Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/491 E. 2025/275 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/491
Karar No
2025/275
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:01/11/2021 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ:17/04/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:17/04/2025

Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/04/2018 tarihinde sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun destek ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması neticesinde ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından yapılan yargılama sırasında ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan raporda davalının sigortaladığı aracın sürücüsünün tali kusurlu olduğunun belirlendiğini, sanık hakkında 1 yıl 8 ay hapis cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, müteveffa ...'ın kaza geçirip öldüğü sırada çalışarak ailesine maddi açıdan destek sağladığını, ölümüyle annesi olan müvekkilinin hem maddi hem de manevi varlığından yoksun kaldığını, davalı sigorta şirketiyle arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, davacının destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanarak davalı sigorta şirketinden tahsili için davayı ikame ettiklerini, belirsiz alacak davası olacak şekilde 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini ayrıca müvekkilinin desteğin vefatıyla gelir kaynağını kaybettiğinden yargılama giderlerini karşılayacak imkanı bulunmadığından müvekkilinin Adli Yardım Kurumundan yararlandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazada müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan ... plakalı araç sürücüsünün tamamen kusursuz olduğunu, tüm kusurun ... plakalı araç sürücüsünde olduğunu, bu hususun kaza tespit tutanağıyla da sabit olduğunu, bu sebeple davacı yanın müvekkili sigorta şirketinden her hangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olacağı limitlerin belirlendiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı yanın işbu limitlerin üstünde bir bedeli müvekkili sigorta şirketinden talep edebilmesinin mümkün olmadığını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun iş bu davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece aşağıdaki gerekçeyle; tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre; 23/04/2018 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı, dava dışı ...'ün sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın davacının murisi ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklete çarpması sonucunda muris ...'ın vefat ettiği, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen ... tarihli rapora göre; kazanın meydana gelmesinde dava dışı sürücü ...'ün %20 oranında kusurlu, müteveffa ...'ın %80 oranında kusurlu oldukları, aktüer bilirkişi raporunda belirlendiği üzere murisin olay nedeniyle %80 oranında kusur indirimi sonucunda davacı annenin, desteği olan oğlunu bu kazada kaybetmesi nedeniyle talep edebileceği maddi tazminatın 63.789,93 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilinin 30/09/2021 tarihli değer artırım dilekçesi ile, destek tazminatını 63.789,93 TL olarak belirli hale getirdiği, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir. Sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü kendisine riziko ihbarı yapıldıktan itibaren 8 işgünü sonunda başlar. Somut olayda, başvuru dilekçesinin 16/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği, belirlenen tarihe 8 iş gününün eklenmesiyle davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 26/07/2019 tarihi olduğu, zarara neden olan araç kamyon olup, araç maliki olan şirketin ticari faaliyeti sırasında kazanın gerçekleştiği dikkate alınarak hüküm altına alınan tazminata ticari faiz uygulanmış, (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 12.11.2020 Tarih, 2019/2648 Esas, 2020/6951 Karar Sayılı ilamı) ve "Davanın kabulü ile; davacı anne ... için 63.789,93.-TL destekten yoksun kalma tazminatının 26/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulmasına" karar verilmiştir. Davalı Sigorta vekili özetle, sigortalı aracın olayda kusuru bulunmadığını, muhtemel bakiye ömrünün kaza tarihine göre değil rapor tarihine göre belirlenmesi gerektiğini, %10 artırım ve %10 indirim uygulanmasının doğru olmadığını, hesaplamanın 1,8 faizle yapılıp iskonto uygulanması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dava, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür. Buna göre; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre mahkemece alınan ATK raporunda maktulün % 80, sigortalı aracın % 20 kusurlu olduğu, ceza doyasında da kusur oranlarının aynı olduğu, tazminat hesabında % 10 artırım ve ve % 10 indirim uygulanmasının Yargıtay kararlarına uygun olduğu, muhtemel yaşam süresinin olay tarihine göre belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilen nedenlerle, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davalının istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Davalıdan peşin alınan 1.089,37 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.268,12 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Yapılan istinaf başvuru giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın tebliği, kullanılmayan avansın iadesi, kararın kesinleştirilmesi vs. gibi işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 17/04/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/491, K. 2025/275, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-491-e-2025-275-k-e6ff294acb58