Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1909 E. 2024/2164 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1909
- Karar No
- 2024/2164
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1909 - 2024/2164 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1909 KARAR NO : 2024/2164 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMES İ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/02/2022 NUMARASI : 2021/114 E. - 2022/53 K.
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/02/2022 tarih ve 2021/114 Esas - 2022/53 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı firmanın 5. sınıfa giren emtialarda yaptığı "..." ibareli marka başvurusuna müvekkilinin 150893 sayılı ve "..." ibareli tescilli markasını mesnet göstererek yaptıkları itirazın, diğer davalı ... 2021-M-1038 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa, taraf markalarında geçen “...” ve “...” ibarelerinin görsel, işitsel ve bütünsel açılardan birbirlerine benzediğini, karşılaştırılan işaretlerin her ikisinin de düz yazı karakterinde yazılmış tek bir kelimeden ibaret olduğunu, markalarda geçen ibarelerin başlangıcında ve sonunda aynı harflerin kullanıldığını, bu ibarelerin aynı şekilde telaffuz edilmeye ve algılanmaya da çok müsait olduklarını, davacının markasında geçen “...” ibaresinin herhangi bir etken maddeden türetilen bir sözcük olmayıp ayırt ediciliği güçlü bir marka olduğunu, ayrıca taraf markalarının aynı emtialarda kullanılacağını, markaların ortalama tüketici tarafından ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma olasılığının oldukça yüksek olduğunu, bu tüketicilerin doktor ve eczacılardan oluşmasının bu ihtimalde bir istisna yaratmadığını, davalı firmanın bu markayı kullanması halinde müvekkili markasının tanınmışlığından kaynaklı olarak ekstra bir avantaj sağlayacağını, ayrıca müvekkilinin tanınmış markasının itibarını düşürebileceğini, davalının böyle bir marka tescil ettirmek isteyerek kötü niyetini açıkça ortaya koyduğunu ileri sürerek, ... YİDK’nın 23.02.2021 tarihli ve 2021-M-1038 sayılı kararının iptalini ve davalının 2020/54009 sayılı markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili, karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzemediğini, markalarda geçen kelime unsurlarının orta hecelerindeki farklılıkların markaları ayrıştırmaya yeterli olduğunu, markaların karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için kullanım alanlarının da benzer olması gerektiğini, halbuki müvekkilinin "..." markasının hayvan sağlığı sektöründe, veteriner kliniklerinde, sığır ve koyun gibi hayvanlar üzerindeki uyuz, kene, bağırsak kurtları gibi parazitlere karşı kullanılan ve enjeksiyonluk şişe aracılığıyla satılan ürünlerde kullanıldığını, müvekkilinin "..." markasının Tarım ve Orman Bakanlığından gerekli izinler alındıktan sonra kullanılmaya başlandığını, Bakanlığın böyle bir izin vermiş olmasının müvekkilinin markasının davacının markasıyla iltibas yaratmadığını gösterdiğini, taraf markalarının hitap ettiği ortalama alıcı kitlesinin doktorlar ve eczacılar olduğu cihetle bu alıcıların dikkat/özen/bilgi seviyelerinin yüksek olduğunu, karşılaştırılan markaları karıştırmalarının mümkün olmadığını, davalının “...” markalı ilaçlarının etken maddesi “doramektin” olduğundan müvekkilinin bu markayı tercih ettiğini, başvurunun kötü niyetle yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının itiraza mesnet markasının "tıbbi müstahzarat" yani “eczanelerde hazır olarak bulundurulan tıbbi amaçlı ilaçlar” için tescilli olduğu, davacının marka kapsamı ile davalının markasının kapsamına alınmak istenen “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar. Tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri. Tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar” emtiaları açısından emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, kalan mallar bakımından emtia benzerliği ilişkisinin kurulamadığı; taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; her iki işarette geçen tek kelime unsurunun da yedi harften oluştuğu, bu kelimelerin ilk iki ve son iki -toplamda dört- harflerinin dizinleri de dahil olmak üzere birebir aynı olduğu, ibarelerde geçen harflerin büyük kısmının ortak olması ve her iki ibarenin ilk iki ve son iki harfinin aynı olmasının ibareleri birbirlerine yakınlaştırdığı, zira, ibarelerde yer alan harf farklılıklarının, ortak harflerin yaratmış olduğu yakınlaşmayı ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, markalarda kelime unsurlarının haricinde başka unsurlara yer verilmediği, taraf markalarının görsel ve işitsel açıdan benzer oldukları; davacının markasını oluşturan “...” ibaresinin, orijinal/davacı tarafından yaratılmış bir kelime olması nedeniyle ayırt ediciliğinin yüksek olduğu, davalı markasında geçen “...” ibaresinin ise, davalı firmanın dava/marka işlem dosyasına sunmuş olduğu belge ve beyanlardan da anlaşıldığı üzere, sığır ve koyun gibi hayvanlar üzerindeki parazitlere karşı kullanılan ilacın etken maddesi olan “doramektin”den türetildiği, “doramektin” ile “...” ibareleri aynı ya da çok yakın benzer ibareler olmadığından, davalının markasında geçen kelimenin de bir ilaç etken maddesi adı/jenerik bir kelime olmadığı, davalı tarafından yaratılmış orijinal bir ibare olduğu, işaretlerin kavramsal açıdan tüketicinin zihninde farklı birer çağrışım oluşturmadıkları, davacının “...” markasını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davalının “...” markasıyla karşılaştığında bu markaları “benzer bulması ve karıştırması” ihtimalinin doğduğu, ilgili tüketici kesiminin söz konusu emtiaların aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma ihtimalinin bulunduğu, bu durumun ilgili tüketici kesimini yanıltabileceği, her ne kadar bu emtiaların bir kısmının hedef kitlesinin, (istisnaları da olmasına rağmen) genel olarak bilinçli/dikkatli/özenli/farkındalığa sahip alıcılar/tüketiciler olsa da, bu tüketicilerin bile iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamaları ihtimalinde dahi, her iki markanın sahibi arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğunu düşünebilecekleri, dolayısıyla dikkatli ve bilinçli tüketici kesimi nezdinde dahi karşılaştırılan markaların, yukarıda yer verilen emtialar bakımından, karıştırılma tehlikesi altında bulunmasa bile en azından ilişkilendirilme ihtimali tehlikesi altında bulunduğu; her ne kadar davacının dava/marka işlem dosyasına sunmuş olduğu belge ve delillerden, davacının “...” markalı ilaçlarının, baş, eklem, kas, regl, bel, boyun ve diş ağrılarında tüketiciler tarafından en sık kullanılan ağrı kesicilerden biri olduğu, yani davacının “...” markasına ilaç sektöründe belli bir bilinirlik kazandırdığı düşünülse de içinde sektörden kimselerin de yer aldığı bilirkişi heyetinin SMK'nın 6/5. maddesi koşulunun gerçekleşebileceğine ilişkin tespitte bulunmadıkları; davacının, davaya konu "..." esas unsurlu marka ile aynı ya da benzer tescilsiz bir işareti yoğun ve sıkı bir şekilde kullanarak bu tescilsiz işarete ayırt edicilik kazandırdığı hususu ispatlanamadığından, sair davaya konu mallar bakımından SMK'nın 6/3. maddesi koşulunun mevcut olmadığı, davalı şirketin kötü niyetli hareket etiğine ilişkin somut olgu ileri sürülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar. Tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri. Tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar." emtiaları bakımından 2021-M-1038 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine; dava konusu 2020/54009 sayılı markanın "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar. Tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri. Tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar." emtiaları bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru kapsamında arta kalan mallar yani "Bebek mamaları, Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri." yönünden de benzerlik ve iltibas bulunduğunu, SMK'nın 6/3, 6/5 ve 6/9. maddesi uyarınca YİDK iptal ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik ve iltibas bulunmadığını, 05. sınıf malların tüketici kitlesinin bilinçli olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili, taraf markaları arasında benzerlik veya karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkili markasının alıcı çevresinin hayvanlar ve veteriner hekimler olduğunu, "..." markası, sığır, koyun gibi hayvanlarda bağırsak parazitleri, kene, uyuz gibi rahatsızlıklarda veterinerlerin kullandığı bir marka iken "..."in ise insanların ağrı kesici olarak kullandığı bir marka olduğunu, "..." markasının veteriner kliniklerinde veteriner hekimlerin kontrolünde, reçete ile satıldığını, "..."in ise, eczanelerde, eczacıların kontrolünde satıldığını, yani her iki markanın da aynı yerde veya rafta veya ilaç depolarında satılmasının mümkün olmadığını, Yargıtay içtihatlarına göre de, tüketici kitlesi doktor, eczacı ve veteriner hekim olduğu için taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE :1-Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, davacının itiraza mesnet markasının ise "..." ibareli olduğu, tarafların markalarında başka bir ibare veya şekil unsuruna yer verilmediği, bu hali ile her ikisi de yedi harften oluşan taraf markalarının ilk iki ve son iki harflerinin de ortak olduğu, içerisinde doktor bilirkişinin de bulunduğu heyet tarafından düzenlenen raporda taraf markalarında tek unsur konumunda bulunan ibareler arasındaki harf benzerliğinin ve markaların genel görünümlerinin yarattığı yakınlaşmanın, karıştırılma ihtimaline sebebiyet verebileceği, her ne kadar emtiaların bir kısmının hedef kitlesi genel olarak yeterli ölçüde bilinçli/dikkatli/özenli/farkındalığa sahip alıcılar/tüketiciler olsa da, bu tüketicilerin (bile) iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamalarına rağmen, her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu düşünebileceklerinin belirtildiği, Dairemizce de, dava konusu başvuru ile davacının itiraza mesnet markasını oluşturan işaretlerin ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verebilecek derecede benzer olduğu kanaatine varıldığı; yine bilirkişi raporunda "..." ibaresinin yerleşik/bilinen bir anlamı da dahil, herhangi bir ilacın da etken maddesinin adı olmadığının, "..." ibaresinin "doramektin" etken maddesinden türetilmiş bir kelime olduğu izlenimi doğuyor ise de "doramektin" ile "..." ibarelerinin çok yakın, benzer ibareler olmadığının, dolayısıyla "..." ibaresinin ilaç etken maddesi/jenerik bir kelimeden türetildiğinin söylenemeyeceği ve orjinal bir ibare olduğunun belirtildiği; öte yandan, davacı şirketin "..." ibaresini davalının başvuru tarihinden önce tescilsiz olarak kullanarak hak elde ettiğini kanıtlayamadığı, SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların gerçekleşeceğinin ve başvurunun kötü niyetle yapıldığının da ispatlanamadığı, taraf markalarının karşılaştırılmasında da emtia listelerinin kapsamlarının dikkate alınması gerektiği gibi 05. sınıf "tıbbi müstahzarat" emtiasının 05. sınıfın alt sınıflarındaki tüm mallarla benzer/ilişkili kabul edilemeyeceği anlaşılmakla, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Taraf markalarının emtia benzerliğinin değerlendirmesine gelince; yukarıda da bahsedildiği gibi davacının itirazına ve hükümsüzlük davasına mesnet olarak gösterdiği markası sadece "tıbbi müstahzarat" malları için tescillidir. Dava konusu marka ise 05. sınıfın tüm alt sınıflarını içermektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/8980 Esas, 2016/3973 Karar ve 11/04/2016 tarihli kararında "tıbbi müstahzarat" emtiasının 05/01. sınıfta yer alan ürünlere karşılık geldiği, 2018/265 Esas, 2019/2264 Karar ve 26/03/2019 tarihli kararında tıbbi müstahzar üreten firmaların 05/02. sınıftaki ürünleri de sıklıkla piyasaya sundukları için bu ürünler arasında aynı tür sayılma kriterinin karşılanmış olduğu, 2021/1259 Esas, 2022/3945 Karar ve 24/05/2022 tarihli kararında da "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler, kimaysal elementler," malları yanında, "Tıbbi veterinerlik amaçlı olan ya da olmayan diyet maddeleri, besin takviyeleri, zayıflatıcı ürünler, tıbbi amaçlı bitkiler ve bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler, (aletler/cihazlar hariç) emtiaları" mallarının da tıbbi müstehzar olduğu yönünde belirlemelerin yapıldığı anlaşılmıştır. Nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17.04.2024 tarih ve 2022/6781 E.-2024/2956 K. sayılı kararı da bu yöndedir. Bu bağlamda tıbbi müstahzar emtiası ile 05/01, 05/02 ve 05/03. alt sınıftaki mallar dolaylı olarak benzerdir. 05/01-03. alt sınıf dışındaki 5. sınıfta bulunan tüm mallar ile tıbbi müstahzar emtiasının, doğası, kullanım şekli ve dağıtım kanallarının farklı olduğu, aynı mağazalarda satılsalar bile, farklı reyonlarda bulundukları, ayrıca, birbirini tamamlayan veya rekabet halinde olan mallar da olmadıkları, bu nedenle 05/01-03. alt sınıflar dışındaki 05. sınıftaki tüm malların tıbbi müstahzar emtiasından farklı bulunduğu, bu hali ile benzer emtiaların başvuru kapsamındaki "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerilik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler. İlaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri." mallarına karşılık geldiği anlaşılmıştır. Bu itibarla, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında iltibasın sadece dava konusu marka kapsamındaki "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerilik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler. İlaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri." için gerçekleştiği gözetilerek bu mallar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince, taraf markaları kapsamında benzer olmayan mallar yönünden de davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 09/02/2022 gün ve 2021/114 Esas - 2022/53 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KISMEN KABULÜ ile; YİDK'nın 2021-M-1038 sayılı kararının 05. sınıf "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerilik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler. İlaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri." emtiaları bakımından KISMEN İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 4-Dava konusu 2020/54009 sayılı markanın "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerilik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler. İlaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri." emtiaları bakımından KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE, 5-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 59,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye 368,30 TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 9-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 1.750,00 TL bilirkişi ücreti, 175,50 TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 153,00 TL tebligat ve posta gideri, 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.299,20 TL yargılama giderinin, davanın kabul-ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 1.149,60 TL'ye, 59,30 TL peşin harç ile 59,30 TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 1.268,20 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin kabul-ret oranına tekabül eden 110,35 TL'sinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiye kısmın anılan davalı üzerinde bırakılmasına, 11-Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 3,00 TL posta masrafı ile 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 223,70 TL yargılama kabul-ret oranına tekabül eden 111,85 TL'sinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiye kısmın anılan davalı üzerinde bırakılmasına, 12-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333), 13-Davacı, davalı ... ile davalı şirket tarafından peşin olarak ayrı ayrı yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talepleri halinde taraflara ayrı ayrı iadesine, 14-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/12/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 30/01/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.