Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/4599 E. 2023/3797 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/4599
Karar No
2023/3797
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) KARAR TARİHİ:10/07/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:10/07/2025 Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nde bulunan taşınmazın müvekkili şirket adına yapılan tahsisinin kaldırılmasına ilişkin ... Yönetim Kurulu kararının tedbiren yürütmesinin geri bırakılmasını, tahsis edilen arsanın 3. Şahıslara yeninden tahsisinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve neticeten yönetim kurulu kararının butlanının tespitine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirkete Antalya ili, ... İlçesi ... Mah., ... Ada, ... parselde kayıtlı ... m² sanayi parselinin 26/03/2014 tarihinde tarım ilaçları üzerimi, zirai ilaç tohum ve formülasyon iştigali için tahsis edildiğini, inşaatın tamamlanması için mevzuatta belirlenen yasal sürelere ve müvekkili kurumun yönetim kurulu ve bakanlık tarafından takdiren verilen ek sürelere riayet edilmediğini, bu sebeple söz konusu tahsisin iptaline karar verildiğini, verilen ek sürelere rağmen fiziki inşaat seviyesinin %10 olduğunu, verilen sürelerin mevzuata uygun şekilde hesaplandığını, davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacının üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Mahkemece aşağıdaki gerekçeyle "4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca, ...'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan ...'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple ...'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesisi edilmiştir. (Aynı yönde Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine Dair Yargıtay 11.H.D.'nin 15/06/2023 Tarihli 2022/4599 E. 2023/3797 K. Sayılı Kararı, Yargıtay 3. H.D. 05.03.2024 tarihli Esas No: 2023/2803 Karar No: 2024/999, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. H.D. 11.12.2024 tarihli Esas no: 2024/1968 Karar no: 2024/2126, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. H.D 30/10/2024 Tarihli Dosya no: 2023/1105 Karar no: 2024/1261) "Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir. Davacı vekili özetle, davaya konu uyuşmazlığın ticari dava olduğunu ve mutlak ticari dosyanın istinaf incelemesinden geçtiğini ve görev yönünden bozulmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili özetle, ...’lerin yaptığı işin ticari işe olup karşı tarafında tacir olduğunu, konuya ilişkin BAM ve Yargıtay kararları olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dava, davalı ...'nin davacıya tahsis ettiği arsa payıyla ilgili tahsisin iptaline ilişkin yönetim kurulu kararının butlanının tespiti, olmazsa iptali istemine ilişkindir. Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür. Buna göre; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece de belirtildiği üzere Yargıtay 11. H.D.'nin 15/06/2023 Tarihli ... E. ... K. Sayılı BAM Hukuk Daireleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi hakkındaki kararına, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davacı ve davalının istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Davacı ve davalıdan alınması gereken istinaf karar harçları peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Yapılan istinaf başvuru giderlerinin istinaf eden taraflar üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın tebliği, kullanılmayan avansın iadesi, kararın kesinleştirilmesi vs. gibi işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 10/07/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/4599, K. 2023/3797, T. 11.12.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-4599-e-2023-3797-k-d67d61f6c39f