Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/55 E. 2022/312 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/55
- Karar No
- 2022/312
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1998 KARAR NO : 2025/21 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/09/2022 NUMARASI : 2022/55 E. - 2022/312 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİnce verilen 29/09/2022 tarih ve 2022/55 E. - 2022/312 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin 2001/04051, 2002/04971, 2008/39339, 2008/53372, 2008/53373, 2008/58917, 2008/74585, 2008/74586, 2008/74588, 2009/69695, 2010/17431, 2010/17432, 2010/17433, 2010/60575, 2011/108026, 2011/68602, 2011/68603, 2011/75827, 2014/107505, 2014/107508, 2014/107513, 2014/107518, 2014/83865, 2015/04558, 2015/06207, 2015/06212, 2015/88351, 2015/88925, 2016/95347, 2016/97417, 2017/41957, 2018/35386, 2018/43855, 2018/57746, 2019/65720, 2020/01182, 2020/48804, T/02100, T/02101, 2013/30834, 2013/30839, 2014/83868, 2015/88349 sayılı ..." ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ... nezdinde gerçekleştirdiği 2020/119218 sayılı başvurunun ilanına müvekkili tarafından yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, dava konusu markanın tescil edilmek istenildiği mal ve hizmet sınıflarının, bu markalar kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile aynı olduğunu, dava konusu “...” markasının da müvekkili markaları ile benzer bir algı yaratacağını, müvekkili markalarının aynı zamanda tanınmış olduğunu, dava konusu markanın yapısının “...” ibaresi üzerine kurgulandığını, markaya eklenen unsurların yeterli farklılık yaratmadığını, dava konusu markanın da müvekkili markalarının bir serisi olarak algılanacağını, müvekkili şirketin sektöründe çok bilinir ve tanınır olduğunu, başvurunu kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, ... YİDK'nun 2022-M-173 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/119218 başvuru numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, “...” ibaresinin herkesin kullanabileceği türden, tüketicilerin her sektörde maruz kaldıkları, fantezi-orijinal olmayan, ayrım gücü zayıf, basit bir ibare olduğunu, taraf markalarının karıştırılmayacağını, davaya konu markanın bambaşka bir kompozisyon ve içerikte kullanıldığını, taraf markaların benzer ihtiyaçları gidermediklerini, tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurmayacağını, başvurunun 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesi uyarınca reddini gerektirecek haklı ve geçerli bir sebep bulunmadığını, davaya konu marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şahıs tarafından davaya cevap verilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 2020/119218 sayılı marka kapsamında yer alan 37. ve 42. sınıf hizmetler ile davacı yanın itirazlarına dayanak yaptığı markalardan 2008/74585 ve 2016 97417 sayılı markalarının aynı, aynı tür ya da benzer hizmetleri kapsadıkları, marka işaretleri arasında da benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, ortalama düzeydeki alıcıların/ yararlanıcıların bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu derhal ve hiç düşünmeden ilk bakışta algılamalarının mümkün olmadığı, davalı yanca 2008/74585 sayılı davacı markası açısından SMK m.19/2 kapsamında kullanım ispatı talebinde bulunulduğu, davacı yanca sunulan delillerden anılan markanın uyuşmazlık konusu 37. ve 42.sınıf hizmetlerde ciddi markasal kullanıma konu edildiği yorumunda bulunulmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, anılan markanın karıştırılma ihtimali iddiasına dayalı olarak dikkate alınamayacağı ancak 2016/97417 sayılı markanın tescili üzerinden 5 yıl geçmemiş olduğundan, 2016/97417 sayılı markanın kullanım ispatına tabi olmadığı tespit edildiğinden kullanım ispatı değerlendirmesi yapılmadığı, mal ve hizmet benzerliği bulunan taraf markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal açıdan da benzerlik bulunduğu, tüketici nezdinde karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali koşullarının somut olayda oluştuğu (Emsal YARGITAY 11. Hukuk Dairesinin 2020/7043 E. 2022/3243 sayılı kararı ile onanan Ankara BAM 20. Hukuk Dairesi'nin 12/06/2020 tarih 2019/103 E. 2020/470 K. Sayılı kararı), dava konusu davalı markasındaki 37 ve 42.sınıf tüm hizmetler davacıya ait 2016/97417 sayılı markasındaki hizmetler ile aynı ve benzer olduğu için tanınmışlık ve kötü niyet hususunda değerlendirme yapılmasına gerek görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, ... YİDK'nun 2022-M-379 sayılı kararının iptaline, 2020/130083 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... Kurumu vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı başvurusunun konusu olan işaretin, davacıya ait tescilli markalara “toplu olarak bıraktığı umumi intiba” itibarıyla ilk bakışta kolayca tefrik edilemeyecek şekilde benzediğinden ve bu suretle iltibasa sebebiyet vereceğinden söz edilemeyeceğini, başvuru konusu marka ile itiraz konusu markaların tertip tarzı, yazım stilleri, ihtiva ettikleri farklı şekil ve renk unsurlarının, markalar arasında karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırdığını, davalının, “...” ibaresini, devamında yer lan “...” ibaresi ile farklı renk ve şekil unsurlarıyla birlikte bambaşka bir kompozisyon ve içerikte kullandığını, mahkemece karara mesnet alınan 2016/97417 sayılı markanın ayırt edicilik düzeyinin düşük olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şahıs vekili istinaf başvuru dilekçesinde; bilirkişi raporunun davalı müvekkili lehine olduğunu, mahkemece ek rapor almaya dahi gerek duymadan raporun aksi yönde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar mahkemece tefhim edilen kısa kararda geçen marka ve YİDK kararının numarası ile gerekçeli karardaki bilgiler farklı ise de, kısa kararın talep sonucu ile uyumlu olduğu, gerekçeli karardaki maddi hatanın ise HMK'nın 304.maddesi uyarınca mahallinde her zaman düzeltilebileceği, davacının itiraza mesnet 2016/97417 sayılı "..." asli unsurlu markası ile dava konusu 2020/119218 sayılı "..." ibareli başvuru arasında "..." kelimesinin ortak olarak yer almasından kaynaklanan yüksek dereceli benzerlik bulunduğu, "..." ibaresinin "..." kelimesine vurgu yaptığı ve başvuruyu davacı markalarından yeterince uzaklaştırmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 17.10.2018 tarih ve 2017/818 E.-2018/6421 K. sayılı kararında "sınava doğru" markasının, 19.04.2017 tarih ve 2015/14476 E.-2017/2251 K. sayılı kararında ise "sınavkartı.com" ibareli markanın davacının "..." asli unsurlu markalarıyla benzer bulunduğu, bu hale göre taraf markalarının benzer mal ve hizmetlerde kullanılması halinde SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu, somut olayda dava konusu başvuru ile itiraza mesnet kullanım ispatına tabi bulunmayan 2016/97417 sayılı "..." asli unsurlu marka arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, başvuru kapsamındaki tüm sınıflar (37. ve 42.sınıf) yönünden SMK'nın 6/1.maddesi koşulları oluştuğundan mahkemece tanınmışlık ve kötüniyet iddialarının ayrıca değerlendirilmesine gerek görülmediğinin açıklanmasında da usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekili ve davalı ... kurumu vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70'ar-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...