Bölge Adliye Mahkemesi · Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2022/203 E. 2025/44 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/203
- Karar No
- 2025/44
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/203 - 2025/44 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/203 KARAR NO : 2025/44
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/12/2021 NUMARASI : 2021/266 ESAS 2021/1091 KARAR
DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ...- DAVALI : ... ANONİM ŞİRKETİ - VEKİLİ : Av. ...-
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 10/01/2025 YAZIM TARİHİ : 10/01/2025
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2021 tarih ve 2021/266 Esas, 2021/1091 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkilinin 2011 yılında davalı banka nezdinde kredi kullandığını ve bu kredi kapsamında işletme kartı verildiğini, bu borç kapsamında teminat senedi ve ipotek verdiğini, borcun 2011 yılında kapatıldığını, ancak 10.09.2019 tarihinde Polis nezaretinde iken müvekkilinin kredi çektiği iddiası ile takip yapıldığını, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/21313 soruşturma dosyası olduğunu, kredi çekilen tarihte hastanede yoğun bakımda olduğunu sonrasında da tutuklanarak cezaevinde bulunduğunu, yapılan takip sebebiyle borçlu bulunmadığını ayrıca senet ve ipoteğe dayalı 2 farklı takip yapıldığını bu hususun da yasaya aykırı olduğunu bu sebeple Adana 8. İcra Müdürlüğü'nün 2020/3946 Esas numaralı dosyasına konu takibin durdurulmasını %20‘sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmektedir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile;Adana 8.İcra Müdürlüğü'nün 2020/3946 Esas sayılı dosyasının borç senedine istinaden açıldığını, işletme karttan yapılan işlemlerin ATM'den yapıldığını, kartın şifresinin ise davacının davalı banka nezdindeki ... numaralı telefon aracılığı ile alındığı karttan ATM yolu ile şifre ile gerçekleştiği hususları belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2021 tarih ve 2021/266 Esas, 2021/1091 Karar sayılı kararı ile; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Adana 8 İcra Müdürlüğü'nün 2020/3946 Esas sayılı takip dosyası kapsamındaki alacağa dayanak 02/12/2011 tanzim tarihli ve 04/03/2020 vade tarihli 20.000,00.TL bedelli senet nedeni ile takip dolayısında borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkin olduğunu, davalı ... A.Ş. nezdinde davacı ..., borçlu kredili çalışmalar yaptığını, dava konusu kredili çalışmaların dayanağının 20.000,00.TL tutarında 25.11.2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında olduğunu, dayanak Genel Kredi Sözleşmesi'nin 818 sayılı kanunun hükümlerine tabi olduğunu, davacı banka nezdinde sözleşmeye istinaden üretici kartının 09.09.2019 tarihinde teslim alındığını, nakit avans şeklinde toplam 10.210,00.TL kullandırıldığını, nakit avansların ATM aracılığı ile çekilmiş olduğunu, 5464 sayılı banka kartları ve kredi kartları madde 15 ve madde 16 gereği davalının sorumlu olduğunu, davacı tarafından davaya dayanak olarak öne sürülen paraların çekildiği dönemde davacının hastanede bulunduğu bildirilmiş ise de bu konuda CBS tarafından yapılan soruşturma sonucu takipsizlik karar verildiği ve takipsizlik kararına itiraz üzerine yetkili ve görevli sulh ceza mahkemesince itirazın reddine karar verildiğinin belirlenmiş olmasına göre bu yönlü iddialar hükme esas alınmadığı ve davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf talebi ile; Müvekkilinin, kafasına ateş ederek intihar girişiminde bulunduğunu, aylarca yoğun bakımda yattığını, müvekkilinin telefonun da doğal olarak polis tarafından incelenmek üzere el konulduğunu, müvekkili yoğun bakımda yatarken hastaneden çıkarak müsadere altındaki telefonundan kredi başvurusunda bulunduğunu daha sonra da Kartal'da ATM'ye giderek para çektiğinin farz edildiğini veya Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi evraklarına değil, davalı bankanın soyut beyanlarına itibar edildiğini, mahkemece, müvekkilinin hiç gitmediği İstanbul İlinin Kartal İlçesindeki ATM'den para çektiğinin kabul edilmesinin, en basit tabirle tarafsızlık ilkesine aykırı olup, müvekkilini mağdur ettiğini, Savcılık dosyasından takipsizlik kararı verilmesinin somut durumu değiştirmesi gibi bir durum söz konusu olmadığı için gerekçede açıklanan hususların dava konusu ile ilgisi bulunmadığını, mahkemenin kararının gerekçesiz olduğunu, kaldı ki bilindiği üzere mahkeme de olsa salt bilirkişi raporuna dayanarak karar verilmesinin de ayrı bir hukuka aykırılık olduğunu, bilirkişinin raporuna dayanarak diğer hususları görmezden gelmek ve raporu hükme esas almanın, hakkaniyete gölge düşürdüğünü, davalı bankanın kendi iç güvenlik zafiyetinden ötürü müvekkilinin cezalandırılması ne hukuka ne kanuna ne de insan haklarına uygun olmadığını, somut durum ortadayken ve resmi evraklarla ispatlıyken dava konusu kredinin müvekkili tarafından çekilmediğinin ispatıyla bankanın mükellef olduğunu, ipoeteğe dayalı takip de bulunduğunu mükerrer takip bulunması nedenleriyle Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulünü, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2021 tarih ve 2021/266 Esas, 2021/1091 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı, HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı tarafından, Adana 8.İcra Müdürlüğü'nün 2020/3946 Esas sayılı dosyasında takibe konulan senetten dolayı borçlu bulunmadığını, 2011 yılında davalı banka nezdinde kredi kullandığını ve bu kredi kapsamında işletme kartı verildiğini, bu borç kapsamında teminat senedi ve ipotek verdiğini, borcun 2011 yılında kapatıldığını, ancak GKS kapsamında teminat senedinin geri alınmadığını, 27.08.2019 tarihinde eşini öldürdüğü iddiası ile soruşturma başlatıldığı aynı gün intihar ettiği, 10.09.2019 tarihinde Polis nezaretinde iken müvekkilinin kredi çektiği iddiası ile davalı tarafından takip yapıldığını, bu konuda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/21313 soruşturma dosyasında şikayetçi olduğunu, kredi çekilen tarihte hastanede yoğun bakımda olduğunu sonrasında da tutuklanarak ceza evinde bulunduğunu belirterek yapılan takip sebebiyle borçlu olmadığı tespitini talep edilmiş, davalı taraf ise davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olmak üzere yapılmıştır. Adana 8.İcra Müdürlüğü'nün 2020/3946 Esas sayılı takip dosyasında alacaklının ... A.Ş, borçlunun ... olduğu, takip dayanağının 02/12/2011 tanzim tarihli ve 04/03/2020 vade tarihli 20.000 TL bedelli senet aslına ilişkin kambiyo senetlerine özgü takip olduğu, takip tarihinin 10/03/2020, takip çıkışının 14.435,024 TL olduğu görülmüştür. Banka kayıtlarına göre dava konusu nakit avans çekilen kartın 09.09.2019 tarihinde davacıya bizzat teslim edildiği, bir gün sonra 10.09.2019 tarihinde İstanbul ilindeki Atm'den aynı gün 7 farklı seferde toplam 10.000 TL nakit avans kullanıldığı görülmüştür. Davacı taraf iddialarında; taraflar arasında 2011 yılında Genel Kredi Sözleşmesi düzenlendiği ve davacıya işletme kartı verildiği bu kapsamda davacıdan teminat senedi alındığı ve banka lehine ipotek verildiği, davacı tarafından borcun kapatıldığı ancak teminat senedinin bankadan alınmadığı, davacı adına yeniden kart başvurusu yapıldığı, kartın 09.09.2019 tarihinde davacıya bizzat teslim edildiğinin ve 10.09.2019 tarihinde İstanbul'daki bankamatikten bu kartla nakit avans çekildiği ancak davacının o tarihlerde hastanede yoğun bakımda ve akabinde tutuklanarak cezaevinde olduğunun, nakit avans çekme işleminin kendisi tarafından yapılmadığının iddia edildiği, mahkemece İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/21313 soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verilerek davacının kredi kullanım tarihinde cezaevinde olduğu husususun ispatlanmaması sebebiyle davanın reddine karar verildiği görülmüş ise de; TBK 74.maddesi gereği hukuk hakimi takipsizlik kararı ile bağlı olmadığı gibi mahkemece davacının iddiaları hususunda yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı görülmüştür. Davacı tarafın iddialarının araştırılması bakımından mahkemece, öncelikle nakit avans çekme işleminin kartlı veya kartsız olarak ne şekilde yapıldığının belirlenmesi, nakit avans çekme işlemi yapılırken davacının telefonuna mesaj gönderilip gönderilmediği, işlemin ne şekilde gerçekleştiği, nakit avans çekilen kartın başvurusunun kim tarafından ne zaman hangi usulle yapıldığı hususunda davalı bankadan ilgili kayıtların celp edilmesi, akabinde dosya içerisinde mevcut kart teslim bilgilerine göre nakit avans çekme işleminden bir gün önce 09.09.2019 tarihinde kartın davacıya bizzat teslim edildiğinin görüldüğü, bu hususun "bizzat teslim" denilerek imza altına alındığı, davacının o tarihte hastanede yoğun bakımda olduğunu iddia etmesi karşısında bu hususun araştırılması bakımından bu belge aslı getirtilerek belge altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığının belirlenmesi, imzanın davacıya ait olduğunun anlaşılması karşısında sonucuna göre bir karar verilmesi, imzanın davacıya ait olmadığının anlaşılması karşısında ise; intihar olayının gerçekleştiğinin iddia edildiği 27.08.2019 tarihi itibariyle hastane kayıtları getirtilerek davacının hastane yatış ve taburcu günlerinin belirlenmesi, taburcu olduktan sonra tutuklanıp tutuklanmadığı ve cezaevine giriş çıkış evraklarının celbi, davacının telefonuna polis tarafından el konulduğu hususunun iddia edildiği, davalı tarafından ise işletme karttan yapılan işlemlerin ATM'den yapıldığını, kartın şifresinin ise davacının davalı banka nezdindeki ... numaralı telefon aracılığı ile alındığı, karttan ATM yolu ile şifre ile nakit avans çekme işleminin gerçekleştiği savunulduğundan davacının telefonuna cinayet iddiası ile ilgili kolluk tarafından el konulup konulmadığı buna ilişkin bir el koyma kararı bulunup bulunmadığı hususları araştırılarak yapılan işlemlerde tarafların kusurları değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu hususlar araştırılmadan davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince, tüm deliller toplanmadan karar verildiği anlaşılmakla, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden yargılama yapılması ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2021 tarih ve 2021/266 Esas, 2021/1091 Karar sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2021 tarih ve 2021/266 Esas, 2021/1091 Karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 59,30.TL istinaf karar harcının istinaf eden davacıya İADESİNE,
5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE, 7)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olmak üzere 10/01/2025 tarihinde karar verildi.
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır