Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2719 E. 2022/2557 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2719
- Karar No
- 2022/2557
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1030 KARAR NO: 2024/3104 KARAR TARİHİ: 13/12/2024 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/10/2023 NUMARASI: 2023/939 2023/862 DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) Taraflar arasındaki davada Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Bakırköy 2. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava,Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) talebine ilişkindir. Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesince, "...Taraflar arasındaki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh edilmemiş olmasının nedeni ile yukarıda anılan Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin kararları ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararı göz önüne alındığında sadece kişisel bir hak doğurabilir. Davacı tarafı ile davalılardan ... LTD ŞTİ arasında düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin davacıya vaad edene karşı ileri sürebileceği kişisel bir hak sağlaması nedeniyle mahkememizde görülen uyuşmazlık kayıt kabul davası niteliğindedir. İflas İdaresine karşı açılan kayıt kabul davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret mahkemesi olduğundan mahkememiz görevli değildir. Bu nedenle mahkememizin görevsizliğine ..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Hukuk Mahkemesince, "... davaya dayanak yapılan sözleşmede satışa konu gayrimenkulün daire niteliğinde olması ve davacının konut ihtiyacı ile hareket ettiği anlaşıldığından davacının tüketici sıfatını haiz olduğunun kabulü ile söz konusu uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun çerçevesinde Tüketici Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevli olmasının HMK'nın 114/1-c maddesinde dava şartı olarak düzenlendiği, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Ticaret Mahkemesinin iflasa karar vermesi anında borçlu hakkında iflas açılmış olur. Bundan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğrar ve masaya geçer (İİK md. 184/I). Müflis masaya giren bir mal veya hak üzerinde tasarrufta bulunmuşsa bu işlem geçersizdir. İflas kararından önce müflisin temlik sözleşmelerinden doğan borçları taşınmazın tapu kaydı henüz müflis üzerinde bulunduğundan masaya geçmekle iflas nedeniyle asıl akit (satım akti) yapılamamaktadır.Kural olarak sözleşmeler taraflardan birinin iflas etmesiyle son bulmazlar. Bu halde iflas etmemiş olan taraf sözleşmenin ifasını isteyebilir. Ancak sözleşmenin ifasını talep hakkı bir iflas alacağıdır. Davaya konu sözleşme iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir. Bu bakımdan sözleşmenin alacaklısı olan taraf iflastan önce yapılan sözleşmedeki bütün borçlarını müflise karşı yerine getirmiş ise alacağı para borcundan başka bir şey olduğundan alacağını para alacağına çevirerek masaya yazdırabilir.(İ.İ.K. m.198) İflâsın açılması ile henüz vadesi gelmemiş olan alacaklar da, iflâs kararı ile birlikte talep edilebilir hale gelir. İflâsın açılması gününe kadar işlemiş olan faiz ve takip masrafları ana paraya eklenerek iflâs masasına yazdırılır.Alacağı taliki bir şarta veya belirsiz bir vadeye bağlı bulunan alacaklılar da alacaklarını iflâs masasına kaydettirebilirler. Tasfiye sonunda bu alacaklar için ayrılan pay, ancak şartın gerçekleşmesi veya belirsiz olan vadenin gelmesi halinde ödenebilir. Alacaklılar arası eşitlik ilkesi gereği, para alacağı dışındaki alacaklar, iflâsın açılması ile birlikte konusu olan şeyin iflâs kararı tarihindeki değeri kadar para alacağına dönüşür ve masaya para alacağı olarak yazılır. Ancak iflâs idaresi, masa menfaatine uygun görürse konusu para olmayan alacakları bir iflâs alacağı olarak ödemek yerine, aynen ifa etmeyi tercih edebilir. Adi tasfiyede iflâs idaresi alacaklıların incelemesini yapıp bitirdikten sonra, düzenlediği sıra cetvelini iflâs dairesine verir. Bunun üzerine sıra cetveli ilân edilir ve bu ilânla ikinci alacaklılar toplantısı için davet yapılır. Bu toplantıya kural olarak, alacakları tamamen reddedilmiş alacaklılar katılamaz. İkinci alacaklılar toplantısının yetkileri, birinci toplantıdan daha geniştir. İkinci alacaklılar toplantısı, iflâs idaresinin görevine devam edip etmeyeceğine karar verir ve bu konudaki teklifini icra mahkemesine bildirir. Ayrıca masanın menfaatine gördüğü diğer tüm hususlar hakkında da karar verir(m. 238, II). Somut olayda; dava iflas tarihinden sonra açılmış olup; davacının öncelikli talebi taşınmaz satış sözleşmesinin aynen ifasıyla tapuların iptaline ve davacı adına tescili istemine ilişkindir. Bu durumda asıl talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmadığına göre, davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan talepler yönünden İİK’da özel düzenleme yer almadığından, taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur. Davacının yükleniciden konut olarak belirlenen taşınmazı satın aldığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı kanun kapsamında tüketici konumunda olduğu anlaşıldığına göre uyuşmazlığın Bakırköy 2.Tüketici Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.(İstanbul BAM 18. H.D. 2022/2719 E. - 2022/2557 K. Sayılı ilamı; Ankara BAM 2023/1272E. 2023/1072K. ve Dairemizin 2020/1983 E.- 2021/306 K. ve 2023/1652 E 2024/24K Sayılı kararı.) SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Bakırköy 2.Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 13/12/2024 gününde oy birliği ile karar verildi.