Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2022/576 E. 2025/603 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/576
- Karar No
- 2025/603
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ : 30/06/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 14/11/2019 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 30/06/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 02/10/2018 tarihli .... seri nolu 2.994,60 TL bedelli ve... seri nolu 82.306,48 TL, 11/10/2018 tarihli ... seri nolu 8.539,04 TL'lik 3 adet 7 sayfadan oluşan fatura ile okul gereçleri satışı yaptığını, alacağını alamaması nedeniyle 83.790,12 TL alacak için Antalya 8. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının kötü niyetli olarak hisse devir sözleşmesi ile şirketi satın aldıklarını ve hisselerinin kendilerince devir alınmasından önce doğan borçtan dolayı sorumlulukları bulunmadığından itiraz ederek takibi durdurduklarını, borçlu şirketin hisselerinin devir edilmiş ya da satılmış olmasının şirketin borçlarını sona erdirmeyeceğini, yapılan ifalar gereği, borcun bilirkişi incelemesi ile sabit olacağını tahsili geciktirme amaçlı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; müvekkiline karşı başlatılan takipte, müvekkili şirketin önceki ortak ve hissedarlarının ..., ... ve ... olduğunu, dava konusu faturaların da bu ortakların döneminde olduğunu, şirketin Antalya 5. Noterliği'nin 11/10/2018 tarih ve ...sayılı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile devraldıklarını şirket ortaklarının...ve... olduğunu, taraflar arasında yapılan işletme devri ve ortaklık payları devir protokolünde hisse devir şartlarının belirlendiğini, sözleşmenin E-Özel Şartlar bendinin 10. maddesinin 3. fıkrasında hisse devri yapanlar olmadığını beyan ettiklerini, bu nedenle müvekkili şirkete karşı davacı ile hisse devri yapanlar arasında muvazaalı bir işlemin söz konusu olduğunu, devirden önce yapılan ifanın faturalarının şirket kayıtlarında yer almadığını, devir öncesi ortakların ihbar edilmesi talebinde bulunduklarını, ihbar edilenlere Antalya 4. Noterliği'nin 06/11/2018 tarih ve ...sayılı ihtarnamesinin keşide edildiği, takip alacaklısına bir borçları olup olmadığı, borçların ödenerek şirketin icra tehdidinden kurtulmasının sağlanmasını, borcun kabul edilmemesi halinde şirketin borcu ödeyerek alacak, faiz ve masraflarla ihbar edilenlerden rücu edileceği, borca itiraz ettiklerini itiraz nedeni olarak da İ-Özel Şartlar 10. maddesinin 3. fıkrasının gösterildiği şeklinde tebligat yaptıklarını, bu sebeplerle davanın ihbar edilenlere ihbar edilmesini, davanın reddine ve davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece,"... takibe konu faturaların davacının ticari defterlerinde yer aldığı, ancak dava konusu faturaların irsaliyeli fatura olduğu, faturalarda teslim alan imzasının bulunmadığı, mal teslimine ilişkin başkaca bir yazılı ve kesin delile de dayanılmadığı, davacının ... numaralı fatura harici diğer dava konusu faturaların muhteviyatı mal veya hizmeti verdiğini ispatlayamadığı, davalının ticari defterlerinde takibe konu ...numaralı faturanın kayıtlı olduğu, davalı defterine kayıtlı bu fatura bedelinde kısmi ödeme yapılarak davalının davacıya 1.460,96 TL borcu kaldığı görülmekle ve davalının şirket hisselerinin devredildiği bu sebeple önceki şirket ortaklarının borcundan dolayı borçlu olmadıklarına ilişkin savunmaya şirketin tek bir tüzel kişi olması hasebiyle itibar edilmemiş tüm bu açıklanan sebeplerle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, alacağın likit oluşu dikkate alınarak davacı lehine icra inkar tazminatına, davacının kötü niyeti ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin ayrı ayrı reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; faturalara konu ürünlerin faturalarda imzası bulunan davalı çalışanına teslim edildiğini, davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunan faturaya konu ürünleri teslim alan kişi ile kayıtlı olmayan faturalara konu ürünleri teslim alan kişinin aynı kişi olduğunu, imzaların aynı imza olduğunu, satılan ürünlerin tamamının halen okulda kullanıldığını, mahkemece faturalara konu ürünlerin okulda olup olmadığının araştırılmadığını, eksik incelemeye dayalı karar verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Antalya 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazının kısmen iptali ile, takibin 1.460,96 TL asıl alacak üzerinde devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, icra takibine dayanak teşkil eden cari hesaba konu 11.10.2018 tarihli, 8.539,04 TL bedelli fatura dışındaki diğer faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasına, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan fatura dahil irsaliyeli faturaların bir kısmında teslim alanın isim ve imzanın bulunmadığı, bir kısmında ise sadece imzanın bulunduğu, davalının teslim alanın imzalarının bulunduğu imzaları kabul etmediği, davacının gerek yargılama aşamasında gerekse istinaf dilekçesinde teslim alan imzalarına ilişkin herhangi bir isim bildirmediği, dolayısıyla davacının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan takibe dayanak teşkil eden cari hesaba konu faturalardaki malların davalıya teslim edildiği ve bu faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu usulüne uygun delillerle ispat edemediğinin anlaşılmasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 30/06/2025 ...