Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/3332 E. 2023/8094 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/3332
- Karar No
- 2023/8094
- Karar Tarihi
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/415 KARAR NO : 2025/20 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/11/2022 (Karar) NUMARASI : 2022/88 Esas, 2022/648 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket (... Sigorta A.Ş.) nezdinde "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası" bulunan ... plaka numaralı araç, ... yönetiminde iken 11/01/2018 tarihinde kaza yaptığını, müvekkilleri ..., ... ve ...'nun babaları müvekkili ...'nun eşi ... vefat ettiğini, Oltu Sulh Hukuk Mahkemesinin 31/01/2018 tarih 2018/...Esas - 2018/.. Karar sayılı mirasçılık belgesi ile müvekkilleri ..., ..., ..., ... ve ...'na intikal ettiğini, müvekkillerin mirasbırkanı sürücü ...'nun tam kusurlu halinde dahi destekten yoksun kalan müvekkillerin üçüncü kişi konumunda bulunduğundan davalının sorumlu olduğunu, bu kapsamda zararın giderilmesi amacıyla davalı ... Sigorta Anonim Şirketine başvuru yapılmış olup başvurumuza olumsuz dönüş sağlandığını, akabinde arabuluculuk faaliyeti kapsamında gerçekleştirilen görüşmeler de olumsuz şekilde sonuçlandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir müvekkili için ayrı ayrı 500,00-TL olmak üzere toplam 2.000,00-TL tazminatın olay tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkillerine verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava, müteveffa ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 11.01.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat etmesi sebebiyle açılan destekten yoksun kalma tazminatı taleplidir. Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Yeni Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yeni genel şartların C.11. maddesine göre; yeni genel şartlar, genel şartların yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak artık eski genel şartların yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminatının kapsamı, poliçe ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan genel şartlara göre belirlenir. Nitekim Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinde yapılan değişiklikle zorunlu sigortacının kapsamındaki tazminatları belirlemede Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının göz önüne alınması esası getirilmiştir. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir. Kapsama giren teminat türlerinin tanımlandığı A.5. maddesinin (ç) bendinde ise Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı “Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır.” şeklinde ifade edilmiştir. Genel Şartlar A.6. maddesinin (c) bendinde “İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri” ve (d) bendinde “Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri” zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatının dışında kalan hallerden sayılmıştır. Buna göre dava konusu kazanın 11.01.2018 tarihinde desteğin ölümüne neden olan kazanının desteğin tam kusuru nedeniyle meydana geldiği, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığı, desteğin davaya konu trafik kazasında tam kusurlu olduğu, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre desteğin kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin zorunlu mali mesuliyet sigortası teminatı kapsamı dışında kaldığı gözetildiğinde" gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararıyla Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan "... Ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda..." ibaresinin Anayasaya aykırı olması sebebiyle iptaline karar verildiğini, motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin zarara uğraması halinde işletenin tazminat borcunun kapsamının 6098 sayılı kanunun gerçek zararının tazminini ön gören kurallara göre belirlendiğini, bu tazminat borcunu ödenmesini teminat altına almak amacıyla zorunlu kılınan mali sorumluluk sigortası uyarınca sigorta şirketinin borcunun kapsamının ise itiraz konusu kurallarda atıf yapılan genel şartlara göre belirlendiğini, Anayasa Mahkemesi'nin bu sebeplerden dolayı söz konusu ibarenin iptaline karar verdiğini, yerel mahkemenin Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararını gözardı ederek hüküm tesis ettiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14/03/2019 tarih 2017/17-1089 Esas, 2019/294 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere müvekkillerinin miras bırakanı sürücü ...'nun tam kusurlu halinde dahi destekten yoksun kalan müvekkillerinin 3. Kişi konumunda bulunduğundan davalının sorumlu olduğu aşikar olup, yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) poliçesi ile teminat altına alınan, desteğin sürücüsü olduğu aracın 11/01/2018 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu ölümü nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; 11/01/2018 tarihinde, davacıların murisi ... idaresinde bulunan ... plakalı aracı olay mahalline geldiğinde sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın kendi ekseni etrafında dönüp, emniyet şeridi üzerinde duraklayan ... plakalı kamyonun sol arka kısmına çarpması şeklinde meydana gelen trafik kazasında davacıların murisi ...'nun vefat ettiği, 10/10/2022 tarihli ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi'nin 10/10/2022 tarihli raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde mütevaffa sürücü ...'nun tam kusurlu olduğu, davacılar tarafından ... plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine karşı eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davaya konu kazanın 11/01/2018 tarihinde gerçekleştiği, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartlarının C.11 maddesi gereği bu tarihten sonra akdedilen poliçeler için anılan genel şartların uygulanacağı, Anayasa Mahkemesi tarafından ZMMS Genel Şartlarının değil 2918 sayılı Kanun'un bu genel şartlara atıf yapan bazı maddelerinin iptal edildiği hususları dikkate alındığında, davaya konu edilen zararın ZMSS teminatında olmadığına ilişkin kabulde isabetsizlik bulunmamasına göre (Bknz. Y.4.H.D.,2022/3332 E.- 2023/8094 K.); kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere...tarihinde oy birliğiyle karar verildi.