Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/21 E. 2023/9 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/21
- Karar No
- 2023/9
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : .... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/01/2023 NUMARASI :... DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/01/2023 tarih ve 2022/21 E. - 2023/9 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı Şirket'in 2019/95062 sayılı “...” ibareli marka başvurusuna müvekkili tarafından yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen reddedildiğini, kısmi ret kararına karşı müvekkiline ait ...” ibareli markalar gerekçe gösterilerek itiraz edildiğini, YİDK’nın 2021-M-7989 sayılı kararı ile itiraza mesnet 2012 55552 ve 187538 sayılı markaların kullanımının ispatlanamadığı belirtilerek itirazın reddine karar verildiğini, müvekkiline ait “...” markasının tanınmış marka statüsünde bulunduğunu, 187538 ve 2012 55552 sayılı “...” ibareli markalarını 29. sınıfta yer alan emtia yönünden uzun yıllardır ciddi şekilde kullandığını, müvekkilinin bu ibare üzerinde öncelikli hak sahibi olduğunu, davalı tarafından tescili talep edilen “...” ibareli markanın müvekkili şirket markalarına ayırt edilemeyecek kadar benzediğini, dava konusu marka ile müvekkilinin markalarının 29. sınıfta yer alan “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri” kapsadığını, birebir aynı emtia için başvuru yapılan ve sınıflar bakımından da çakışan markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, “...” markasının tesadüfen seçildiğinin düşünülemeyeceğini, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu, dava konusu marka başvurusunun haksız rekabet teşkil ettiğini, davalı şirketin işbu dava konusu emtia yönünden müktesep hakkının bulunmadığını, davalı şirketin 2004/26044 sayılı markasında 29. sınıf “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri” emtiasının tescilli olmadığını ileri sürerek, ....... sayılı kararının kısmen iptaline, 2019/95062 sayılı marka başvurusunun 29. sınıfta yer alan “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri” yönünden işlemden kaldırılmasına, tescil işlemleri tamamlanmış ise kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davacının itiraza mesnet 2012/55552 ve 187538 sayılı markalarının kapsamlarında yer alan emtia açısından ciddi biçimde kullanımlarının ispat edilemediğini, 2014/55871 sayılı markası yönünden yapılan incelemede Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından markaların hem işaret anlamında, hem de 30. sınıfta yer alan emtia bakımından benzer bulunması neticesinde başvuru markası kapsamından anılan sınıfın çıkartıldığını, ancak YİDK tarafından yapılan incelemede davalı adına tescilli 2004/26044 numaralı “...” ibareli markanın kapsamında 30. sınıfın bulunduğu anlaşıldığından başvuru markasına 30. sınıf emtianın iade edildiğini, davacı tarafça her ne kadar sadece 29. sınıfta bulunan “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri” yönünden iptal talep ediliyor ise de davalı şirkete ait 2004/26044 sayılı marka kapsamında benzer emtianın yer aldığını, 2014/55871 sayılı davacı markası kapsamında 29. sınıf emtianın bulunmadığını, davacının dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğu iddiasını ispat edemediğini, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, dava konusu “...” ibaresi üzerinde müvekkilinin müktesep hakkının bulunduğunu, müvekkili tarafından markanın tüketiciler nezdinde tanınır hale getirildiğini, taraf markaları arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, müvekkili markasının yeterli ayırt ediciliği sağladığını, davacının 97/009261 numaralı markasının müvekkili marka başvurusunda bulunan sınıfları kapsamadığını, bu markanın davacıya öncelik hakkı vermediğini, davacının 29. sınıfta tescilli olan markalarının Türkiye’de ciddi bir şekilde kullanılmadığını, dava konusu marka üzerinde müvekkilinin öncelik hakkının bulunduğunu, müvekkilinin önceki markasının 2004 yılında tescil edildiğini ve bu tarihten beri kullanıldığını, ortalama tüketicilerin taraf markalarını karıştırması, aynı ticari kökenden geldiklerini varsayması ihtimalinin bulunmadığını, davacı şirketin “...” ibaresini içeren herhangi bir markasının tanınmış olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, sunulan delillerin 97/009261 ve 2012/55552 sayılı markaların kullanımını ispatlamaya yarar nitelikte belgeler olmadığı, sonuç olarak, YİDK karar iptali davası bakımından, davacı yanın 6769 sayılı SMK madde 6/1 anlamında gerekçe olarak gösterebileceği tek markanın, 2014/55871 sayılı marka olduğu, dava tarihinde, gerekçe olarak gösterilen 3 adet markanın da kullanım ispatına tabi bulunduğu,davacının, hükümsüzlük davası bakımından, 2012/55552, 2014/55871, 97/009261 sayılı markaların kullanımının ispatına yönelik sunulan belgelerin kullanımı ispatlamaya yeter nitelikte olmadığı, sonuç olarak, hükümsüzlük davası bakımından, davacı yanın 6769 sayılı SMK madde 6/1 anlamında gerekçe olarak gösterebileceği bir markasının bulunmadığı, YİDK kararının iptali istemi bakımından kullanmama def'i dışında kalan 2014/55871 sayılı marka ile dava konusu marka arasında SMK m.6/1 hükmü anlamında emtia benzerliği şartınıne gerçekleşmediği, zira davacıya ait 2014/55871 sayılı markanın 30, 31 ve 33. sınıfta tescilli iken, dava konusu marka başvurusu kapsamında kalıp iptali istenen emtiaların 29.sınıfta yer aldığı, bu nedenle söz konusu marka ile dava konusu marka arasında, davaya konu emtialar bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, davalı yanın müktesep hak iddiasına mesnet gösterdiği markasının 2004/26044 sayılı marka olduğu, iş bu davaya konu edilen “29. Sınıf: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri.” emtiasının, davalının 2004/26044 sayılı markası kapsamında bulunmadığı, bu nedenle davalı yanın müktesep hak iddiasının yerinde bulunmadığı, tanınmışlık iddiasından kaynaklı markanın kısmen hükümsüzlüğü isteminin yerinde olmadığı, davaya konu marka ile hükümsüzlüğe mesnet markaların, davacı yanın üzerine düşen kullanım külfetini yerine getirememesi nedeniyle iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer kabul edilmedikleri, bunun haricinde davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, sundukları delillerin müvekkilinin önceki tarihli markalarını kullandığını ispatlamaya yeterli olduğunu, markalarının uzun yıllardır ciddi biçimde kullanıldığını, sundukları mal alış faturalarındaki ürün içeriği ve miktarındaki fazlalığın, ürünlerin satışa sunulmak üzere alındığını gösterdiğini, müvekkili tarafından perakende pazarda satışa sunuldukları gözetildiğinde ürünlerin satış faturalarını ibraz etmelerinin de mümkün olmadığını, afiş, reklam videoları, ürün görselleri, broşürlerin de ürünlerin tüketicilere "..." markası ile sunulduğunu gösterdiğini, müvekkilinin tescilli “...” ibareli markaları ile davalının başvuru konusu “...” markasının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, ayrıca karşılaştırılan markaların aynı ve ilintili sınıfları kapsadığını, markaların karıştırılma tehlikesinin kaçınılmaz olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İşlem dosyasının incelenmesinden; davalı Şirket'in 03/10/2019 tarihinde 2019/95062 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuru kapsamında 5,29 ve 30. sınıf emtiaların yer aldığı, Markalar Dairesi Başkanlığınca, SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca 5.sınıf malların başvuru kapsamından çıkarıldığı ve kalan hizmetler yönünden başvurunun ilan edildiği, başvurunun ilanına davacı Şirketin...asıl unsurlu markalarına dayalı olarak iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, davalı Şirket'in davacının itirazına mesnet markalarına karşı kullanım ispatı talebinde bulunduğu, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 97/009261 (187538) ve 2012/55552 sayılı markaların kullanım ispatına tabi olduğu ve kullanımının ispatlanmadığı, 2014/55871 sayılı markanın kullanım ispatına tabi olmadığı kabul edilerek (dava dışı şirketlerin itirazları da aynı kararda değerlendirilmek suretiyle) 29 ve 30.sınıf bir kısım malların başvuru kapsamından çıkarılmasına karar verildiği, davacının ve başvuru sahibinin bu karara itiraz ettiği, YİDK'nin 18/11/2021 tarih, 2021-M-7989 sayılı kararı ile davacının itirazının reddine, başvuru sahibinin itirazının kabulüne ve 30.sınıfın başvuruya iadesine karar verildiği, ret kararının 19/11/2021 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 18/01/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olup, davacının istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının itiraza ve hükümsüzlük davasına mesnet kullanım ispatına/kullanmama def'ine tabi markalarının kullanımının ispatlanıp ispatlanmadığı, taraf markaları arasında 29.sınıf “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri” yönünden SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca karıştırılma tehlikesinin olup olmadığı, aynı Kanun'un 6/5 maddesinde öngörülen koşulların oluşup oluşmadığı ve başvurunun kötü niyetli yapılıp yapılmadığı hususlarında toplanmaktadır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Bu açıklamalardan sonra somut olay incelendiğinde, davacının itirazına mesnet markaları "...", dava konusu başvuru "..." asli unsurludur. Davacının markalarının asıl unsuru olan "..." ibaresi, dava konusu başvuruda davacı markalarından farklı olarak son kısımda "-...." harflerine yer verilerek kullanılmıştır. Ne var ki her iki taraf markalarının "..." şeklinde telaffuz edileceği, anılan harf faklılığının anlamsal yönden de markaları ayrıştırmadığı, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde işitsel, görsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılmaya yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunduğu kanaatine varılmıştır. Tarafların marka kapsamlarının karşılaştırılmasına gelince, öncelikle belirtmek gerekir ki, dava konusu başvuru sahibi davalı, davacının başvuruya itirazına karşı görüşünde ve davaya cevap dilekçesinde, davacının itirazına mesnet markalarının kullanımının ispatı talebinde/ kullanmama def'inde bulunmuştur. 2014/55871 sayılı davacı markası YİDK karar tarihi itibariyle kullanım ispatına tabi değil, hükümsüzlük davasının açıldığı tarih itibariyle kullanmama def'ine tabi ise de, kapsamında uyuşmazlık konusu 29.sınıf emtia bulunmadığından, gerek YİDK iptali gerekse hükümsüzlük davası yönünden SMK'nın 6/1.maddesi şartları 2014/55871 sayılı marka açısından sağlanamamaktadır. Davacının 2012/55552 ve 97/009261 sayılı markaları, uyuşmazlık konusu 29.sınıf mallar yönünden tescilli olup, davacının bu markaları yönünden, dava konusu marka ile aralarında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında emtia ve işaret benzerliği şartı gerçekleşmiştir. Ancak davacının 2012/55552 ve 97/009261 sayılı markaları tescil tarihleri itibariyle YİDK sürecinde kullanım ispatına, hükümsüzlük davasında kullanmama def'ine tabi olup gerek YİDK, gerekse ilk derece mahkemesi tarafından davacının sunduğu kullanımla ilgili delillerin kullanım ispatına yeterli olmadığı kabul edilmiştir. Davacı tarafın, YİDK karar iptali davası bakımından, 97/009261 ve 2012/55552 sayılı markaların kullanımının ispatı için 2014-2020 tarih aralığına ilişkin çok sayıda faturayı, itiraz dosyasına sunduğu, faturaların tamamının, dava dışı şirketlerin, davacı şirket adına düzenlendiği "..." ürününe ait faturalar olduğu, faturalara konu “...” markalı ürünlerin “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri.” alt sınıfı kapsamında yer aldığı, hükümsüzlük davası bakımından davacının itiraz aşamasında ...’na sunduğu faturaları ve ek olarak broşürler, ürün görselleri ve reklam videolarını dosyaya sunduğu, hükümsüzlük davasında kullanmama def'i kapsamında davacının geriye dönük olarak 17.01.2017-17.01.2022 tarih aralığına ilişkin belge sunmasının gerektiği, davacının sunduğu broşürlerden 8 adedinin bu tarih aralığına ilişkin olduğu, davacının perakendecilik sektöründe faaliyet gösterdiği hususu sunulan tüm delillerle birlikte değerlendirildiğinde, çok yüksek miktarda alım yaptığı anlaşılan “salam, sucuk, sosis” emtiasını mağazalarında piyasaya sunduğunun ve bu şekilde Türkiye çapında ciddi markasal kullanımını “salam, sucuk, sosis” malları yönünden ispatladığının, “sosis, salam, sucuk” emtiasının da dava konusu marka kapsamında yer alan ve işbu davanın konusunu oluşturan “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri” emtiası ile aynı/aynı tür olduğunun kabulü gerekmiş, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki değerlendirmesi isabetli bulunmamıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiş, teknik yönlerden mevcut bilirkişi raporundan faydalanılmıştır. Diğer taraftan, uyuşmazlık konusu 29.sınıf malların tümü yönünden SMK'nın 6/1.maddesi şartlarının oluştuğu kabul edildiğinden, SMK'nın 6/5.maddesi koşullarının ayrıca değerlendirilmesi sonuca etkili bulunmamış, davacının kötü niyet iddiası da ispatlanmamıştır. Sonuç olarak, davacının YİDK ve dava sürecinde 2012/55552 ve 2014/55871 sayılı markalarını, uyuşmazlık konusu 29.sınıftaki "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri" malları yönünden Türkiye'de ciddi olarak kullandığını ispatladığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının anılan markaları arasında emtia ve işaret benzerliği ile SMK'nın 6/1.maddesi anlamında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 04/01/2023 gün ve 2022/21 Esas - 2023/9 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın KABULÜ ile ....... sayılı kararının "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri" malları yönünden İPTALİNE, 3- Dava konusu 2019/95062 sayılı "..." ibareli markanın "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri" malları yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.000,00-TL bilirkişi ücreti, 196,00-TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan 168,00-TL tebligat ve posta ücreti, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.856,00-TL yargılama giderine, 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 3.017,40-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 9-Davacıdan peşin olarak alınan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.