Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/341 E. 2025/1668 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/341
- Karar No
- 2025/1668
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/341
KARAR NO : 2025/1668
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/01/2022
NUMARASI: 2020/548 Esas - 2022/38 Karar
DAVA: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/11/2025
Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından ... numaralı Nakliyat ... Sigorta Poliçesi (Abonman Poliçe No:...) ile sigortalanan, ... İnşaat San. A.Ş.’ye ait 2 adet jeneratör emtiasının ...’dan Sudan’a nakliye işinin davalı şirket tarafından üstlenildiğini, emtiaların davalı şirketin sorumluluğu altında ... 1915W Gemisi ile TALLIN/MUUGA Limanı’ndan ... Sudan’a taşınmasının ardından kara yolu ile yapılacak yerel nakliye için ... plakalı araca yüklendiğini, ancak alıcı adresine ulaşamadan su altında kalmak suretiyle hasara uğradığını, hasarın taşıma sürecinde ve davalı taşıyıcının sorumluluğu dahilinde meydana geldiğini, fatura ve yapılan tespitler gereğince 318.256,10-TL sigortalı zararının müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini ve TTK ve poliçe hükümleri gereğince sigortalının haklarını devralan müvekkilinin TTK ilgili hükümleri gereğince davalıya rücu hakkı doğduğunu, alacağın tahsili için İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın durduğunu icra dosyasındaki takibin devamına, davalı borçlunun %20den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı müvekkili firmanın taraf sıfatı bulunmadığını ve husumet itirazları olduğunu, müvekkili firma ile dava dışı ... Holding A.Ş. arasında 01.09.2018 tarihinde Uluslararası Taşıma Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme uyarınca müvekkili firmanın ve dava dışı şirketin uluslararası taşıma işlerinin gerçekleştirilmesi konusunda aracılık etmek ve tüm işlemleri gerçekleştirmek konusunda anlaştıklarını, müvekkili firmanın sadece aracılık yaptığını, taşımayı fiili olarak başka firmaların gerçekleştirdiğini, müvekkilinin varış yeri Sudan olan taşıma işlerinde Sudan’da mukim bulunan dava dışı ... ... firması ile anlaşma yaptığını ve bu bölgeye ilişkin taşımaları her zaman bu tedarikçi firma aracılığı ile gerçekleştirdiğini ancak yaşanan sel felaketine kadar müvekkili firmanın ... şirketi ile hiçbir sorun yaşamadığını, davaya konu taşımanın da teslim noktası olan Nyala Kendine 50-60 kilometre uzaklıkta iken ülkedeki ağır sağanak yağışlar neticesinde meydana gelen sel felaketinde su altında kalarak zarar gördüğünü, zararın mücbir sebeple meydana geldiğini, müvekkili firmanın dava dışı firma ile akdetmiş olduğu sözleşmeye istinaden kanundan kaynaklanan tüm yükümlülüklerini sorunsuz şekilde yerine getirdiğini, ayrıca ... ile müvekkili firma arasında bir ilişki mevcut olduğunu ancak navlun faturasında belirtildiği üzere taşımanın ...’dan ... Sudan’a kadar olduğunu, ... Sudan-Nvala arası taşımadan müvekkili firmanın hiçbir şekilde sorumlu olmadığını, bu noktadan sonra sorumluluğun tamanen ...’ya ait olduğunu, ...’nın ... Sudan ile Nyala arası taşıma için ayrı bir sigorta yaptırmış olmasının da bu durumu ispatlayacağını, davalı tarafından sunulan ekspertiz raporunun yokluklarında düzenlendiğini ve içeriğine itiraz ettiklerini beyanla davanın usulden ve esastan reddine, yargılama harç ve giderlerinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...... 17/2 maddesi göz önünde bulundurulduğunda, davacının sigortalısının Sudan ülkesindeki projesi için dava dışı ... ülkesindeki satıcı ABB’den satın almış olduğu 2 adet 8.000KvA gücündeki jeneratör ve ekipmanlarının ...’dan Sudan’a üstü açık flat tip konteynerler ile nakliyesinin davalı ile aralarında var olan taşıma sözleşmesi çerçevesinde taşınmasının davalı firma tarafından üstlenildiği, davalı firma tarafından bu taşıma için navlun faturası düzenlendiği, taşıma işine ... Sudan limanı kısmından sonra karayolu ile devam edildiği, karayolu taşıma sırasında sel nedeniyle emtianın zarar gördüğü, taşınan emtiada meydana gelen hasarın nedeni hakkında (SEL) taraflar arasında bir çekişmenin olmadığı, aşırı yağış nedeniyle emtianın taşındığı aracın sular altında kalmasının ve emtianın hasarlanmasının önlenmesine imkan bulunmayan olağanüstü hal olarak kabul edilmesi gerektiği, ... 17/2 maddesi kapsamında davalı taşıyıcının önleyemeyeceği bir durum olduğundan davalının oluşan zarardan sorumlu olmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir. Davacı vekili, Güney Afrika Ülkesi olan Sudan'da haziran ve ekim aylarında etkili olan yağmur dönemlerinde Nil Nehri'nin taşması nedeniyle sel ve taşkın felaketlerinin sık sık yaşandığını, bu durumun bilinen bir gerçek olduğunu, haberlere sık sık konu olduğunu, davalı ve davalının alt taşıyıcısının basiretli davranmadığını, sel baskınını bilen, bilmesi gereken davalının oluşan zarardan sorumlu olduğunu beyanla rapora itiraz etmiş ise de sel felaketine neden olan aşırı yağışların önceden bilindiğine dair delil dosyaya sunulmaması nedeniyle davacının bilirkişi raporuna itirazlarına itibar edilmemiştir. ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu hasarın meydana geldiği yer, sevkiyatın varış noktasının olan Sudan olduğunu, Sudan'ın, bir Güney Afrika ülkesi olup, Haziran ve Ekim ayları arasında etkili olan yağmur dönemlerinde Nil Nehrinin taşması nedeniyle sel ve taşkın felaketlerinin sık sık yaşandığı bir ülke olduğunu, bölgedeki yoğun yağış nedeniyle emtialar Nyala kentine doğru seyir halideyken taşındıkları aracın su almasıyla beraber hasar gördüğünü, Sudan merkezli bir firmanın ve çalışanlarının, içinde bulundukları ülkenin hava şartlarını, altyapısını ve iklimini bilmiyor olmasının imkansız olduğunu, basiretli bir tacirin ülkesinin koşullarını bilir şekilde çalışması ve buna göre seferlerini düzenlemesi gerektiğini, mücbir sebep halini asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla sel gibi doğal afetler her ne kadar mücbir sebep sayılsa da, dava konusu hasar önlenebilir olduğundan taşıyanın sorumluluğunun aktif olduğunu, İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararını dayandırdığı bir diğer nokta ise ... Konvansiyonu madde 17/2 olduğunu, ... 17/2 uyarınca kaçınılamayacak ve sonuçlarına engel olunamayacak bir olay sonucu taşıyıcının sorumlu olduğu süre içerisinde dahi yük zarar görmüş olursa taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağını, fakat dava konusu olayda eğer taşıyıcılık görevini üstlenen taraflar özen yükümlülüklerine sadık kalarak basiretli birer tacir gibi davransalardı meydana gelecek hasarlara engel olunabileceğinin sunulan veriler ışığında gayet açık ve net olduğunu, açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/01/2022 tarihli, 2020/548 E. , 2022/38 K. numaralı kararının kaldırılması ve haklı davanın kabulüne, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Dava; uluslararası taşıma esnasında dava dışı sigortalıya ait yükün gördüğü zararı tazmin eden davacı sigortacı tarafından, ödenen tazminatın rücuen tahsili istemiyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa konu uyuşmalık temelde; davalının dava dışı sigortalıya ait emtianın hasarından sorumlu olup olmadığı noktasındadır. Dosyada mevcut ... numaralı 15.04.2019 tarihli multimodal taşımacılık ve limandan limana sevkiyata ilişkin deniz konişmentosunda, yükleyicinin Delamode Baltıcs Litvanya, alıcının ... ..., yükleme limanının Talin, boşaltma limanının ... Sudan olduğu, ... ve ... numaralı jeneratör ve ekipmanlarından oluşan iki konteynerin ... gemisi ile taşınmasına ilişkin olarak Litvanya/Klaıpedia'da taşıyıcı... adına acentesi olan ... Ltd. Klaıpeda tarafından düzenlendiği ; ... numaralı 15.04.2019 tarihli konişmentoda da yükleyicinin ABB ... ..., alıcının Sudanese Thermal - Power ...Co Ltd Sudan, taşıyıcının ..., taşıma acentesinin ... ... olduğu, bu konişmentonun deniz konişmentosuna atıf yaptığı, yükleme limanının Talin, boşaltma limanının ... Sudan olduğu, nihai varış noktasının boş olduğu, ... ve ... numaralı jeneratör ve ekipmanlarından oluşan iki konteynerin ... gemisi ile taşınmasına ilişkin olarak Talinn/...'da acente olarak Delamode Baltıcs tarafından düzenlendiği görülmüştür. Dosya kapsamından davacının sigortalısı ... İnşaat AŞ'nin Sudan ülkesindeki projesi için ABB ... isimli firmadan satın almış olduğu jeneratör ve ekipmanlarının ...'dan Sudan’a taşınmasına ilişkin davalı tarafından dava dışı sigortalı ... İnşaat AŞ adına 12.04.2019 tarihinde yükleme limanının Tallin , varış limanının ... Sudan , nihai varış yeri yazılı olmayan taşımaya ilişkin navlun ücreti açıklaması ile 17.500 USD tutarında fatura düzenlendiği, davaya konu taşımanın davacı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, hasar ihbarında bulunulması üzerine ekspertiz raporu alındığı, tespit edilen hasar bedelinin 318.256,10 TL olarak 21.07.2020 tarihinde sigortalıya ödendiği, 17.07.2020 tarihli temlik belgesi ile davacı sigorta şirketinin, ödenen tazminata istinaden 3. Şahıslara karşı yasal talep ve dava haklarını temlik aldığı anlaşılmıştır.Davacı tarafça davalı hakkında İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında "Sigortalı emtianın ... palakalı araç ile Sudan'da yapılan dahili nakliyesi sırasında oluşan hasar sebebiyle ödenen tazminatın rücuen tahsili" borcun sebebi gösterilerek 318.256,10 TL alacağın tahsili istemiyle 23.07.2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı taraf, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davalı ile dava dışı ... Holding A.Ş. Arasında 01.09.2018 tarihinde 1 yıl sürelli uluslararası taşıma sözleşmesi imzalanmış olup, ... İnşaat AŞ'nin de bulunduğu grup şirketleri ile ... Holding A.Ş.'nin taşıtan, davalının taşıyıcı olduğu bu sözleşmede, sözleşmenin konusunun ... Holding ve iştirak firmalarının talebi üzerine e mail yoluyla yapılan tüm taşıma anlaşmaları olduğu, sözleşmenin 4.I.maddesinde taşınan emtiaların (hırsızlık, yangın, yağma, emniyeti suistimal, kaza, ıslanma veya dikkatsizlik ve tedbirsizlik, gerekli önlemlerin alınmaması vb) her ne şekilde olursa olsun zayi olması veya hasar görmesi halinde taşıyan durum ile ilgili mahalli yetkili mercilerce (polis, jandarma...) bildirim yaparak resmi şekilde tutanak tutturup taşıtana derhal bildirmek ve belgeleri sunmak zorunda olduğu , sözleşmenin 4. İ.maddesinde taşınan emtiada hangi sebeple olursa olsun meydana gelen hasar, ziyan ve eksiklik hallerinde taşıyanın sorumluluğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 902 vd meddelerinde düzenlenen multimodal taşıma hükümlerine tabii olduğu , bu sözleşmenin uygulanmasında boşluk bulunması halinde tarafların bu boşluğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun kara taşıması hükümlerine göre giderecekleri, taşıma anlaşmasına konu olan yüklerin , taşıtanın belirttiği yükleme adresinden alınıp , yine taşıtanın belirteceği varış adresine; zamanında, eksiksiz ve hasarsız varmasını sağlamanın ve taşımanın her aşamasını takip etmenin ve taşıtanı bilgilendirmenin taşıyanın en önemli görevi olduğu, sözleşmenin 4.M.maddesinde taşıyanın ürünler üzerindeki sorumluluğunun yükleme işlemi ile başlayacağı ve malın sevk edildiği noktada tamamen ve hasarsız boşaltılmasıyla sona ereceği, sözleşmenin 8.maddesinde bu sözleşmedeki şartların mücbir sebeplerle yerine gelirilmemesi veya yerine getirilmesinin gecikmesi hallerinde, gerek taşıtana gerekse taşıyana mesuliyet terettüp etmeyeceği, bu hükmün umumiğini ihlal etmemek üzere savaş, yolların kapanması, grev ve lakavt, hükümetin emir ve tedbirleri, keza herhangi bir hükümet, belediye, liman veya diğer bir amme makamının veya bu makam sıfatı ile hareket eden şahsın emir veya talebine uymak, ayrıca taşıtanın mevcut veya mutasavver ikmal kaynaklarının kısmen veya tamamen kesilmesi, ikmal kaynakları olan rafinerilerin revizyona girmesi veya taşıtana taalluk eden devletleştirme, taşıyanın işçilik ve taşıma imkanlarını sağlamasını engelleyen ambargo ve diğer resmi kısıntılar, bulaşıcı hastalık salgınları, kıtlık ve diğer tabi afetlerin mücbir sebep olarak kabul edileceği, mücbir sebepler hasıl olduğunda bu duruma duçar olan taşıyanın taşıtana ya da taşıtanın taşıyana söz konusu duruma yol açan nedenlerin ortaya çıkışından itibaren en geç 5 gün içinde yazılı olarak, mücbir sebeplerin koşullarının detaylı olarak ve yeterli kanıtları ile birlikte gösteren bir bildirimde bulunacağı, mücbir sebep olgusunun ancak ve ancak mücbir sebebin varlığı iddia edilen yerin resmi makamları tarafından verilecek resmi belge ile ispat edilebileceği, aksi taktirde mücbir sebep olgusunun kabul edilmeyeceği, taşıyanın ya da taşıtanın yükümlülüklerinin, mücbir sebep koşullarından etkilendikleri oranda ve yükümlülükleri devam ettiği sürece askıya alınacağı ve bu arada mezkur nedenlerin kaldırılmasına ve mümkün olan en kısa süre de bertaraf edilmesine çalışılacağı düzenlenmiştir. Davalı tarafça, taşıma işine aracılık ettiği ve taşıyıcı sıfatının bulunmadığı beyan edilmiş ise de yukarıda belirtilen taşıma sözleşmesinin yanısıra davaya konu taşımanın kapıdan limana, limandan limana, limandan kapıya şeklinde olduğu ve ... Sudan ve Nyala arası yol taşıma sigortasının davalı tarafından yaptırıldığı yönündeki mail yazışmalarından davalının akdi taşıyıcı olduğu anlaşılmaktadır.Değişik araçlarla taşımaya ilişkin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 902. maddesi "Bu Kitabın Birinci ve İkinci Kısım hükümleri, aşağıdaki şartların tamamının bir arada varlığı hâlinde, değişik tür araçlar ile taşıma sözleşmelerine de uygulanır: Eşyanın taşınması bütünlük gösteren bir taşıma sözleşmesine dayanıyorsa, bu sözleşme bağlamında taşıma değişik türde araçlarla yapılacaksa, taraflar, her bir türdeki araç için ayrı sözleşme yapmış olsalardı, söz konusu sözleşmelerin en az ikisi farklı hükümlere bağlı tutulacak idiyse, aşağıdaki hükümlerle, uygulanması gerekli milletlerarası sözleşmelerde aksi yolda bir düzenleme yoksa." hükmünü haiz olup, (d) bendinde belirtildiği ve madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken milletlerarası sözleşme yoksa TTK’nın 850 ve devamı maddeleri uygulanır. Kural böyle olmakla birlikte, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin taraf olduğu ... Konvansiyonu’nun 2. maddesinde aksine hüküm bulunmaktadır. Anılan maddede "Mal yüklü taşıt, 14 üncü madde hükümlerinin uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerde bu Sözleşme taşımanın tümü için uygulanır. Ancak diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda ortaya çıkan kayıp, hasar veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve nedeniyle oluşabileceği kanıtlanır ise, Karayolu taşıyıcısının sorumluluğu bu Sözleşmeye göre, eğer sözkonusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukavele yapılmış sayılır ve o mukavele konulması gelenekleşmiş hükümlere göre tayin edilir. Ancak, konulmuş bu gibi koşulların bulunmaması hallerinde, karayolu taşıyıcısının sorumluluğu bu Sözleşmeye göre tayin edilir. Eğer, karayolu taşımacısı diğer taşıtlar ile de taşıma yapıyor ise, sorumluluğu bu maddenin 1 inci paragrafına göre tayin edilir. Ancak bu durumda, karayolu ve diğer taşıtlar ile taşıma yapan kimse, iki ayrı kişi gibi işlem görür.’’ düzenlemesi yer almaktadır. Zıyaa, hasara veya teslimdeki gecikmeye yol açan olayın taşımanın hangi kısmında meydana geldiğine ilişkin ispat yükü, bunu iddia eden tarafa ait olup, eldeki davada taşımaya konu emtianın, ...’dan Sudan’a yapılan denizyolu taşımasından sonra alt taşıyıcı ... ... firması tarafından gerçekleştirilen kara yoluyla taşınması sırasında hasara uğradığı ihtilafsızdır. Bu halde uluslararası karayolu taşımasında meydana gelen hasar nedeniyle somut olaya ... hükümlerinin uygulanması gerekmektedir....'nin 17/1. Maddesine göre taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur....'nin 17. maddesi; "1.Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 2. Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise taşımacı sorumlu tutulamaz. 3. Taşımacı taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve veya ihmallerinden dolayı sorumludur." şeklindedir. ... Konvansiyonu’nun 17/2. Maddesinde düzenlenen sorumsuzluk nedeni, diğerlerine nazaran taşıyıcının genel nitelikli olan sorumsuzluk nedenidir. Mümkün olan, beklenebilir bütün özenin gösterilmesine rağmen zarar oluşumu yine de engellenemiyorsa ortada kaçınılmaz ve sonuçlarına engel olunamaz bir neden var demektir. Önemle vurgulamak gerekir ki, kaçınılmaz nedenler genel olarak kabul edildiği üzere mücbir sebeplerden daha geniş bir kapsama sahiptir. (ARKAN, Sabih, "Karayolu ile Eşya Taşınmasına İlişki Uluslararası Sözleşmenin Uygulanma Koşulları ve Taşıyıcının Sorumluluğunu Düzenleyen Hükümleri-TTK ile Karşılaştırmalı Bir İnceleme", ... 1979, C.X, S.2, s. 410 vd.) Zira illiyet bağını kesen nedenler arasında gösterilen mücbir sebep, sorumlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, borcun ihlâline mutlak olarak kaçınılmaz bir şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olay olup, bünyesinde haricilik, olağanüstülük ve kaçınılmazlık unsurlarını barındırır. Oysa kaçınılmaz ve sonuçlarına engel olunamayacak sebeplerin mutlaka hariçten gelmesi gerekmez, taşıyıcının kendi tasarruf alanında da pek tabii bu nevi nedenlerin vuku bulması mümkündür. Taşıyıcının, kaçınılmaz ve sonuçlarına engel olunamayacak nedenlere dayalı olarak sorumluluktan kurtulabilmesi için sadece basiretli bir iş adamının göstermesi beklenen dikkat ve özeni göstermesi yeterli değil olmayıp, en üst seviyede uluslararası taşımacılık işi ile iştigal eden deneyimli ve basiretli bir taşıyıcının gösterdiği özeni göstermesi gerekir. (ARKAN, Sabih, "Karada Yapılan Eşya Taşımalarında Taşıyıcının Sorumluluğu", Ankara, 1982, s. 44.)Somut olayda taşımaya konu emtianın Sudan limanından Nyala şehrine kara yolu ile taşınması için BH 2281/8 plakalı araca yüklenmesinden sonra taşıma sırasında meydana gelen sel nedeniyle aracın sular altında kalarak, hasara uğradığı sabit ve çekişmesizdir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dosyaya sunulu olay yeri fotoğraflarına göre sel nedeniyle yol vasfının kaybolduğu, davalı taşıyıcının veya onun alt taşıyıcısı konumunda olan ... ... firmasının hasarın meydana gelmesini önleyebileceği bir durumun olmadığı, taşıma sırasında meydana gelen sel nedeniyle taşınan eşyanın hasar gördüğü, emtiada meydana gelen hasardan davalı taşıyıcının sorumlu olmadığı belirtilmiştir. Eldeki uyuşmazlıkta taşımayı yapan aracın meydana gelen sel baskını sonrasında sular altında kaldığı, dosyada mevcut olay yeri fotoğraflarına göre olağanüstü su basması durumunun alınacak tedbirlerle de önlenmesinin mümkün olmadığı gözetildiğinde hasarın mücbir sebepten kaynaklandığının kabulü gerekir. Davacı tarafça, Güney Afrika ülkesi olan Sudan'ın Haziran ve Ekim ayları arasında etkili olan yağmur dönemlerinde Nil Nehrinin taşması nedeniyle sel ve taşkın felaketlerinin sık yaşandığı bir ülke olduğu, Sudan merkezli alt taşıyıcının, içinde bulundukları ülkenin hava şartlarını, altyapısını ve iklimini bilmiyor olmasının imkansız olduğu, dava konusu hasarın önlenebilir olduğu ileri sürülmüş ise de aşırı yağışların önceden bilinip bilinmemesinin sel felaketinin önlenmesine bir etkisi olmayıp, dosyada yer alan olay yeri fotoğraflarına göre meydana gelen sel nedeniyle taşımanın gerçekleştirildiği yolun yol vasfının dahi kaybolduğu gözetildiğinde en üst düzeyde önlem alınsa dahi emtiayı taşıyan aracın su altında kalmasının önlenemeyeceği anlaşılmakla ...'nin 17/2 maddesi gereğince davalının sorumluluğuna gidilemez. Buna göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/11/2025