Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 2022/486 E. 2025/693 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/486
Karar No
2025/693
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2022/486

KARAR NO: 2025/693

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 08/12/2021

NUMARASI: 2018/548 Esas - 2021/994 Karar

DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat

KARAR TARİHİ: 30/04/2025

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; müvekkilinin 21/09/2016 tarihinde ... plakalı aracın kendisine çarpması neticesinde ağır yaralandığını, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi, 40.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 41.000 TL tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte, davalılardan sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limiti kapsamı ile sorumlu olmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsilini, alacaklarının temin için ... plakalı araca ihtiyati tedbir kararı konulmasını talep etmiştir. Davalı Güvence Hesabı vekili cevap dilekçesi özetle; müvekkili kuruma davacı tarafından daha önceden aynı kaza ile ilgili olarak İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde tarafları, konusu ve talepleri aynı olan bir dava daha açıldığını, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verildiğini, dava öncesinde davacı tarafından müvekkili kuruma başvuru yapıldığını, başvuru sırasında müvekkili şirkete sunulmamış olan ve tazminatı hesabı için zaruri olan davaya konu kazaya bağlı olarak maluliyet oranını gösterir sağlık kurulu raporunun davacıdan yazılı olarak talep edildiğini, davacı tarafın bu belgeleri müvekkili kuruma sunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davalı ... 'a karşı açılan maddi ve manevi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davalı ...'ya karşı açılan maddi ve manevi tazminat davasının husumet yokluğundan reddine, davalı Güvence Hesabına karşı açılan manevi tazminat davasının reddine, davalı Güvence Hesabına karşı açılan maddi tazminat davasının kabulü ile, 82.455,71 TL'nin 01/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı Güvence Hesabı vekili; davacı tarafından maluliyeti sebebiyle tazminat talebine ilişkin olarak, dava öncesinde müvekkil kuruma başvuru yapıldığını, ancak başvuru sırasında müvekkile sunulmamış olan ve tazminat hesabı için zaruri olan, söz konusu kazaya ilişkin ve kusur oranının tespitine yarayacak ayrıntılı bilgi ve belgeler ile davacının davaya konu kazaya bağlı maluliyet oranını gösterir Sağlık Kurulu Raporu davacı vekilinden yazılı olarak talep edilmiş olmasına rağmen davacı taraf bu belgeleri müvekkili kuruma sunmadığını, bu sebeple usulüne uygun olarak yerine getirilmiş başvuru şartı bulunmadığını, başvuru sırasında dosyaya sunulan sağlık raporunu kabul etmediklerini, daimi maluliyetin varlığından söz edebilmek için tıbbi tedavinin sona ermesi ve daimi malûliyetin kati surette tespitinin gerektiğini, davacının kaza sebebiyle duçar olduğu daimi sakatlık sonucu meydana gelen sürekli iş gücü kaybı var ise, bunun Yargıtay içtihatları doğrultusunda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin geçici işgöremezlik tazminatından sorumluluğu bulunmadığını, kavşak bölgesinde karşıdan karşıya geçmekte olan yayanın yaralanmasında kusurunun bulunduğunun dikkate alınmadığını, hükme esas alınan raporun tek bilirkişi tarafından düzenlendiğini, halbuki denetime elverişli bir raporun düzenlenmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik Ihtisas Dairesi’ne veya uzman bir kusur bilirkişi heyetine dava dosyasının gönderilerek kusur yönünden rapor alınması gerektiğini, raporun hatalı hesaplamalar yapıldığını, tazminata konu olay haksız fiilden kaynaklanmakta olup, ticari herhangi bir unsur taşımadığını, müvekkilinin haksız fiilin gerçekleşmesinde taraf olmayıp, sorumluluğu kanundan kaynaklandığını, Güvence Hesabı aleyhine karar verilmesi halinde ancak dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz oranlarına hükmedilmesi gerektiğini, temerrüt tarihinin de hatalı olarak belirlendiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. HMK'nin 297. maddesinde hükümde hangi hususların yer alacağı belirtilmiştir. HMK'nin 297/2. maddesinde hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olduğu hükmü getirilmiştir. Bunun amacı, hükmün infaz edilecek kısmı sonuç kısmı olacağından sonuç kısmının infaz ve uygulamaya elverişli olarak yazılmasını sağlayarak infazda tereddüt yaratmamaktır. İlk derece mahkemesince kararın hüküm kısmında davalı ...'a açılan dava yönünden hüküm oluşturulmamıştır. İlk derece mahkemesince, davacının maddi, manevi tazminat talebine ilişkin olarak, her bir davalı yönünden ayrı ayrı hüküm oluşturulması gerekirken eksik hüküm oluşturulduğu bu hali ile hükmün denetlenebilir nitelikte olmadığı anlaşılmıştır. Kararın kaldırılma neden ve şekline göre davalı Güvence Hesabı vekilinin istinaf itirazı bu aşamada inceleme dışı bırakılmıştır.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı Güvence Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı Güvence Hesabı tarafından sarf edilen istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine,7-İİK'nin 36/5. maddesi gereğince, istinaf sonucuna göre Güvence Hesabı tarafından tehiri icra talebi kapsamında icra dosyasına sunulan, teminat mektubunun davalı Güvence Hesabı'na iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/04/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/486, K. 2025/693, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-40-hukuk-dairesi-2022-486-e-2025-693-k-dec782f2ec13