Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/244 E. 2023/1575 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/244
- Karar No
- 2023/1575
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/244 Esas
KARAR NO: 2023/1575 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/06/2021
NUMARASI: 2020/472 E. - 2021/452 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 01/11/2023
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı aleyhine Anadolu 3. Asliye Tüketici Mahkemesinin 2018/668 esas-2019/383 karar sayılı ve 11/04/2019 tarihli kararı ile zayi olduğu tespit edilen 20.000.-TL bedelli, 04/12/2017 tanzim tarihli, 31/12/2017 vade tarihli senet dayanak yapılmak suretiyle İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibine borçlu - davalının haksız yere itiraz ettiğini, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkili bankaya verilen senetin tahsil işlemleri sırasında kaybolduğunu, senedin bulunamaması üzerine tarafların zarara uğramaması için müvekkilince senedin iptali için İstanbul 11.ATM'nin 2018/451 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, ilgili mahkeme tarafından verilen karar ile de senedin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, işbu karar aslının davacı yana teslim edildiğini, dava konusu senedin şube nezdinde kaybolması hususunda herhangi bir ihtilaf söz konusu olmadığını, ancak işbu dava ile davacı yan mükerrer olarak senedin iptalini sağladığını, TTK gereğince vekil hamil sıfatıyla senedi tahsil amacıyla teslim alan müvekkili bankanın işbu senedin kaybından dolayı senet bedelinden sorumlu tutulabilmesine ilişkin şartların davacı yanca yerine getirildiğinin ispatlanması gerektiğini, davacı açacağı icra takibinde tüm hukuki yolları tüketip tahsilat yapamaması halinde aciz vesikası alacak ve ancak işbu halde senet bedelini müvekkil bankadan talep edebileceğini, ancak davacı yan senet borçlusu hakkında icra takibi dahi başlatmaksızın davaya konu senet bedelini müvekkilinden talep ettiğini belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/06/2021 tarih ve 2020/472 Esas - 2021/452 Karar sayılı kararıyla; "... dava ve takip konusu olan, alacaklısı ..., borçlusu dava dışı 3.kişi ... San. Tic. Ltd. Şti., tanzim tarihi 01/12/2017, vade tarihi 31/03/2018 olan, 20.000-TL. bedelli bononun tahsil için davalı bankaya verildiği, davalının, vekil hamil durumunda olduğu, her ne kadar vekil, TBK'nın 506/2 maddesi uyarınca üstlendiği iş ve hizmetleri, vekalet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlü ve ayrıca ihmal ve dikkatsizliğinden doğan zararlardan da sorumlu ise de, davaya konu somut olayda davacının talepte bulunabilmesi için öncelikle uğranılan zararla davalı bankanın eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunması ve bu hususun da davacı yanca ispat edilmesi gerektiği, davacı yanca senet borçlusu dava dışı 3. Kişi ... San. Tic. Ltd. Şti. Hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası üzerinden dava konusu senede dayanarak icra takibi başlatıldığı, dosyanın incelenmesinde, dava dışı 3. Kişi/borçlu ... San. Tic. Ltd. Şti. Tarafından herhangi bir itirazda bulunulmaksızın takibin kesinleştiği, borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi ile muhafaza altına alınmasının talep edildiği, bu kapsamda, araç ve taşınmaz kayıtlarının tespiti ile posta çeki hesabı ve GİB sorgulaması yapılmasının ve varsa kayıtlara haciz konulmasının ve ayrıca ... Bankası A.Ş.,... Bankası A.Ş., ... Bankası A.Ş. Ve ... Bank A.Ş.'ye 89-1 haciz ihbarnamelerinin gönderilmesinin talep edildiği, yine dosya kapsamından 27/07/2019 tarihinde hacze çıkıldığı, haciz mahallinin kapalı olduğunun tespit edildiği ve dosyanın da halen derdest olduğu ancak icra dosyası kapsamından dava dışı 3. kişi/borçlu ... San. Tic. Ltd. Şti. hakkında borç ödemeden aciz vesikası alındığına ve davacı borçlu hakkındaki tüm müracaat yollarının tüketilerek eldeki davayı açıldığının anlaşılamadığı, bu haliyle de davacının dava dışı 3. Kişi/borçlu ... San. Tic. Ltd. Şti. Hakkında açılan takibin halen derdest olması ve borçlunun mal edinimi olması halinde alacağını tahsil imkanı bulunması nedeniyle, uğranılan zararla davalı bankanın eylemi arasında uygun illiyet bağının bu aşamada tespit edilemediği anlaşıldığından, davanın reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde;"Senet borçlusuna karşı icra takibi başlatıldığını; 03.07.2019 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczine ve muhafaza altına alınmasına, banka hesaplarına haciz ihbarnamesi gönderilmesine karar verildiğini, yapılan takipler sonucunda borçlu hakkında tüm müracaat yollarının tüketilmiş olacağını, Davalı bankanın takibe konu senedi kaybetmesinin müvekkilin maddi zarara uğramasına neden olduğunu; İstanbul Anadolu 3. Asliye Tüketici Mahkemesinin 2018/668 Esas ve 2019/383 Karar sayılı ve 11.04.2019 tarihli kararı uyarınca davaya konu senedin zayi olduğunun tespit edildiğini, durumun davalı vekilince cevap dilekçesinde de ikrar edildiğini, müvekkilin alacağını tahsil edemeyerek maddi zarara uğradığını,TBK'nın 506/2 maddesi uyarınca da bedelli bononun tahsili için bankaya verildiğinde davalı banka, vekil hamil durumunda olduğu için üstlendiği iş ve hizmetleri, vekalet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlü ve ayrıca ihmal ve dikkatsizliğinden doğan zararlardan sorumlu olduğunu, anılan tüm bu nedenlerle uğranılan zararla davalı bankanın eylemi arasında uygun illiyet bağı mevcut olup davalı bankanın sorumluluğu bulunduğunu." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
G E R E K Ç E: Dava, İİK'nın 67.maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı davalı bankaya teslim ettiği bononun kaybolması nedeniyle bono bedelinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine itiraz üzerine itirazın iptali davası açmış; davalı, davanın haksız olduğunu beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi tarafından; "... davacı yanca senet borçlusu dava dışı 3. Kişi ... San. Tic. Ltd. Şti. hakkında dava konusu senede dayanarak icra takibi başlatıldığı ancak icra dosyası kapsamından dava dışı 3.kişi hakkında borç ödemeden aciz vesikası alındığına ve davacı borçlu hakkındaki tüm müracaat yollarının tüketilerek eldeki davayı açıldığının anlaşılamadığı, bu haliyle de davacının dava dışı 3. kişi hakkında açılan takibin halen derdest olması ve borçlunun mal edinimi olması halinde alacağını tahsil imkanı bulunması nedeniyle, uğranılan zararla davalı bankanın eylemi arasında uygun illiyet bağının bu aşamada tespit edilemediği anlaşıldığından, davanın reddine" karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacının alacaklısı olduğu tanzim tarihi 01/12/2017, vade tarihi 31/03/2018 olan 20.000-TL. bedelli bononun tahsil için davalı bankaya verildiği ve bononun davalı banka uhdesinde iken kaybolduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bononun kaybolmasına neden olan davalı banka aleyhine dava açılabilmesi için davacının önce kaybolan senet borçlusuna karşı icra takibi başlatması veya ona karşı alacağın tahsili istemi ile dava yoluna gitmesi, bu takip veya davadan bir sonuç alamadığı takdirde çeki ibraz ettiği bankaya karşı dava veya takip yoluna gitmesi gerekir. Somut olayda davacı tarafından dava dışı senet borçlusuna karşı icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği, haciz işlemlerinin yapıldığı ve devam ettiği, ancak tahsilatın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, senedin kaybolması ile davacının zararı arasında nedensellik bağı bulunmamaktadır. Senet kaybolmamış olsaydı bile, davacının tahsil edemeyeceği bir alacağının bulunduğu olayda, sırf senedin kaybolması nedeniyle davalı bankanın sorumluluğu yoluna gidilemeyeceğinden, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 269,85 TL harçtan, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 01/11/2023 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.