Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1953 E. 2022/1951 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1953
Karar No
2022/1951
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1790 KARAR NO : 2024/1577 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/12/2019 (Dava) - 02/07/2024 (Karar) NUMARASI : 2023/42 Esas - 2024/515 Karar DAVA : Hayat Sigortası Kaynaklı Alacak BAM KARAR TARİHİ : 31/10/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 31/10/2024 İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/42 Esas-2024/515 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ... ile davalı ... Sigorta A.Ş arasında güvenli hayat sigortası poliçesi imzalandığını, davacıların murisin annesi ve babası olduğunu, poliçe imzalandıktan sonra muris ...'nın, ödemeyi taahhüt ettiği sigorta primlerini düzenli bir şekilde yatırdığını, ancak 08/12/2017 tarihinde silahlı saldırı sonucu yaralandıktan sonra hastanede tedavi altındayken vefat ettiğini, bu suretle poliçenin üzerine kurulduğu “ölüm” riskinin gerçekleştiğini ve ... Sigorta A.Ş.’nin ödemeyi taahhüt ettiği sigorta bedelinin muaccel hale geldiğini, mirasçılar ... ve ...’nın sigortacı şirkete yaptığı başvurunun sonuçsuz kaldığını, arabuluculuğun da anlaşamama biçiminde sonuçlandığını, işbu dava ile şimdilik kaydıyla 120.000-TL harca tabi değer belirterek davayı açtıklarını, ıslah yoluyla aktüeryal bilirkişi raporunda belirlenecek meblağa göre dava değerini yükseltme haklarını saklı tuttuklarını belirterek, dava tarihi itibariyle 120.000-TL sigorta poliçe bedelinin davalıdan tahsili ile kendilerine ödenmesini, kurulan ilişkinin ticari nitelikli olması sebebiyle 08.12.2017 tarihinden itibaren yürürlükteki reeskont faiz oranına göre hesaplanacak faizin de asıl alacakla birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...'nın, ... A.Ş.'den (...) aldığı ticari krediyle birlikte, müvekkili şirketin ve koasürör ... Sigorta A.Ş.'nin acentesi sıfatıyla hareket eden ...'den ".." satın aldığını, müteveffanın talebinin müvekkili şirket ve koasürör ... Sigorta A.Ş. tarafından kabul edildiğini ve müteveffanın, 11.02.2016 tarihinde yıllık güvenli hayat kredi koruma sigortası katılım sertifikası ile grup poliçesine dahil edildiğini, bu poliçenin sigortalının vefatına kadar yenilendiğini, poliçe kapsamında; "(i) Kaza Sayılmayan Vefat Teminatı, (ii) Hastalık Sonucu Tam ve Daimi Maluliyet Teminatı, (iii) Kaza Sonucu Vefat Teminatı ve (iv) Kaza Sonucu Daimi Maluliyet Teminatı" olmak üzere dört farklı teminat öngörüldüğünü, bu kapsamda müvekkili şirketin kaza sayılmayan vefat teminatı ile hastalık sonucu tam ve daimi maluliyet teminatından, ... Sigorta A.Ş.'nin ise kaza sonucu vefat teminatı ile kaza sonucu daimi maluliyet teminatından sorumlu olduğunu, sigortalı müteveffanın 08.12.2017 tarihinde silahlı saldırı neticesinde vefat ettiğini, ölüm rizikosu poliçe kapsamında; kaza sayılmayan vefat teminatı ile müvekkili şirketin ... A.Ş. tarafından, kaza sonucu vefat teminatı ile koasürör ... Sigorta A.Ş. tarafından teminat altına alınmış olmakla beraber katılım sertifikasının "D." maddesinde; "Rizikonun gerçekleşmesi halinde gecikmeksizin ... A.Ş.'ye başvuruda bulununuz" açıklaması ve bilgilendirme formunun "H." maddesinde;“4. Gerekli bilgi ve belgelerin eksiksiz şekilde ... A.Ş.’ye ulaşmasından itibaren azami 15 (onbeş) gün içinde ... A.Ş. tarafından gerekli incelemeler yapılarak tazminat ödeme işlemleri ... A.Ş. tarafından tamamlanacaktır” açıklamasının bulunduğunu, bu nedenle hasar ihbarı konusunda başvuru yapılacak olan kurumun müvekkili şirket olarak belirlendiğini, bundan dolayı gerekli bilgi ve belgeler müvekkiline ulaştırıldıktan sonra ödeme işlemlerinin yürütülecek olduğunun ifade edildiğini, sigortalının vefatını takiben kanuni mirasçılarının da bu bağlamda müvekkili şirkete başvurarak poliçe kapsamında vefat teminatı bedelinin kendilerine ödenmesini talep ettiğini, davacı taraftan olaya ilişkin olay yeri inceleme raporları, otopsi raporu ve savcılık belgelerinin talep edildiğini, müteveffanın silahlı saldırı neticesinde vefat ettiğinin anlaşıldığını ve bu kez Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair kesin kararı, Adli Tıp Kurumu sonucu ve alkol raporunun eksik olduğunun davacılara iletilerek bahsi geçen eksik evraklar talep edilmiş ise de, bu belgelerin temin edilmediğini, müvekkili şirketin poliçe kapsamındaki sorumluluğu sadece "Kaza Sayılmayan Vefat Teminatı" ile sınırlı olduğu için sigortalının vefatının silahlı saldırı sonucu gerçekleştiği de anlaşıldığından, bu teminat altında bir ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, usul ve yasaya aykırı olarak açılan davanın reddinin gerektiğini, poliçede dain-i mürtehin kaydı bulunması sebebiyle davacının aktif dava ehliyetinin de bulunmadığını, ...'in muvafakatinin alınmasının zorunlu olduğunu, poliçe üzerinde dain-i mürtehin olarak gösterilen ...'in, dava konusu sigorta tazminatı açısından öncelikli lehtar olduğunu, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları m. 2 kapsamında;"Bu poliçedeki Kaza tabirinden maksat ani ve harici bir hadisenin tesiri ile sigortalının iradesi dışında ölmesi veya cismani bir arızaya maruz kalmasıdır." hükmü vaaz olunarak kaza tanımının yapıldığını, somut olayda sigortalının vefatının, kaza sonucu ortaya çıktığını, zira kişinin vurulmasının, ani ve harici bir hadisenin tesiri ile iradesi dışında ölmesi hali olduğunu, yukarıda anılan tanım doğrultusunda kaza olarak değerlendirilmesi gerektiğini, nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2018/4897- K. 2020/4750, 13.7.2020 tarihli kararında; sigortalının dava dışı bir üçüncü kişi tarafından vurularak öldürülmesi halinin kaza sonucu vefat teminatı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin ifade edildiğini, oysa poliçe kapsamında bu teminatın muhatabının müvekkili şirket değil, poliçe evraklarından da anlaşılacağı üzere ... Sigorta A.Ş. olduğunu, hal böyle iken, taleplerin müvekkiline yöneltilmesi mümkün olamayacağından davanın ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarının gerektiğini, müvekkili şirket açısından ise davanın reddinin gerektiğini, kaldı ki tazminat borcunun, davacı tarafın rizikoya ilişkin gerekli belgeleri tam ve eksiksiz şekilde temin etmemiş olması sebebiyle doğmadığını, başka bir deyişle bu dava kapsamında henüz muaccel dahi olmayan bir borca faiz işletilmesinin talep edilemeyeceğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI: Mahkemece daha önceden "davanın pasif husumet yokluğundan reddi" ne dair verilen kararın yapılan istinaf incelemesi neticesinde Dairemizin 14.12.2022 tarihli, 2022/1953 E. - 2022/1951 K. sayılı kararı ile; ".....Mahkemece, dava konusu sigorta sözleşmesi uyarınca davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de, tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre bu kabulün yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Zira, davacılar murisi ile sigorta şirketleri arasındaki hayat sigorta poliçe sözleşmesi incelendiğinde; muris, davalı şirket ve davadışı ... Sigorta AŞ ile üçlü bir sözleşme düzenlenmiş olduğunun görüldüğü, kaza nedeniyle ölüm halinde davadışı ... Sigorta AŞ'nin, kaza dışı bir nedenle ölüm halinde ise davalı şirketin sorumlu olacağının düzenlendiği, kaza sayılan ve sayılmayan hallerin tek tek sayılmayıp, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarına atıf yapılmış olduğu, somut uyuşmazlıkta murisin silahlı saldırı sonucunda vefat etmiş olduğu anlaşılmaktadır. Sözkonusu genel şartların 2.maddesinde; 'Bu poliçedeki kaza tabirinden maksat ani ve harici bir hadisenin tesiri ile sigortalının iradesi dışında ölmesi veya cismani bir arızaya maruz kalmasıdır.' denilmiştir. Davacılar murisinin silahlı bir saldırıda vefat etmiş olması durumunda bu vefatın anılan genel şart hükümleri uyarınca 'kaza sayılan haller' e girdiği görülmektedir (Bu yönde bknz. Yargıtay 17. HD 2018/4897 E.-2020/4750 K., 2019/4412 E.-2020/7531 K...). Bununla birlikte, bahse konu genel şartlardaki kaza tabirinin açılımı ile, murisin silahlı saldırı sonucu vefat etmiş olmasının davacı yanca 'kaza' ile değil, kasıtlı olarak işlenen bir suç neticesinde meydana geldiği düşüncesi ile poliçe hükümlerinin yanlış yorumlanması, HMK 124.madde uyarınca makul görülebilecek nitelikte bir hatadır. Kaldı ki, bahse konu poliçede her iki sigorta şirketinin de adı ve imzası bulunmakta, ayrıca tazminat talepleri bakımından tüm işlemlerin ve ödemelerin açıkça davalı şirket eliyle yapılacağına dair de özel hükümler konulmuş olmakla, sigorta ödemesi için tüm yazışmaların yapıldığı davalı şirkete işbu davanın da yöneltilmiş olması dürüstlük kuralına aykırı olmayan, kabul edilebilir bir yanılgı niteliğindedir. Buna rağmen, mahkemece davanın pasif husumetten reddi doğru olmamıştır. Mahkemece yapılması gereken iş; HMK 124/3-4.maddeler gözetilerek taraf teşkilinin sağlanması, ayrıca poliçedeki dain-i mürtehin kaydı re'sen gözetilerek öncelikli olarak dava şartlarının tamamlanması ve ardından sonucuna göre esasa dair incelemeye geçilmesinden ibarettir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacılar vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda, "...HMK'nın 124. maddesi uyarınca davacı tarafın talebi kabul edilerek davalı sıfatı ... Sigorta A.Ş'ye verilerek yargılamaya devam olunduğu, ... Manisa Şubesi tarafından işlenen 13/02/2017 tanzim-11/02/2017 başlangıç tarihli rehin hakkının borcun ödenmesi nedeniyle ortadan kalktığının anlaşıldığı, davacıların murisi ile davalı ... A.Ş. ve koasürör ... Sigorta A.Ş. arasında, dava dışı ... A.Ş. Manisa Şubesi'den kullanılan kredinin teminatı olarak akdedilen ... Sigortası Katılım Sertifikası'nın sertifika tanzim tarihinin 11.02.2016, sigorta başlangıç ve bitiş tarihlerinin 11.02.2016-1 1.02.2017 tarihleri arası olması üzere 1 yıl süreli olduğu, poliçede kaza sayılmayan vefat teminatı olarak 50.000 TL, hastalık sonucu tam ve daimi maluliyet teminatı olarak 50.000 TL, kaza sonucu vefat teminatı olarak 50.000 TL ve kaza sonucu daimi maluliyet teminatı olarak 50.000 TL teminat verildiği, davacıların murisi ...'nın sigorta poliçesinin geçerlilik ve teminat süresi içerisinde silahlı saldırı sonucunda 08.12.2017 tarihinde vefat ettiği, davacıların murisinin kasten öldürülmesiyle vefatına, ani ve harici bir dış etkenin sebep olduğu, olayın sigorta teminatı ve kapsamı dahilinde kaldığı, davacıların murisinin 'Ferdi Kaza Sigortası' teminatı kapsamında vefat ettiği, bu durumda meydana gelen rizikodan poliçeye yer alan teminatlar kapsamında ... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olacağı ve kaza sonucu vefat teminatı olarak ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 50.000 TL ile sınırlı olduğu anlaşılmakla, davacının davasının kabulüne karar vermek gerektiği, bozma ilamından sonra HMK 124. maddesi uyarınca taraf değişikliği talebi kabul edilmekle, davalı ... A.Ş aleyhine açılmış olan davanın husumet ehliyet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacıların yapmış olduğu tüm yargılama giderlerinin HMK 124/4 maddesi uyarınca davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmekle, sonuç olarak; davacının, davalı ... A.Ş aleyhine açmış olduğu davanın PASİF HUSUMET EHLİYET YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, davacının yapmış olduğu tüm yargılama giderlerinin HMK 124/4. maddesi uyarınca davacılar üzerinde bırakılmasına, davacıların davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine açtığı DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 50.000 TL'nin 09/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin istemlerinin reddine..." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: DAVALI ... A.Ş. VEKİLİ TARAFINDAN; "...Yapılan yargılama neticesinde davanın müvekkili şirket yönünden usulden reddine karar verildiğini, davanın reddi kararının hukuka uygun olmakla müvekkili şirket lehine vekalet ücretine de hükmedilmesi gerektiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 'görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret' başlıklı 7/2.maddesinin; 'Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretin hükmolunur' hükmüne haiz olduğunu, bu doğrultuda kendisini vekil ile temsil ettiren ve hakkındaki dava husumet nedeniyle reddedilen müvekkili şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir. DAVALI ... SİGORTA A.Ş VEKİLİ TARAFINDAN; "...Davanın konusunu bireysel ferdi kaza sigorta poliçesinden kaynaklı dava oluşturduğundan mirasçıların murisin yerini alması nedeniyle tüketici mahkemelerinde davanın görülmesi gerektiğini, görev yönünden itiraz ettiklerini, öncelikle ihbar edilen olmasına karşın davalı sıfatıyla davanın bitirildiği ve buna ilişkin kararın ve davaya ilişkin belgelerin tebliğ edilmediğini, ihbar edilen ve davalı sıfatlarının birbirlerinden farklı olduğunu, davalı olarak eklenme sonrasında esasa ve usule ilişkin olarak savunma ve ilk itirazların yapılabilmesi için yeni davalıymış gibi dava dilekçesinin tebliği ve cevap dilekçesi ve delillerin sunulması istenmesi gerekmesine karşın bu yönde işlem yapılmayarak savunma haklarının kısıtlandığını, ...'nin savunmalarının müvekkili adına yapıldığının kabulü hukuken mümkün olmadığından bu yöndeki usuli eksiklik nedeniyle kararın bozulması gerektiğini, dosyada örneği olan poliçenin incelenmesi ile hangi sigorta şirketinin hangi durumlardan sorumlu olduğunun açık ve net bir şekilde belirtildiğini, davalı ... tarafından, ... Sigorta A.Ş'nin ise kaza sonucu vefat teminatı ile kaza sonucu daimi maluliyet teminatından sorumlu olduğu şeklinde açık şekilde beyanda bulunulmasına karşın yıllarca davacının bu yönde bir işlem yapmadığının, yeni dava açıp birleştirme talep etmediğinin görüldüğünü, HMK'nın 124.maddesi uyarınca davalı sıfatı ... Sigorta A.Ş'ye verilerek yargılama devam olunduğunun denildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ortada kabul edilebilir maddi hata bulunmayıp yıllarca ... yönünden davanın sürdürüldüğünü, karar sonrası istinafa başvurulup kararın başka sebeple bozulması üzerine bu kez davanın ... Sigorta A.Ş'ye yönlendirilmesi talebinin kabulünün HMK'nın 124/3.maddesi kapsamında mümkün olmadığını, müvekkili şirketin katılmadığı arabuluculuk yönünden müvekkili şirket aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, öncelikli olayın ferdi kaza sigorta kapsamı dışında telakki edilmesi gerektiğini, olay kaza niteliğinde olmadığından poliçe kapsamı dışında kabul edilmesi gerektiğinden davanın reddi gerektiğini, poliçe içeriğinde; 'aşağıdaki haller sigortadan hariçtir: c) Cürüm ve cinayet işlemek veya bunlara teşebbüs' şeklinde hüküm yer aldığından olayın kapsamı itibariyle teminat dışı olduğunun görüldüğünü, dosyada bulanan ceza dosyası belgelerine bakıldığında aslında öldürme olayının, tesadüfi veya öncesi olmayan nitelikte olmadığını, müetveffanın kendisini bile bile tehlikeye attığı, tehlikeli ve sorunlu ilişkiler manzumesi içerisinde olduğu, bir an için ferdi kaza poliçesi kapsamında olay kabul edilse dahi açıklanan nedenlerle olayın teminat dışında kaldığı veya en azından müterafik kusur yönünden indirim yapılması gerektiğini, faiz türünün hatalı belirlendiğini, ortada ticari faiz uygulanmasını gerektiren bir durum olmadığından uygulanması gereken faiz oranın yasal faiz olacağını..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hayat sigortasından kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı ... AŞ vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. 1-Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; daha önceden "davanın pasif husumetten reddi" şeklinde verilen karara ilişkin yapılan istinaf incelemesi sonucunda yukarıda yazılı ayrıntılı gerekçelerle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla birlikte, mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda istinaf kaldırma kararı gerekleri gözetilmeksizin, yeniden hatalı değerlendirmeler ile yazılı şekilde hüküm tesis edildiği görülmektedir. Zira, somut olayda HMK 124. madde uyarınca, daha önceden açıklandığı üzere, davalı tarafın yanlış gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanmakta olup, bu durumda mahkemece tarafta değişiklik sureti ile davalı konumunda yalnızca ... Sigorta AŞ'nin yer alması gerekirken,... AŞ'nin taraf olmaktan çıkarılmak yerine, halen davalı imiş gibi bu davalı bakımından "pasif husumetten red" hükmü kurulması, istinaf kaldırma kararına uygun olmadığı gibi, HMK 124.madde hükmüne de açıkça aykırı olup, kararın öncelikle bu sebepten dolayı kaldırılması gerekmiştir. 2-Mahkemece HMK 124.maddenin hatalı uygulanması, hüküm kısmındaki yargılama giderleri ve vekalet ücretine de yansımış olup, kararın bu husus bakımından da kaldırılması gerekmiştir. Burada, HMK 124/4.maddedeki; "...Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder." hükmü gözetilerek, hüküm tesis edilmesi gerektiği, somut uyuşmazlık bakımından, ... AŞ'nin poliçe ve ekindeki bilgi formlarındaki açık hükümler uyarınca, bu hükümlere uygun şekilde davacı tarafın ilk başvuruları ... AŞ'ye yapmış olması ve bu süreçte anılan şirket tarafından, bahse konu talebin muhatabının aynı poliçede imzası bulunan diğer şirket olan ... Sigorta AŞ olduğunun bildirilmemesi, yine arabuluculuk sürecinde de açıkça bu şirket vekilince bu dosyadaki muhatabın kendileri olduğunun beyan edilmesi karşısında, ... AŞ'nin "aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermediği" nden bahsedilmesi mümkün bulunmayıp, anılan şirketin vekalet ücretine dair istinaf itirazının kabulü mümkün görülmemiştir. Bu hususlar ve ayrıca yargılama giderleri-vekalet ücretine dair açıklanan tüm yönler mahkemece gözetilerek yargılama giderlerine isabetli bir şekilde hükmedilmesi gerektiği, yine dava konusu uyuşmazlıkta "zorunlu başvuru dava şartı" nedeniyle davanın ayrıca zorunlu arabuluculuğa tabi bulunmamasına rağmen, davacı tarafça arabuluculuk süreci başlatıldığı da görülmekle, bu husustaki arabuluculuk ücretinin davacı tarafa yüklenmesi gerekirken, kısmen davalı ... Sigorta AŞ'ye yüklenmesinde de isabet görülmediğinden, kararın bu yönler bakımından kaldırılması gerektiği anlaşılmıştır. 3-Bununla birlikte, davalı ... Sigorta AŞ'nin göreve dair istinaf itirazının daha önce İzmir Bam 21. HD'nin 2020/1977 E.-2020/326 K. sayılı kararı çerçevesinde netleştirilip, dava konusu sigorta poliçesinin dayanağının ticari kredi olmasına göre bu itirazın kabulü mümkün görülmediği gibi, yine anılan davalıya istinaf kararı sonrasında tüm dilekçe ve belgelerin tebliğ edildiği görülmekle, savunma hakkında dair bu husustaki itirazlarının da reddi gerekmiştir. Yine, daha önce açıklandığı üzere dava konusu silahla vurulma olayının, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının 2.maddesinde; "Bu poliçedeki kaza tabirinden maksat ani ve harici bir hadisenin tesiri ile sigortalının iradesi dışında ölmesi veya cismani bir arızaya maruz kalmasıdır." şeklindeki açık ifadesi karşısında, zararın davalı ... Sigorta AŞ'nin teminatı kapsamında kaldığı, murisin sorunlu birtakım ilişkiler içinde olmasının bu hususu değiştirmediği açık olmakla itirazın reddi gerekmiş, ayrıca HMK 124.madde koşulları somut uyuşmazlıkta oluştuğundan buna dair itiraz da reddedilmiştir. 4-Faiz türü bakımından, dava dilekçesinde reeskont faiz talep edilmiş olup, mahkemece hükümde müphem şekilde "ticari faiz" denilmesi ise infazda sorun yaratacak nitelikte görülmüş, bahse konu itiraz bu yönü ile kabul edilmiş, ticari krediye dayalı olması nedeniyle, yasal faize hükmedilmesi gerektiği kısmı ise reddedilmiştir. Esasen, faiz başlangıç tarihi de, dava tarihinden dahi sonraki bir tarih olarak belirlenmek suretiyle hatalı belirlenmiş ise de, bu hususta davacı taraf istinafa gelmediğinden, bu husus davalı taraf yararına usulü müktesep hak oluşturmuş olup, mahkemece yeniden verilecek kararda bu hususa da dikkat edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... A.Ş vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... A.Ş vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/42 Esas - 2024/515 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin SAİR İSTİNAF İTİRAZLARININ REDDİNE, 5-İSTİNAF AŞAMASINDA; a-Davalı ... A.Ş'den alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı, anılan davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç tahsiline yer olmadığına, b-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yatırılan 854,00 TL istinaf karar harcının istek halinde bu davalıya iadesine, 6-İstinaf aşamasında davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, 7-İstinaf aşamasında Davalı ... A.Ş tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 8-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 9-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/10/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/1953, K. 2022/1951, T. 08.12.2017, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1953-e-2022-1951-k-3f1757b8a087