Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/392 E. 2022/1048 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/392
- Karar No
- 2022/1048
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/58 KARAR NO: 2024/93 KARAR TARİHİ: 01/02/2024 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ TARİHİ: 01/09/2023 NUMARASI: 2023/534 D.İş - 2023/537 D.İş Karar TALEP: İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/02/2024 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir isteyen vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati hacze itiraz eden üçüncü kişi vekili itiraz dilekçesinde özetle; ... tarafından kurulacak Şirkete ayni sermaye olarak konulması taahhüt edilen Tiny House şeklindeki yapı, İlçemiz ... Mahalesi, ... Adası, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunduğunu, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz, 1/1.000 Ölçekli Fethiye Şövalye Adası Koruma Amaçlı İmar Planında “Günübirlik Alan” olarak tanımlıdır ve 2.Derece Arkeolojik Sit Alanında kaldığını, Arkeolojik Sit sınırları ile çekme aralığı içinde ve kıyıda kalan, imar planında ayrıldığı amaca aykırı, izinsiz ve ruhsatsız olarak konut yapılması imar mevzuatına aykırı olduğunu, 3194 Sayılı Yasanın 21. maddesince, bu Yasa kapsamına giren bütün yapılar için 26. maddede belirtilen istisna dışında yapı ruhsatı alınması zorunlu olduğunu, ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlı olduğunu, 2863 Sayılı Yasanın 16. maddesince Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapılmasının yasak olduğunu, buralarda ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile, koruma amaçlı imar planlarında plana, sitlerde sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapıldığını, dava konusu yapı, ruhsata tabi olduğunu, bu durumda izinsiz ve ruhsatsız olarak yapılan yapı korunamaz ve ekonomik değer taşımaz olacağını, ayrıca bu taşınmaz üzerinde ruhsatlı bir işyeri /işletme de bulunmadığını, davacı yanca daha önce aynı taşınmaz üzerine ruhsatsız yapılaşmalarda bulunulduğu görülerek 20.01.2022 günlü Yapı Tatil Zaptı düzenlendiğini, 17.02.2022 gün 944 sayılı Belediye Encümen kararı ile ruhsatsız yapılaşma nedeniyle toplam 60.117,14 TL. para cezası ile izinsiz yapılaşmanın yasal hale getirilmesi için 1 ay süre verilmesine karar verildiği ve davacı yanca 17.02.2022 gün 944 sayılı Belediye Encümen kararının iptali istemiyle açılan dava, Muğla 3.İdare Mahkemesinin 2022/392 E. 2022/1048 K. Sayılı kararı ile reddedildiğini, 07.04.2022 gün 1431 sayılı Belediye Encümen kararı ile 3194 Sayılı Yasanın 42/3. maddesince yasal süre içerisinde aykırı yapılaşmanın yasal hale getirilmemesi nedeniyle davacı adına 8.469,03 TL. para cezası verilmesine ve aykırı yapılaşmanın yıkılmasına karar verildiğini, davacı yanca 07.04.2022 gün 1431 sayılı Belediye Encümen kararının iptali istemiyle açılan dava, Muğla 3.İdare Mahkemesinin 2022/674 E. 2022/1489 K. Sayılı kararı ile reddedildiğini, ayrıca yapılaşma, 08.06.2022 ile 21.06.2022 günleri arasında belediye tarafından yıkıldığını, bu kez, aynı taşınmaz üzerine yeniden ruhsatsız olarak 5,70 x 6,00 m. Boyutlarında ahşap dikmeler üzerine, profil iskelet, etrafı kargı ile kapatılmış, çatı örtüsü sandviç panel tek katlı prefabrik yapı yapıldığı, Elektrik ve su tesisatı yapılmamış durumda olduğu, görülerek 12.03.2023 günlü Yapı Tatil Zaptı düzenlendiğini, 25.07.2023 gün 2146 sayılı Belediye Encümen kararı ile ruhsatsız yapılaşma nedeniyle toplam 67.275,85 TL. para cezası ile izinsiz yapılaşmanın mevcut haliyle ruhsatlandırılması mümkün olmadığından yıkılmasına karar verildiğini, 17.07.2023 günü yapılan kontrolde kaçak yapılaşmanın ısrarla sürdürüldüğü, aykırı yapılaşmanın tamamlandığı, beton merdivenler ve profil malzeme üzeri ahşap kaplama iskele ve teraslar yapıldığı görülerek Yapı Tatil Zaptı düzenlendiğini, bu yapı taşınabilir nitelikte olmadığını, taşıt yolu bulunmayan şövalye adasında yapılan yapının taşınır nitelikte olduğu kabul edilemeyeceğini, dava konusu yapının yıkımını engellemek amacıyla yeni kurulacak şirkete ayni sermaye olarak konulması taahhüt edildiğinden sözedilerek İhtiyati Tedbir isteminde bulunulmasında uyarlık bulunmadığını, 3194 Sayılı Yasanın 21. maddesince, bu Yasa kapsamına giren bütün yapılar için 26. maddede belirtilen istisna dışında yapı ruhsatı alınması zorunlu olduğu, 2863 Sayılı Yasanın 16. maddesince Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasak olduğu, koruma amaçlı imar planlarında plana, sitlerde sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılacağı, 3194 Sayılı Yasanın 21. maddesince Yıkılması gereken yapının aynen korunarak taşınması yükünün belediyeye yükletilemeyeceğini, yıkımın bu yolla engellenmeye çalışılmasında uyarlık bulunmadığını, kamu hizmetinin ve görevinin yerine getirilebilmesi, 3194 sayılı yasa, kıyı yasası ve 2863 sayılı yasa gereği kamu hizmetinin ve görevinin yerine getirilebilmesi için ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. CEVAP: İhtiyati tedbir isteyen vekili itiraza karşı cevap dilekçesinde özetle: Tedbir isteyen davacı müvekkili ..., kurulan ... Ticaret Limited şirketi 'nin %50 kurucu ortağı olup, aleyhine tedbir istenen davalı ... ise kurulan bu şirkete %50 sermaye ortağı olarak katılmak istediğini, kurucu ortak ... şirkete nakit sermaye taahhüt ettiğini, sermaye ortağı olmak isteyen davalı ...'e ait olan Muğla İli Fethiye İlçesi ... Mah ... ada ... parsel üzerinde bulunan ve avan(işletme kullanım krokisi) krokisinde yer alan 34,20 metrekare ... marka TinyHouse şeklindeki yapıyı demirbaşları ile ( 280 wat enerji üreten güneş paneli,4 adet 200 amper akü ,1 adet solar şarj cihazı , 1 adet jakuzi,1 adet protatif tuvalet) Türk Ticaret Kanunu m.342'ye göre Ayni Sermaye olarak kurulmakta olan şirkete koymayı taahhüt ettiğini, avan krokisinde yer alan 34,20 metrekare Tinyhouse un bulunduğu alan, yeni şirkete demirbaşları ile birlikte taahhüt edilmiştir. İşbu sözleşmenin imzalanması ile birlikte davalı ... ,34,20 metrekarelik Tinyhouseu ve bu tinyhouse'un bulunduğu alanı demirbaşları ile birlikte (280 wat enerji üreten güneş paneli,4 adet 200 amper akü ,1 adet solar şarj cihazı , 1 adet jakuzi, 1 adet protatif tuvalet), kurulmakta olan ... Turizm Ticaret Limited şirketinin kullanılması adına sermaye olarak kurulan Şirkete koyacağını, bu duruma ilişkin yasal süresinde ayni sermaye tespiti davası açılmış ve halen derdest olduğunu, özellikle belirtmek isteriz ki karşı tarafın iddia ettiği hususlar tedbir isteyen müvekkil değil karşı taraf yani sermaye taahhüdünde bulunan ... ile ilgili beyanları olduğunu, yine tedbir konumuz aynı sermaye hakkındaki ihtiyati tedbir olduğunu, karşı tarafın iddialarının dava konumuz ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, bu durumda, dava dışı 3.kişi Fethiye Belediyesinin itirazlarının kabulü usulen dahi mümkün olmayıp, Belediyenin davaya müdahale taleplerinin de reddi gerekeceğini, Zira bahse konu sermayeler ile ilgili dava dışı Fethiye Belediyesinin hiçbir hakkı bulunmadığını, dava dışı 3.kişi Belediyenin müdahale talebinin de reddini, Dava dışı belediyenin asli müdahil olacak bir hukuki hakkı mevcut olmadığı gibi fer'i müdahil olarak davalı taraf yanında yer alacaksa bile davalı tarafın karara karşı itiraz etmemesi halinde dava dışı Belediyenin itirazlarının dinlenmesi yine mümkün olmayacağını, çünkü bu durumda dahi dava dışı 3.kişinin, davanın asıl tarafı ile birlikte ve ona bağlı olarak hareket etmesi kanuni zorunluluk olduğunu, tedbire konu edilen Tinyhouse taşınabilir ve kurulup katlanabilir yapılar olduğunu, bu yapıların ayni sermayeye konu olabileceği Yargıtay içtihatlarında açıkça kabul edildiğini, esasen davanın konusu müvekkili ...'nın hakkını korumak adına 3. Kişilerce bu sermayelere el atmanın önlenmesi olduğunu, 3. Tarafın iddialarının dava konumuz ile bir ilgisi bulunmadığını, ortaya çıkacak zararlar adına da zaten gerekli teminat miktarı da dosya kapsamına yatırılmış bulunduğunu, kaldı ki işbu ihtiyati tedbir kararı geçici koruma kapsamında sermayenin konusuz kalmaması amacıyla talep edilmiş olup, bu süreçte tedbirler konduktan sonra tarafımızca esastan dava açılmış olup bu davanın derdest olduğunu, işbu dosyada verilmiş olan kabul kararı yalnızca sermayenin yok olamaması ve davanın konusuz kalmaması amacıyla geçici hukuki koruma sağlamak amacıyla talep edildiğini, dava dışı belediyenin taraf ve dava ehliyeti bulunmadığından müdahale taleplerinin reddi ile dava dışı belediyenin itirazlarının da tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ek kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbire itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Davacı taraf ihtiyati tedbir isteminde müvekkili ..., kurulan ... Ltd.Şti nin % 50 kurucu ortağı olduğunu, aleyhine tedbir istenilen karşı taraf ise kurulan bu şirkete % 50 sermaye ortağı olarak katılmak istediğini, kurucu ortak davacının sermaye payını nakden koyduğunu, aleyhine tedbir istenilenin ise tedbir konulan ayınları sermaye olarak koymayı taahhüt ettiğini, edimini yerine getirmediğini belirtip, istemde bulunmuş, mahkememizce de ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. İtiraz eden idare tarafından aleyhine tedbir verilen ... tarafından kurulacak şirkete ayni sermaye olarak konulması taahhüt edilen Tiny House şeklindeki yapı, ... Mah. ... adası ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunduğu, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz 1/1000 ölçekli ... adası koruma amaçlı imar planında "Günübirlik alan " olarak tanımlı olduğu ve 2 derece arkeolojik sit alanında kaldığını, Arkeolojik sit sınırları ile çekme aralığı içinde ve kıyıda kalan imar planında ayrıldığı amaca aykırı izinsiz ve ruhsatsız olarak konut yapılmasının imar mevzuatına aykırı olduğunu, 3194 Sayılı Yasanın 21. Maddesince, bu yasa kapsamına giren bütün yapılar için 26. Madde de belirtilen istisna dışında yapı ruhsatı alınmasının zorunlu olduğu, 2863 Sayılı Yasanın 16. Maddesince korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmanın yasak olduğunu , ruhsata tabi bulunduğunu, izinsiz ve ruhsatsız olarak yapılan yapının korunamayacağı ve ekonomik değerinin olmayacağını, yıkım kararı verilip, yıkıldığını belirtip tedbir kararına itirazda bulunmuştur. Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararı üzerine, ihtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle itiraz eden ...nın menfaatinin açıkça ihlal edilen konumunda olduğu ve itiraz nedenleri yerinde görülmekle, mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir isteyen vekili istinaf dilekçesinde özetle; karşı tarafın iddia ettiği hususların tedbir isteyen müvekkilini değil karşı taraf yani sermaye taahhüdünde bulunan ... ile ilgili beyanlar olduğunu, yine tedbir konusu ayni sermaye olduğunu, karşı tarafın iddialarının dava konusu ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, tedbire konu edilen Tinyhouse'un tekerlekli taşınabilir ve kurulup katlanabilir yapılardan olduğunu ve ruhsata tabi olmadığını, bu yapıların ayni sermayeye konu olabileceğinin Yargıtay içtihatlarında açıkça kabul edildiğini, esasen davanın konusunun müvekkili ...'nın hakkını korumak adına 3. Kişilerce bu sermayelere el atmanın önlenmesi olduğunu, bu ihtiyati tedbir kararı geçici koruma kapsamında sermayenin konusuz kalmaması amacıyla talep edilmiş olup, bu süreçte tedbirler konduktan sonra esastan dava açılmış olup bu davanın derdest olduğunu, bu dosyada verilmiş olan kabul kararının yalnızca sermayenin yok olamaması ve davanın konusuz kalmaması amacıyla geçici hukuki koruma sağlamak amacıyla talep edildiğini, dava dışı belediyenin taraf ve dava ehliyeti bulunmadığından müdahale taleplerinin reddi gerektiğini, dava dışı belediyenin itirazlarının da tümden reddinin gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin kararının kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE: Talep, TTK'nın 128/8 maddesine dayalı olarak verilen ihtiyati tedbirin itirazen kaldırılması, istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati tedbirin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır. İhtiyati tedbir isteyen tarafça, kurucu ortak davacının sermaye payını nakden koyduğu, aleyhine tedbir istenilenin ise tedbir konulan ayınları sermaye olarak koymayı taahhüt ettiği ve edimini yerine getirmediğinden bahisle sermaye olarak taahhüt edilen Muğla İli Fethiye İlçesi ... Mah ... ada ... parsel üzerinde yer alan Tinyhouse ile işbu ... ada ... parsel tapu kayıtı üzerine , taahhüt edilen ayni sermayeye üçüncü kişilerce müdahale edilmemesi ve Tinyhouseun kullanımı ve kiraya verme işlemleri gibi faaliyetlerine devam edebilmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ve mahkemece talep kabul edilmiştir. Bunun üzerine ihtiyati tedbire itiraz eden üçüncü kişi tarafından, söz konusu yerin ruhsata tabi olduğunu ve izinsiz yapının mevcut haliyle ruhsatlandırılmasının mümkün olmadığından hakkında belediye encümeni yıkım kararı bulunduğunu, yıkılması gereken yapının korunarak taşınması yükünün belediyeye yüklenemeyeceği iddiasıyla ihtiyati tedbirin kaldırılması istemiyle incelemeye konu itiraz yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 128/8. Maddesine göre, ortaklarca, sermaye olarak konulması taahhüt edilen hakların korunması için, kurucular tarafından ortaklar aleyhine ihtiyati tedbir istenebilir. Tedbir üzerine açılacak davalar için, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda öngörülen süre ancak şirketin tescil ve ilanı tarihinden itibaren işlemeye başlar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. HMK'nın 394/1. Maddesine göre, karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. Esas hakkında dava açıldıktan sonra, itiraz hakkında, bu davaya bakan mahkemece karar verilir. İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler. İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet edip, gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkemen, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Somut olayda, ihtiyati tedbire itiraz eden üçüncü kişi 3194 Sayılı Yasanın 21. maddesince, bu Yasa kapsamına giren bütün yapılar için 26. maddede belirtilen istisna dışında yapı ruhsatı alınması zorunlu olduğunu, 2863 Sayılı Yasanın 16. maddesince korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasak olduğunu, koruma amaçlı imar planlarında plana, sitlerde sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılacağını, söz konusu yerin ruhsata tabi olup ruhsatının bulunmadığını ve hakkında yıkım kararı bulunduğunu ileri sürmüştür. İleri sürülen tüm bu hususlar bir idari işlemi ilgilendirmekte ve idari yargının görev alanına girmektedir. Adli yargı mahkemeleri tarafından verilecek tedbir kararı ile idari yargının görev alanında bulunan idari işlemlerin engellenmesi mümkün değildir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir isteyen vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf karar harcı İhtiyati tedbir isteyen tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir isteyen tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 01/02/2024