Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2027 E. 2025/124 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2027
- Karar No
- 2025/124
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2027 KARAR NO : 2025/124 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/09/2022 NUMARASI : 2022/73 E. - 2022/249 K.
DAVACI : VEKİLLERİ DAVALI
DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/09/2022 tarih ve 2022/73 Esas - 2022/249 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, 1986 yılından beri ülkemizde de kullanılan bu markanın yüksek tanınmışlık düzeyine eriştiğini, bu markaları mesnet göstererek davalı şirketin 2019/128592 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ... 2021-M-12192 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa anılan markanın da "...-" ile başladığını ve üç harfli olduğunu, son kısmında yer alan rakamların görsel benzerlik karşılaştırması bakımından bir anlam ifade etmediğini, dava konusu markanın müvekkilinin çok tanınmış markalarından biri gibi algılanacağını, daha evvel 2015/07768 başvuru numarali "..." ibareli bir markaya yönelik itirazlarının YİDK kararı neticesinde kabul edildiği gibi karara karşı Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/251 Esas sayılı dosyasında açılan davada taraf markalarının benzediğinni tespit edildiğini, müvekkilinin "..." markaları çok tanınmış olduğu için SMK'nın 6/5. maddesindeki şartların da gerçekleşeceğini, davalı başvurusunun iyi niyetli başvuru olarak değerlendirilemeyeceğini ileri sürerek, 2021-M-12192 YİDK kararının iptaline ve 2019/128592 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markalarının 03. sınıf emtiaların tamamı bakımından aynı ya da ayırt edilemeyecek düzeyde benzer emtiaları kapsadıkları gibi dava konusu markada 05. sınıfta yer alan "ilaç ihtiva eden kozmetikler" emtialarının da yine davacı markasında yer alan kozmetik ürünleri kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olduğu, ancak dava konusu markada 05. sınıfta yer alan bir kısım emtialar ile yine 35. sınıf 1-4 alt grubundaki hizmetler ile 35.05 alt grubunda yer alan bir kısım emtialar bakımından, taraf markalarının birbirleri ile rekabet ilişkisi içerisinde olmayan, farklı ihtiyaçlara yönelik, farklı tüketici gruplarına hitap eden, satış, sunum ve pazarlama biçimleri birbirlerinden farklı olan, birbirleri yerine ikameleri mümkün olmayan emtiaları kapsadıkları; taraf markalarının üçer harften oluştukları ve ilk iki harfi “a-x” harfleri itibariyle aynı dizilime sahip oldukları, bu haliyle görsel anlamda aralarında bir benzerlik bulunduğu, markaların son sesleri itibariyle (o-e) farklılaştıkları, bununla birlikte her iki markada da orta harf olan “X” harfinin, alfabemizde yer almayan yabancı bir harf olması ve buna bağlı olarak baskın karakterli bir fonetiğe sahip oluşu göz önüne alındığında, bu harf ile birlikte işitsel olarak oluşan “...” ve “...” seslerindeki benzerliğin son derece üst düzeyde olduğu, her ne kadar dava konusu markanın son sesinde yer alan “o” harfi, dava konusu markayı, itiraza mesnet markadan farklı olarak iki heceli telaffuz edilmesine neden olmakta ise de bu durumun bütüne hakim fonetik açısından yeterli farklılığa sebebiyet vermediği, zira başlangıç seslerindeki yüksek düzeyli benzerliğin, tüketici algısında daha ön planda yer alacağı; görsel ve işitsel açıdan birbiri ile benzer nitelikteki esas unsurlardan oluşan taraf markalarının, kapsamları itibariyle de birebir aynı oldukları bir durumda, tüketicinin daha evvelden bildiği, işittiği ya da deneyimlediği davacı markaları ile benzer şekilde oluşturulmuş dava konusu markayı birbiri ile karıştırabileceği ve bu durum neticesinde tüketici deneyimlediği markanın “...” mı yoksa “...” mu olduğu düşüncesinde hareket ederken nihai tercihinde önceki markanın hafızasında kalan izinin etkisiyle yanılgı yaşama ihtimalinin yüksek olacağı, tüketicinin taraf markalarındaki tali unsurları ise algısında geri planda tutabileceği, özellikle dava konusu markadaki "11" sayısının, somut bir olguya işaret etmediği de gözetildiğinde, “...” markasının bir alt ürünü adı gibi algı yaratacağı, davacı markasının aynı/aynı tür/benzer olan mallar yönünden yüksek ayırt ediciliğe sahip olması olduğu, bu durumda bakım ürünleri, kremler gibi ürünlerde "..." ibaresini gören tüketicilerin, özellikle parfüm, deodorant ve benzeri nitelikteki ürünler yönünden yüksek ayırt ediciliği olan "..." markasının yarattığı olumlu izlenimin etkisinde kalabileceği; taraf markaları kapsamında benzer olarak görülmeyen mal ve hizmetler açısından SMK'nın 6/5. maddes koşullarını ve uygulama şartlarının somut olayda meydana gelmeyeceği, kötüniyet iddialarının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2021-M-12192 sayılı kararının 3. sınıf "Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks.” 05. sınıftaki "ilaç ihtiva eden kozmetikler." ve yine 35. sınıf "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri.Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları.Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar.Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks., ilaç ihtiva eden kozmetikler.mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetleri bakımından iptaline, davaya konu markanın belirtilen mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, başvuruda vurgunun ibarenin tamamına yapıldığını, markaların esas unsurlarının farklı olduğunu, bütünsel açıdan benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığını, sadece 2 harf üzerinden değerlendirme yapılmasının marka hukuku ilkelerine aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı şirketin, "..." ibaresinin, 03, 05 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacının "..." ibareli markalarına dayalı olarak, iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazının da, YİDK'nın 2021-M-12192 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 05.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 01.03.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı noktasındadır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dava konusu başvuru "..." ibaresinden oluşmaktadır. Davacının itiraza mesnet markaları ise "..." esas unsurludur. İlk derece mahkemesince davalı markasındaki "11" sayısının somut bir olguya işaret etmediğinin, "..." ve "..." ibarelerinin benzer olduğunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerekmekte olup, dava konusu marka "..." ve "..."den ziyade "..." yani "..." ve "iki 'L' harfi" olarak algılanmaktadır. Bu durumda, üç harften oluşan davacı markası ile beş harf olarak algılanan dava konusu marka görsel ve işitsel olarak yeterince farklılaşmıştır. Dairemizce, dava konusu başvuruyu gören tüketicilerin bunun davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışa algılayabileceği ve taraf markalarının bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markalarının sadece ilk iki harfinin aynı olmasının, işaretlerin bütünü itibariyle bıraktığı izlenim farklı bulunduğundan, iltibasa sebebiyet vermeyeceği kanaatine varıldığından, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü yerinde görülmemiştir. Tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığından, Dairemizce emtia benzerliği şartı yönünden değerlendirme yapılmasına gerek görülmediği gibi davacı markalarının tanınmış olması da sonuca etkili bulunmamıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir. Somut olayda uyuşmazlığın niteliği ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde, bir başka hususun daha tartışılması gereklidir. Zira somut uyuşmazlıkta davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde, gerçekte ayrı davaların konusunu oluşturan iki farklı talep birleştirilmiş ve davalı ... YİDK kararının iptali ile diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi birlikte talep edilmiştir. Mahkemece her iki talebin de kısmen kabulüne karar verildiği halde, yerel mahkeme kararı, davalı şirket tarafından istinaf edilmemiştir. Davalı ...'in istinaf başvurusu ile YİDK kararının iptali davası yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalı şirketi ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansıması düşünülemez. Dolayısıyla Dairemizce, YİDK kararının iptali davası yönünden ulaşılan sonucun, kararın davalı şirket tarafından istinaf edilmemesi nedeniyle, yerel mahkemece verilen hükümsüzlük kararına yansıtılması mümkün olmamıştır. Bu itibarla, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca iltibas bulunmaması nedeniyle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 08/09/2022 gün ve 2022/73 Esas - 2022/249 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-YİDK kararının iptali istemli davanın REDDİNE, 3-Hükümsüzlük istemli davanın KISMEN KABULÜ ile, dava konusu 2019/128592 sayılı markanın 3. sınıf "Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks." 05. sınıftaki "ilaç ihtiva eden kozmetikler." ve yine 35. sınıf "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks., ilaç ihtiva eden kozmetikler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetleri bakımından KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 80,70-TL harçtan mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davalı şirketten tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000.0-TL vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Kurumuna verilmesine, 7-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.300,00-TL bilirkişi ücreti, 212,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 120,00-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 2.632,00-TL yargılama giderinin takdiren 1/2'sinin kabulü ile bu orana tekabül eden 1.316,00-TL'ye, 80,70-TL peşin harç ile 80,70-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 1.477,40-TL'nin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinden bırakılmasına, 8-Davalı ... istinaf kanun yoluna başvuru harcı 220,70-TL olarak yatırılan yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 9-Davalı şirket tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333), 11-Davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talebi halinde anılan davalıya iadesine, 12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 22/02/2025
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...