Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi 2022/219 E. 2024/105 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/219
Karar No
2024/105
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/219 - 2024/105 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)

DOSYA NO : 2022/219 Esas KARAR NO : 2024/105

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/11/2021 NUMARASI : 2016/676 Esas- 2021/892 Karar

DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak KARAR TARİHİ : 23/01/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/02/2024

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen 16/08/2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı arasında 2013/58421 ihale kayıt numarası ile birlikte yapılan 24 Mayıs 2013 tarihli "Tosya Kastamonu Kollektör Hattı ve Atıksu Arıtma Tesisi İnşaatı İşi" yapımına ilişkin sözleşmenin imzalandığını, sözleşme konusu işin davacı şirket tarafından tam ve eksiksiz olarak yapıldığını ve davalı idareye teslim edildiğini, kesin kabulünün yapıldığını, davalı idare tarafından işin tamamlanması esnasında bir takım iş kalemlerinin tekrardan düzenlendiğini, malzeme nevi değişikliklerinden metraj ve mekteküp hesaplarına kadar birçok revizyon ve ek talebin olduğunu, bu taleplerin davacı şirket tarafından yerine getirildiğini ve fazladan yapılan işler için 534.210,23 TL tutarında ek ödeme yapılmasına karar verildiğini, sözleşmede belirlenen bazı birim fiyatların yeniden belirlenmesi, metraj ve metreküpleri aşan miktarda yapılan işlerin fiyatlandırılması ve miktarının belirlenmesinde bir takım anlaşmazlıklara düşüldüğünü, söz konusu anlaşmazlıkların tutanak altına alınarak hakedişlerin ihtirazi kayıtla kabul edildiğini, Tosya Kastamonu Kollektör Hattı ve Atıksu Arıtma Tesisi İnşaatı Mahal Listesinde davacı şirket tarafından Q500 mm PN10 Tip boru döşeneceği, bu borunun metrajının 3799 metre olacağının taraflar arasında kararlaştırıldığını, ancak davalı idare tarafından bu borunun HDPEPN10 tip boru ile değiştirilmesinin talep edildiğini, davalı idare tarafından talep edilen HDPE tip borunun birim fiyatının sözleşmede uygulanması kararlaştırılan CTP tip borunun birim fiyatından pahalı olduğunu, talep doğrultusunda HDPE tip boru ile imalat yapıldığını, 36.08900/Ö9 poz nolu dış çap Q mm HDPE 100 PN10 boru döşenmesine ait yeni fiyat ve tariflerin hazırlandığını ancak hazırlanan yeni fiyatın kabul edilmemesi üzerine anlaşmazlık tutanağı düzenlendiğini, Çalışma Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin 14.1.b maddesindeki usul ve kurallarına Bölge Müdürlüğü tarafından uyulmadığını, hizmet kusuru neticesinde gerek davacı şirket gerekse kamunun zarara uğradığını, davalı idarenin kesin kabul onayını 28.01.2016 tarihinde yapmış olmasına rağmen Bölge Müdürlüğünün 09.02.2016 tarih ve 143, 19.02.2016 tarih ve 190 sayılı talimatları ile teminat mektuplarının 31.07.2016 tarihine kadar uzatılması veya en kısa sürede nakde çevrilmesi talimatı verildiğini, müvekkili davacıya fazla ödeme yapılması gerekirken daha az ödeme yapıldığını, bu nedenlerle imalat miktarı ve cinsinin birim fiyatların belirlenmesi ile ödenmesi gereken tutarın tespitini ve ödenmesini, davalıdan tahsili için şimdilik 2.000,00 TL taleplerinin olduğunu; "Tosya Kollektör Hattı ve Atıksu Arıtma Tesisi İnşaatı" esnasında serbest ve temel kazısı ile dolgu hesaplamalarında davalı idare ile müvekkil şirket arasında uyuşmazlık yaşandığını, yanlış hesaplamalar sonucu davacı şirkete eksik ödeme yapıldığını, davalı kurum tarafından işe başlanmadan önce tutulan ilk tutanak ile sonradan yapılan işler ve aradaki farkın göz ardı edildiğini, ölçüm ve kotaların belirlenmesinde hataya düşüldüğünü, bu nedenlerle imalat miktarı ve cinsinin birim fiyatlarının belirlenmesi ile ödenmesi gereken tutarın tespitini ve ödenmesini talep ettiklerini ve bu konuda davalıdan tahsili için şimdilik 2.000,00 TL taleplerinin olduğunu; Tos Özel 1 Poz nolu Geri Devir Terfi Merkezi Gaz Ölçüm ve Güvenlik Sistemi ile ilgili olarak geçici hakedişe giren bedelin rayiç bedellerin çok altında ve hakkaniyete aykırı olacak şekilde düşük belirlendiğini, bölge müdürlükleri arasında birlikteliğin sağlanması için ilgili sistemin sözleşmeye dahil edilmesi talep edilen sistemin davacı şirket tarafından uygulandığını, ancak Türkiye genelinde diğer bölgelerde aynı nitelikte yapılan işler nedeniyle yapılan ödemelerin davacı şirkete ödenen bedelin neredeyse iki katı olduğunu, davacı şirketin uygulama dışında tutulmuş olmasının iyi niyet kurallarına ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı şirketin bu sebeple maddi kayıp yaşadığını, davacıya rayiç bedellerin çok altında bir ödeme yapıldığını, bu nedenle eksik ödemenin belirlenerek eksik ödemenin yapılmasının talep edildiğini, eksik ödenen bedelin davalıdan tahsili için şimdilik 2.000,00 TL taleplerinin olduğunu; Geçici Kabul Tutanağında belirtilen tarih olan 29.08.2015 tarihinde tesisin idare tarafından teslim alınmadığını, tesisin çalışmasına ve faaliyet göstermesine engel hiçbir fiziki unsurun bulunmadığını, davalı idarenin kötü niyetli olarak teslim alma işlemini yapmamış olduğunu, davacı şirketin kesin kabul işlemini 18.12.2015 tarihinde gerçekleştirdiğini ve tesisin işletmesini 1 yıl süre ile devraldığını, tesisin tüm giderlerini üstlendiğini, davalı idare tarafından 29.08.2015 tarihinde teslim alınması gerekirken tesisin 29.12.2015 tarihinde teslim alındığını, bu süre zarfında davacı şirketin kendi yükümlülüğünde olmayan bir durum dahilinde tesisin işletme masraflarını üstlenmek zorunda kaldığını, harcamalar yapıldığını ancak karşılığının idareden alınamadığını, belirtilen süre içerisinde tesisin işletme masraflarının ve amortismanlarının hesaplanarak davalı idareden tahsili için şimdilik 2.000,00-TL taleplerinin olduğunu; davacı şirket tarafından 04.06.2013 tarihinde inşaata başlandığını, sözleşmeye uygun zamanda ve kalitede ifası için şantiyede yirmi dört saat aralıksız jeneratör enerjisi kullanmak zorunda kaldıklarını, davalı idare tarafından elektrik enerjisinin sağlanmaması nedeniyle enerji kaleminde masraf ve harcamalar yapıldığını, buna bağlı amortismanlar ödemek durumunda kalındığını, inşaatın başladığı 04.06.2013 tarihinden enerji nakil hattının ulaştığı 21.02.2014 tarihine kadar geçen süre içerisinde jeneratör marifetiyle şantiyenin ayakta kaldığını, belirlenen zaman aralığında harcanan enerji bedelinin KW cinsinden miktarının belirlenerek tespiti ve davalıdan tahsili için şimdilik 2.000,00 TL taleplerinin olduğunu ileri sürerek, bu alacak kalemlerinin sözleşme konusu işin kesin kabul tarihi olan 18.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile bilikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. YANIT: Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının geçici ve kesin hakedişlere usulüne uygun şekilde itiraz edilmemesi nedeniyle hakedişlerin kesinleştiğini, davacının ara ve kesin hakedişleri usulüne uygun ve geçerli olacak şekilde davalıya dilekçe verilmeksizin sadece itiraz kaydıyla imzalaması nedeniyle ara ve kesin hakkedişlerin kesinleştiğini; davacıya 8.850.000,00 TL sözleşme bedeli üzerinden ihale edilmiş olan Tosya Kanalizasyon Kollektör Hattı ve Atıksu Arıtma İnşaatı işinin yapımının tamamlandığını, işin kesin kabulünün 18.12.2015 tarihinde yapıldığını, belediyenin ihale kapsamında bulunan Q500 mm CTPPN10 borunun yerine HDPE boru döşenmesi talep yazısının 12.09.2013 tarih ve 1303 sayı ile davalı İller Bankası A.Şnin Bölge Müdürlüğü kaydına girdiğini, boru değişikliği talebinin uygun görüldüğünden kanalizasyon kollektör hattı tadilat projelerinin ivedilikle hazırlanarak davalının Bölge Müdürlüğüne teslim edilmesi için yükleniciye talimat verildiğini, yükleniciye "yapılan boru cinsi değişikliği neticesinde yeni birim fiyat yapılması gerekmekte olup, …..talep etmeniz durumunda teklif fiyat tarifindeki boru cinsinin daha kaliteli ve daha pahalı bir malzeme ile yapılmasına karşılık yeni fiyat oluşturulmasında firmanızın mağdur olmaması için teklif fiyatınız geçerli olmak üzere CTP boru cinsi yerine HDPE malzeme ile kollektör hattı döşenmesi fiyatı uygulanabilecektir." denildiğini, sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin, sözleşmede bulunmayan işlerin fiyatının tespiti başlıklı bölümü olan 22. maddesinde yeni fiyatın nasıl yapılacağının ayrıntılı olarak izah edildiğini, yüklenicinin teklifinin ekinde verilen rayiçlerinin analizlerinin bulunmadığını, bu nedenle yeni fiyat oluşturulurken idarede veya diğer idarelerde mevcut olan rayiçlerin alındığını ve yeni fiyat tespiti uygulamasının buna göre yapıldığını; fiyat düşürülmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, yüklenicinin yaptığı imalatın bedelini aldığını, yeni fiyatın Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 22. maddesi gereğince ihaleye esas yaklaşık maliyetler hazırlanırken kullanılan CTP boru döşemesi analizleri kullanılarak ve resmi kurum ve kuruluşlara ait pozlara esas birim fiyatlar ile hazırlandığını, sözleşmede 3799 m CTP boru döşenmesi bulunurken, güzergah değişikliği nedeniyle hattın 2521 m olarak tatbik edildiğini, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 22. maddesi hükümlerine göre fiyat hazırlandığını, anlaşmazlık neticesinde yüklenici ile anlaşmazlık tutanağı hazırlanması için davet edildiğini, hazırlanan birim fiyatların sehven imzalanarak anlaşmazlık tutanağı ile birlikte genel müdürlüğe gönderildiğini, sonrasında ise sehven imzalı birim fiyatlar imzalanmadan ve yeni tarihli bir anlaşmazlık tutanağı ile 22.12.2014 tarihinde yeniden genel müdürlüğe gönderildiğini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu Başkanlığının 03.02.2015 tarih ve 4468 kayıt sayılı yazısında "…Kurulumuzca bir görüş ya da karar ihdas edilmesinin mümkün bulunmadığı" şeklinde belirtilen yazısı neticesinde davacı şirket ile anlaşma yoluna gidildiğini ve yüklenici firmanın da imzası bulunan 09.04.2015 tarih ve 671 sayılı olurlar ile yeni fiyatın imza altına alındığını; teminat mektupları ile ilgili olarak Yapım İşleri Şartnamesinde "…ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra" hükmü bulunduğundan kesin hakedişi o tarihte onaylanmamış bir işte teminat iadesinin yapılamayacağı bu yüzden de teminat mektuplarının süresinin uzatılması gerektiğinin belirtildiğini, konu ile ilgili olarak fiyat hazırlandığını ve imza altına alınarak onaylandığını, ayrıca yüklenici davacı şirketin de imzaları alınarak kesin hesabın hazırlandığını, bunun sonucunda teminat mektuplarının serbest bırakıldığını; tesis bünyesinde yapılan kazılarda yanlış hesapların yapılıp eksik ödeme yapıldığı iddiasının geçersiz olduğunu, tutanakların taraflarca birlikte imzanmış olduğunu ve ödemesinin yapıldığını, eksik ödeme yapılmasının söz konusu olmadığını, yüklenici firmanın da imzaları alınarak kesin hesapların hazırlandığını ve imza altına alınarak onaylandığını, yüklenicinin yazılı hiçbir itirazının bulunmadığını; Tos Özel 1 Poz Nolu Geri Devir Merkezi Gaz Ölçüm ve Güvenlik Sistemi fiyatına ilişkin olarak davacının iddialarına itirazlarda, Yapım İşleri Genel Şartnamesi 22. maddesi gereğince bahse konu işin özel pozlar gerektirdiğinden sektörün önde gelen firmalarından alınan teklifler neticesinde birim fiyat oluşturulduğunu, yeni fiyatın tespiti için piyasadan tekliflerin toplandığını, yörenin konumu da dikkate alınarak yeni fiyatların hazırlandığını, kesin hesaplarda bu fiyatların esas alınarak hesaplamanın ve davacıya ödemenin yapıldığını; 29.08.2015 ve 29.12.2015 tarihleri arasındaki işletme bedeli ile ilgili itirazlarda bahsedildiği gibi 29.08.2015 gibi bir tarihin söz konusu olmadığını, yüklenicinin 29.08.2014 tarihinde geçici kabul için talepte bulunduğunu, işlemlerin tamamlanmasını müteakip geçici kabul talebinin 18.11.2014 tarihinde yapıldığını, ayrıca işletme personeli eğitimi yapılmadığını, Genel Müdürlük tarafından Bölge Müdürlüğüne 05.12.2014 tarihinde kabul yetkisi verildiğini, 16.12.2014 tarihinde geçici kabule başlanıldığını, geçici kabul tutanağının 17.12.2014 tarihinde imza altına alınmış olduğunu, tesisin kesin kabulüne ise 18.12.2015 tarihinde gelindiğini, yükleniciden kaynaklanan eksikliklerden dolayı geçici kabulün geciktiğini, yüklenici kusurundan kaynaklanan gecikmeden dolayı sözleşme maddesi gereğince fatura karşılığı sadece enerji giderinin ödenmiş olduğunu, işletme giderlerinin ödenmesinin mümkün olmadığını, davacının iddiasının sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu; inşaatın başlamasıyla davalı tarafından elektrik verilmesine kadar geçen süre içerisinde harcanan enerji bedeli talebine ilişkin olarak, bahse konu sözleşme dosyasının net olduğunu, bu ve benzeri imalatlar için yapılacak giderlerin yüklenici tarafından karşılandığını, elektrik enerjisi sağlamanın davalı banka yükümlülüğünde bulunmadığını, ihale kapsamında yükleniciye yaptırıldığını, Tosya Kollektör Hattı ve Atıksu Arıtma Tesisi inşaatı elektrik işleri birim fiyat tarifelerinde, enerji nakil hattı (iş kalem no: TOS.01) yapımının bulunduğunu, inşaat kapsamında enerji giderlerinin nasıl ödeneceğinin belirlendiğini, yüklenicinin, taahhüt kapsamında yapılması gereken işler ile ilgili olarak teklifini tüm giderler dahil olarak verdiğini, iddia edildiği gibi yapım işleri için kullanılan enerjiye esas bedellerin yükleniciye ödenmesinin sözleşmeye uygun olmadığını savunarak haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/11/2021 tarihli 2016/676 Esas 2021/892 Karar sayılı kararında özetle; Dava, Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bilirkişi heyetlerinden raporlar aldırılmıştır. 02.08.2021 Tarihli üçüncü bilirkişi heyeti raporu dosya kapsamına uygun olmakla, hükmün tesisinde esas alınmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde alacak taleplerine esas kalemlerini; -Davalı İdarenin 36.08900/Ö9 poz nolu dış çap Q500 mm CTPPN10 Tip borunun Q mm HDPE 100 PN 10 değiştirilmesi talebi ile birim fiyatta meydana gelen farkın tespiti ve bakiye bir alacak olup olmadığı, -Sözleşme konusu işte serbest ve temel kazısı ile dolgu hesaplamaları kapsamında gerçek imalat seviyesinin ve fiyatının tespiti gerektiği, -TOS Özel 1 Poz Nolu geri devir terfi merkezi gaz ölçüm ve güvenlik sistemine ilişkin olarak eksik bir ödeme olup olmadığının tespiti ve varsa miktarı, -29.08.2015 - 29.12.2015 tarihleri arasında tesisin işletme masraflarının tespiti ve bu miktarların davacı yükümlülüğünde olup olmadığı, -İnşaatın başladığı tarihten, davalı tarafından tesise elektrik verildiği tarihe kadar geçen süre zarfında davacı tarafından harcanan enerjinin (sanayi elektriği) kw cinsinden tespiti başlıklarında toplamış olup, bu nedenle tüm bu taleplerle ilgili olarak ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekmiştir. Bu kapsamda; Davalı İdarenin 36.08900/Ö9 poz nolu dış çap Q500 mm CTPPN10 Tip borunun Q mm HDPE 100 PN 10 değiştirilmesi hususu kapsamında yapılan değerlendirmede; Dava dilekçesine konu edilen bu husus ile ilgili olarak taraflar arasında imzalanan sözleşmede herhangi bir düzenleme bulunmamakta olup, bu nedenle, talebe konu bu alacak kalemi sözleşme dışı iş olarak değerlendirmek gerekmektedir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 28.maddesi yollaması ile Yapım İşleri Gelen Şartnamesinin 22. maddesi uyarınca davalı tarafından yapılan, -09.03.2015 tarihli, dış çap Q560 mm HDPEN10 tip boru için KDV hariç 417,50TL birim fiyat analizi, -09.04.2015 tarihli, dış çap Q500 mm HDPEN 10 tip boru için KDV hariç 375,00TL birim fiyat analizi işlemlerinin davacı tarafından ihtirazi kayıt olmaksızın imzalandığı yine davacının ara hak edişler ve kesin hakedişe dair bir itirazının bulunmadığı, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 39. Maddesinin 3. Fıkrasının (e) bendi uyarınca; "e) Yüklenicinin geçici hakedişlere itirazı olduğu takdirde, karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerçekleri, idareye vereceği ve bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunun "idareye verilen ......tarihli dilekçemde yazılı ihtirazı kayıtla" cümlesini yazarak imzalaması gereklidir. Eğer yüklenicinin, hakediş raporunun imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar, yetkililer tarafından hakediş raporunda yapılabilecek düzeltmelere bir itirazı olursa hakedişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok on gün içinde bu itirazını dilekçe ile idareye bildirmek zorundadır. Yüklenici itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılır." şeklindeki düzenleme uyarınca yapılan değerlendirme neticesinde, davacı tarafından öngörülen usule uygun olarak geçerli bir itirazın ileri sürülmediği anlaşılmakla, davacının iş bu imalata ilişkin alacak talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. - Sözleşme konusu işte serbest ve temel kazısı ile dolgu hesaplamalarına ilişkin husus kapsamında yapılan değerlendirmede: Dosya içerisinde, 11.11.2013 tarihli, davacı ve davalı tarafından imzalı tutanakta yer alan kazı miktarları ile Kesin Hakediş belgesi yer almakta olup, belge içeriklerinde yer alan kazı miktarlarının aynı olduğu, belge içeriklerine göre; davacı yüklenici tarafından 44.145,84 m3 serbest kazı ve 11.680,17 m3 de temel kazısı yapıldığı, ayrıca 3.978,60 m3 de dolgu yapıldığı, kazı miktarlarına ilişkin tutanağın davacı tarafından ihtirazı kayıt olmaksızın imzalandığı, kazı miktarlarının taraflar arasındaki tutanakla belirlenmiş ve kesin hesap sonucu hazırlanan kesin hakediş de de bu şekilde yer aldığı, davacının kesin hesap kübaj hesaplarını ve kesin kabul tutanağını da imzaladığı anlaşılmakla, davacının kesin hesaba itirazının usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla, davacının iş bu kısma yönelik alacak talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. -TOS Özel 1 Poz Nolu geri devir terfi merkezi gaz ölçüm ve güvenlik sistemine ilişkin olarak eksik ödeme talebine ilişkin yapılan değerlendirmede: Taraflar arasında düzenlenen 09.04.2015 tarihli ikinci fiyat tutanağının davacı yüklenici tarafından ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalandığı ve hakediş belgelerinde de 35.241,29 TL olarak belirlenen bu fiyat üzerinden hesaplamanın yapıldığı anlaşılmakla, davacının az yukarıda ifade edildiği şekilde, kesin hesaplara usulüne uygun itirazının bulunmadığı anlaşılmakla, davacının bu yöndeki talebinin reddine karar verilmiştir. -29.08.2015 - 29.12.2015 tarihleri arasında tesisin işletme masraflarının tespiti ve bu miktarların davacı yükümlülüğünde olup olmadığına ilişkin yapılan değerlendirmede; iş bu alacak kalemine de kesin hesap itirazının usulüne uygun yapılmamış olması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. - İnşaatın başladığı tarihten, davalı tarafından tesise elektrik verildiği tarihe kadar geçen süre zarfında davacı tarafından harcanan enerjinin (sanayi elektriği) kw cinsinden tespitine ilişkin değerlendirmeler: Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin eki niteliğindeki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 27. maddesinde ; ''işin gerçekleştirilmesi için gerekli ve yüklenicinin yapmak zorunda olduğu bazı işlerin karşılığı olan, aşağıdaki bentlerde gösterilen giderlerin tümü, sözleşme veya eklerinde kimin tarafından ödeneceği belirtilmemiş ve aksine bir hüküm bulunmamakta ise; … e) Şantiye hizmetleri için gerekli enerji ve suyun (yapının bünyesine giren su ve enerji bunun dışındadır) sağlanması, taşınması ve dağıtılması için gerekli tesislerin yapılması ve bunlarla ilgili işletme giderleri…Yükleniciye aittir." hükmü yer almaktadır. Davacı vekilince talep edilen enerji bedelinin Sözleşme ve eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi uyarınca kendi yükümlülüğünde olması ve Enerji Nakil Hattı yapım işinin de sözleşme uyarınca davacı yükümlülüğünde olması birlikte değerlendirildiğinde, davalının bu alacak kaleminden de sorumlu olmadığı değerlendirilmiş ve bu yöndeki alacak talebinin de reddi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen 26/01/2022 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/676 E. ve 2021/892 K. sayılı ilamı ile verilen hüküm gerekçesinde dava dilekçelerinde geçtiği üzere Çalısma Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmeliği'nin 14.1.b maddesindeki usul ve kurallarına davalıya bağlı bölge müdürlüğü tarafından uyulmadığının belirtildiğini, ancak tahkikatın hiçbir aşamasında ilgili hususun araştırılmadığını ve gerekçe gösterilmeden davanın reddedildiğini, çelişkinin giderilmesi için oluşturulan yeni bilirkişi heyetinin mahallinde tekrar keşif incelemesi yapmasının talep olunduğunu ancak dinlenilmediğini, ayrıca sözleşme bilirkişisi incelemesine de tabi tutulamayan dosya münderecatı söz konusu olup, bu anlamda da eksik inceleme yapıldığını, bilirkişi raporlarında ekseriyetle hukuki nitelendirmelerin yapıldığını, dava konusu uyuşmazlığın esasının incelenmediğini, alınan bilirkişi raporlarında belirtilen ve gerekçeli karara dayanak gösterilen itiraz usulüne uyulmadığı ifadesinin hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, 6.08900/Ö9 POZ no’lu dış çap Q500 mm CTP PN10 tip borunun Q500 mm HDPE 100 PN 10 boru ile değiştirilmesi işleminden doğan bakiye alacağın mevcut olduğunu, her iki boru tipinin farklı olup gerek fiyat ve gerekse işçilik anlamında birim anlamında fark teşkil edeceğinin bilirkişi heyeti tarafından da belirlendiğini, bu konuda bir hesaplama yapılması gerekirken alacağın olmadığı ya da haksız olduğu ifadesi kullanılarak ve hukuki betimlemelerde bulunularak kök rapora bağlı kalınmasının hukuka ve usule aykırı olduğunu, heyet tarafından raporda hüküm kuran şekilde ifadelerin mevcut olduğunu, mahallinde yapılan bilirkişi incelemesinde de görüldüğü üzere yapılan kazı ve imalatın gözle görülür şekilde ihale dosyasında yapılan ödeme ve belirlenen imalattan farklı olduğunu, bu durumun bizzat önceki heyet tarafından da ilgili mahalde görüldüğünü, ancak daha sonra oluşturulan her iki heyetin de mahallinde bir inceleme dahi yapmayı tercih etmediğini, itirazlarını ve beyanlarını yok sayarak eksik yapılan incelemeyi baz alarak rapor tanzim edilmesi yoluna gidildiğini, müvekkili şirketin sözleşmeye göre 1 yıllık işletme yükümlülüğünün sona erdiği tarih olan 29.08.2015’den sonra tesise ait 29.08.2015 ila 29.12.2015 tarihleri arasındaki işletme bedellerinin, amortisman tutarlarının, bakım işletme giderlerinin tamamına ilişkin bakiye ödeme ile alakalı olarak dosya kapsamında yapılan belirlemelerde esasa teşkil edilen bilirkişi raporunu oluşturan heyetten bir önceki heyet tarafından "29.08.2015 - 18.12.2015 tarihleri arasında geçen 111 günlük süre için davacının 12 ay için teklifi olan 100.000,00 TL fiyattan enterpolasyon yöntemiyle hesaplama yaparak davacının 30.410,96 TL ilave ücret talep edebileceği" şeklinde belirleme yapıldığını, mevcut ve ondan önceki heyet tarafından ise makul sürenin 30 gün olabileceği ve 111 günlük süreden bunun düşülerek yapılan hesaplama neticesinde 22.191,80 TL ödeme yapılabileceğinin ifade olunduğunu, müvekkili şirket tarafından inşaatın başladığı tarih olan 04.06.2013 tarihinden itibaren enerji nakil hattının ulaştığı 21.02.2014 tarihine kadar geçen süre içerisinde harcanan şantiyeye bağlı tüm enerji miktarının (sanayi elektriği) KW cinsinden miktarının ve bedeline ilişkin bakiye ödemelere dair heyet tarafından bir alacak olamayacağı Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 27. maddesi anlamında belirtildiğini, ihale şartnamesi ve tarafların yükümlülükleri gereği müvekkili şirketin enerji nakil hattı sağlamak gibi bir görevinin bulunmadığının açık olduğunu, bu hususun heyet tarafından tespiti gerekmekte iken yazılı şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki yazışmaların dosya içeriğinde mevcut olduğunu, yapılan imalatların da gerek niteliği, gerekse birim fiyatı ve miktarının açıkça ortada olduğunu, buna rağmen hiçbir hesaplama yöntemine gidilmeksizin sadece "usulüne uygun ihtirazı kayıt yoktur" şeklinde bir belirleme yapılmasının hatalı olduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusuna karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Daha önceki beyan ve cevaplarını tekrar ettiklerini, davacının talebinin zaman aşımına uğradığını, ayrıca davacı tarafından geçici ve kesin hakedişlere usulüne uygun şekilde itiraz edilmediğinden hak edişlerin kesinleştiğini, esas yönünden de davacı taleplerinin önceki cevap dilekçelerinde ayrıntılı olarak belirttikleri gerekçelerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tüm bu sebeplerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, davacı yüklenici ile davalı banka arasında 24/05/2013 tarihinde imzalanan "Tosya Kastamonu Kollektör Hattı ve Atık Su Arıtma Tesisi İnşaatı İşi" yapımına ilişkin birim fiyatlı KDV hariç 8.850.000,00 TL bedelli eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup davacı vekili eldeki dava dilekçesinde davalı idarenin 36.08900/Ö9 Poz nolu dış çap Q500 mm CTPPN10 tip borunun Q mm HDPE 100 PN 10 ile değiştirilmesi yönündeki davalının talebi nedeniyle birim fiyatta meydana gelen farkın tespiti ve bu konudaki alacağın davalıdan tahsili, sözleşme konusu işte serbest ve temel kazısı ile dolgu hesaplamaları kapsamında gerçek imalat seviyesinin ve fiyatının tespiti, TOS özel 1 poz nolu geri devir terfi merkezi gaz ölçüm ve güvenlik sistemine ilişkin olarak eksik bir ödeme olup olmadığının tespiti ile varsa bu miktarın davalıdan tahsili, 29/08/2015 - 29/12/2015 tarihleri arasında tesisin işletme masraflarının tespiti ve bu miktarların davacı yükümlülüğünde olup olmadığının belirlenerek bu işletme masraflarının davalıdan tahsili ile inşaatın başladığı tarihten davalı tarafından tesise elektrik verildiği tarihe kadar geçen süre zarfında davacı tarafından harcanan enerjinin değerinin belirlenerek davalıdan tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı vekili davaya cevabında; Yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, davacı yüklenicinin geçici ve kesin hakedişlere usulüne uygun şekilde itiraz etmemiş olduğundan sözleşme ve YİGŞ hükümleri uyarınca bu hakedişlerin davacı yönünden kesinleşmiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi isteminde bulunmuştur. uygulanan cezanın sözleşme hükümlerine uygun olması sebebiyle davanın esastan reddine karar verilmesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda üç ayrı bilirkişi kurulundan alınan kök ve ek raporlar sonrasında 02/08/2021 tarihli üçüncü bilirkişi kurulu raporunun hüküm vermeye elverişli olduğu kabul edilmek suretiyle bu rapora itibar edilmek suretiyle sözleşme konusu işin geçici ve kesin kabulünün yapıldığı, davacı yüklenicinin geçici ve kesin hakedişlere usulüne uygun ihtirazi kayıt koymadan bu hakedişleri imzalamış olduğundan YİGŞ'nin 39/3-E bendi uyarınca bu hakedişlere giren imalat kalemlerine ilişkin olarak alacak talebinde bulunamayacağı ve yine davacının inşaatın başladığı tarihten davalı tarafından tesise elektrik verildiği tarihe kadar geçen süre zarfında davacı tarafından harcanan enerjinin davalıdan tahsili istemi talebinin ise, talep edilen enerji bedelinin sözleşme ve eki olan YİGŞ uyarınca kendi hükümlülüğünde olması ve enerji nakil hattı yapım işinin de sözleşme uyarınca davacı yükümlülüğünde olması birlikte değerlendirildiğinde davalının bu alacak kaleminden de sorumlu olmadığı kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş bu karara karşı davacı vekilinin yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Yanlar arasında imzalanan 24/05/2013 tarihli sözleşmenin ekleri arasında Yapım İşleri Genel Şartnamesi sayılmıştır. YİGŞ'nin 39/3-e maddesinde “..Yüklenicinin geçici hakedişlere itirazı olduğu takdirde karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri idareye vereceği ve bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunun “...idareye verilen … tarihli dilekçemde yazılı ihtirazi kayıtla” cümlesini yazarak ya da bu anlama gelecek bir itiraz şerhi ile imzalaması gereklidir. Eğer yüklenicinin hakediş raporunun imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar yetkililer tarafından hakediş raporunda yapılabilecek düzeltmelere bir itirazı olursa hakedişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok 10 gün içinde bu itirazını dilekçeyle idareye bildirmek zorundadır. Yüklenici itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılır” hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm HMK’nın 193. maddesi uyarınca taraflar arasında yapılmış delil sözleşmesi niteliğinde olup, yükleniciyi bağlayacağı gibi görevinden ötürü hakim tarafından da resen dikkate alınması zorunludur. Delil sözleşmesinin bir sonucu olarak, geçici hakedişlere yukarıdaki maddede belirtilen sürelerde ve gösterilen biçimde itiraz edilmediği takdirde geçici hakedişler yüklenici yönünden olduğu gibi kesinleşir ve bu hakedişlere bağlı talep hakları düşer. Somut olayda; dava konusu sözleşmeyle ilgili düzenlenen geçici ve kesin hakedişlerin taraflarca imza altına alındığı ve bu hakkedişlerin tamamının davacı yüklenici tarafından ihtirazi kayıtsız olarak imzalandığı, bu hakkedişler yönünden süresinde usulüne uygun olarak verilmiş bir itiraz dilekçesine dosyada rastlanmadığı anlaşılmaktadır. YİGŞ’nin 39 ve 40. Maddelerindeki düzenlemelere göre ihtirazi kayıt ileri sürülmeden imzalandığından ve süresi içinde itiraz dilekçesi verilmediğinden düzenlenen hakkedişler olduğu gibi kesinleşmiş, bu hakedişlerle yapılan ödeme miktarları yönünden yüklenicinin talep ve dava hakkı düşmüştür. Yine davacının inşaatın başladığı tarihten davalı idare tarafından tesise elektrik verildiği tarihe kadar geçen süre zarfında harcanan enerjiden götürü bedelli sözleşme hükümleri uyarınca bizzat kendisinin sorumlu olması nedeniyle davalı iş sahibi idareden bu konuda talep edebileceği bir alacağının bulunmadığı yönündeki mahkeme gerekçesi de dosya kapsamına ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun düşmektedir. Bu sebeplerle mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/11/2021 tarihli 2016/676 Esas 2021/892 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harç bedelinin mahsubu ile kalan 346,90 TL istinaf karar ve ilam harç bedelinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3- Davacı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5- Kararın dairemizce taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararı n taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 23/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2022/219, K. 2024/105, T. 23.01.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-31-hukuk-dairesi-2022-219-e-2024-105-k-6bd382395d04