Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10285 E. 2024/5746 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10285
- Karar No
- 2024/5746
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/313 E- 2023/468 K HÜKÜM/KARAR : Kabulüne /Bozulmasına Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan 17.) Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrasında; mahkemece "davanın kabulüne" dair verilen son karar; tüm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalı Tanınmışlar Oto. İlt. Mob. Gıda Tur. Nak. Arc. Hz. San. Ltd. Şti. arasında imzalanan 30.05.2013, 23.09.2008, 25.01.2011 ve 28.11.2011 tarihli genel ticari kredi sözleşmelere istinaden davalı şirkete kredi kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine Edirne 1.İcra Müdürlüğü'nün 2013/9055 sayılı icra takip dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine giriştiklerini, haciz işlemleri sırasında, borçlu şirket adresinin boş olduğunun haciz tutanakları ile tespit edildiğini, davalı şirket tarafından aslında 800.000,00 TL değerindeki Edirne İli Merkez Dilaverbey Mah. 17 ada 16 parselde kain 355,40 metrekare yüzölçümlü mağaza müteyitli taşınmazın ...'a 27.11.2013 tarihinde 500.00,00 TL bedelle satıldığını, ...'ın da diğer davalı ...’ye 23.12.2013 tarihinde bu taşınmazı sattığını, yapılan satışların alacaklı bankayı zor durumda bırakmak ve mal kaçırmak için yapıldığını belirterek tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Tanınmışlar Oto. İlt. Mob. Gıda Tur. Nak. Arc. Hz. San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, mal kaçırmak kastı ile hareket edilmediğini, şirketin mali durumunun bozulması nedeniyle taşınmazın nakit ihtiyacı için şirket sahibinin kardeşi ... tarafından satın alındığını gerçek değerinde bir alım-satımın bulunduğunu ayrıca davalı şirket hakkında iflasın ertelenmesi davasının mevcut olduğunu beyan ederek açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2.Davalı ... davaya konu gayrimenkulu 23.12.2013 tarihinde diğer davalı ...'tan satın aldığını bedelin peşin olarak ödendiğini, davalılar ile arasında akrabalık ilişkisinin bulunmadığını, iyiniyetli 3.kişi olduğunu ve bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 16.04.2015 tarihli ve 2014/319 E- 2015/253 K. sayılı kararı ile, davalı Tanınmışlar Otomotiv İnş. San. Ltd. Şti'nin Edirne ili Merkez Dilaverbey mah. Darülhadis mevkii 17 ada 16 parsel sayılı taşınmazın davalı ...'a satışına ilişkin Edirne Tapu Sicil müdürlüğünün 27.11.2013 tarih ve 14129 yevmiye nolu tasarruf işleminin Edirne 1.İcra Müdürlüğünün 2013/9054 Esas sayılı dosyasındaki alacak ve ferilerine yetecek miktarda iptaline, Davalı ...'ın Edirne Tapu Sicil Müdürlüğü aracılığı ile 23.12.2013 tarih ve 15819 yevmiye no ile satış işlemi ile taşınmazı satın alan Birol Türkel'in kötü niyetli olarak bu taşınmazı aldığı ispat edilemediğinden bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı Tanınmışlar Otomotiv vekili ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi'nin 18.01.2021 tarihli, 2019/ 424 E- 2021/61 K sayılı ilamı ile " iflas kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmemiş ise kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması, kesinleşmiş olması halinde ise davacının eldeki davayı takip edebilmesi için İflas İdaresinden İİK'nun 245. maddesi gereğince yetki alması gerektiği, yetki aldığı takdirde eldeki davayı takip edebileceği, aksi halde davanın İflas İdaresi temsilcisi huzuruyla görülmesi ve verilecek kararın İflas İdaresi lehine veya aleyhine kurulması gerektiği" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi talep edilmiş, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 16.02.2022 gün, 2021/17618 E- 2022/2682 K sayılı kararı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 06.06.2023 tarih, 2022/313 E, 2023/468 K sayılı kararı ile yargılama neticesinde; Taşınmazın devir tarihinde tespit edilen değeri dikkate alındığında davalı ...'nin taşınmazı satın alabilecek ekonomik durumunun bulunmadığı, taşınmazın davalı şirket tarafından önce şirket yetkilisinin kardeşi ...'a devredildiği, 1 ay gibi kısa bir süreden sonra taşınmazın davalı ...'ye devredildiği, her iki davalının da 500.000,00 TL gibi yüksek bir meblağı nasıl ödediğini ispatlayamadığı, diğer davalı ...'nin taşınmazı satın alabilecek ekonomik durumunun bulunmadığı, bu haliyle her iki devir işleminin de muvazaalı olup alacaklı bankayı zararlandırıcı işlem mahiyetinde olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne; Davalılar Tanınmışlar Oto İletişim Mobilya Gıda Turizm Nakliye ve Aracılık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... arasında yapılan 27.11.2013 tarihli 14429 yevmiye nolu Satış ile ... ile ... arasında 23.12.2013 tarih 151819 yevmiye nolu satış akit işlemlerinin İİK 277 ve devamı maddeleri uyarınca iptali ile davacıya Edirne 1. İcra müdürlüğünün 2013/9055 esas (yeni Edirne icra müdürlüğünün 2017/18984 esas) sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra ve satış yetkisi verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tüm davalılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'nin iyi niyetli 4. Kişi olduğunu, gerekçenin hatalı olduğunu, diğer davalıların da mal kaçırma gayesi olmadığını, dava konusu gayrımenkulün tarihi eser vasfında olduğunu, devir tarihinde davacının muaccel ... gelmiş alacağının bulunmadığını, aciz vesikası ibraz edilmediğini, beyan ederek kararın bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali isteğinden kaynaklanmaktadır. 2.İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3/2 maddesi gereğince uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 inci vd maddeleri. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Dava 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali davasıdır. İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Buradaki üçüncü kişiden maksat, borçlu ile doğrudan işlem yapan değil, borçlu ile işlemde bulunan kişiden mal veya hakkı satın alan kişi olup uygulamada buna dördüncü kişi denilir. Borçlu ile işlemde bulunmayan dördüncü veya ondan sonraki kişiler hakkında dava açılıp açılmaması davacının isteğine bağlıdır ve bu kişiler yönünden iptal kararı verilebilmesi kötü niyetli olduklarının yani borçlunun alacaklılara zarar verme kastı ile hareket ettiğini bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduklarının kanıtlanmasına bağlıdır. İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın elden çıkarıldığı tarihteki gerçek değeridir. Somut olayda, davacı tarafından dava konusu taşınmaz davalı borçlu şirket tarafından şirket sahibinin kardeşi olan ...'a ondan da davalı ...'ne devredilmiştir. Mahkemece davalı ...'nin dava konusu gayrımenkulün değerini ödediğini ispat edemediği gerekçesi ile onun yönünden de davanın kabulüne karar verilmişse de, tasarrufun iptali davalarında 4. Kişiler yönünden iptale karar verilmesi için , davalı ...'nin davalı borçlu şirketin durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğunun somut deliller ile ispatlanması gerekmektedir. Davacı tarafından dosyaya bahsi geçen delillerin ibraz edilemediğinin anlaşılmış olmasına ve davacı vekilinin 16.05.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini tazminata çevirdiğini beyan etmiş olmasına rağmen davalı 4. Kişi ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. 3.Ayrıca İİK’nın 184. maddesine göre iflasın açılması ile müflisin haczi kabil bütün mal ve hakları iflas masasına girmektedir.Borçlunun iflastan önce alacaklılarına zarar verme kastı ile yapmış olduğu tasarruflarla ilgili tasarrufun iptali davasını açma hakkı iflas masasının yasal temsilcisi olan iflas idaresine aittir. (İİK’nun 187,277/2) Ancak İflas idaresi İİK’nun 245 ve 255/2 maddeleri uyarınca dava hakkını alacaklıya devredebilir. Alacaklı ancak bu takdirde dava açabilir veya açılmış davayı takip edebilir. Eldeki dava açıldıktan sonra davalı borçlu şirketin Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 28.05.2019 tarih, 2019/184 E- 2019/341 K sayılı ilamı ile iflasına karar verildiği, bu kararın da yargıtay denetiminden geçerek 02.03.2021 tarihinde kesinleştiği, iflas işlemlerinin Edirne İcra Müdürlüğü’nün 2019/1 İflas sayılı dosyasından yürütüldüğü, iş bu davanın davacı tarafından takip edilme yetkisinin verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda Mahkemece İflas İdaresi hakkında lehe veya aleyhe hüküm kurulması gerekirken, davacı lehine hüküm kurulması da doğru görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan nedenlerle tüm davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin, temyiz itirazlarının kabulüne, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle de kamu düzenine ilişkin durum ile ilgili temyiz itirazlarının resen kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılara iadesine, 05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.