ve genel şartlara uygun olmadığını, bu durumun sebepsiz zenginleşmeye yol açabileceğini, kazaya karıştığı iddia edilen aracın motorlu bisiklet sınıfında olması durumunda KTK ve sigorta genel şartları uyarınca motorlu taşıt sayılamayacağı ve bu nedenle müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmayacağını, geçici iş göremezlik tazminatından müvekkilinin sorumlu olmadığını, faizin dava tarihinden itibaren işletilebileceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; yargılama sürecinin uzunluğu nedeniyle müvekkilinin maddi olduğu kadar manevi olarak da yıprandığını, maluliyetlerinde artamalar olduğunu, tazminat hesabına esas alınan kazançlarda ve yasal asgari ücretlerde artışlar meydana geldiğini, müvekkilinin hak kaybına uğramaması bakımından yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki kazanç unsuru, geçici ve sürekli iş göremezlik oranları ile kusur durumuyla ilgili aleyhe olan hususları kabul etmediklerini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:

Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 yaşam tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "... rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları).

İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda yapılan tazminat hesabı TRH 2010 yaşam tablosuna ve ... rant yöntemine göre düzenlenmiş olduğundan bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.

Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ile birlikte istinaf eden taraf vekillerinin istinaf başvuru nedenleri göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere, dosyada mevcut belgelerde davacının Mersin Üniversitesi Hastanesi 26/07/2015 tarihli hastane kaydının "araç dışı trafik kazası" olarak kayıt altına alınmasına, kazaya karışan aracın tespit edilememesine, faiz davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış olsa da, ilk derece mahkemesince verilen kararın gerekçe kısmında dava tarihinden itibaren faize karar verilmiş olmasının açıkça yazılmış olmasına ve yılın yazımına ilişkin maddi hatanın HMK'nin 304. maddesine istinaden mahkemesince düzeltilebilir olmasının anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,

2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 3.066,74 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 766,68 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.300,06 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

5- Davacının ve davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettikleri yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

7-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/692, K. 2026/678, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-692-e-2026-678-k-9ad55b0f0ca7