Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/275 E. 2022/186 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/275
- Karar No
- 2022/186
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1974 - 2025/130 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1974 KARAR NO : 2025/130 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/06/2022 NUMARASI : 2021/275 E. - 2022/186 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/06/2022 tarih ve 2021/275 Esas - 2022/186 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı üniversitenin 2019/95691 numaralı ve ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin 2017/34020 sayılı ve "..." ibareli markayı mesnet göstererek, başvurunun yayımına itiraz ettiklerini, itirazları kısmen kabul edilerek başvurunun 41. sınıf "Eğitim ve öğretim hizmetleri" bakımından kısmen reddedildiğini, ancak davalı üniversitenin bu karara yaptığı itiraz üzerine bu kez diğer davalı ... 2021-M-6520 sayılı YİDK kararıyla 41. Sınıf yönünden ret kararının kaldırılmasına karar verildiğini, oysa dava konusu marka ile müvekkilinin itiraza mesnet markasının ayniyet derecesinde benzer olduğunu, markaların aynı ve benzer sınıfları kapsadığını, 22 Mart 1956'da Türkiye Kızılay Cemiyeti'nin resmi anlamda "... ve Hastaneleri Tesisi'nin kuruluşunda sorumluluk üstlendiğini, Tesis daha sonra vakıf ismini aldığını, 05.03.2012 tarihli Bakanlar kurulu kararı ile okulun ... Hemşirelik Fakültesi ismini aldığını, ... ibaresinin müvekkili vakfın unvanını çekirdek unsurunu oluşturduğunu, müvekkilinin bu ibareyi yarım asırdır kullandığını, müvekkilinin itiraza dayanak markasını yarım asırdan fazladır 44. sınıf emtiaları bakımından kullanmakta olduğunu, markalarının tüketiciler nezdinde tanınmışlığından ötürü başvuru sahibi tarafından müracaat edilmiş olan "..." ibareli markanın, müvekkiline ait bir marka olduğunun düşünüleceğini, müvekkilinin hem vakıf ismi, hem fakülte ismi olarak "..." ibaresi üzerinde üstün hak sahipliği olduğunu ve daha sonraki bu ve bu ibareli markaların kullanımını yasaklama hakkı olduğunu, dolayısıyla başvurunun 41. sınıf için de reddi gerektiğini, başvurunun aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu, davalı üniversitenin 2018 yılında kurulduğunu, müvekkili vakfın ise 1956 yılından beri markayı kullanmakta olduğunu ileri sürerek; 2021-M-6520 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı vekili, müvekkili üniversiteye bağlı "... Hemşirelik Fakültesinin 1961 yılında bu ismi YÖK'ün de onayıyla yüksekokul olarak kullanmaya başladığını, davacı vakıf senedinin ise 1969 yılında tescil edildiğini, 1975 yılında davacı vakıfla imzalanan protokolle 99 yıl süreyle fakültenin şu an bulunduğu taşınmazın davacı vakıf tarafından üniversiteye tahsis edildiğini, İstanbul Üniversitesinin İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü ve İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa rektörlüğü olarak ikiye bölünmesinden sonra ... Hemşirelik Fakültesinin Cerrahpaşa Rektörlüğüne geçtiğini, "..." marka ismiyle ülkemizde kurulmuş birçok kurum ve kuruluş olduğunu, bunların arasında Grup ... Hastaneleri, ... ... Hastanesi gibi sağlık kuruluşlarının bulunduğunu, müvekkilinin de sağlık alanında yıllarca hizmet eden köklü bir kamu kurumu olduğunu, hemşirelik mesleği için yeni hemşireler yetiştirerek kamu hizmeti verdiklerini, hemşirelik fakültesine bu ismi vererek ticari gelir elde etmediklerini veya mali menfaat sağlamadıklarını, "..." isminin hemşirelik alanında vasıf bildirdiğini ve topluma mal olduğunu, sadece daha önce tarihli tescil ettirme hakkı iddiasıyla bu isimden kaynaklanan tüm hakların münhasıran davacı vakfa hasredilemeyeceğini, müvekkilinin eğitim hizmeti veren bir kamu kurumu, davacının ise bir vakıf olduğunu, tarafların faaliyet alanlarının çok farklı olduğunu, tüketiciler açısından markalar arasında bir karışıklığın olmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 2019/95691 sayılı marka kapsamında yer alan “eğitim ve öğretim hizmetleri”nin, davacının itiraza mesnet gösterdiği 2017/34020 tescil numaralı markasının kapsamındaki “eğitim ve öğretim hizmetleri” ile aynı olduğu; dava konusu 2019/95691 sayılı marka başvurusu ile redde mesnet 2017/34020 sayılı marka incelendiğinde; karşılaştırılan marka işaretlerinde “... Hemşirelik Fakültesi / Hemşire Mektepleri” ibarelerinin ortak nitelikte olduğu, taraf markalarındaki “hemşirelik fakültesi” veya “hemşire mektepleri” ibareleri ile davacının mesnet markasında yer alan “ve hastaneleri vakfı” ibaresinin markasal ayırt edicilik içermediği, taraf markalarında ortak unsur durumundaki “...” ibaresinin bir kişi ismi olup hemşirelik mesleği ile özdeşleştiği, Google arama motoru üzerinden yapılan araştırmalarda; ...’in dünyada ilk hemşirelik okulunun (1860-Londra) kurulmasıyla hemşirelik vakfının temellerini attığı, hemşirelik yemininin Nightingale yemini olarak anıldığı, 12 Mayıs’ta kutlanan dünya hemşireler gününün ...’in doğum günü olduğu gibi bilgilere ulaşıldığı, araştırma kaynaklarına ilişkin örneklerde de vurgulandığı üzere ... isminin, hemşirelik mesleği ile sıkı bir bağ içinde bulunduğu, hemşirelik mesleğinin niteliğinin ifadesi bakımından da ... isminin kullanılmasının kalite, nitelik veya vasıf bildirecek düzeyde olduğu gözlemlenmiştir. Nitekim hemşirelere veya hemşire yardımcılarına "yaralılara, hasta veya engellilere olağanüstü cesaret veya bir çatışma ve felaketin sivil kurbanlarına olan yardımlar"a göre verilen uluslararası bir ödülün adı da “... ...” olduğu, dolayısıyla taraf markalarında ortak unsur durumunda olan “...” isim/ibaresi hemşirelik mesleği ve doğal olarak bu mesleğe yönelik eğitim-öğretim faaliyetleri bakımından nitelik, kalite veya vasıf bildireceğinden ayırt ediciliği düşük bir ibare olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine ulaşıldığı, buna göre; davalı markasında yer alan "..." şeklindeki bir dizi kısaltma ile davacının mesnet markasında yer alan şekil unsuru taraf markalarındaki ortak olmadıkları, birbirinden farklılık gösteren bu unsurların, taraf markalarındaki ortak unsurların ayrılmasına katkı sağladıkları, çünkü ayırt ediciliği zayıf olan ibarelerin karşılaştırılmasında ortak olmayan unsurların etkisinin dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla çekişme konusu bakımından ileri sürülen “...” ibaresinin hemşirelik ve hemşirelik eğitim-öğretimi ile özdeşleşmiş ve dünya çapında bir isme ilişkin olmasından dolayı ayırt ediciliğinin zayıf olması, davaya konu 41. sınıf hizmetlerin dikkatli ve bilinçli tüketici kesimine hitap etmeleri, dava konusu markada ayırt edicilik oluşturan kısaltma ile davacının mesnet markasındaki şekil unsurunun çekişme konusu yapılan işaretler bakımından herhangi bir benzerlik veya ilişkilendirme ihtimalinin doğmasını engellemesi gibi hususlar dikkate alındığında; dava konusu marka başvurusu ile itiraza mesnet marka arasında, davaya konu 41. sınıfta yer alan hizmetler bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tescil edilen ibarenin marka algısı oluşturmayacağı düşüncesinin çelişkili ve yanlış olduğunu, taraf markalarının karıştırılması ihtimalinin bulunduğunu, sadece bilinçli tüketici nezdinde değerlendirme yapılmasının doğru olmadığını, başvurunun esas unsurunun "..." olduğunu, başvuruda bu ibareye eklenen unsurların farklılık oluşturmaktan ziyade benzerliği daha da artırdığını, markaların kapsamlarının da aynı sınıfları içerdiğini, müvekkilinin çekişmeli ibare üzerinde üstün hak sahibi olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar her iki taraf markasının esas unsuru "... ibaresi olup, 41. sınıf "eğitim ve öğretim hizmetleri" bakımından emtia benzerliği de gerçekleşmiş ise de, içerisinde eğitim ve hemşirelik konusunda uzman bilirkişilerin de bulunduğu heyet tarafından düzenlenen, çekişmeli ibarenin ayırt ediciliğine ilişkin teknik değerlendirmeler içeren, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, ... ibaresinin hemşirelik mesleği ve doğal olarak bu mesleğe yönelik eğitim-öğretim faaliyetleri bakımından nitelik, kalite veya vasıf bildireceğinden ayırt ediciliği düşük bir ibare olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu hale göre hemşirelik eğitiminde ayırt ediciliği düşük ... ibaresinin ortaklığının taraf markaları arasında iltibasa sebebiyet vermeyeceği, dava konusu markada yer verilen ilave ibarelerin iltibası engellediği, 41. sınıf "eğitim ve öğretim hizmetleri"nin dikkat ve bilinç seviyesi yüksek tüketicilerinin taraf markalarını ayırt edebileceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 534,70-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 24/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 24/02/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.