Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 2022/1272 E. 2025/193 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1272
- Karar No
- 2025/193
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2022/1272 Esas
KARAR NO:2025/193
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:09/06/2022
NUMARASI:2017/18 E. - 2022/100 K.
DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/01/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirketin ... nolu ... şekil markasını Türk Patent nezdinde 16, 21 ve 40 sınıflarda tescil ettirdiğini aynı zamanda,... no ile 35. sınıfta tescilli markalarının olduğunu, markalarını fasılasız kullandığını aynı veya aynı türdeki mal ve hizmet ile ilgili olarak aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan daha önce tescil edilmiş davacıya ait markaların olması nedeniyle davalı adına tescilli olan ;-... işlem numaraları markanın 16, 21 ve 40 sınıftaki emtiaların tamamı yönünden -... işlem numaralı markanın 16, 21, 35 ve 40 sınıftaki emtiaların tamamı yönünden -... işlem numaralı markanın 16, 21, 35 ve 40 sınıftaki emtiaların tamamı yönünde-... işlem numaralı markanın 16, 21, 35 ve 40 sınıftaki emtiaların tamamı yönünden-... işlem numaralı markanın 16, 21, 35 ve 40 sınıftaki emtiaların tamamı yönünden -... işlem numaralı markanın 16, 21, 35 ve 40 sınıftaki emtiaların tamamı yönünden -... işlem numaralı markanın 16, 21, 35 ve 40 sınıftaki emtiaların tamamı yönünden -... işlem numaralı markanın 16, 21, 35 ve 40 sınıftaki emtiaların tamamı yönünden-... işlem numaralı markanın 21, 35 ve 40 sınıftaki emtiaların tamamı yönünden-... işlem numaralı markanın 16, 21, 35 ve 40 sınıftaki emtiaların tamamı yönünden-... işlem numaralı markanın 16, 21, 35 ve 40 sınıftaki emtiaların tamamı yönünden -... işlem numaralı markanın 16 ve 21. sınıftaki emtiaların tamamı yönündeniptaline ve markaların sicilden terkini ne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... Holding 1950 yılında kurulduğunu , davalının aynı zamanda Ticaret unvanının esas unsurunu oluşturan ... ibaresi ile Türk Patent nezdinde pek çok markasının tescilli olduğunu ve ... işlem numarası ile tanınmış marka olarak kabul edildiğini, taraf markaları birlikte incelendiğinde sadece ... ibaresinin ortak olduğunu, bunun dışında markaların gerek logo gerekse de genel görünüm itibariyle 7/1-b bendi uyarınca ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığını, markalarda farklı unsurların yer aldığını, bunun yanı sıra davacının söz konusu markalarını kullanmadığını ,... no ile tescilli markanın kullanmaması nedeniyle iptali için Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2016/251 esas sayılı iptal davasının açılmış olduğunu davanın henüz derdest olduğunu, bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; " davanın reddine " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın basım sektöründe faaliyet gösterdiğini, sahibi olduğu markalardan birinin ... tescil numaralı ".." markası olduğunu, tescil sınıflarının 16/21/40. olduğunu bir diğer markasının ise... tescil numaralı "..." ibareli 35. sınıfta tescilli olduğunu, 37 yılı aşkın süredir "..." markasını kullandığını, 2002 yılından beri de tescilli olarak kullandığını, mahkemece davalının unvan tescilinin müvekkilden önce 1975 yılında olduğu, davalının markasını tescilsiz olarak da kullandığı ve markasal olarak ise ilk 2006 yılında tescil ettirdiği, davalının yıllar içinde seri markalar oluşturduğu, müvekkilin markasının ise şekil markası ile oluşturulmuş olması nedeniyle davalı markası ile SMK 5/1-ç maddesi kapsamında benzerliğinin bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının tek tek sayılı olan kalemlerle ilgili tescillerini müvekkil firmadan sonra yaptığını, iptalini istedikleri markaların asıl faaliyet konuları farklı olmasına rağmen davalı şirketin tekel oluşturma amacıyla her firması için bütün sınıflarda tescil yaptırdığını, "taraf markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyetler Kanunu'nun5/1-ç maddesine göre iltibas ihtimaline sebebiyet verebilecek mahiyette benzerlik mevcut olduğunu, alınan bilirkişi raporlarının kendi içerisinde dahi çelişkili olduğunu, 08.04.2021 tarihli bilirkişi raporu baştan sona hukuki nitelendirmeler içerdiğinden kabulünün mümkün olmadığını, marka adlarının karıştırılma ihtimallerinin yüksek olduğunu, davalı yanın markalarının müvekkili ile aynı sınıflarda tescilli olması ve isimlerinin de ayırt edilemeyecek durumda olması sebebiyle karıştırma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin hükümsüzlük davasını açma hakkını kaybettiğinin kabul edilemeyeceğini davacının söz konusu olayda ihlal teşkil eden kullanımı bilmediği gibi bilebilecek durumda da olmadığını,davaya konu olayda davalı şirket kötüniyetli olduğundan sessiz kalma yoluyla hak kaybından söz edilemeyeceğini, davalı tarafın dava konusu tescillerini müvekkilinden sonra yaptığını tekel oluşturma amacıyla faaliyet konuları farklı her firması için bütün sınıflarda tescil yaptırdığını davalının kötüniyetli olduğunun ortada olduğunu, davanın reddine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını beyanla istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılması, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap :Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında iltibas ihtimaline sebebiyet verebilecek mahiyette bir benzerlik bulunmadığını taraf markalarında sadece “...” ibaresinin ortak olduğunu gerek logo gerekse de genel görünüm itibari ile benzerlik bulunmadığını, yine müvekkili markalarında yer alan “...”, “...”, “...”, “...”, “...” vb. ibarelerin ve sair figüratif unsurların markaların aynı olmasını engellediğini , dava konusu markalarda yer alan ibare ve şekil unsurunun taraf markalarının 7/1-b bendi uyarınca farklılaşmasına neden olacağını , hal böyleyken söz konusu markalar yönünden başvuru kapsamındaki mallar/hizmetlerin ortalama tüketicileri tarafından aynı olarak yorumlanmayacağını, davacının sessiz kalması nedeniyle dava açma hakkını kaybettiğini, müvekkil şirketin çekişmeli “...” ibaresini 1975 yılından bu yana eylemli olarak hem ticaret unvanının esaslı unsuru, hem de markasal anlamda Türkiye’de kullanmakta olduğunu davacı yanın müvekkile ait “...” ibareli kullanımlardan işbu davanın açıldığı tarih olan 2017 yılına kadar haberdar olmamasının mümkün olmadığını beyanla istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, davalı adına tescilli ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,...., ..., ... nolu markaların markaların tescilli oldukları 16,21,35,40 mal ve hizmetler yönünden SMK 5/1-ç maddesi kapsamında mutlak ret nedenine dayalı hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.-Marka Kayıtları ;Dava konusu davalı markaları :-... nolu "..." ibaresi ile 19.12.2014 tarihinden itibaren tescil edildiği, - ... nolu "..." ibaresi ile 19.12.2014 tarihinden itibaren tescil edildiği, -... nolu "..." ibaresi ile 13.10.2014 tarihinden itibaren tescil edildiği, -... nolu "..." ibaresi ile 12.6.2013 tarihinden itibaren tescil edildiği,-... nolu "..." ibaresi ile 12.6.2013 tarihinden itibaren tescil edildiği, -... nolu "..." ibaresi ile 12.6.2013 tarihinden itibaren tescil edildiği,-... nolu "..." ibaresi ile 19.4.2013 tarihinden itibaren tescil edildiği,-... nolu "... "ibaresi ile 19.4..2013 tarihinden itibaren tescil edildiği,-... nolu " ..." ibaresi ile 19.4.2013 tarihinden itibaren tescil edildiği,-...nolu "..." ibaresi ile 19.4.2013 tarihinden itibaren tescil edildiği,-... nolu "..." ibaresi ile 19.4.2013 tarihinden itibaren tescil edildiği, -... nolu "..." ibaresi ile 9.3.2006 tarihinden itibaren ve tescil edildiği, tescil kapsamlarında hükümsüzlüğe konu 16,21,35, 40 sınıf mal ve hizmetleri barındırdıkları ,Davalının “...” şekil” markasının ... no ile 12.02.2015 tarihinde tanınmış marka olarak tescil edildiği, ve ilan edilmiş olduğu anlaşılmıştır.Davacıya ait markalar ; -...nolu "doğuş şekil " ibaresi ile 15.5.2002 tarihinden itibaren tescil edildiği, Kayseri 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/251 esas-2017/435 karar sayılı 6.11.2017 tarihinde kesinleşen ilam ile 16. Sınıf (kırtasiye, kağıtan mamül ürünler, büro makinaları v.s ) emtiaları yönünden markanın kısmen iptal edildiği , 16 .sınıfta halen (Akvaryumlar, terraryumlar ve vivaryumlar, Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar, Filtre kağıtları, kağıt filtreler) emtialarında tescilli olduğu ,40. Sınıfta (Kağıt veya kartondan mamül sarma amaçlı bobinler ve makaralar,Baskı hizmetleri: Matbaacılık hizmetleri, ofset baskı hizmetleri, taş baskı hizmetleri, ipek baskı hizmetleri, ciltçilik hizmetleri) mal ve hizmetlerinde tescilli olduğu, 21. Sınıfta tescil kapsamında emtia gösterilmediği ,-... nolu "..." ibaresi ile 02.11.2011 tarihinden itibaren 35.sınıfta tescil edildiği, 08.11.2022 tarihinde hükümden düşmüş olduğu anlaşılmıştır.-Ticari sicil kayıtlarına göre, Davalı ... HOLDİNG AŞ nın şirketin 14/04/1975 tarihinde davacı şirketin 1984 tarihinde ticari sicile kayıt edildiği anlaşılmıştır.10/01/2018 tarihli 1. bilirkişi heyet raporunda; Davacı yanın matbaacılık sektöründe tanındığı, davalı yan adına tescilli “...” ibareli markalarının tescilinden sonra gerçekleştiği ve matbaacılık sektöründe "..." ibaresini davacı yanın daha önce kullandığı bu sebeple de öncelik ilkesinden faydalanması gerektiği, davacı yana ait ...numaralı markanın 16. sınıfına ait emtiaların Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde verilen karar neticesinde iptal edildiğini, ancak nihai takdirin mahkemede olduğunu, Davacı yanın ... numaralı markasının 21. sınıfına ilişkin emtiaların yalnızca “akvaryumlar, vivaryumlar, terreryumlar” olduğu ve konuyla ilgili TPE'ye müzekkere yazılıp yazılmaması hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğu, Davalı yanın markasının da tanınmış bir marka olduğu hususu göz önüne alınarak yalnızca davacı yanın tanınmış olduğu matbaacılık sektörü ile ilgili mal ve hizmetler yönünden ilgili markaların hükümsüzlüğünü talep edebileceği, Davalı yanın 35 ve 40. sınıfta tescilli “...” ibareli markalarının bulunmasının dolaylı iltibasa da sebebiyet verebilecek nitelikte olması sebebiyle, SMK'nin 25 ve 5. Maddeleri gereğince, davalı yanın markalarının raporlarının 12., 13., 14., 15. Ve 16. Sayfalarında yer verilen tabloda yer verilmiş olan 35 ve 40.Sınıflarda yer alan mal hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini bildirilmiştir. 07/11/2019 tarihli ek bilirkişi raporunda; Davacı yanın matbaacılık sektöründe tanınmış olduğunu, Davacı yanın matbaacılık sektöründe tanınmış olması nedeniyle yalnızca bu sektör ile bağlantılı mal ve hizmetlerde hükümsüzlük talep edebileceğini, davalı yanın markasının da tanınmış olması nedeniyle davacı yanın tanınmış olmadığı mal ve hizmetler açısından iltibas iddiası ile hükümsüzlük talep edemeyeceğini, davacı yanın ... numaralı markasının, 21. sınıfına ilişkin emtiaların yalnızca “akvaryumlar, vivaryumlar, terraryumlar” olduğu bildirilmiştir. 09/04/2021 tarihli 2. Bilirkişi heyet raporunda; Davalı şirketin 14.04.1975 tarihinde tescil edildiği, bu bakımdan "...” ibaresi üzerinde gerçek hak sahibinin ticaret unvanı tescili nedeniyle davalı şirket olduğu, nitekim SMK m. 25/6 hükmünün, sadece marka tescilleri bakımından değil; ayırt edici işaretlerin hepsi bakımından uygulanması gerektiğini, davalı şirketin tescil tarihi ve tanınmışlığı dikkate alındığında davacı yanın anılan hükümde belirtilen beş yıllık süreyi aştığı bildirilmiş, aynı raporda marka vekili bilirkişi ayrık görüş olarak ; Davalı yanın kullanmama def'i itirazına yönelik olarak incelemeler neticesinde; Davacı yana ait ... kod numaralı markanın tescil tarihinden dava tarihine dek 5 yıllık süre geçmemiş olduğundan ilgili marka bakımından kullanmama def'inde bulunulamayacağı, ... kod mumaralı marka bakımından ise davacı yanın “Akvaryumlar, terraryumlar ve vivaryumlar. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar, Filtre kağıtları, kağıt filtreler, kağıt veya kartondan mamül sarma amaçlı bobinler ve makaralar” emtiaları bakımından kullanımının tespit edilemediği, bu çerçevede kullanmama defi savunması çerçevesinde ilgili emtiaların hükümsüzlük incelemesine esas alınamayacağı, davalı markaları ile davacı adına tescilli ... sayılı marka ile benzerliği nedeniyle 6769 sayılı kanun'un 6/1 hükmü gereğince hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, davalı adına tescilli... sayılı marka ile davacı adına tescilli ... sayılı marka arasında nihai tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verecek bir benzerliğin bulunmadığı, bu nedeniyle davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davacı yanın dava dilekçesinde tanınmışlık iddiasında bulunmadığı ve davacı markalarının tanınmışlığı ortaya koyacak bir belgenin dosyada mevcut olmadığı bu nedenlerle tanınmışlık değerlendirmesi yapılamayacağı belirtilmiştir. 02/02/2022 tarihli 3. Bilirkişi heyet raporunda; davacı tarafından davalı adına tescilli markaların hükümsüzlük sebebi olarak SMK. nun 5/1(ç) (556 Sayılı Mark KHK'nın 7/1 -b maddesi ) maddesi uyarınca açılmış hükümsüzlük davası olduğunun açıkça belirtilmiş olması, ön inceleme duruşmasında davanın KHK.7/1-b maddesi kapsamında markaların hükümsüzlüğüne ilişkin açılmış bir dava olduğunun tespitine,” şeklinde belirtildiği göz önüne alınarak hükümsüzlük davasına ilişkin incelemenin bilirkişi heyetlerince SMK. nun 5/1(ç) uyarınca yapılmasının gerektiğini, davacı markalarında ... kelime unsurunun yanında şeklinin yer aldığı, davalı markalarında yer alan ... kelime esas unsurunun yanında “Sportif”, “Spor Klübü”,”Sportif Faaliyetler” ibarelerinin yer aldığı, markalarının ise renk, kelime ek unsurları, kompozisyon olarak davacının markaları ile SMK 5/1(ç) maddesi uyarınca aynı veya benzer olmadığı, SMK'nun 6. maddesi 1. fıkrasına dayalı açılan hükümsüzlük davalarında, SMK m. 25/f. 7'de belirtildiği üzere, SMK m.19/f.2 hükmünde düzenlenen markanın kullanılmadığı iddiası def'i olarak kileri sürülebileceği, dava konusu hükümsüzlük davası SMK 6. Maddesi uyarınca açılmış bir hükümsüzlük davası olmadığından bahisle 6769 Sayılı SMK.nun 19. Maddesi uyarınca, davacı şirket tarafından, davaya dayanak tescilli markalarını ciddi biçimde kullanma yükümlülüğünün yerine getirmediği iddiası ve itirazının incelenmesi koşulları söz konusu olmayacağı, Davalı ... HOLDİNG AŞ nın şirketin 14/04/1975 tarihinde ...-... sicil no ile tescil ve ilan edildiği, ... GRUBU Şekil markasının 12.02.2015 tarihinde ... no ile tanınmış marka olarak tescil edildiği, davacı şirketin tacir olduğu davalı şirketin varlığından, tescilli marka ve kullanımlarından haberdar olacağı, olabilecek durumda olduğu, dolayısıyla uzun zamandır davalının ... ve ... esas unsurlu marka ve faaliyetlerinden haberdar olduğu, bu nedenle de davacının huzurdaki hükümsüzlük davasını açma hakkını kaybettiği belirtilmiştir. Sessiz kalma yoluyla hak kaybı yönünden; davalı taraf markalarının uzun süredir piyasada birlikte var olduklarını bunun bir sonucunun da sessiz kalma yoluyla hak kaybı olduğunu beyan ettiğinden somut olayda sessiz kalma yolu ile hak kaybının gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durulmalıdır. Mahkemece "davalı ... HOLDİNG AŞ nın şirketin 14/04/1975 tarihinde tescil edildiği,... tescil nolu markasının bulunduğu, davacı şirketin davalı şirketin varlığından, tescili marka ve kullanımlarından haberdar olacağı, olabilecek durumda olduğu, dolayısıyla uzun zamandır davalının ... ve ... esas unsurlu marka ve faaliyetlerinden haberdar olduğu, davalının tescil anında kötüniyetli olduğunun da ispat edilmediği, dolayısıyla kayden davanın 2.2.2017 tarihinde açılmış olması sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı" belirtilmiş ise de, Sessiz kalma yoluyla hak kaybı, önceki hak sahibinin, hakka konu ticari ad ve işareti iyi niyetli bir şekilde kullanan kişiye karşı dava açma hakkını uzun süre kullanmaması ve ihlallere sessiz kalarak ticari ad ve işareti koruma hakkını yitirmesi demektir. Hükümsüzlük davalarında 5 yıllık sessiz kalma süresinin tescil tarihinden itibaren başlatılması gerekmektedir. Bu durumda, dava konusu markalardan ... tescil nolu markanın tescil tarihinin üzerinden 5 yıldan fazla zaman geçtikten sonra hükümsüzlük talep edildiğinden bu marka yönünden sessiz kalma yolu ile hak kaybının gerçekleştiği ancak bunun dışındaki davalı markalarının marka tescil tarihi üzerinden 5 yıllık süre geçmediği , tescilsiz marka kullanım süresinin hükümsüzlük davası yönünden dikkate alınamayacağı , davalı tescillerinin tek başına kötüniyetin varlığına yeterli olmadığı ve kötüniyetli tescili işaret edecek delil sunulmadığı , mahkemenin eldeki davanın hükümsüzlük davası olduğu gözardı edilerek, ancak marka hakkına tecavüz haksız rekabet, ticaret ünvanı terkini gibi taleplerin ileri sürüldüğü bir davaya gerekçe olabilecek önceki tarihli ticaret ünvanının tescili ile dava konusu markalardan birini ve tescilsiz kullanımı esas alarak tüm markalar yönünden sessiz kalma suretiyle hak kaybının gerçekleştiği değerlendirmesinin hukuki dayanağının bulunmadığı anlaşılmıştır.Mutlak ret nedenine dayalı hükümsüzlük talebi yönünden; SMK 5/1-ç maddesi uyarınca Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme uyarınca hükümsüzlük kararı verilebilmesi için markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması yanında markaların kapsadığı mal ve hizmetlerin de aynı yada aynı tür olması gereklidir.Dosya kapsamına göre, davacının davaya dayanak... nolu "... " ibareli markasının eldeki davanın devamı esnasında Kayseri 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/251 esas- 2017/435 karar sayılı 6.11.2017 tarihinde kesinleşen ilamı ile 16. sınıf emtiaları yönünden iptal edildiği, bu nedenle davacının 16. Sınıfta (Akvaryumlar, terraryumlar ve vivaryumlar, Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar, Filtre kağıtları, kağıt filtreler) emtiaları dışında hükümsüzlük talebine dayanak markasının kalmadığı, 21. Sınıfta emtia tescilinin bulunmadığı, 35. Sınıfta tescilli ... nolu "..." markasının ise 08.11.2022 tarihinde hükümden düşmüş olduğu, hükümsüzlük talebine dayanak tek markasının ... nolu "doğuş şekil " ibareli marka olduğu ve 40 sınıf hizmetler yönünden talebinin incelenmesi gerektiği, taraf markalarında ortak doğuş ibaresi bulunduğu ancak davacı markasının şekil unsuru içerdiği, davalı markalarının ise tertip tarzı, doğuş ibaresi dışında tali unsurlar barındırması karşısında markalar arasında ayniyet bulunmadığı,markalardaki esas unsur olan doğuş kelime unsuru aynı olmakla birlikte şekil ve tali unsurlarla markaların farklılaştığı SMK 5/1-ç maddesi anlamında markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede yüksek benzerlik bulunmadığı, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle, davanın reddi kararı sonucu itibariyle yerinde olmakla birlikte gerekçede hata edildiğinden davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına ve düzeltilmiş gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2-İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 09/06/2022 tarih, 2017/18 E. 2022/100 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-DAVANIN REDDİNE4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 31,40-TL'nin mahsubu ile 584,00-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerini üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 4.000-TL yargılama giderinin, davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 65,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 286,20 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2025