Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/6116 E. 2023/3299 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/6116
- Karar No
- 2023/3299
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/708 KARAR NO : 2024/1711 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/09/2020 (Dava) - 23/12/2021 (Karar) NUMARASI : 2020/465 Esas - 2021/1109 Karar DAVA : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle) BAM KARAR TARİHİ : 21/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/11/2024 İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2021 tarihli 2020/465 Esas ve 2021/1109 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03/11/2014 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde, plakasız, tescilsiz, sürücü belgesiz motorsiklette yolcu olarak bulunan müvekkilinin kaza nedeniyle oluşan sürekli maluliyetine ilişkin olarak sürekli iş göremezlik tazminatının davalı kurum tarafından ödenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Islah dilekçesi ile bilirkişi raporundaki hesaplamalar göz önünde bulundurularak maddi tazminat talebini sürekli iş göremezlik kısmına ilişkin bölümünü 42.530,17 TL. artırmak suretiyle ıslah etiklerini ve kaza tarihi 03/11/2014 itibaren işletilecek reeskont avans faizleriyle, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın yasal mevzuat doğrultusunda hastaneye yapılan sevki doğrultusunda alınan geçerli bir raporun bulunmaması sebebiyle başvuru şartının yerine getirilemediğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : Mahkemece, ''...2014 yılı itibariyle davalı ...nın teminat limitinin 268,00 TL olduğu, kovuşturma dosyasında da takipsizlik kararı verildiği anlaşılmakla davacı ...'nun 13/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda etken bir davranışının olmadığı, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın TTK 51/1-a ve tescilsiz motorsiklet sürücüsü ...'nın TTK 51/1 maddesi uyarınca kazanın oluşumuna etken oldukları dikkate alınarak davacı vekilide 14/06/2021 tarihli ıslah dilekçesinde sürekli iş görememezlik tazminat bedelinin 48,039,17 TL olarak belirttiğinden davanın alınan aktüerya bilirkişi usul ve yasaya uygun olmakla kusur durumu tüm dosya içeriği dikkate alınarak davacının Ege Üniversitesindeki maluliyet raporu da dikkate alınarak davanın davacı vekilinin ıslah dilekçesine göre kabulüne dair mahkememizdeki vicdani kanıyı yansıtan aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir...'' gerekçesiyle; ''...DAVANIN KABULÜ İLE; 48.030,17 TL sürekli iş görememezlik tazminatın, sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 27/08/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Faizin başlangıç tarihi ve türüne ilişkin talebin şartları oluşmadığından REDDİNE, Faizin başlangıç tarihi ve türüne yönelik red sebebi fer'i nitelikte olduğundan davalı lehine vekalet ücretine yer olmadığına...'' şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tescilsiz araçların sebebiyet verdiği kazalar neticesinde meydana gelen zararlardan müvekkili kurumun sorumluluğu sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili kurumun sorumluluğunun ancak zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlü olan tescilli araçların kazaya sebebiyet vermesi halinde söz konusu olacağını, davacı tarafından tazminat istemi ile müvekkili kuruma şeklen başvuru yapılmış olup müvekkili kurum tarafından talebin değerlendirilebilmesi için ...'ün maluliyeti ile ilgili olarak sağlık kurulu raporu talep edildiğini, müvekkili kurum tarafından verilen cevabi yazıda, talebin değerlendirilebilmesi için, ...'ün kesin ve sürekli sakatlık durumunu gösteren resmi ve yetkili bir hastaneden alınmış Sağlık Kurulu Raporunun gönderilmesi gerektiği, aksi halde tazminat hesabının mümkün olmadığı, mevzuat gereği müvekkili kurumun maluliyet oran tespiti yapamadığı, sağlık kurulu raporunun resmi ve yetkili bir hastane tarafından düzenlenmesi gerektiğinin belirtildiğini, ayrıca Sağlık Kurulu Raporunun Trafik Sigortası Genel Şartlarında ibrazı gereken belgeler arasında yer aldığı, bu belge ibraz edilmeden açılacak olan davanın, dava şartları yerine getirilmeden açılmış olacağı ve bu nedenle davanın yok hükmünde olacağının belirtildiğini, davacı tarafın iş bu eksik evrak bildirim yazısını doğrudan başvurunun reddi kapsamında değerlendirerek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iş bu davayı açtığını, dolayısı ile davacı tarafından her ne kadar şekli başvuru yapılmış ise de başvurunun değerlendirilebilmesi için gerekli olan evrakların sunulmamış olması sebebiyle başvuru şartı yerine getirilmemiş olduğundan iş bu davanın öncelikle usulden reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, dosya kapsamında alınan maluliyet raporları arasındaki çelişki giderilmeden, ayrıntılı, denetime elverişli ve gerekçeli rapor alınmadan kurulan hükümün yasaya ve uygulama aykırı olduğunu, müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğu bulunmadığını, hükme esas alınan ve adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden alınmamış olan kusur raporunun denetlenebilir ve hükme esas alınabilir niteliği bulunmadığını, 14/06/2021 tarihli hesap raporuna ilişkin itirazları dikkate alınmaksızın kurulan hükümün hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile hesaplanan tazminat miktarı üzerinden müterafik kusur indirimine gidilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile hesaplanan tazminat miktarı üzerinden hatır taşıması indirimine gidilmesi gerektiğini, mahkemece kabul edilen temerrüt tarihi içtihada ve uygulamaya aykırı olduğundan kurulan hükmün kaldırılması gerektiğini, davanın açılmasında müvekkilinin kusuru olmadığından aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, dosyanın esas yönünden incelenmesi için ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 03/10/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeni ile sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin tazminat davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. 1-)Dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK’nın 97. maddesinde “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş, bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu olan ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre davacı tarafından dava açılmadan önce, dilekçe ile 07/08/2019 tarihinde sigorta şirketine başvuru yapıldığı, davalı sigortanın 15/08/2019 tarihli cevabi yazı ile davacı taraftan eksik evrakın tamamlanması halinde talebin değerlendirileceği yönünde bilgi verildiği, KTK’nın 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiş, esastan reddi gerekmiştir. 2-) Hükme esas alınan kusur raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ve kaza tutanağı ile uyumlu, kusur raporuna yönelik itirazın yerinde olmadığı anlaşılmıştır. 3-)Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden rapor alınabileceği; dosya kapsamında hükme esas alınan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu’nun 01/04/2021 tarihli EK raporunda; ...’de, 03/11/2014 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan meslekte kazanma gücünde meydana gelen azalma oranı, “Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği” ve bu yönetmeliğin yetersiz kaldığı durumlar için “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” eklerinden faydalanılarak hesaplandığında, şahsın olay tarihindeki yaşına göre % 10,3 ve rapor tarihindeki yaşına göre % 11,3 olarak bulunduğu, tıbbi iyileşme süresinin ise olay tarihinden itibaren (4) ay olduğu belirtilmiş; 03/11/2014 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile düzenlenen maluliyet raporunun kaza tarihi itibarı ile esas alınması gereken yönetmelik hükümlerine uygun olarak usul ve yasaya uygun olarak düzenlendiği; Maluliyet raporunun ATK Üst Kurulunca düzenlenmesi hususunda zorunluluk bulunmadığı anlaşılmakla, davalı sigortanın bu yöne ilişkin itirazının reddi gerekmiştir. 4-)Mahkemece hükme esas alınan aktüer raporda tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosuna göre ve progresif rant usulünce yapılan hesaplama olduğu görülmekle, usul ve yasaya uygun bu kabulde de bir isabetsizlik görülmemiştir. 5-)Müterafik kusur indiriminin mahkeme tarafından re’sen gözetilmesi gerektiği, davacının zararın artmasında kusuru bulunması halinde hesaplanacak tazminattan müterafik kusurun tenzili gerektiği yönünden itiraz edilmiş ise de, davacının yaralanmasının diz bölgesinden gerçekleşmiş bulunması nedeniyle müterafik kusur sebebinin bulunmadığı, 2918 sayılı KTK'un 78 inci maddesinde ve buna uygun hazırlanan yönetmelikte elektrikli bisiklet, motosiklet, motorlu bisiklet sürücülerinin dizlik takmasına ilişkin herhangi bir zorunluluk bulunmadığı gibi, sürücünün ehliyetinin olup olmadığının bilinmesinin davalıdan beklenemeyeceği dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılmamasının doğru olduğu nazara alınarak davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. (Bu yönde bknz. Yargıtay 4. HD, 13/03/2023 tarih, 2022/6116E.-2023/3299K.) 6-)Mahkemece her ne kadar müvekkilinin 27/08/2019 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiş ise de işbu tarihin kabulü edilemeyeceği, davacı tarafından eksik belge ile başvuru nedeni ile yasal bir başvuru yapmış sayılmayacağından müvekkilinin temerrüte düşmediği, müvekkil kurum aleyhine bir değerlendirme yapılması durumunda en fazla dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceği yönünde itiraz edilmiş ise de; davalının dava tarihinden önce dilekçe ile 07/08/2019 tarihinde sigorta şirketine başvuru yapıldığı, davalı sigortanın 15/08/2019 tarihli cevabi yazı ile davacı taraftan eksik evrakın tamamlanması halinde talebin değerlendirileceği yönünde bilgi verildiği nazara alındığında, ...na yapılan başvurulara istinaden ödeme yapılmaması halinde temerrüt tarihinin başvuru tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği halde davalı lehine olarak faiz başlangıç tarihinin ileri bir tarih olarak belirlenmiş olduğu, davalı vekilinin itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. 7-)HMK`nın 326. maddesi gereğince kanunda yazılı hâller ayrıksı tutulmak suretiyle davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir. Eldeki davada, davacının 327/1. maddesindeki düzenleme uyarınca gereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet verdiği yönünde bir iddia veya tespitin de bulunmadığı, HMK'nın 323/ğ maddesine göre vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri kapsamında bulunduğuna göre, mahkemece yerinde olarak davalı aleyhine hüküm kurulmuş olmakla HMK’nın 326/2. maddesi gözetilerek tarafların haklılık durumuna göre davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun olup, davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. 8-) Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmadığı yönünde itirazda bulunmuş ise de, davacının geçici işgöremezlik tazminatı talep etmediği gibi mahkemece de bu yönde karar vermediğinden davalının bu husustaki itirazda hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 9-)Davacının yolcu olarak bulunduğu kazaya karışan plakasız ve tescilsiz motosiklete ilişkin Mahkemece değerlendirme yapılmadığı, ayrıca kaza tutanağında ve trafik bilirkişi raporunda aracın tescile tabi olup olmadığı konusunda inceleme bulunmadığı;5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/I. maddesinde, bu Kanunun 13. maddesi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10/07/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak belli koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde ...nın oluşturulacağı hükmüne yer verilmiş, aynı maddenin II b bendinde ise, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için ...na başvurulabileceği belirtilmiştir. Yukarıdaki açıklamalara göre trafik kazası neticesinde zarar gören ilgililerin, diğer şartların da bulunması halinde teminat miktarı ile sınırlı olarak zararlarının karşılanmasını ...ndan isteyebileceği, 5684 sayılı Yasa'nın 14/I. maddesi uyarınca da yasadaki emredici düzenleme doğrultusunda, ...nın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının yerine geçtiği, diğer bir deyişle ZMMS'nin sorumluluğunu üstlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece yapılması gereken, kaza tespit tutanağında davacının yolcu olduğu tescilsiz motosiklet hakkında araştırma yapılması, aracın marka, model ve diğer bilgilerinin tespit edilmesi, ardından aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olup olmadığı ve zorunlu trafik sigortasının bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra ...nın sorumluluğu değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece araştırma yapılmadan eksik araştırma ile ... aleyhine tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.(Bknz aynı yönde, Yargıtay 17. HD 03/02/2020 2019/1078 Esas- 2020/366 Karar) 10-)Davacının motorsiklette yolcu olması sebebi ile hatır taşıması hususunun irdelenmediği yönünden itiraz değerlendirmiş; davalı tarafından cevap dilekçesinde davacının motosiklette hatır için taşındığı belirtilerek, hatır taşıması indirimi talep edildiği halde mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı, mahkemece olayda hatır taşıması olup olmadığının irdelenmesi gerektiği halde irdelenmediği anlaşıldığından bu yöne ilişkin itirazın kabulü gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının belirtilen yönlerden kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan gerekçelerle KISMEN KABULÜ ile; İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2021 tarihli 2020/465 Esas ve 2021/1109 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan nedenlerle REDDİNE, 4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), 5-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 21/11/2024