Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/42 E. 2022/277 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/42
Karar No
2022/277

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/2007 KARAR NO : 2025/195 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/09/2022 NUMARASI : 2022/42 E. - 2022/277 K. DAVACI VEKİLİ DAVALI : DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/09/2022 tarih ve 2022/42 E. - 2022/277 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye'deki ilk temsilciliğinin 1911 yılında kurulduğunu, Türkiye'deki varlığını iştiraki ... A.Ş. ile 1992'den beri sürdürdüğünü, yıllardır kullandığı şekil logosunun bulunduğunu, bu markayı büyük bir emek sonucu hazırladığını ve kullanım çözücü ayırt edicilik kazandırdığını, bu markanın müvekkilinin yürüttüğü projeler nedeniyle ülkemizde de bilinir tanınır hale geldiğini, bu markayı mesnet göstererek, davalı şirketin 2020/107959 sayılı ve "şekil + ..." ibareli marka başvuruna yaptıkları itirazın diğer davalı ... 2021-M-9932 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa davalı markasının müvekkiline ait şekil markalarıyla karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, başvurudaki şekil unsurunun baskın nitelikte olduğunu, davalı kurum tarafından daha önce benzer başvuruların reddedildiğini, dava konusu markanın müvekkilinin tanınmış olduğu ürün ve hizmetlerde tescil ettirilmek istendiğini, başvurunun kötü niyetle yapıldığını, SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğunu ileri sürerek, davalı ... 2021-M-9932 sayılı YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, taraf markaları arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik bulunmadığını, başvurunun davacının tanınmış markasından yararlanma amacıyla veya kötü niyetli olarak yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; davalının markasının kapsamına alınmak istenilen emtiaların tamamı açısından da, somut uyuşmazlıkta emtia benzerliği şartının gerçekleştiği; somut olayda çekişmeli başvuru standart karekterle yazılmış "..." ibaresinden oluşurken; itiraza dayanak markanın standart karekterle yazılı "şekil" ibarelerinden oluştuğu; dava konusu edilen markada kullanılmış olan ve geri planda kalmayan şekil unsuru ile davacının markasının tek unsuru olan şeklin, gerek tertip tarzları, gerekse hakim renkleri itibariyle görsel açıdan yakın benzer şekiller olduğu, karşılaştırılan işaretlerin görsel açıdan benzediği; davacının şekil markasının asansörle ilişkili sektörde davacının uzun yıllara sarih, Türkiye dahil geniş bir coğrafya geneline yaygın, yoğun ve ciddi kullanımı ve tanıtımı neticesinde, yani kullanım sonucunda ayırt edicilik kazandığı, koruma kapsamının arttığı fiili gerçekleri de gözetildiğinde, karşılaştırılan markalarda şekil unsurunun benzerliğin/ortaklığın dikkat çekici hale geldiği tespit edildiğinden, taraf markalarının karıştırılabileceği; her ne kadar bu mal ve hizmetlerin hitap ettiği ortalama alıcı kitlesinin dikkat ve algı seviyesi düşük olmasa da, taraf markaları arasındaki benzerlik nedeniyle, bu mal ve hizmetlerde yakın benzer özellikleri haiz bir şeklin markasal hüviyette farklı firmalar/tacirler tarafından kullanılması halinde alıcıların söz konusu mal ve hizmetlerin aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden/işletmelerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma ihtimalini yarattığı; davalının başvuruya konu markasının, davacının markasının bu tanınmışlığından haksız yarar sağlaması, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi ve ayırt ediciliğini zedelemesi durumlarından birinin oluşabileceği düşünüldüğünden, davacının tanınmışlıkla ilgili iddiasının, dava konusu markanın, kapsamına alınmak istenilen mal ve hizmetlerin tamamı yönünden, tesciline/hükmüne engel olabileceği; davalı şirketin kötü niyetli olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, YİDK'nın 2021-M-9932 sayılı kararının iptaline, 2020/107959 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, markaların bütünü itibariyle dikkate alınması gerektiğini, SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların oluşacağına dair yeterli delil gösterilmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta davacının itiraza mesnet markasıyla dava konusu başvuru arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, zira, davacı markasının tek asli unsuru olan şeklin şekil, renk ve tertip tarzı itibariyle benzerinin davalının dava konusu markasında yer aldığı, söz konusu şekil unsurunun davalı taraf markasında geri planda kaldığından da bahsedilemeyeceği, taraf markaları arasında emtia benzerliğinin de gerçekleştiği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,7‬0-TL'nin davalı ... Kurumundan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 31/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 28/02/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/42, K. 2022/277, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-42-e-2022-277-k-38f3ab690e01