Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/1985 E. 2024/1009 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1985
- Karar No
- 2024/1009
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/1985 Esas - 2024/1009 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1985 KARAR NO : 2024/1009
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/07/2022 NUMARASI : 2014/345 Esas 2022/578 Karar DAVACI : VEKİLLERİ DAVALILAR :
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 02/07/2008 KARAR TARİHİ : 03/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/10/2024
Taraflar arasındaki tazminata ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin İstanbul, Eskişehir ve Bozüyük'te ilk ve orta dereceli eğitim eğitim, üniversite hazırlık, yabancı dil ve sürücü eğitim veren kurumlara sahip bir şirket olarak faaliyet gösterdiğini, uzun süredir davalı bankanın müşterisi olarak çalıştığını, diğer davalı ...'nin ise bankalardan sahte talimat vs ile müvekkili şirketi dolandırdığını, davalı banka, davalı banka şubesi ve ...'nin sahte internet bankacılığı dekontu düzenlenmesi sureti ile 107.562,89 TL ödenmiş gibi gösterilen aslında zimmete geçirilen bedel ve bu dekontların şirket defter ve muhasebe kayıtlarına işlenmiş olması sebebiyle müvekkili şirketin ödemek zorunda kaldığı 17.429,99 TL vergi gecikme zammı sebebi ile müvekkili şirketin uğradığı toplam 124.992,88 TL'nin tediye ve ödeme tarihlerinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesinde bahsi geçen dekontlarla hiçbir ilgisinin olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Davalı banka vekili cevap dilekçesinde özetle, öncelikle yetki ve husumet itirazında bulunduklarını, davacı şirketin BK'nun 55. maddesi gereğince çalışanı tarafından gerçekleştirilen zarar nedeniyle sorumlu olduğunu, müvekkili bankanın dava konusu uyuşmazlıkta kusurunun bulunmadığını ileri sürerek Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/345 esas sayılı dosyasında görülen davanın bu dava ile arasındaki hukuki bağlantı bulunduğundan söz konusu davanın sonucunun huzurdaki davaya etkili olduğundan bekletici mesele yapılmasını ve davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı vekili ile davalı banka vekilinin geçerli mazereti olmaksızın 19/07/2022 tarihinde karar verilen duruşmaya katılmadığı, yine duruşmaya katılmayan diğer davalı ... vekilinin dosyanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini istediği ve davacı tarafça öncesinde 25/02/2020 ve 14/07/2020 tarihlerinde davanın ve dosyanın takipsiz bırakıldığı anlaşılmakla, taraflarca bu günde geçerli mazeret olmaksızın davanın takip edilmeyerek, davanın ikiden fazla takipsiz bırakılmış olması sebebiyle HMK 150/6 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,14/07/2020 tarihli celsede duruşmanın takipsiz bırakılmadığını, taraflarınca hemen aynı gün sunulan dilekçede, mazeret dilekçesini gönderildiğini ancak mahkemece gözden kaçırıldığını, mahkemece bu konuda herhangi bir karar verilmediğini, daha sonra davalı şahıs vekilinin 13/12/2021 tarihli dosyanın işlemden kaldırılması talepli dilekçesi üzerine aynı tarihte taraflarınca "mazeretimizin görülmediği, mahkemenin ara karardan dönmesi talebimizin de cevaplanmadığına" dair ikinci dilekçenin sunulduğunu, sonuç olarak mazeretlerinin ve bu dilekçelerinin hiçbirinin dikkate alınmadığını, ceza dosyasının hala bekletici mesele yapılmaya devam ettiğini, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kaldığı yerden devamını talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, kamu düzeninden olan hususlar da dikkate alınarak yerel mahkeme tarafından verilen hükmün kaldırılması suretiyle davanın kaldığı yerden devamına karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; tazminat davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ilk derece mahkemesinin taraflar ve eldeki davada kesin yetki kuralına aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davanın asliye ticaret mahkemesine açıldığı, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince açılan davanın davacı vekili ile davalı banka vekilinin geçerli mazereti olmaksızın 19/07/2022 tarihinde karar verilen duruşmaya katılmadığı, yine duruşmaya katılmayan diğer davalı ... vekilinin dosyanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini istediği ve davacı tarafça öncesinde 25/02/2020 ve 14/07/2020 tarihlerinde davanın ve dosyanın takipsiz bırakıldığı, taraflarca geçerli mazeret olmaksızın davanın takip edilmeyerek, davanın ikiden fazla takipsiz bırakılmış olması gerekçesiyle HMK'nun 150/6 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 4857 sayılı Kanunun 1.maddesinde kanunun kapsamı belirtilerek; “Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir. Bu kanun, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.” denilmektedir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 1.maddesinde ise; “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi görevinin İş Mahkemelerine ait olduğu” belirtilmiştir. 7036 sayılı Yasa'nın 5. Maddesi uyarınca ; (1) İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara ilişkin dava ve işlere bakar. Tüm dosya kapsamı, istinaf nedenleri ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça, davalının hizmet sırasında "sahte belge, dekont" düzenleyerek davalı banka vasıtasıyla davacı şirketi zarara uğrattığının iddia olunduğu, dosya kapsamına uyap sisteminden bir örneği alınan davalıya ait hizmet döküm cetveli incelendiğinde, davalı ...'nin davacı şirkette dava konusu eylemlerin gerçekleştiği tarih aralığı olan 2005- 2007 tarihleri arasında "4a" statüsünde işçi olarak çalıştığı, bu bağlamda taraflar arasındaki ilişkinin hizmet ilişkisine dayandığı dosya kapsamından anlaşıldığı , 7036 sayılı Yasa'nın 5. maddesinde 6098 sayılı BK'nun 2. kısmının 6. bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ve işverenler arasındaki iş ilişkisi nedeni ile doğan her türlü uyuşmazlıklara iş mahkemesinin bakacağının düzenlendiği, dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde İş Mahkemesi görevli olacağı, davalı banka yönünden ise, davalı bankanın dava dilekçesinde bildirilen eylemleri işçi davalıyla birlikte işlediklerinin ileri sürüldüğü, tüm davalılar aleyhine açılan davalar arasında bağlantı bulunduğu, usul ekonomisi ilkesi ile doğru sonuca ulaşma bakımından kanıtların bir bütün olarak incelenmesinde yarar olduğu ve iş mahkemesinin ihtisas mahkemesi niteliğinde bulunduğu dikkate alınarak, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılarak ilk derece mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. (Yarg. HGK. 16/04/2003, 9-308/303 ve Yarg. 9. HD 28/12/2010, 43459/41339). Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık yönünden kabulü gerekmiş, HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılması kararı veren Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/345 Esas 2022/578 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353(1)-a.3 maddesinin hükmü özel düzenleme içerdiğinden HMK'nın 360. maddesinin atfı ile HMK'nın 20. maddesi hükmü uygulanmaksızın ve talebe bağlı olmaksızın dosyanın görevli Eskişehir İş Mahkemesine tevzi edilmek üzere Eskişehir Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/07/2022 tarih ve 2014/345 Esas 2022/578 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın görevli ve yetkili Eskişehir İş Mahkemesine tevzi edilmek üzere Eskişehir Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, 3-Bir karar örneğinin bilgi ve UYAP üzerinden dosyanın görevli mahkemesine aktarılması için Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacıdan peşin alınan 80,70 TL istinaf maktu karar ve ilam harcının talep halinde anılan davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/10/2024
Başkan- ... Üye - ... Üye -... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ...