Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/27 E. 2022/281 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/27
- Karar No
- 2022/281
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2006 - 2025/123 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/2006 KARAR NO : 2025/123 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/09/2022 NUMARASI : 2022/27 E. - 2022/281 K. DAVACI : VEKİLLERİ DAVALI DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/09/2022 tarih ve 2022/27 Esas - 2022/281 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ... ile ... Anonim Şirketi tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde 2020/29485 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun TÜRKPATENT Resmi Markalar Bülteninde yayımlandığını; davalı şirketin 2003/24575 sayılı ve "..." ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilin yeniden inceleme taleplerinin bu kez TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2021-M-9711 sayılı kararı ile nihai olarak kabul edilerek başvurunun reddedildiğini, oysa davalı markasında 37. sınıf bakımından ortaklık olmadığı gibi, 42. sınıf bakımından da markaların kapsamlarının tamamen farklı olduğunu, davalı markasının 42. sınıf yönünden tescil edildiği tarihten bu yana kullanılmadığını, davalının sunduğu faturalarda sadece "modül" ürünlerini işaret eden kullanımların yer aldığını, sitesi incelendiğinde davalı şirketin bilgisayar programcısı, bilgisayar sistemleri geliştiricisi olduğunu, sektörün ihtiyaçlarına göre bilgisayar programları tasarladığını ve ilgili şirketlere bu programları sattığını, "modül" ibaresinin bilgisayar sistemleri alanına işaret ettiğini, müvekkilinin 42. sınıfta yer alan emtialarının ise araçların hasar tespitinin fiziki olarak, çalıştırılan personel ve makinalar aracılığı ile yapılmasını ifade ettiğini, davalı tarafça sunulan faturalarda ekspertiz hizmetinin verildiği noktasında hiçbir delil bulunmadığını, davalı tarafça itiraz aşamasında faturaların yanında sunulan ekspertiz başlıklı belgelerde "..." ibaresinin geçmediğini, yine sigorta hizmetleri sonrasında gönderilen belge mahiyetinde olan bu kullanımların davalı şirket kullanımları ile ilgisinin bulunmadığını, davalı markasının 42. sınıfında yer alan “malzeme ve ürün test hizmetleri… kalite kontrol hizmetleri… kalite kontrol hizmetleri, araçların yol değerinin test edilmesi hizmetleri” emtiaları bakımından kısmi olarak iptali ile marka sicilinden terkininin İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/26 Esas sayılı dosyasında incelendiğini, alınan bilirkişi raporunda bu emtialar yönünden hükümsüzlük şartlarının oluştuğu yönünde görüş bildirildiğini ileri sürerek, 2021-M-9711 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, davacının “...” ibareli marka başvurularının sürekli olarak reddedildiğini, bunun üzerine davacının yeni başvurularda bulunduğunu, davalı kurum tarafından davacının kullanılmadığını iddia ettiği emtialar ile ilgili markasal kullanımın varlığını tespit ettiğini, davacının tescilli markasını da sınıf dışında kullandığını, müvekkilinin markasını tescil sınıfında aktif olarak kullandığını, ekspertiz yapan şahıs/kurum ve onarım servislerine yaptıkları fiili ekspertiz için gereken bilgi/data (yedek parça bilgileri) ve eksper raporu formatlarını sunduğunu, ülkemizde yapılan eksper raporlarının çok büyük bir bölümünün müvekkili şirket dataları ve rapor formatları üzerinden oluşturulduğunu, 42. sınıf kapsamında oto ekspertiz hizmetlerinin üst akıl olarak müvekkili tarafından karşılandığını, müvekkilinin 2005 yılından yana bu hizmetleri verdiğini, müvekkilinin sigorta sektörü dışında da otomotiv sektöründe de tanınır olduğunu, sigorta sektörüne hizmet veren anlaşmalı özel ve yetkili servislerin aynı zamanda kendi müşterilerine araç bakım-onarım hizmeti de verdiğini, söz konusu servislerin önemli bir bölümünün otomotiv sektöründe faaliyet gösterdiğinden ekspertiz hizmeti de verdiğini, müvekkili markasını bilen yetkili servislerin aynı ana ibareyi gördüklerinde müvekkili ile karıştıracağını, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/26 Esas sayılı dosyada alınan raporlarda müvekkili ile davacı şirketin karıştırıldığını, yine aynı mahkemede markaların ciddi biçimde kullanıldığının tespit edildiğini, ... ibaresinin tek bir firma tarafından kullanılması gerektiği yönünde teknik rapor düzenlendiğini, daha sonra kendi içinde çelişkili bir ek rapor tanzim edildiğini, markaların benzer olduğunu ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu başvuru'nun "..." ibaresinden oluştuğu, kapsamında 37, 42. sınıftaki "37 Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri. 42 Oto ekspertiz yani; birinci ve ikinci el araçların alım ve satımında araçların kaporta, boya, mekanik ve motor performansının ölçülmesi değerlendirilmesi ve araç uygunluğunun ve performansının (aracın motor ömrü ve gücü, kaporta ve boyada yapılan değişiklikler oynama boyama vs ) alıcı ve satıcıya sunulması hizmetleri. Araçların hasar tespiti (bilgisayarlı ekspertiz) hizmetleri (boyası, değişeni, kazası ile ilgili tespit hizmetleri) ve bunların raporlanması hizmetleri.Sıfır ve ikinci el kara, deniz, hava aracı satın almak ve veya satmak isteyenlere araçlarıyla ilgili bilimsel ve teknolojik oto check-up ekspertiz hizmeti kapsamında kara araçlarının kontrol ekspertiz hizmetleri.Araçların alım ve satımında araçların kaporta, boya, mekanik ve motor performansının ölçülmesi değerlendirilmesi ve araç uygunluğunun ve performansının ( Aracın motor ömrü ve gücü, kaporta ve boyada yapılan değişiklikler oynama boyama vs.) alıcı ve satıcıya sunulması hizmetleri.)" mal ve hizmetlerden oluştuğu, itiraza mesnet markanın "..." ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 35, 38, 42, 44. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı; davaya konu marka başvurusunda ön plana çıkan unsurun “... ...” ibaresi olması, davacı markasının esaslı unsurlunun da “...” ibaresinden oluşması, “...” ibaresinin niteleme anlamı taşıması karşısında taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik taşıdıkları; markalar görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olması söz konusu ise de davalı tarafça kullanım ispat edilemediği için değerlendirmeye alınmayan emtialar dışındaki sınıfların farklı olması, tüketicinin taraf markalarını farklı ürün veya hizmetler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, iki ayrı marka ile karşı karşıya kaldığını fark edeceği, her iki markanın da aynı iktisadî veya idarî kaynağa ait olduğu yanılgısına düşebilecek olmaması karşısında markalar arasında iltibas ihtimali bulunmadığı; davalı tarafça davacının tescile konu mal ve hizmetleri yönünden dosya kapsamında eskiye dayalı kullanımını gösterir somut bir delil bulunmadığından SMK'nın 6/3. maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı; "..." ibaresi tanınmış marka olarak tescilli olmadığı gibi, markanın tanınmış olduğunu ispata yönelik dosyada herhangi bir delil de bulunmadığı, SMK'nın 6/5. madde uygulama şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2021-M-9711 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunduğunu, davalı şirket tarafından sunulan delillerin, itiraz gerekçesi markanın başvuru tarihinden önceki 5 yıllık dönemde "hasar yönetimi sistemleri, denetçi/tahkikatçi modülü, uzman yönetim sistemi modülü, anlaşmalı servis modülü" gibi hizmetlerde markasal olarak kullanıldığının tespit edildiğini, taraf markaları kapsamındaki emtianın da kısmen benzer olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili istnaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, rapora itirazlarının ve yine bir heyetten rapor alınması taleplerinin reddedildiğini, ciddi kullanımın ispatlanmadığı değerlendirmesini kabul etmediklerini, dayanak alınan İstanbul Anadolu 1. FSHHM'nin 2020/26 Esas sayılı dosyasında verilen kararın istinaf aşamasında olduğunu, raporun aksine emtia benzerliğinin gerçekleştiğini, 2020/26 Esas sayılı dosyada alınan ek raporda tarafların çalışma alanlarının çakıştığını ve "..." ibaresinin sadece bir firma tarafından kullanılması gerektiği yönünde teknik değerlendirmede bulunulduğunu, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzer olduğunu, hatalı olarak iltibas tehlikesi bulunmadığı değerlendirmesinin yapıldığını, müvekkilinin "..." ibareli internet adreslerinin de bulunduğunu, gerçek hak sahipliği iddiasının tescil engeli oluşturup oluşturmadığına ilişkin bir inceleme yapılmaksızın 6/3. madde koşullarının bulunmadığının belirtildiğini, "..." ibaresinin en başından beri 2003 yılında tescil edilen müvekkili şirketin ticaret unvanında bulunduğunu, 2023/24575 sayılı marka başvurularının da 03.05.2007'de tescil edildiğini, o tarihten beri müvekkilinin markasını tescil ettirdiği sınıflarda kesintisiz olarak kullandığını, ülkemizde düzenlenen eksper raporlarının çok büyük bir bölümünün müvekkili şirket dataları ve rapor formatları üzerinden oluşturulduğunu, İstanbul Anadolu 1. FSHHM'nin 2020/26 esas sayılı dosyası kapsamında müvekkili şirket defter ve kayıtlarının incelendiğini, markanın etkin ve ciddi kullanıldığının tespit edildiğini, müvekkili markasının tanınmış olmadığı değerlendirmesine de katılmadıklarını, mesnet markalarının ekspertiz alanında tanınmışlığı en yüksek marka olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar taraf marka işaretleri arasında "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklı benzerlik bulunmakta ise de, SMK'nın 6/1. maddesinin uygulanabilmesi için emtia benzerliği şartının da gerçekleşmesinin gerektiği, ne var ki, davacı şirketin kullanım ispatı talebi üzerine davalı şirketin itiraza mesnet markasını 42. sınıf kapsamındaki "Bilgisayar hizmetleri. Bilgisayar programcılığı hizmetleri, bilgisayar yazılımlarının tasarımı hizmetleri, bilgisayar yazılımlarının bakımı hizmetleri, bilgisayar yazılımlarının güncelleştirilmesi hizmetleri, bilgisayar donanımları alanlarında danışmanlık hizmetleri, bilgisayar veri tabanı oluşturma hizmetleri, bilgisayar verilerinin kurtarılması hizmetleri, bilgisayar verilerinin düzeltilmesi hizmetleri, bilgisayar sistem analizi hizmetleri, bilgisayar danışmanlık hizmetleri, bilgisayar kiralanması hizmetleri, bilgisayar yazılımlarının kiralanması hizmetleri, bilgisayar programlarının çoğaltılması hizmetleri, bilgisayar yazılımlarının tesisi hizmetleri..." yönünden ciddi kullanımı ispatlanmış ise de, dava konusu marka kapsamındaki 42. sınıftaki "Malzeme ve ürün test hizmetleri...kalite kontrol hizmetleri, araçların yol değerinin test edilmesi hizmetleri" emtiaları bakımından kullanıma ilişkin şartların sağlanmadığı, 35. sınıf "Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri" için de kullanımın ispatlanmadığı, öte yandan, davalı tarafça davacının tescile konu mal ve hizmetleri yönünden dosya kapsamında eskiye dayalı kullanımını gösterir somut bir delil bulunmadığı, SMK'nın 6/5. maddesi şartlarının da gerçekleşmediği anlaşılmakla, davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar ... ile davalı şirket vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca davalılardan ayrı ayrı alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan ayrı ayrı yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 534,70-TL bakiye harcın davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 24/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 24/02/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.