Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/5052 E. 2023/22 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/5052
- Karar No
- 2023/22
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/446 KARAR NO : 2024/854 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/536 KARAR NO : 2022/268 KARAR TARİHİ: 30/03/2022 DAVA: İFLAS (İflasın Ertelenmesi) KARAR TARİHİ: 12/06/2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Tic. Ltd. Şti.'nin 1993 yılında kurulduğunu, şirketin başta otomotiv olmak üzere birçok alanda alüminyum enjeksiyon ve talaşlı imalat metotları kullanarak üretim yaptığını, diğer davacı ... Tic. Ltd. Şti.'nin 2002 yılında faaliyete geçtiğini, şirketin, ... firmasının üretimini gerçekleştirdiği ürünlerin tamamını dünya devi şirketlere ihracatını yaptığını, 2013, 2014 ve 2015 yıllarında yeni iş ve projelerin alınması neticesinde 25,000.000,00 TL gibi yoğun makine ve ekipman yatırımlarının yapıldığını, şirketin hammadde tedarikini uzun vadeli çeklerle finanse ettiğini ancak hammadde tedarikinin uzun vadeli almalarının peşin almalarına nispeten %25 oranında ek maliyet oluşturduğunu, bunun yanında 2015 yılı siyasi konjonktür ve ekonomideki dalgalanmaların etkisi ile piyasada oluşan ekonomik şartların şirketi zor duruma soktuğunu; davacı ... şirketi yönünden ise, üretici davacı şirketin faiz oranlarından olumsuz etkilenmesinin kefalet yükümlülüğü olan diğer davacı şirketi de etkilediğini, davacı şirketlerin 31.03.2016 tarihi itibariyle borca batık olduklarını, temel ve tali tedbirlerin uygulanması ile davacı şirketlerin borca batıklıktan çıkabileceklerini, yukarıda arz ve izah ettikleri sebeplerle, İİK 179. maddesi uyarınca gerekli tedbir kararının verilmesini, daha sonra da davacı şirketler hakkında iflasın 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''...31/10/2021 tarihli rayiç bilançolar esas alınarak dosya içerisine 14/02/2022 tarihli bilirkişi heyeti esas alınarak yapılan inceleme sonucu davacılardan ... Ltd. Şti. yönünden 2016 yılı ile 2021 yılı 4. ayı sonu verileri karşılaştırıldığı, 2016 yılına nazaran piyasa borçlarının %51 banka borçlarının ise %98 azaldığı, fakat buna karşılık kamu borçlarının 9,3 Milyon TL'den 89,4 Milyon TL'ye yükseldiği, bu verilerin şirketin kamu borçlarını ödemeyerek sağladığı, kaynağı ise piyasa ve kredi borçlarına ödemede kullandığı tespit edilmiştir. Davacılardan ... Ltd. Şti.'nin 31/10/2021 tarihli rayiç hesaplarına göre net aktifinin 237.189.403,87 TL olduğu, kaydi değere göre 103.777.551,06 TL artışın ağırlıklı olarak maddi duran varlıklardan özellikle de Tesis, Makine ve Cihazlardan kaynaklandığı, şirketin toplam kamu borcunun ise 120.305.335,00 TL olduğu, yapılandırma gereği 22.862.856,54 TL olan ilk yıl ödemesi dışında kalan 97.442.478,00 TL uzun vadeli borçlar içerisinde ye aldığı ve sonuç olarak 31/10/2021 tarihli rayiç bilançoya göre 237.189.403,87 TL varlığına karşılık 150.924.080,43 TL borcu bulunduğu ve rayiç öz varlığının (+) 86.265. 323,44 TL olarak hesap edildiği ve şirketin kamu borçlarının tedbir kararının alındığı 2016 yılında 9,4 Milyon TL iken 111 Milyon TL artışla 120,3 Milyon TL yükseldiği, borçlu şirketin piyasaya ve bankaya olan borçların kaynağını kamu borçlarını ödeyemeyerek finansa ettiği yani şirketin piyasalara ve bankalara olan borçlarının ödendiği ancak kamu borcu niteliğindeki vergi ve SGK borçlarının ödenmeyerek kendilerine finansman sağladığı tespit edilmiştir. Davacılardan ... Ltd. Şti. yönünden yapılan incelemede 31/10/2021 tarihli rayiç bilançoya göre öz kaynağının 6.359.105,32 TL olduğu, borca batık durumunda olmadığı, şirketin borcunun 2016 yılında 7,6 Milyon TL iken 17,8 Milyon artışla 31/12/2021 yılında 25,4 Milyon TL'ye yükseldiği, ... Şirketi'nin, genellikle grup şirketi olan diğer davacı .... Şirketinin ürettiği ürünleri pazarlayan şirket olduğu, piyasa borcu olan 25 Milyon TL'lik borcun 15,5 Milyon TL'si ... Şirketine, 7,4 Milyon TL'si de ihracatçı müşterilerden alınan sipariş avanslarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Her iki şirket yönünden yapılan incelemeler sonucu 31/10/2021 tarihili itibariyle şirketlerin borca batık durumunda olmadıkları, davacı şirketlerden .... Ltd. Şirketinin 2016 yılında kamu borcu 9,4 Milyon iken 31/10/2021 tarihinde 120,3 Milyon olduğu ve piyasa ve banka borçlarının hatta faaliyetlerini yürütebilmesi için gerekli olan finansın Vergi ve SGK borçları yani kamu niteliğindeki borçların mahkememiz tarafından 2016 yılından ihtiyati tedbir niteliğinde verilen karar ile sağlandığı ve şirketin öz kaynaklar toplamını (+) 86.265.323,44 TL yani borca batık olmadığı tespit edilmiştir. Davacılardan .... Ltd. Şti. yönünden ise 31/10/2021 tarihli rayiç bilançoya göre öz kaynaklarının (+) 6.359.105,32 TL olduğu ve borca batık durumda olmadığı tespit edilmiştir. İflas erteleme kararı verilmesi için her şeyden önce davacı şirketin borca batık durumunda olması gerekir. Her iki davacı şirketin de yapılan teknik inceleme ile borca batık durumunda olmadığı tespit edilmiştir. İflas erteleme şartları hem davacı şirketlerin borca batık durumunda olmamaları, hem de mahkememiz tarafından 03/05/2016 tarihi itibariyle ihtiyati tedbir yolu ile iflas erteleme şartlarından yararlanmaya başladıkları, ancak bu sürenin Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2017/390 Esas, 2017/2084 Karar 03/07/2018 ilamı uyarınca toplam sürenin 5 yılı geçemeyeceği, erteleme tedbirlerinden faydalanabilmek için üst sınırındın 03/05/2021 tarihinde dolduğu, daha fazla erteleme tedbiri verilmesinin hem kanunen mümkün olmadığı, hem de şirketler borca batık olmadığından usulen mümkün olmadığı anlaşılmakla her iki davacı şirket yönünden şirketler borca batık olmadığından ve iflas erteleme tedbirlerine ilişkin kanunen verilen üst sınır olan 5 yıllık sürenin dolmuş olması nedeniyle verilen tedbir kararlarının kaldırılmasına ve akabinde davanın reddine" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Asli Müdahil ... vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının hatalı düzenlendiği, iflas erteleme talep edilen şirketlerin makine ve tesislerin değerlerinin 60.000.000,00 TL olarak ilk raporda hesaplanmasına rağmen 2. raporda 20.000.000,00 TL artışa gidildiği, şirketlerin banka yasal borçlarını ödemesine rağmen vergi ve sigorta primlerini ödenmediğinin dikkate alınmadığı, zarar eden şirketlerin 53.000.000 TL borç ödediğinin anlaşıldığı ve bunun çelişkili olduğu, kayyumlar hakkında da cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava; iflasın ertelenmesine ilişkindir. Somut davada, davacı .... Şti.'nin; başta otomotiv alanında olmak üzere birçok alanda alüminyum enjeksiyon ve talaşlı imalat metodlarını kullanarak üretim yaptığı, faal 627 kişinin çalıştığı, şirket sermayesinin 1.000.000,00 TL olup tamamının ödendiği, davacı ... Şti.'nin ise; her türlü metal malzeme imal etmek, almak satmak, ithal etmek ve ihracatını yapmakla uğraştığı, şirket sermayesi 100.000,00 TL olup tamamının ödendiği, 31.03.2016 tarihi itibari ile davacı şirketin borca batık durumda olduğu, temel ve tali tedbirler ile borca batıklıktan çıkabileceği belirtilerek, iflasın ertelenmesi yönünde karar verilmesi talep edilmiştir. Bilirkişi Raporları: 14.06.2017 tarihli raporda özetle; davacı ...Şti'nin, toplam aktiflerinin (-) 3.138.022,06 TL tutarında olduğu ve bu haliyle davacı şirketin borca batık durumda olduğunun tespit edildiği, şirketin karlılık hedefinin gerçekleşmediği, diğer şirket olan ... Şti.'nin öz kaynakları toplamının (+) 2.171.173,50 TL olduğu ve bu haliyle borcu batık olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. 08.06.2021 tarihli raporda özetle; davacı her iki şirketin de borca batık durumda olmadığı, tedbir kararının 03.05.2016 tarihinde verildiği ve erteleme talep eden şirketlere ihtiyati tedbir kararı verildiği günden bu yana yaklaşık 5 yıl 1 ay sürenin geçtiği belirtilmiştir 14.02.2022 tarihli raporda özetle ;davacılardan ... Şti.'nin öz kaynakları toplamının (+) 86.265.323,44 TL olarak hesaplandığı ve borcu batık durumda olmadığı, .l... Şti.'nin öz kaynakları toplamının (+) 6.359.105,32 TL olarak hesaplandığı ve borcu batık durumda olmadığı, borçlu şirketlere iflasın ertelenmesi sonuçlarını doğuran ihtiyati tedbir kararının 03.05.2016 tarihinde verildiği, pandemi sürecinde geçen 86 günün ilave edilmesiyle birlikte borçlu şirketlerin erteleme tecrübelerinden faydalanabileceği en son tarihin 28.07.2021 olarak belirlendiği ve bu haliyle tedbirlerden faydalanabileceği maksimum sürenin 6 ay 17 gün önce dolduğu belirtilmiştir. Kayyım Raporları: Farklı tarihlerde sunulan kayyım raporlarında, davacı şirketlerin alacaklılar ile protokol yaptığı ve protokoller uyarınca borçlarının aylık taksitler halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, yapılan protokoller uyarınca ödemelerin gerçekleştirildiği, 06.05.2019 tarihli kayyum raporunda davacı ... Şti.'nin toplam borcunu yaklaşık %67 kısmı için protokol yaptığı kalan kısım yönünden protokol görüşmelerin devam ettiği, bugüne kadar yapılan protokollerin bütün taksitlerinin zamanında ödendiği ve ödenmemiş hiçbir taksitin bulunmadığı, 07.05.2019 tarihli raporda davacı .....Şti.'nin toplam 572.110,38 TL yönünden protokol yaptığı ve 114.422,08 TL indirim alarak bakiye 457.688,30 TL'nin 348.230,08 TL sinin ödendiği, yeni yapılan sözleşmeler ile üretim kapasitesinin yaklaşık %20 arttığı, şirketin yapılan protokollerde belirtilen taksitleri zamanında ödediği, ödenmemiş taksidinin bulunmadığı belirtilmiş olup üretim kapasitesinin yaklaşık %20 oranında arttığı ve 500.000,00 TL sermaye artışına ortaklar tarafından tamamının ödendiği, protokolde belirtilen ödemenin zamanında yapıldığı 30.11.2019 tarihli kayyum raporunda da belirtilmiş olup, diğer kayyım raporlarında da benzer yönde tespitler yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, her iki davacı şirket yönünden şirketler borca batık olmadığından ve iflas erteleme tedbirlerine ilişkin kanunen verilen üst sınır olan 5 yıllık sürenin dolmuş olması nedeniyle verilen tedbir kararlarının kaldırılmasına ve davanın reddine dair karar verildiği belirtilmiş olup, alacaklı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf talebinin incelenmesi:İflasın ertelenmesinin temel amacı, borca batık halde bulunan bir işletmenin, tasfiye yoluyla sona ermesi yerine tüzel kişiliği ayakta tutularak, erteleme süresince şirket aktiflerinin korunması, çalıştırılması, pasiflerin azaltılması ve nihayetinde şirketin mali durumunun düzeltilmesi ile iflas sürecinden çıkmasının sağlanmasıdır.İflasın ertelenmesi talebinde bulunulması halinde, hem iflas erteleme talebinde bulunan şirketin hem de alacaklıların korunması amacıyla mahkemece şirkete kayyım atanarak gerekli olan tedbirlerin alınacağı İİK'nin 179/a maddesinde düzenlenmiştir.Yargıtay ilamlarında da istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, iflas erteleme davalarının dava şartı bilançonun borca batık olmasıdır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/5052 E. 2023/22 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, İflasın ertelenmesi müessesesi; bilançosu borca batık olan bir şirketin İcra İflas Kanunu çerçevesinde bu halden kurtulmasının mümkün görülmesi durumunda, borçluya tanınmış kanuni bir haktır. Bu hak, İ.İ.K'nin 179/b-4 maddesi uyarınca bu süre 1 yıl ile sınırlı olup, uygun görülmesi halinde ise 4 yıl uzatılabilir.Nitekim Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2017/617 E. 20/3750 K. sayılı ilamında ''... Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle tedbirle birlikte iflas erteleme kurumundan yararlandığı anlaşılan davacı şirketin 5 yıllık süre sonunda da borca batıklığının devam etmesi halinde İİK'nın 179/b-7 maddesi uyarınca iflas kararı verilmesinin tabi olmasına göre, davacı ile müdahil ... Bankası vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.'' belirtilmiştir. Somut davada, düzenlenen bilirkişi raporları, kayyum raporları ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketler yönünden 03.05.2016 tarihi itibari ile ihtiyati tedbir yolu ile iflas erteleme tedbirlerinden faydalanıldığı, her iki şirket yönünden borca batıklığın rayiç değerlere göre tespit edildiği ve 31.10.2021 tarihli rayiç bilançoya göre her iki şirketin özkaynakları toplamı incelendiğinde borca batık durumda olmadığının tespit edildiği, iflasın ertelenmesine özgün tedbirlerden faydalanabileceği sürenin de aşıldığı anlaşılmaktadır. Şirketlerin mali yönden yapılan incelemelerinde, davacı ... Şti.'nin, 2018, 2019, 2020 yıllarında zarar ettiği, 2021/10 döneminde ise 880.988,19 TL dönem karı elde ettiği, kaydi bilançoya göre aktifler toplamının 133.411.852,81 TL olduğu, aktifteki artışa paralel olarak borçlarda da artışın olduğu, toplam borcun 103,3 milyon TL'si yani %77,14'ünün kamu borçlarından oluştuğu, 31.10.2021 tarihli rayiç değerinin belirlenmesi için inşaat ve makine mühendisinden rapor alındığı ve 2021/10 ay sonu itibariyle şirketin net aktifinin 237.189.403,87 TL olarak belirlendiği, kaydi değerlere göre 103.777.551,06 TL olan artışın ağırlıklı olarak maddi duran varlıklarda ve özellikle de tesis, makine ve cihazlardan kaynaklandığının tespit edildiği, şirketin borcunun 79,3 milyon TL den 150,9 milyon TL ye yükseldiği ve borç detayı incelendiğinde, piyasa tedarikçilerine, banka borçlarına olan borcun gerilediği kamu borçlarının arttığı ve bu haliyle borçlu şirketin piyasa ve banka borçlarını ve faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli kaynağı kamu borçlarını ödemek suretiyle finanse ettiği, şirketin 31.10.2021 tarihli bilanço hesabına göre 237.189.403,87 TL varlığına karşılık, 150.924.080,43 TL borcunun bulunduğu ve bu durumda rayiç öz varlığının (+) 86.265.323,44 TL hesaplandığı anlaşılmaktadır. Davacı ... Şti.'nin Diğer borçlu şirketin pazarlama şirketi olduğu ve ticari defterlerinin incelenmesinde ise 2018 yılında kar, 2019 yılında zarar ve 2020, 2021/10 döneminde kar elde ettiği, şirketin kaydi özkaynaklarının 2018 yılında 4.185.822,22 TL iken 2021 yılında 5.802.178,00 TL olduğu, 27.12.2021 tarihli teknik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda yer alan bilgiler nazara alındığında şirketin 31.10.2021 tarihli kaydi bilançosunun (+) 6.359.105,32 TL olarak hesaplandığı, şirketin 2016 yılında itibaren borçlarının arttığı, bu şirketin diğer davacı şirketin pazarlama şirketi olduğu ve şirketlerin karşılıklı birbirlerine olan borç ve alacakları bir taraftan eksiltilip diğer tarafa ilave edildiğinde, ortaya çıkan öz kaynak hesabında ise, -davacı ... şirketinin, 31.10.2021 tarihi itibariyle toplam öz kaynakları 86.265.323,44 TL olup, bu şirketin ihracatını yapan şirket konumundaki grup şirketi olan ... Şirketinden olan 15.559.078,97 TL tutarındaki alacağın hesaplanan öz kaynak tutarından elimine edildiğinde konsolide özkaynağının 70.706.244,47 TL olarak hesaplandığı, diğer taraftan grubun ihracat şirketi olan ... şirket yönünden ise hesaplanan 6.359.105,32 TL özkaynağa aynı tutarlı borç ilave edildiğinde konsolide öz kaynak tutarının 21.918.184,29 TL olarak hesaplandığı ve bu haliyle her iki şirketin de borca batık olmadığının tespit edildiği dosyada yer alan bilgilerden anlaşılmıştır. Teknik bilirkişi heyetince düzenlenen raporlarda da, davacı ... şirketinin 30.06.2018 tarihinde (bina, makina, tesis, haklar, mamüller binalar gibi) kaydi tutarının 59.213.225,99 TL, rayiç tutarının 67.490.157 TL, 31.12.2019 tarihindeki kaydi tutarının 57.255.665,62 TL, rayiç tutarının 91.353.984 TL, 30.09.2020 tarihli kaydi tutarının 64.986.912,94 TL rayiç tutarının 93.946. 799 TL, 31.10.2021 tarihli kaydi tutarının 71.424.211,70 TL, rayiç tutarının ise 158.508.730 TL olarak belirtildiği, diğer davacı şirket yönünden yapılan incelemede ise 30.06.2018 tarihli kaydi tutarının 59.213.225,99 TL, rayiç tutarının 67.490.157 TL, 31.12.2019 tarihli kaydi tutarının 1.979.058,00 TL, rayiç tutarının 1.794.812,00 TL ve 31.10.2021 tarihli kaydi tutarının 5.455.468,84 TL, rayiç tutarının 5.269.629,00 TL olarak tespit edildiği ve bu bilgiler ışığında bilirkişi raporlarına yönelik itirazların dosya kapsamına uygun olmadığı ve bu nedenle istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu ulaşılan maddi olay ve hukuki değerlendirme usul ve yasaya uygundur. HMK'nin 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış, kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilmemiştir. Alacaklı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Asli Müdahil vekili istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince asli müdahil tarafından yatırılan başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, asli müdahil tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL'nin istinaf eden asli müdahilden tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA,4-İstinaf yargılama giderlerinin asli müdahil üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın asli müdahile ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nin 361/1. maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.a maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nin 164 maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12.06.2024