Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/6 E. 2023/96 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/6
- Karar No
- 2023/96
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/63 KARAR NO: 2024/130 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 26/10/2023 NUMARASI: 2022/6 E. - 2023/96 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/01/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin kurucusu 1950'li yıllarda ... Tıp okulundaki eğitimini tamamlayarak, İstanbul'da çoğu kendi formüllerinden oluşan farmasötik müstahzarlar ürettiğini, ... yeni formüller ürettiğini, 1998 yılına gelindiğinde ... ve oğlu ...'nın ... şirketini kurduğunu, 2003 yılında şirketin çatı markası konumundaki çok tanınmış “...” markası yaratıldığını, ... başta olmak üzere, ... gibi çeşitli markalarıyla kozmetik, kişisel bakım, ev temizlik, hijyen ve gıda takviyesi ürünleri sektöründe faaliyet gösteren davacının merkezi Ömerli/Çekmeköy'de bulunan 200.000 metrekare büyüklüğe sahip tesislerinde yaptığı üretimlerle dünya genelinde 125 ülkede 350 milyon nihai tüketiciye ulaştığını, davacı şirkete ait tescilli "...” markasına, davalılara ait ... markalı ürünlerin tecavüz oluşturduğundan, tecavüz oluşturan ... markalı ürünlere ve bu ürünlere ilişkin tanıtım vasıtalarına, ürünlerin yapımında kullanılan kalıp, ambalaj vs. vasıtalara bulundukları yerde el konulması ve piyasadan toplatılması konusunda teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, marka hakkına tecavüzün önlenmesi için davalılara ait ... markalı ürünlerin satışa sunulduğu internet siteleri hakkında teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek dava konusu ürünün piyasadan toplatılmasına ve dava sonuna kadar satışının durdurulmasına, bu ürünlerin satışının yapıldığı https://....com/... housecleaning ... internet sitesine erişimin engellenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu edilen ürünlerin ... Anonim Şirketi'ne ait olduğunu, diğer davalı ... Anonim Şirketi yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsedilen ... ürününün davalı ... şirketine ait olduğunu, söz konusu ürünlerin satışının da yine aynı şirkete ait internet sitesi üzerinden yapıldığını, davacı tarafından dosyaya sunulan faturanın ... tarafından düzenlendiğini, bu kapsamda ... firmasının dava konusu ürünlerin üretimi, satışı ve markaların kullanımları ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini talep ettiğini, davacının markanın ürün üzerindeki kullanılış şekli üzerinde durduğunu, her iki “...” yazısının da benzer yazı tiplerine sahip olduğunu, zorlama bir şekilde iddia etmiş olduğunu, davalı Şirketin ürünü “...” ve “...” markalarını taşımakta olduğunu, “...” ibaresiyle üzerinde bulunan “...” ifadesinin çok daha farklı bir yazı tipi ile yazıldığını ve “...” ile “...” kelimeleri alt alta gelecek şekilde düzenlendiğini, ayrıca yazıların ürün üzerindeki yerleşimi, yazılar arkasında kullanılan zemin, ürün ve etiketin renkleri de incelendiğinde her iki ürün arasında ciddi bir farklılık bulunduğunu, uyuşmazlık konusu ürünlerin, hedef kitle olan bilgilenmiş kullanıcı nezdinde birbirinden ayırt edici olduğunu, ürünlerin renkleri, yazılar, diğer şekiller ve amblemlere bakıldığında açıkça ürünlerin farklı markalar olduğunu, ürünlerin tamamının karşılaştırıldığında gerek renk, gerekse ibarelerin ürün üzerindeki yerleşimi olarak birbirini andırmadığı, yalnızca üzerlerinde ortak bir ifade olarak “...” ifadesinin yer aldığı, ... ifadesinin ürünün kimyasal yapısına atıf olması ve sektörde çok kullanılan bir ifade olması ve buna ek olarak yazıların ve şekillerin birbirinden bambaşka olması nedeniyle ortada iltibas yahut tecavüze ilişkin herhangi bir durumun söz konusu olmadığını, davalı ... Anonim Şirketi ile davacı firma arasında İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2017/60 Esas - 2020/247 Karar sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde davacının, davalı şirket adına tescilli ... markasını kullanarak davalının marka hakkına tecavüz ettiğinin tespit edilerek, toplamda 315.000,00 TL maddi ve manevi zararın tazminine karar verildiğini beyan etmiştir. TEDBİR KARARI; İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/03/2023 tarihli 2022/6 E sayılı kararıyla; "6100 sayılı HMK'nın 389-390 maddeleri ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 159. maddesi gereğince İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN takdiren 50.000,00 TL (ellibintürklirası) nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla KABULÜ İLE, Bilirkişi raporunda belirtilen davacı şirkete ait ... tescil numaralı "..." markasına iltibas oluşturduğu değerlendirilen, davalılara ait "..." markalı ürünlere ve bu ürünlere ilişkin tanıtım vasıtalarına, ürünlerin yapımında kullanılan kalıp, ambalaj vs. vasıtalara el konulmasına ve piyasadan toplatılmasına, (infazda 20/12/2022 tarihli bilirkişi raporunun dikkate alınmasına ve karara eklenmesine, ) 2-https://... alan adlı internet sitesine ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE" karar verilmiştir. Davalı vekili ihtiyati tedbir kararına itiraz etmiştir. İTİRAZIN REDDİ KARARI; İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin duruşmalı inceleme sonunda vermiş olduğu 26/10/2023 tarihli 2022/6 E sayılı kararıyla; mahkemece alınan bilirkişi raporu ile yaklaşık ispat koşullarının dosya kapsamında var olduğu gerekçesiyle; davalı vekilinin tedbir kararına itirazın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF BAŞVURUSU; Davalılar vekili 20/11/2023 tarihli istinaf dilekçesinde; mahkeme kararına esas alınan 20/12/2022 tarihli bilirkişi raporunun hatalı inceleme içerdiğini, bu raporu esas alan tedbir kararının da hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin hiçbir ürününde "..." markasının kullanılmadığını, TPMK nezdinde davacı markasından daha eski, ... numaralı 03/05. Sınıflarda tescilli ... markasının tescilli olduğunu, bunun da ... ibaresinin ayırt edici olmadığını gösterdiğini, ürünler üzerinde müvekkili adına 3. Sınıfta tescilli ... başvuru numaralı "..." markasının bulunduğunu, MR WIPES ibaresinin hiçbir üründe kullanılmadığını, tedbir kararı ile müvekkilinin ticari itibarının kötü biçimde etkilendiğini, dilekçelerinde örnekleri gösterildiği üzere tüm oksijen bazlı ürünlerde ... ibaresinin sergilendiğini, markanın sicile tescil edildiği şekilde kullanılmasının zorunlu olduğunu, davacının tescilli şekil markası bulunmadığını, müvekkilinin kullanım şekli itibarıyla iki ürün arasında ciddi farklılık bulunduğunu, taraflar arasındaki ceza davasında tazminata hükmedilmesi üzerine davacının intikam almak amacıyla kötüniyetli davalar ikame ettiğini, dosyada mübrez tecavüzün tespiti amacıyla sunulmuş belgelerin ihtiyati tedbir kararı için yeterli ispat koşulunu sağlamadığını beyanla itirazın reddi kararı ile tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Mahkemenin 21/11/2023 tarihli 2022/6 Esas-2023/96 Karar sayılı kararıyla, davanın kabulüne, mahkemece verilen tedbir kararının aynen devamına karar verilmiştir. GEREKÇE; Markaya tecavüzün tespiti, meni ve refi talepli davada, ... markalı ürünlerinin davacı şirkete ait tescilli "...” markasına tecavüz ettiğinden bahisle, tecavüz oluşturan ... markalı ürünlere ve bu ürünlere ilişkin tanıtım vasıtalarına, ürünlerin yapımında kullanılan kalıp, ambalaj vs. vasıtalara bulundukları yerde el konulması ve piyasadan toplatılmasına, dava sonuna kadar satışının durdurulmasına, bu ürünlerin satışının yapıldığı https://tr....com/ ... internet sitesine erişimin engellenmesine karar verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, davalı itirazının da mahkemece reddedildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili itirazın reddine ilişkin mahkemenin 26/10/2023 tarihli ara kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmuşsa da; ilk derece mahkemesince 21/11/2023 tarihli duruşmada, yargılamayı sonlandırarak davanın kabulüne, ihtiyati tedbir kararının aynen devamına karar verildiği anlaşılmakla, davanın esası hakkında verilen bu karar ile ihtiyati tedbire yönelik istinaf başvurusu konusuz kaldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalılar vekilinin istinaf başvurusu konusuz kaldığından, karar verilmesine yer olmadığına,2- İstinaf talebinin esası incelenmediğinden davalılar vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde yatırana iadesine,3- 6100 Sayılı HMK' nun 326/1 maddesi gereğince davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalılar üzerinde BIRAKILMASINA, 4- 6100 Sayılı HMK'nun 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine YER OLMADIĞINA,5- 6100 Sayılı HMK' nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,6- 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/3 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 362/f maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.