Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2022/225 E. 2022/1644 K.

Konu: Menfi Tespit

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/225
Karar No
2022/1644
Karar Tarihi
Konu
Menfi Tespit

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/225

KARAR NO : 2022/1644

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 29/11/2021

NUMARASI : 2020/278 E. - 2021/455 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı sigortalı ... şirketine ait emtiaları 30.04.2019 tarihinde ... numaralı konşimento tahtında ... gemisi ile Hindistan'dan Nijerya'ya taşıyarak teslim ettiğini, daha sonra bu emtiaların karayolu ile Lafia/Nasarawa eyaletine nakliyeci ... Limited firması sorumluluğunda taşınarak alıcı .... Ltd. firmasına teslim edildiğini, bu taşımadan dolayı hasar oluştuğunu iddia eden davacının, sigortalıya ödediği bedel için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 240.000,00 TL rücu alacağı için takip başlattığını ve takibin kesinleştiğini, müvekkilinin, sigortalıya ait emtiayı deniz yoluyla taşıyarak 27.05.2019 tarihinde Nijerya'nın Apapa Seaport Limanında teslim ederek sorumluluğunu yerine getirdiğini, bu emtiaların daha sonra kara yolu ile başka bir taşımacı tarafından taşınarak alıcıya teslim edildiğini, müvekkilinin sorumluluğu sonlanmasına rağmen, hasarın deniz taşıması sırasında oluştuğu kabul edilerek hasar bedelinin talep edildiğini, taşınan emtianın kapalı ve mühürlü konteynerler içinde teslim edildiğini, müvekkilinin konteynerleri açma, içini kontrol etme, istiflenmesine bakma yetkisi ve görevi bulunmadığını, ekspertiz raporunda da hasarın sorumlusunun eksik ve hatalı yüklemeyi yapan dava dışı ... Ltd. şirketi olduğunun belirlendiğini, buna göre de müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, raporda hasarın 27.04.2019 tarihinde oluştuğunun belirtilmesine rağmen, bu durumun gerçeği yansıtmadığını, hasarın 27.05.2019 tarihinde oluştuğuna dair herhangi bir tutanak veya bildirim bulunmadığını, emtianın 01.07.2019 ve 03.07.2019 tarihlerinde gümrükten çekilerek kara yoluyla taşındığından ve bu tarihte hasarlanmasının mümkün olmadığını, hasara ilişkin tutanağın 14.10.2019 tarihinde tutulmasına rağmen müvekkiline herhangi bir bildirim veya ihbarda bulunulmadığını, hasarın 13.05.2020 tarihinde süresinden sonra müvekkiline bildirildiğini, yasanın belirlediği ihbar ve bilirim süresinin geçtiğini, hasarın müvekkilinin sorumluluğunda olan deniz taşıması sırasında gerçekleşip gerçekleşmediğinin belli olmadığını, deniz taşımasından sonra emtianın başka kişilerle kara yoluyla taşındığını ileri sürerek, müvekkilinin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine ve tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının tedbir talebinin yerinde olmadığını, takibin usulüne uygun tebligat yapılarak kesinleştiğini, zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmeden açılan davanın reddi gerektiğini, yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince yüklemenin, yükleten veya üçüncü kişilerce yapılması halinde dahi kaptanın yükleme ve boşaltmaya nezaretle yükümlü olduğunu, davacı tarafından sigortalı adına düzenlenen navlun faturasında "..." hizmetleri için ödeme yapıldığının belirtildiğinden davacının yüke nezaret etmeyi üstlendiğini, TTK'nın 1178. maddesi gereğince, taşıyanın, taşıma işini üstlendiği emtiayı teslim aldığı şekilde sağlam ve eksiksiz olarak teslim etmekle yükümlü olduğunu ve bunun için tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğunu, süresinde hasar ihbarı yapıldığını, kaldı ki hukuki belge niteliğine haiz ekspertiz raporu ile hasarın tespit edilmesi nedeniyle ayrıca bir hasar ihbarına gerek olmadığını, TTK'nın 1184. maddesinde de hasarın uzmanlarca tespit edilmesi gerektiğinin düzenlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava konusu taşımanın DSSİST 2019049 sayılı konşimento tahtında yapıldığı, davacının sigortalısı ... Şirketi'nin taşıtan olduğu, 187.320 kg. brüt ağırlığında 249 kasa içerisinde 6 adet trafo ve aksamlarından oluşan emtianın Hindistan'ın Nhava Sheva Limanı'ndan yüklenerek varış yeri olan Nijerya'nın Apapa Limana taşınmasının taahhüt edildiği, navlun faturasının davacı ... Tic. Ltd. tarafından düzenlendiği, ... numaralı konteyner alıcı firmada açıldığında 4 adet gerilim trafosunun hasarlandığının tespit edildiği, ekspertiz çalışması sonrası hasar miktarının 65.858,34 USD olarak tespit edildiği, davalının sigortalısına 09/04/2020 tarihinde 240,000 TL ödeme yaptığı ve ödenen bedelin tahsili istemiyle icra takibi başlattığı, takibin kesinleşmesi üzerine akdi taşıyan ... Tic. Ltd. tarafından bu davanın açıldığı görülmüştür. Davacı akdi taşıyan olduğundan TTK 1178. maddesi uyarınca eşyanın hakimiyetinde meydana gelen hasarlardan sorumluluğu bulunmaktadır. Dava konusu yüke ilişkin düzenlenen konişmentoda alma yeri ile nihai varış yeri belirtilmeksizin sadece yükleme limanı ile tahliye limanı gösterildiğinden taşımanın limandan limana olduğu anlaşılmıştır. Bu taşıma şeklinde, taşıyanın mallara ilişkin sorumluluğu malların yükleme limanında gemi küpeştesine kabul edilmesiyle başlamakta ve tahliye limanında geminin küpeştesinden tahliye edilmesiyle sona ermektedir.Yükün 27.5.2019 tarihinde teslim edilmiş olunmasına rağmen hasar ihbarının taşıyana 13.5.2020 tarihinde TTK 1185/4 maddesinde belirtilen süreden sonra yapıldığı görülmekle davalının yükteki hasarın taşıyanın sorumluluğunda meydana geldiğini ispat etmesi gerekmektedir. Ekspertiz raporunda kolilerin konteyner içinde denizaşırı taşımaya uygun olarak sabitlenmediği, bilirkişi raporunda da hasarın emtianın konteyner içine istiflenmesi ve sabitlenmesinin eksik/hatalı yapılmış olması nedeniyle hasar meydana geldiği belirtilmiştir. Varma limanında konteynerın hasarlı olduğuna dair hasar tespit tutanağının düzenlenmediği, hasarın hatalı yükleme ve sabitleme nedeniyle geldiğinin tespit edildiği, konişmento kayıtları değerlendirildiğinde söz konusu malların konteynere yüklenmesi, istifi ve sabitlenmesi, sayımı ve konteyner kapısının mühürlenmesi işlemlerinin gönderen firma tarafından yapılmış olduğu görülmekle meydana gelen hasardan davacı taşıyanın sorumlu olduğu ispatlanamadığından..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, yasal şartlar oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilince, sigortalı ... Şirketine ait trafo ve aksamı emtiasının nakliyat emtia sigorta poliçesi ile taşıma rizikolarına karşı sigorta örtüsü altına alındığını, emtianın 30.04.2019 tarih ve ... numaralı konşimento tahtında yüklenerek ... gemisi ile Hindistan'dan Nijerya'ya taşındığını, teslim alınan ... numaralı konteyner içindeki emtianın hasarlı olduğunun belirlendiğini, davacının konşimentoyu düzenleyerek TTK'nın 1191. maddesi gereğince fiili taşıyıcı olarak sorumlu olduğu gibi, navlun faturasını düzenlemesi nedeniyle TTK'nın 1138. maddesi uyarınca akdi taşıyıcı olarak sorumlu olduğunu, ekspertiz incelemesinde, emtianın, konteynerin gemi ve/veya kamyon ile alıcıya taşınması sırasında meydana gelen sarsıntılar sonucunda hasarlandığının belirlendiğini, hasar bedelini ödeyen müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu, taşıyanın kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermediğini ve rizikonun taşıyanın hakimiyetindeyken gerçekleşmesi nedeniyle TTK'nın 1178. maddesi uyarınca taşıyanın sorumlu olduğunu;İlk derece mahkemesince, istif ve sabitlemenin gönderen tarafından yapılması nedeniyle taşıyıcının hasardan sorumlu olmadığının kabul edildiğini, yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince, yüklemenin gönderen tarafından yapılması halinde dahi taşıyanın sorumluluğunun devam ettiğini, kaptanın, yükleme ve istif üçüncü kişilerce yapılsa dahi yükleme ve boşaltmaya nezaret etmekle yükümlü olduğunu, davacı tarafından düzenlenen navlun faturasında "ISSP-SEAL, EBS, PSS" hizmetleri için ödeme yapıldığının belirtilmesi nedeniyle davacının yüke nezaret etmeyi üstlendiğini, bu nedenle emtianın TTK'nın 1178. maddesi gereğince, teslim alındığı şekilde taşınarak, alıcısına teslim edilmesi gerektiğini;Mahkemece, konşimentoda FCL(full container load), SLAC (Shippers Load and Count) kayıtlarının olması sebebi hasardan taşıyanın sorumlu olmayacağına karar verildiğini, ancak TTK'nın 1091. maddesi gereğince yükleme, boşaltma ve istif işlerinin üçüncü kişilere bırakıldığı durumlarda dahi kaptanın yükleme, boşaltma ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etme sorumluluğu bulunduğunu, bu hususun Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/5832 E. 2014/13842 K. 16.09.2017 ve 2013/15039 E. ve 2014/17925 K. sayılı kararında da belirtildiğini, aynı mahkemece verilen ve Yargıtay onayından geçen 2015/151 E. ve 2015/456 K. sayılı kararında da bu hususun kabul edildiğini (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/04/20144 tarihli 2012/16641 E. ve 2014/7075 K. Sayılı karar);Bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını ve rapora yönelik itirazların ek rapor alınarak değerlendirilmeden karar verildiğini, raporda SLAC (Shippers Load and Count) kaydının olması sebebiyle, taşımacının emtianın yüklenmesi operasyonuna eşlik etmeyeceği ve kapalı halde mühürlenmiş olarak taşımacıya teslim edilen konteynerin içindeki emtianın hangi durumda olduğunun taşımacı tarafından bilinemeyeceğinin belirtilerek, limandan limana taşımalarda taşıyanın, emtianın geminin küpeştesine kabul edilmesinden önce veya geminin küpeştesinden tahliye edilmesinden sonra oluşacak hasarlardan veya gecikmeden taşıyıcının sorumlu tutulamayacağının belirtildiğini, ancak belirtildiği gibi yükleme, boşaltma ve istif işlerinin üçüncü kişilere bırakıldığı durumlarda dahi kaptanın yükleme, boşaltma ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etmekle sorumlu olduğunu, bu kayıtların düzenlenen navlun faturasında da bulunması nedeniyle, bu hizmetlerin, taşıyan tarafından verildiğinin kabulü gerektiğini, ancak bu beyanların raporda değerlendirilmediğini;Mahkemece hasar tespitinin TTK'nın 1185. maddesine uygun yapılmadığı ve hasarın davacının sorumluluğunda meydana geldiğinin ispatlanamadığını kabul edildiğini, TTK'nın 1185. maddesi uyarınca hasar tespitinin yetkili uzmanlar tarafından yapılması gerektiğinden, yapılan ekspertiz incelemesinin hasar tespiti ve ihbar olarak kabulü gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca hasar ihbarının yapılmaması halinde bile dosyadaki, diğer deliller göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiğini, konşimentodaki kayıtlara göre emtianın hasarsız teslim alındığını, ancak hasarlı olarak teslim edildiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, deniz yoluyla taşınan emtianın alıcısına hasarlı olarak teslimi nedeniyle, dava dışı sigortalıya ödenen sigorta tazminatının, TTK'nın 1472.madesi uyarınca, davalı taşıyıcı aleyhine başlatılan takip nedeniyle İİK'nın 72.maddesi uyarınca taşıyıcının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Uyuşmazlık, davalının deniz yoluyla taşınması üstlendiği emtiadaki hasarın taşıma sırasında meydana gelip gelmediği, hasarın emtianın konteyner için hatalı yükleme ve istiflenmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davacının sigortalısına ödediği ve davalıdan talep ettiği tazminat miktarının gerçek zarar miktarıyla uyuşup uyuşmadığı, meydana gelen zarardan dolayı nakliyecinin sorumlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.Davacı 24.04.2019 tarihli navlun faturasıyla dava dışı sigortalıya ait emtiayı deniz yoluyla taşımayı üstlenmiştir. Taşımaya konu emtianın, emtianın taşıyanı, gönderileni ve aralarındaki ilişkiyi belirleyen, 30.04.2019 tarihli konşimento tahtında taşındığı ve konşimentoda "Shipper's Load Stowage & Count" kaydı bulunduğu anlaşılmıştır. Bu kayıt, yükün konteynere satıcı/yükleten tarafından yüklendiği, istiflendiği, sayıldığı ve konteynerin mühürlendiği anlamındadır. Dolayısıyla somut olayda konterner içindeki yükleme ve istiflemeyi taşıyanın yapmadığı, emtianın Hindistan'ın Nhava Shava Limanı'ndan yüklenerek, Nijerya'nın Apaapa Limanı'na sevk edildiği, konşimentodaki FLC/FLC kaydından konteynerin tamamının tek bir yükleten tarafından yüklenerek tek bir alıcıya sevk edildiği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamındaki 20.12.2019 tarihli ekspertiz raporunun incelenmesinde; emtianın 6 adet trafo emtiası olduğu ve bu emtianın 20 adet konteyner ile davalının sorumluluğunda gemiye yüklendiği, tahliye limanında boşaltılan konteynerlerin kara yolu ile alıcıya teslim edildiği, alıcı firmada yapılan tespitte 4 adet kapasitör gerilim trafosunun hasarlı olduğunun belirlenmiştir. Eksper incelemesinde, emtianın konteyner için istif ve sabitlemesinin yanlış eksik yapılması nedeniyle, emtianın nakliye sırasında oluşan sarsıntılarla konteyner içinde hasarlandığı tespit edilmiştir. Davacının, akdi ve fiili taşıyıcı olarak taraf sıfatının bulunduğu, davalının da poliçe kapsamında ödemeyi yaparak, hasar tazminat mektubu ve ibraname alarak sigortalının haklarına halef olduğu anlaşılmıştır. Emtianın, sigortalı tarafından temin edilen konteyner içine yüklenerek gönderen tarafından istif ve sabitlemesinin yapıldığı anlaşılmıştır. Gerçekleşen hasar, konteynerden kaynaklı bir hasar olmadığı gibi hasar, kapalı konteynerin hatalı istiflenmesi, yolculuk sırasında kayması, aktarma sırasında taşıyıcının gerekli özeni göstermemesi nedeniyle konteynerle birlikte yükün hasarlanması şeklinde oluşmadığı anlaşılmıştır. Hasar, konteyner içi istifin düzgün yapılmamasından kaynaklanmış olup taşıyanın sorumluluğu söz konusu değildir. Kaldı ki bu hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiği de belirlenmemiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 18.04.2017 tarih ve 2015/14867 Esas, 2017/2204 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; konşimentoda bulunan kayıt nedeniyle yükün, yükleten tarafından yüklendiği, istiflendiği, ölçüldüğü ve sayıldığı, taşıyıcının kapalı konteyner içerisinde kendisine teslim edilen bu emtiayı kontrol etme yükümlülüğü bulunmadığı, hasarın konteyner içi istifin düzgün yapılmaması nedeniyle meydana geldiği ve meydana gelen hasarın davacının sorumluluğu altındaki deniz taşıması sırasında meydana geldiğinin usulüne uygun şekilde ve süresinde belirlenmediği, gönderen tarafından kapalı konteyner içinde teslim edilen emtianın kötü istifinden kaynaklı hasardan konşimentodaki kayıtlara göre taşıyıcının sorumlu olmadığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan bilirkişi incelemesi yeterli olup, bilirkişi tarafından yapılan teknik tespitlerden sonra mahkemece hukuki değerlendirmenin yapıldığı ve taşıyıcının somut olayda konteyner içi yükleme, sabitleme ve istifleme işlemine nezaret etmesini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin harçlarının Hazineye irat kaydına; bakiye 12.295,70 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine,

5-Karar kesinleştikten sonra dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 01.12.2022 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/225, K. 2022/1644, T. 01.12.2022, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-14-hukuk-dairesi-2022-225-e-2022-1644-k-996cd6dd8e22