Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/500 E. 2024/1734 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/500
- Karar No
- 2024/1734
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/249 KARAR NO : 2025/861 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/12/2024 NUMARASI : 2024/890 Esas - 2024/931 Karar DAVANIN KONUSU : Banka (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 20/11/2019 KARAR TARİHİ : 29/05/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/05/2025 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/12/2024 tarih 2024/890 Esas 2024/931 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kredi borunun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2019/12592 E sayılı dosyasından ilamsız icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, işbu davanın ... kefaleti ile kullandırılan kredi olduğunu, davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, 16.03.2021 tarihli duruşmada davanın reddini talep etmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile dava dışı .... Ltd. Şti arasında 27.07.2017 düzenleme tarihli toplam 600.000,00.-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, ...'un 6098 sayılı TBK kefalet hükümleri doğrultusunda müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, kefalet limitinin 750.000,00 TL olarak belirlendiği, geçerli bir kefalet bulunduğu, davalının takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalının itirazının iptaline, takibin 78.789,50-TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa yıllık %40 oranında, faizin %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle devamına, asıl alacak miktarının %20'si oranında icra inkar tazmınatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI: Dairemizin 14.10.2024 tarih 2022/500 E. 2024/1734 K. sayılı ilamı ile, davalının genel kredi sözleşmesinde yer alan adresi ile arabuluculuk görüşmeleri için tebligat yapılan adresinin aynı adres olmadığı, yapılan tebligatların davalıya ulaşmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a-4 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Davacı banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinin davalının müteselsil kefil olarak imzaladığı, davacı banka tarafından davalıya gönderilecek her türlü tebligatın öncelikle sözleşmede belirtilen adrese yapılması gerektiği, davalının bankaya usulüne uygun şekilde adres değişikliği bildiriminde bulunduğu da ileri sürülüp kanıtlanamamasına göre, arabuluculuk aşamasında mernis adresi olduğundan bahisle genel kredi sözleşmesinde yer alan adres dışındaki bir adrese tebligat çıkarıldığı, davalının genel kredi sözleşmesinde yer alan adresi ile arabuluculuk görüşmeleri için tebligat yapılan adresin aynı adres olmadığı, yapılan tebligatların davalıya ulaşmadığı gerekçesiyle davacının davasının, dava özel şartlarından olan arabulucuğa başvuru yapılamadan açıldığı, her ne kadar davacı tarafından tarafları aynı olan ve aynı nedenler ile red kararı verilen dosyanın yargıtayca bozulduğu bu nedenle yargıtay kararları doğrultusunda karar verilmesi talep edilmiş ise de, ilk derece mahkemesi tarafından bölge adliye mahkemesi kararına karşı direnme mümkün olmadığından, 6325 sayılı yasanın 18/A-2 fıkrası ve HMK m115/2 fıkrası uyarınca, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davacı bankanın arabuluculuk bürosuna başvurduğunu, üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, tarafları ve dava konusu aynı olan Yargıtay 11. HD'sinin aynı yönde verdiği 2021/1383 E, 2021/255 K sayılı kararın Yargıtay 11 HD'sinin 2021/8659 E, 2023/2668 K sayılı ve 03.05.2023 tarihli kararı ile arabulucunun bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlayacağı ifade edilmiş ise de tarafları toplantıya davet için özel bir usul öngörülmediği, toplantıya davetin 7201 sayılı Tebligat Kanun'u hükümlerine tabi olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı kefil tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın 6325 sayılı yasanın 18/A-2 ve HMK'nun 115/2 maddesi uyarınca, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Dosya kapsamından davacı bankanın arabuluculuk bürosuna başvurduğu, büro tarafından görevlendirilen arabulucunun taraflara toplantı gün ve saatini bildiren davetiyeleri gönderdiği ancak davalının katılım sağlamamasından müzakerelere başlanamaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin anlaşmama ile sonuçlandığı gerekçesiyle anlaşmama tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dairemizin 14.10.2024 tarih 2022/500 E-2024/1734 K sayılı ilamı ile, davalının genel kredi sözleşmesinde yer alan adresi ile arabuluculuk görüşmeleri için tebligat yapılan adresinin aynı adres olmadığı, yapılan tebligatların davalıya ulaşmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a-4 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği, Dairemizin kaldırma üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada davacı banka tarafından davalıya gönderilecek her türlü tebligatın öncelikle sözleşmede belirtilen adrese yapılması gerektiği, davalının bankaya usulüne uygun şekilde adres değişikliği bildiriminde bulunduğu da ileri sürülüp kanıtlanamadığına göre, arabuluculuk aşamasında mernis adresi olduğundan bahisle genel kredi sözleşmesinde yer alan adres dışındaki bir adrese tebligat çıkarıldığı, davalının genel kredi sözleşmesinde yer alan adresi ile arabuluculuk görüşmeleri için tebligat yapılan adresin aynı adres olmadığı, yapılan tebligatların davalıya ulaşmadığı gerekçesiyle davacının davasının, özel dava şartlarından olan arabulucuğa başvuru yapılamadan açıldığı gerekçesiyle davanın 6325 sayılı yasanın 18/A-2 ve HMK'nun 115/2 maddesi uyarınca, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ise de, tarafları ve dava konusu aynı olan davada Dairemizin aynı yönde verdiği 2021/1383 E, 2021/255 K sayılı kararın Yargıtay 11 HD'sinin 2021/8659 E, 2023/2668 K sayılı ve 03.05.2023 tarihli kararı ile "arabulucunun bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlayacağı ifade edilmiş ise de tarafları toplantıya davet için özel bir usul öngörülmediği, toplantıya davetin 7201 sayılı Tebligat Kanun'u hükümlerine tabi olmadığı" gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinde belirtilen adrese ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalının bu adrese yapılan tebliğ üzerine takibe itiraz ettiği ve bu adresin arabuluculuk davetlerinde belirtildiği, arabuluculuk son tutanağında ise arabulucunun büro tarafından kendisine verilen adres ve telefon bilgilerini kullanarak bilgilendirme ve davete ilişkin işlemleri yerine getirdiği ve bu hususları yerine getirmiş olmasına rağmen neden ulaşamadığını da son tutanakta belirttiğinden, arabuluculuk faaliyetinin usulüne uygun olarak yürütüldüğü ve arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği kabul edilerek işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiğinden, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi kararı doğru görülmemiş, (aynı yönde Yargıtay 11 HD'sinin 2021/8659 E, 2023/2668 K sayılı ve 03.05.2023 tarihli kararı) bu yönüyle davacı ekilinin istinaf itirazının yerinde olduğu, ancak iş bu hususun de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla, HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden aşağıdaki gibi hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/12/2024 tarihli 2024/890 Esas - 2024/931 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-İzmir 20. İcra Müdürlüğü'nün 2019/12592 sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile; takibin 78.789,50-TL asıl alacak üzerinden, ödeme emrindeki şartlarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine 2-Hükmolunan alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan İİK 67/2 uyarınca % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.382,11-TL harçtan başlangıçta peşin olarak alınan 961,42-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 4.420,69-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 961,42-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 814,61-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 121,00-TL davetiye ve posta gideri, 600,00-TL bilirkişi ücreti, davacı, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde kendisini vekille temsil ettirdiğinden, arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih itibariyle yürürlükte olan AAÜT'ne göre tayin olunan 750,00-TL maktu vekalet ücreti olmak üzere 1.471,00-TL ile kaldırma kararı sonrası posta ve tebligat gideri 70,00-TL olmak üzere toplam 1.541,00 TL yargılama gideri ile davacı tarafın karşıladığı 44,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.585,40-TL’nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.569,18-TL'sinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı tarafın üzerinde bırakılmasına, Hukuk Uyuşmazlıkları Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 9/3 maddesi gereğince 1.320,00 TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre 1.306,49-TL'lik kısmının davalıdan, 13,51-TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 1.683,10-TL istinaf yoluna başvurma harcı ve 30,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.713,10-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 29/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.