Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/336 E. 2025/1657 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/336
Karar No
2025/1657
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/336

KARAR NO : 2025/1657

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 21/12/2021

NUMARASI : 2020/640 Esas - 2021/1135 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/11/2025

Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı ... Petrol A.Ş arasında 5 yıl süreli Akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme süresince davacı satacağı petrol ürünlerini davalı şirketten sözleşmedeki kurallar dâhilinde satın alacağını, ancak davalı davacıdan sözleşmeye aykırı olarak sözleşme olmasına rağmen depolama masrafı altında hükümler yürürlüğe sokarak Tüpraş taban fiyatını 1.25 - 1.35 Krş yükselttiğini, bu bedele itiraz edilmesi üzerine 41.800,10 TL yi cari hesaptan düşürüp geri ödemesine rağmen 60.252,31 TL’yi davacının sözleşmeyi uzatmayacağını anlayınca ödemediğini, bundan kaynaklanan borcunu ödenmemesi üzerine alacak tahlili için İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün... Esas ile takip yapıldığını, davalının haksız olarak borca itiraz ettiğini İtirazın iptali ile % 20 inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yanlar arasında yapılmış olan bayilik sözleşmesi, müvekkillerini tek taraflı değiştirme yetkisi verdiğini, bu şirketle ilk sözleşme 18.09.2014 tarihli olup, 18.09.2019 tarihinde 1 aylık uzatan yeni bir sözleşme imzalandığını, davacı taraf ilk sözleşmeyi sunarak mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, davacı yeni sözleşmeye uyarak mal almaya devam ettiğini, davacının icra inkâr tazminatı istemi de yerinde olmadığını, davanın reddine karar verilmesini, talep edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...davanın temelinde davacının davalı yandan 5 adet faturadan kayanaklı 60.252,31 TL tutarlı fatura alacağı için davalı aleyhine takip başlattığı, davalı tarafından iş bu takibe itiraz edilmesi neticesinde durduğu, davalının haksız itirazının iptali ile alacağın tahsili noktasında toplandığı, Davacı firmanın incelemeye sunulan 2018, 2019 ve 2020 yıllarında E-defter mükellefi olup, defter beratlarının usulüne uygun ve süresinde verildiği görüldüğü, Davacının takibe konu ettiği 5 adet fiyat farkı açıklamalı 60.252,31 TL tutarlı e-faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup, bu faturalardan dolayı davacının davalı yandan takip tarihi (03.12.201?) itibariyle 60.253,31 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Taraflar tacir olduklarından ilişkilerinde faiz esas olup, önceden kararlaştırılmasa bile faiz istenebilir. Bir alacağa faiz istenebilmesi için, ödeneceği tarihin net olarak belli olması veya belli değilse alacaklı tarafından çekilerek bir ihtar veya ihbar ile borçlunun temerrüde düşürülmesi veya icra takibine başvurulması gerekir. Dosyamızda davalının temerrüdüne dair bir belge ve iddia yoktur. Bu nedenle temerrüt takiple oluşmuştur. Tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile İstanbul 23 İcra Müdürlüğünün... E sayılı dosyasında davalının itirazının 60.252,31 Tl üzerinden iptali ile takibin devamına takipten sonra asıl alacak olan bu miktara yasal faiz uygulanmasına, fazla istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı likit bir borcunun varlığını bildiği halde sadece alacağın tahsilini geciktirmek için itirazda bulunduğu anlaşıldığından İİY 67/2 maddesi uyarınca alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminat tutarı olan 12.050.-Tl nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından sözleşmeye uygun şekilde yapılan değişikliğin bilirkişi raporu ile de makul bulunmasına karşın, aksi yönde karar verilerek davanın kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı müvekkili şirket davacı yanın iddia ettiğinin aksine, bütün sözleşmeleri kapsayan bayilik ilişkisi boyunca, sözleşmeye dayalı olan ve üzerine düşen tüm edimlerini eksiksiz bir biçimde yerine getirdiğini ve basiretli bir tacir olarak sözleşmeye uygun hareket ettiğini, davacı tarafından imza edilen sözleşme hükümlerinden de görüleceği üzere müvekkili şirket tarafından satışa arz edilen ürünlerin fiyatlarının belirlenmesi konusunda münhasıran tek yetkinin müvekkili şirkete ait olduğunu, sözleşmede müvekkilinin tek taraflı değiştirme yetkisi olduğunun açıkça belirtilmesine rağmen mahkemenin bu yetkinin gabine dönüştüğüne dair tespitinin kabulünün mümkün olmadığını, her iki tarafın da tacir olduğunu ve serbest iradesi ile sözleşmeyi imzaladığını, dosyada mübrez 03.11.2021 tarihli rapora itirazlarında da açıkça belirttikleri üzere; raporda her ne kadar davalı şirkete gerek mail yolu ile gerekse telefon ile aranarak ticari defterlerin incelenmesi gerektiği yönünde bilgilendirmelerin yapılmış olduğu ve davalı yan tarafından ticari defterlerin hazır olduğu ile ilgili bilgi verilmediği ve bu nedenle davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmediği belirtilmiş olsa da, taraflarına veya müvekkiline mail ya da telefon yoluyla ulaşılmadığını, nitekim taraflarınca yerinde inceleme de talep edildiğini, 04.06.2021 tarihli bilirkişi teslim tutanağı ile de bilirkişiye ticari defter ve belgelerin usb ve mail yoluyla incelenmesi için yetki de verildiğini, bilirkişi raporuna itiraz dilekçeleri ile de CD ile davalı müvekkili şirkete ait ticari defter ve cari hesaba ilişkin bilgileri ve belgelerinin sunulduğunu ve açık bir şekilde ticari defterlerinin incelenmesinin talep edildiğini, ancak Mahkemenin defterlerini incelemeden hüküm kurduğunu, müvekkilinin sözleşmeye aykırı hiçbir ticari harekette bulunmadığı gibi davacı yan ile ilk sözleşmenin bitiminden sonra yeni bir sözleşme akdedildiğini , dolayısıyla davacı yanın tüm uygulamaları kabul ettiğini, emsal Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve Yargıtay kararlarının da nazara alınmadığını, açıklanan nedenlerle istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek; mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, ücret-i vekaletin ve yargılama giderlerinin karşı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Dava; faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince süresinde istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davanın ispatlanıp ispatlanmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas (Beypazarı İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından verilen yetkisizlik kararı üzerine) sayılı takip dosyasında 60.252,31 TL asıl alacak, 4.059,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 64.311,44 TL alacağın tahsili istemiyle 03.12.2019 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Taraflar arasında ilk akaryakıt bayilik sözleşmesi 18.09.2014 tarihinde imzalanmış olup, sözleşme ilişkisinin 31.10.2019 tarihine kadar uzatılması amacıyla18.09.2019 tarihinde yeni bir sözleşme imzalanmış olduğu ihtilafsızdır.18.09.2014 tarihli sözleşmenin 41.maddesinde "a) Bayiye satılacak her türlü petrol ürününün fiyatı ... tarafından saptanır ve uygulanır. Bayi işbu sözleşme uyarınca satın aldığı petrol ürünleri bedellerini, ... tarafından belirlenecek fiyatlar üzerinden, yine ...'in belirlediği ödeme koşullarına göre ... 'e ödeyecektir. b) ... petrol ürünlerinin satış fiyatlarını Bayi, ...'in belirleyeceği ve tavsiye edeceği asgari ve azami satış fiyatlarını da dikkate alarak serbestçe belirleme hakkına sahiptir. Madeni yağın yerel düzeydeki asgari ve azami satış fiyatı, ayrıca ... tarafından belirlenerek tavsiye niteliğinde Bayi'ye bildirilir. Bayi, ... tarafından kendisine tavsiye niteliğinde bildirilen asgari ve azami satış fiyatına göre madeni yağ ürünlerinin satış fiyatını serbestçe belirler..." hükümleri mevcuttur.Davacı tarafça, bayilik sözleşmesi süresince satacağı petrol ürünlerini davalı şirketten sözleşmedeki kurallar dâhilinde satın alındığı ancak davalının sözleşmeye aykırı olarak 2017 yılında depolama masrafı altında Tüpraş taban fiyatını 1.25 - 1.35 kuruşa yükselttiği , bu bedele itiraz edilmesi üzerine 41.800,10 TL'nin cari hesaptan düşülüp, geri ödenmesine rağmen 60.252,31 TL'nin ödenmediği, bunun üzerine takip başlatıldığı ileri sürülmüş; davalı tarafça, taraflar arasında bayilik sözleşmesinin kendilerine tek taraflı değiştirme yetkisi verdiği, cari hesaptan düşüldüğü iddia edilen faturalardan 24.999,48 TL tutarındaki 30.07.2018 tarihli faturaya istinaden 31.07.2018 tarihinde iade faturası kesildiği, davacının 18.09.2014 tarihli sözleşmeden sonra 18.09.2019 tarihinde 1 aylık yeni bir sözleşme imzalandığı, davacının yeni sözleşmeye uyarak mal almaya devam ettiği, bu durumun sözleşmede yapılan uygulamalara icazet verildiği anlamına geldiği savunulmuştur.Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda, icra takibine konu faturaların 18.09.2019 tarihli sözleşmeden önce düzenlendiği, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, icra takibine konu ettiği 20.06.2019 tarihli sözleşme gereği fiyat farkı açıklamalı 37.076,13 TL tutarlı fatura ,18.01.2019 tarihli 842,52 TL tutarlı iade faturası, 30.09.2019 tarihli 1.876,20 TL iade faturası, 21.10.2019 tarihli sözleşme gereği fiyat farkı açıklamalı 7.342,17 TL tutarlı fatura, 29.08.2019 tarihli sözleşme gereği fiyat farkı açıklamalı 13.115,29 TL tutarlı fatura olmak üzere toplam 60.252,31 TL tutarlı beş adet e-faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalardan dolayı davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 60.253,31 TL alacaklı olduğu , davalının ticari defterlerinin ibraz edilmediği belirtilmiştir. Ticari defterlerin delil niteliği HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 2. fıkrasında ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticari defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar (HMK m. 222/4). Somut olayda ticari defterlerin incelenmesi için tayin edilen inceleme günü öncesinde davalı tarafça ticari defterlerinin incelenmesi konusunda bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesi talep edilmiş ise de mahkemece bilirkişiye davalı tarafın eksik kalan defter ve belgelerin üzerinde usb veya mail yoluyla incelenmesi için yetki verilmiştir. Bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda, davalıya mail yoluyla ve telefonla bilgilendirme yapıldığı ancak davalı tarafından 12.10.2021 tarihine kadar ticari defterlerin hazır olduğu ile ilgili herhangi bir bilgi verilmediği belirtilmiş ve mahkemece davalı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmadan karar verilmiş ise de davalı vekilinin hazır olduğu 13.04.2021 tarihli duruşmada ticarî defterlerin ibraz edilmemesi hâlinde HMK’nın 220/3. maddesi gereğince ortaya çıkacak sonuçlar usulünce ihtar edilmemiştir. Bu nedenle HMK'nın 220/3. Maddesindeki ihtarlar yapılarak davalıdan ticari defterlerinin ibrazı istenerek veya yerinde inceleme için yeniden ara karar oluşturularak mali müşavir bilirkişiden alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 18/11/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/336, K. 2025/1657, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-336-e-2025-1657-k-28069e6976f8