Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 2022/332 E. 2025/927 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/332
Karar No
2025/927
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2022/332

KARAR NO: 2025/927

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 14/10/2021

NUMARASI: 2017/911 (E) - 2021/795 (K)

DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat

KARAR TARİHİ: 20/6/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye (eski unvanı ... Sigorta AŞ) Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, sürücüsü davalı ...'nın yönetimindeki ... plakalı kamyonetin kontrolsüz biçimde yola çıkarak, müvekkili davacı ...'in eşi ... ve oğlu ...'in bulunduğu ... plakalı otomobile çarparak adı geçen müvekkili davacının yaralanmasına neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde ibranamenin iptali ile 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100 TL tedavi ve ilaç gideri tazminatı, 800 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000 TL maddi tazminatın davalılardan ortaklaşa ve zincirleme tahsiline; 20.000 TL manevi tazminatın davalı sürücü ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 13/9/2021 günü sunduğu bedel belirleme dilekçesiyle talep ettiği tedavi gideri tazminatını 1.875 TL'ye, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatını ise 9.636,22 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili ile davalı ... vekili cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, 9.636,22 TL maluliyet tazminatı ile 1.875 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 11.511,22 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitinde kalmak üzere ödeme günü olan 18/4/2017 tarihinden, diğer davalı ...'dan ise kazanın meydana geldiği 23/10/2015 gününden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilde tekerrür oluşmaması koşuluyla müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; 12.500 TL manevi tazminatın, davalı ...'dan, kazanın meydana geldiği 23/10/2015 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili dilekçesinde özetle; davacının uğradığı tüm zararın diğer davalı sigorta şirketi tarafından karşılandığını; davaya konu olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kaza nedeniyle uğradığı zararı davalı şirketten tahsil eden, zarar nedeniyle diğer davalıyı ve dolayısıyla müvekkilini de ibra eden davacının, müvekkilinden tazminat talep etme hakkının bulunmadığını; müvekkilinin manevi tazminat ödemesini gerektirecek koşulların oluşmadığını; manevi tazminat ödenmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyanın tabi olduğu dönem itibarıyla yanlış hesaplama yöntemleri kullanılarak düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiğini; kusura ilişkin raporun yetkili merciden alınmadığını, müvekkili şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğuna ilişkin belirlemenin ayrıntılı incelemeye dayanmadığını, kusur oranları açısından en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesinden, hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek bilirkişiler kurulundan rapor alınmasının zorunlu olduğunu, hesap bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, hesaplamanın Hazine Müsteşarlığından kayıtlı olan aktüerya uzmanı tarafından, PMF Tablosu ve progressive rant oranları dikkate alınarak yapılması gerektiğini; davacı tarafından dosyaya sunulan tedavi belgelerinin, müvekkili şirket aleyhine verilecek hükme esas olamayacağını, maluliyet oranının ATK 3'üncü İhtisas Kurulu tarafından belirlenmesi gerektiğini; müvekkili şirketin geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 28/12/2018 gün ve 7569 sayılı raporda yönetimindeki ... plakalı kamyonet ile olay mahalli kavşağa girmeden önce bölünmüş yol üzerinde seyreden araçları dikkate alması ve duramayacak biçimde yaklaşmış araçlara ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken, bu hususlara uymayan kontrolsüz bir şekilde bölünmüş yola girerek kazaya neden olduğu anlaşılan davalı sürücü ...'nın %75 oranında asli; yönetimindeki ... plakalı otomobille, kavşağa asgari hızla, tetikte yaklaşmayan davacı sürücü ...'in ise %25 oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiş; böylece davalı sürücü ...'nın yönetimindeki kamyonet ile davacı sürücü ...'in yönetimindeki otomobilin kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiş; davacının, davaya konu trafik kazasında yaralanmasından kaynaklanan sürekli sakatlık oranının, 5/7/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2'nci maddesi uyarınca adlî tıpla ilgili konularda bilimsel ve teknik görüş bildirmek görevi bulunan ATK 2'nci İhtisas Kurulunun 30/10/2019 gün ve 22728 sayılı raporuyla Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, anılan kurulun 12/2/2021 gün ve 2454 sayılı raporuyla da Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre yöntemine uygun biçimde belirlendiğinin anlaşılması karşısında bu konuya yönelen istinaf nedenleri benimsenmemiştir. Diğer yandan, davacı ...'in davaya konu trafik kazasında bedensel yaralanmasından kaynaklanan zararının, gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek, olası yaşam süresi yönünden TRH - 2010 Yaşam Tablosu dikkate alınarak, ileride elde edecekleri gelirin peşin değerinin de, gelirin her yıl için %10 arttırılıp %10 iskonto edilerek belirlenmesi suretiyle, progressive rant hesabına göre Kanuna ve Yargıtay'ın süreklilik gösterilen kararlarına uygun biçimde belirlendiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan aktüerya uzmanı bilirkişinin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiş; 5/4/2017 tarihli "ibraname, mutabakatname ve tazminat makbuzu" başlıklı belgenin davacı ... vekili tarafından, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarının korunduğuna ilişkin çekince ile (ihtirazi kayıt) konularak imzalanması; hükme esas alınan aktüerya hesap uzmanı bilirkişi raporunda ise davalı ... Sigorta AŞ tarafından 18/4/2017 günü ödenen tazminatın güncellenerek, hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatından mahsup edildiğinin anlaşılması karşısında bu konulara yönelen istinaf nedenleri yerinde görülmemiş; kazaya karışan ... plakalı kamyonetin ZMSS poliçesini düzenleyen davalı ... Sigorta AŞ'nin, poliçenin düzenlendiği ve davaya konu kazanın meydana geldiği tarihlerde yürürlükte olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, A.5'inci maddesinin "b" bendi uyarınca, ZMSS'nin sağlık gideri teminatı kapsamında kalan geçici iş göremezlik tazminatı ile 25/2/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 13/2/2011 gün ve 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 59'uncu maddesiyle değiştirilen KTK'nin 98'inci maddesi gereğince Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) sorumlu olmadığı belgesiz tedavi gideri tazminatından sorumlu tutulmasının doğru olduğu kabul edilmiştir.Öte yandan, davacı ile davalı ...'nın dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına, olayın meydana geliş biçimine, ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporundan anlaşılan kusur oranlarına, ATK 2'nci İhtisas Kurulunun raporlarından anlaşılan davacının yaralanmasının ağırlığına ve olayın meydana geldiği tarihe göre davacı lehine hükmolunan manevi tazminat miktarına yönelik istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Sigorta AŞ vekili ile davalı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurularının, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine, 2-Maddi tazminat davasında verilen hüküm bakımından, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 786,33 TL istinaf karar ve ilam harcından, davalılar ... Sigorta AŞ tarafından ödenen 196,58 TL, davalı ... tarafından ödenen ve maddi tazminat hükmüne isabet eden 196,58 TL olmak üzere toplam 393,16 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 393,17 TL istinaf karar ve ilam harcının davalılar ... Sigorta AŞ ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Manevi tazminat davasında verilen hüküm bakımından, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 853,87 TL istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından peşin ödenen ve manevi tazminat hükmüne isabet eden 213,47 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 640,40 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,4-Davalıların istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,5-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/6/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/332, K. 2025/927, T. 20.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-40-hukuk-dairesi-2022-332-e-2025-927-k-e670a75c9178