Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2098 E. 2023/34 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2098
- Karar No
- 2023/34
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2025/268 - 2025/517 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/268 KARAR NO : 2025/517 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/09/2022 NUMARASI : 2020/448 Esas 2022/607 Karar DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 10/04/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 28/04/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... A.Ş. vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde 18/01/2023 Tarihli 2022/2098 E. - 2023/34 K. sayılı karar ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair karar verildiği, kararın, davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin temyiz başvurusu üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2024 tarihli, 2023/4007 E.-2024/8030 K. sayılı kararı ile kaldırılması sonrasında davada duruşmalı olarak yeniden yapılan yargılama sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.08.2018 tarihinde davalı sürücü ...'ın, idaresinde olan araç ile seyri sırasında, arkasından aynı istikamette seyreden, davacının içinde bulunduğu otomobile çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının sağ omuzunun kırıldığını ve iki kez ameliyat olarak omuzuna yaklaşık 15 platin takıldığını, davacının yaralanması nedeniyle uğramış olduğu iş gücü kaybına dayalı zararının ödenmesi için davalılardan ... A.Ş.'ye müracaat edildiğini, şirket tarafından davacıya, sigortalının %75 oranında kusurlu olduğu ve davacının asgari ücret üzerinden gelir elde ettiği varsayımına dayalı olarak yapılan hesaplamaya göre 20.01.2020 tarihinde 77.084,37-TL tazminat ödemesi yapıldığını, ancak davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin davacının zararını karşılamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik iş gücü kaybı nedeniyle 1.000,00-TL maddi tazminatın 10.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, tedavi giderleri nedeniyle 1.000.00-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 536.269,50-TL olarak artırmıştır. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde, dava konusu aracın davalı şirkete, KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, kazanın meydana gelişinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davacının, kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafça talep edilen geçici iş gücü kaybına ilişkin SGK'nın sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davalı ...'ın, işbu kazada kusuru bulunmadığını, sigorta şirketinin davacıya 77.084,37 TL ödeme yaptığını, zararı tazmin ettiğini, eksik kısım kalmadığını, davacının bu kaza öncesinde de aynı kolundan ameliyat geçirdiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, sigorta şirketinin davacıya 77.084,37 TL ödeme yaptığını, zararı tazmin ettiğini, eksik kısım kalmadığını, dava dilekçesinde fahiş miktarda manevi tazminat talep edildiğini, davalı sürücünün işbu kazada kusuru bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, yapılan yargılama neticesi, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne,16.733,40 TL geçici iş göremezlik, 440.821,16 TL sürekli iş göremezlik, 3.044,25-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 460.598,81 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi kasko poliçesi kapsamında 100.000,00 TL'sinden, ZMSS kapsamında 267.595,91 TL olmak üzere toplam 367.595,91 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla davalılar ... ve ... 'dan kaza tarihi olan 10/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek, davalı sigorta şirketinden ödeme tarihi olan 20/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 10/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar davalı ... A.Ş. vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; kusur oranı belirlemesinin yerinde olmadığını, davacının emniyet kemerinin takılı olmamasının zararı arttırdığını, kaza ile maluliyet arasındaki illiyet bağının ispatlanamadığını, davacının maluliyetinin daha önceden geçirdiği kaza sebebiyle oluştuğunu, 21.12.2021 tarihli Adli Tıp Kurulu Raporu uyarınca, davacının özür oranı %8 olmasına karşın önceki rapora göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, Yargıtay’ın, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmeliğe göre maluliyetin tespit edilmesi gerektiğini içtihatlarında açıkça belirttiğini, davacının gelirinin hayatın olağan akışının dışında bir şekilde tespit edildiğini, hesaplama yapılırken kaza tarihindeki verilerle kazancın açık biçimde tespiti gerektiğini, emsal ücret araştırması mümkün ise, kişi çalışıyorsa öncelikle işyeri kayıtlarının kazanca dair belgede esas alınması gerektiğini, davacının kaza tarihinde sigortalı olduğu bilirkişi raporundan anlaşıldığından geliri belge ile tespit edilebilecekken TÜİK tarafından belirlenen ücret üzerinden hesaplama yapılmasının yerinde olmadığını, davacının bakıcı gideri taleplerinin yerinde olmadığını, davacının maluliyet oranının yanlış hesaplandığını, %8 alınması gereken maluliyet oranının hesap raporunda %14 olarak alındığını, raporlar arasında fahiş farklar bulunduğunu, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece maluliyet oranının raporlama tarihinde yürürlükteki rapora göre belirlenmediğini, davanın %14 maluliyet oranı üzerinden kabulünün hukuka aykırı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacı yanın müterafik kusurunun araştırılmadığını, hesabın TRH 2010 yaşam tablosu ve %1.8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, geçici iş görmezlik tazminatı ve bakıcı giderinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacının gelir katsayısının hatalı tespit edildiğini, kasko poliçesi kapsamında davacı yanın dava dilekçesinde talepte bulunmamasına rağmen yerel mahkemece talebi aşar şekilde hüküm kurulduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun ZMMS poliçesi kapsamında 267.595,91 TL ile sınırlı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. İSTİNAF İNCELEMESİ NETİCESİNDE DAİREMİZCE VERİLEN İLK KARAR: İlk derece mahkemesi tarafından verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde Dairemizce; ‘İstinaf eden davalı ... A.Ş. vekilinin, sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamına yönelik talep aşımı hususundaki istinaf talebinin incelenmesinde, kazanın meydana geldiği esnada davalı sürücü ... tarafından kullanılan aracın davalı sigorta şirketi tarafından kaza tarihini kapsar şekilde ZMM sigorta poliçesinin ve bunun dışında kasko poliçesi kapsamında İMM sigorta poliçesinin düzenlenmiş olduğu anlaşılmakla birlikte, davacı vekilinin dava dilekçesinde davalı sigorta şirketinin İMMS poliçesi kapsamında sorumluluğundan açıkça söz etmediği, davalı sigorta şirketinden ZMM sigorta poliçesi kapsamında talepte bulunduğu, buna karşılık mahkemece yanılgılı değerlendirme ile ve talep aşılarak davalı sigorta şirketinin ZMM sigorta poliçesi limitini aşan kısma ilişkin İMMS kapsamında sorumluluğuna hükmedildiği anlaşılmaktadır. HMK.’nın 26. maddesi; “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmünü içermektedir. Mahkemece, HMK'nın 24, 25 ve 26. maddelerinde düzenlenen tasarruf, taraflarca getirilme ve taleple bağlılık ilkelerinin uygulanması gerekmekte, taleple bağlılık kuralına aykırı olarak talepten fazlasına karar verilmesi usule aykırıdır. Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde, açıkça ihtiyari mali mesuliyet sigortasına yönelik talepte bulunmadığı halde mahkemece talep aşımı ile ZMM sigorta poliçesi teminat limitini (davalı şirketin sorumluluğu ZMMS poliçesi kapsamında 267.595,91 TL ile sınırlı olduğu halde) aşan kısma ilişkin olarak davalı sigorta tarafından tanzim edilen İMM sigorta poliçesi kapsamını da dahil eder şekilde tazminata hükmedilmiş olması yerinde görülmemiştir.’ gerekçesiyle davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 15.09.2022 tarihli, 2020/448 Esas - 2022/607 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; ıslah dilekçesi de dikkate alınarak davacının maddi tazminat talebinin Kısmen Kabulüne, 16.733,40 TL geçici iş göremezlik, 440.821,16 TL sürekli iş göremezlik, 3.044,25 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 460.598,81 TL maddi tazminatın, davalı sigorta şirketi ZMSS kapsamında 267.595,91 TL’sinden sorumlu olmak kaydıyla davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 10/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek, davalı sigorta şirketinden ödeme tarihi olan 20/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine’, karar verilmiş, Dairemiz kararı tüm taraf vekillerinin ayrı ayrı temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur. YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİNİN BOZMA KARARI Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2024 tarihli, 2023/4007 E. - 2024/8030 K. Sayılı bozma ilamında; " .... Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı ... A.Ş. vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra da Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 08.06.2021 tarihli raporunda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği gereğince davacının meslekte kazanma gücünün %14 olduğu belirlenmiştir. 10.08.2018 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, bu maluliyet raporunda aynı zamanda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının % 8 oranında maluliyeti olduğu tespit edilmiştir. Bu oran üzerinden hesaplama yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." denilerek, Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiş, bozma kararı gereğince Dairemizce duruşmalı yargılamaya devam edilmiştir. YARGITAY BOZMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMA VE GEREKÇE: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin bozma kararı sonrasında duruşmalı olarak yapılan yargılama neticesinde; Somut olayda; kaza tespit tutanağı uyarınca, 10.08.2018 günü sürücü ...’ın, sevk ve idaresinde olan araçla seyir halinde olduğu esnada, sürücü ...'ün sevk ve idaresinde olan araçla çarpışması sonucu meydana gelen kazada her iki sürücünün kural ihlali olduğunun belirlendiği, mahkemece alınan kusur raporu uyarınca, kazanın meydana gelmesinde sürücü davalı ...'ın %75 oranında, sürücü ...’ün ise %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Ankara 15.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/29 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada, sanık ... hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ceza dosyasında hükme esas alınan ATK raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde sürücü ...’ın asli kusurlu olduğu, sürücü ...’ün kusursuz olduğunun belirlendiği, kazaya karışan ... plakalı aracın trafik sigorta poliçesinin ve genişletilmiş kasko poliçesinin de davalı ... A.Ş. tarafından yapılmış olduğu, kasko poliçesi kapsamında “İhtiyari Mali Sorumluluk” teminatının 100.000,00 TL olduğu, davacıya davadan önce sigorta şirketi tarafından 20.01.2020 tarihinde 77.084,37-TL ödeme yapıldığı, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 08.06.2021 tarihli kurul raporuna göre davacı ...'ın geçirdiği kaza neticesi sağ humerus başında fraktüre bağlı olarak çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliği uyarınca %14 olduğu, bakıcıya ihtiyaç süresinin 2 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının % 8 oranında maluliyeti olduğunun tespit edildiği, mahkemece davacı ...'ın geçirdiği kaza neticesi sağ humerus başında fraktüre bağlı olarak çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliği uyarınca %14 olduğu kabulü ile aktüer bilirkişiden alınan rapor uyarınca, kaza neticesi davacının sürekli iş göremezlik zararının, 137.510,69 TL olduğu, sigorta şirketi tarafından ödenen tutarın güncellenmesi sonucu bulunan 87.196,15 TL'nin mahsubu sonucu davacı tarafın 78.840,92-TL sürekli iş göremezlik, 7.621,39 TL geçici iş göremezlik, 3.044,25 TL bakıcı gideri zararı olduğunun belirlendiği, bilirkişi kuruluna mali müşavir bilirkişi eklenmek suretiyle alınan bilirkişi ek raporu uyarınca,TÜİK verilerine göre:"Otel Müdürü-İşletmecisi" olarak davacı yerine çalıştırılacak bir kişiye ödenecek ortalama brüt ücretin, net asgari ücretin 2,81 katı olduğunun tespit edildiği, sigorta şirketi tarafından ödenen tutarın güncellenmesi sonucu bulunan tutarın 85.466,50 TL olduğu, davacının % 14 meslekte kazanma gücü kaybı oranı ve sigortalı araç sürücüsünün %75 kusur oranına göre 516.491,85 TL sürekli iş göremezlik zararı, 16.733,40 TL geçici iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 533.225,25-TL zararı hesaplandığı, davalı ... A.Ş. ZMMS poliçesi yönünden: bakiye poliçe limitinin 282.915,63 TL olduğu, ZMMS poliçe limiti dışında kalan 156.491,85 TL (516.491,85-360.000,00) bakiye zarar yönünden, davalı ... A.Ş.'nin ihtiyari mali mesuliyet teminatı kapsamında 100.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu olduğu, 2 ay bakıcı ihtiyacına istinaden hesaplanan 3.044,25 TL bakıcı giderinin tamamından tedavi gideri teminatı kapsamında sigorta şirketinin sorumlu olduğunun belirlendiği, mahkemece anılan raporların hükme esas alınmasıyla yazılı şekilde karar verildiği, Dairemizce yukarıda belirtilen gerekçe ile verilen kaldırma kararı sonrası kurulan hükmün Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2024 tarihli, 2023/4007 E. - 2024/8030 K. sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Yargıtay bozma kararı sonrası Dairemizce bozma ilamı ve duruşma günü usulüne uygun şekilde taraf vekillerine tebliğ edilmiş, açık duruşmada Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2024 tarihli, 2023/4007 E. - 2024/8030 K. sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Dairemizce yeniden yapılan yargılamada yapılan değerlendirmede, Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra da Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 08.06.2021 tarihli raporunda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği gereğince davacının meslekte kazanma gücünün %14 olduğu belirlenmiştir. 10.08.2018 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, bu maluliyet raporunda aynı zamanda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının % 8 oranında maluliyeti olduğu tespit edilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2024 tarihli, 2023/4007 E. - 2024/8030 K. sayılı bozma ilamı gereğince, davacının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının % 8 oranında maluliyeti oluştuğunun kabulü ile Dairemizce resen yeniden yapılan hesaplamada, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporu uyarınca davacının % 14 oranında malul olduğunun kabulü ile hesaplanan kalıcı işgöremezlik tazminatının 688.655,80 TL olarak belirlendiği, Yargıtay bozma ilamı gereğince öncelikle bu rakamın % 100 maluliyete isabet eden tutarının 4.918,970,00 TL olarak belirlendiği, bu rakamın % 75 kusura denk düşen meblağının 3.689.227,50 TL olarak belirlendiği, davacının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının % 8 oranında maluliyeti oluştuğunun kabulü ile bu rakamın % 8 maluliyet oranına denk gelen kısmının 295.138,20 TL olarak hesaplandığı, anılan rakamdan davalı sigorta şirketinin davanın açılmasından önce yaptığı ödemenin güncellenmiş hali olan 92.404,09 TL'nin mahsubu ile davacının talep edebileceği kalıcı işgöremezlik tazminatı miktarının 202.734,11 TL olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalılar ... ve ... vekilinin ve davalı ... AŞ. vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile; Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 15/09/2022 tarihli, 2020/448 esas – 2022/607 karar sayılı kararının kaldırılmasına, belirlenen 202.734,11 TL kalıcı işgöremezlik tazminatına hükmedilmesi ve hükmün Yargıtay incelemesi ile kesinleşen yönlerinin korunmasıyla HMK 353/1-b-2.madde uyarınca yeniden karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalılar ... ve ... vekilinin ve davalı ... AŞ. vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ ile; Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 15/09/2022 tarihli, 2020/448 esas – 2022/607 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK’nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, Buna göre; 1-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 16.733,40 TL geçici iş göremezlik, 202.734,11 TL sürekli iş göremezlik, 3.044,25 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 222.511,76 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...’dan kaza tarihi olan 10/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek, davalı Sigorta Şirketi'nden ödeme tarihi olan 20/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, a-Alınması gerekli 15.199,77 TL harçtan peşin ve ıslahla alınan 2.002,61 TL harcın mahsubu ile kalan 13.197,16 TL harcın davalılardan alınarak Hazineye gelir yazılmasına, b-Davacı tarafından peşin ve ıslahla yatırılan toplam 2.002,61 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, c-AAÜT uyarınca belirlenen 35.601,88 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı Sigorta Şirketi 22.094,02 TL'den sorumlu olmak üzere) alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, d-AAÜT'nin 13/3. maddesi uyarınca davalılar yararına takdir olunan 35.601,88 TL vekalet ücretinin (davalı ... A.Ş. yönünden 30.000,00 TL (poliçenin kalan teminat limiti gözetilerek)'yi aşmamak üzere) davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 10/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, a-Alınması gerekli 2.732,40 TL harcın davalılar ... ve ...'dan alınarak Hazineye gelir yazılmasına, b-AAÜT uyarınca belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, c-AAÜT uyarınca belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılar ... ve ...'a verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvuru harcı, 2.100,00 TL bilirkişi ücreti, 334,50 TL tebligat, müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.488,90 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 1.032,70 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 1.360,00 TL'nin kabul ve ret oranına göre 564,29 TL'sinin davalılardan, kalan 795,71 TL'sinin davacıdan ayrı ayrı alınarak Hazineye gelir yazılmasına, 5-Davalılar tarafından masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN; 1-Davalılar ... ve ... tarafından ve davalı ... A.Ş. tarafından yatırılan istinaf başvuru ve karar harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 2-Davalı ... A.Ş.’nin temyiz aşamasında yaptığı 91,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 3-Davalılar ... ve ...’ın temyiz aşamasında yaptığı yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekillerinin yokluğunda yapılan açık yargılama sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 10/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.