Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2022/1903 E. 2025/1082 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1903
Karar No
2025/1082
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/1903 Esas

KARAR NO:2025/1082 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

NUMARASI:2021/307 Esas- 2022/398 Karar

TARİH:21/06/2022

DAVA:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:26/06/2025

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili şirket aleyhine ...numaralı dosyası ile başlatılmış olan icra takibinde çıkarılan tebligatın e tebligat şeklinde yapılmış olması sebebi ile başlatılan takipten ve gönderilen ödeme emrinden itiraz süresinin geçmesinden sonra hasbel kader haberdar olunduğunu ve itiraz sürelerinin kaçırılmış olması nedeniyle de haciz ve banka hesaplarının bloke olması endişesiyle ekte sunmuş oldukları ödeme dekontundan da açıkça görüleceği üzere ihtirazi kayıt altında dosya borcunun ödenmek zorunda kalındığını, iş bu dava ile müvekkili şirketin davalı tarafa herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ile haksız bir şekilde cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı 30.230,00 TL'nin, ödemenin yapıldığı 26/04/2021 tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan istirdadı ile müvekkiline ödenmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, Mahkeme tarafından yapılacak olan yargılama ile müvekkili şirketin ... numaralı dosyası ile aleyhine başlatılan icra takibi kapsamında davalı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığının açıkça ortaya çıkacağını, bahsedilen fatura içerikleri incelendiğinde müvekkili şirketin ilgi ve alakası olmayan bir takım alacak kalemlerinin iddia edildiği görülecek olup, iddia edilek alacak kalemleri yönünden davalının müvekkiline herhangi bir hizmet vermemiş olması ve müvekkilinin davalıya karşı sorumluluğunu doğuracak kusurlu bir eyleminin olmaması sebebiyle gereği yapılarak faturalara itiraz edildiğini, davalı tarafın taleplerinin ve müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin hukuki bir dayanağı olmadığından ... sayılı dosyası kapsamında davalıya ihtirazı kayıt altında ödenen 30.230,00 TL'nin istirdadı için iş bu davayı açma zorunluluğu doğduğunu beyanla müvekkilinin cebri icra tehdidi altında ihtirazı kayıtla ödemek zorunda kaldığı 30,230,00 TL'nin, ödemenin yapıldığı 26/04/2021 tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan istirdadı ile müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, dava dilekçesi ile; "... Sayılı dosyasına icrası ile yapılan tebligatın E-Tebligat olarak yapıldığını, müvekkilinin bunu hasbei kader öğrendiğini, itiraz süresi geçtiği için ihtirazı kayıt altında ödeme yapıldığını, takibe konu faturalar yönünden müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, gemi kalkış, konteyner ve varış bilgilerinin paylaşıldığını, faturalara konu ek masraflar yönünden müvekkilinin sorumlu olmadığını" iddia ederek ödemek durumunda kaldıkları tutarın istirdadını talep ve dava ettiği, tüm talep ve iddialar mesnetsiz olup, haksız ve dayanak davanın tümden reddi gerektiğini, dava dışı ... A.Ş. tarafından 07/03/2020 tarihinde Mısır'a gidecek olan davaya konu emtia için navlun talep edilmesi üzerine müvekkili davacı ile iletişime geçmiş olup,... kalkış, ... varış olarak limandan limana taşımanın gerçekleştirilmesi hususunda anlaşıldığını, Ambarlı tesliminden sonra 10/03/2020 tarihinde son taslakların müşteri ve acente ile paylaşılmış ve teyit edilmiş olduğunu, davacıdan teklif alındığını ve anlaşıldığını, iş bu icap kabul surecinin tamamlanmasının ardından konşimentoda da belirtildiği üzere; ... No'lu konteyner ile taşınan emtianın direkt sefer olarak ... Limanı'ndan ...na davacı tarafından taşınmasının kararlaştırıldığını, davacıya ait deniz konşimentosunda ... ibaresine de açıkça yer verildiğini, bu husus davacının da kabulünde olup, dava dilekçesinin ekinde yer alan yeminli tercüme ile çevrilen konşimentoda taşımanın Ambarlı ile - ... arasında yapılacağı açıkça yer aldığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 21/06/2022 tarih 2021/307 Esas- 2022/398 Karar sayılı kararında;"Dava; emtianın alıcıya ulaşmaması nedeniyle ardiye, emtianın iadesi, liman, yükleme ve boşaltma masraflarının rücuan tahsili istemi ile başlatılan icra takibinde yapılan ödemenin istirdatına ilişkindir.Dava konsu taşımanın ... sayılı hat konişmentosu tahtında ... Limanından Alexandra Limanına yapıldığı, davalı... A.Ş. Nin kendi taşıtanı dava dışı ...A.Ş'ye ait emtianın ... Limanından ... limanına taşımayı taahhüt ettiği, bu taahhüdünü gerçekleştirmek için davacı ... Lojistik ile anlaştığı, davacı... Taşımacılık ın taşımayı fiilen... 'a yaptırdığı görülmektedir. Davalı ... ile Davacı... arasında navlun sözleşmesi kurulmuş olup, buna göre davacı ...akdi taşıyan, davalı ... ise taşıtan konumunda olup tarafların husumet ehliyetlerinin bulunduğu görülmektedir.Davalı tarafın, anlaşmaya aykırı olarak yükün ... Limanı yerine ... Limanına götürülmesi nedeniyle alıcının emtiayı teslim alamadığı, bu nedenle ardiye, emtianın iadesi, liman, yükleme ve boşaltma masraflarını ödemek zorunda kaldığını belirterek ödemiş olduğu bu bedellerin tahsili isteği ile icra takibi başlattığı, takibe konu bu bedeli ödeyen davacının eldeki dava ile istirdadını talep ettiği, davacının ise davaya konu masrafların oluşmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. Davalı vekili davanın süresinde açılmadığını ileri sürmüş ise de; dava icra takibinde ödenen bedelin istirdadı isteğine ilişkin olup ödeminin 26/04/2021 tarihinde yapıldığı, arabuluculuk başvuru tarihinin 28.6.2021 olduğu, davanın 14/07/2021 tarihinde İİK nun 72. Maddesi uyarınca itibariyle bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki elektronik yazışmalarda, konu olarak "..." gösterildiği, ... için gemi ricası üzerine gemi programının paylaşıldığı, ... limanına tahliye edilemeyeceğinin belirtilmediği, davalı tarafça yükün " ..." limanına taşınacağı açıkça belirtilmiş olup, navlun teklifide "..." limanı için verildiği, ve sözleşmenin bu şartlar altında kurulmuş olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı tarafından davalı ... Taşımacılık adına kesilen navlun faturasında boşaltma limanı ... olarak gösterilmiş ise de, dosyadaki taraflar arasındaki karşılıklı yazışmaların sözleşme şartlarını belirlediği ve bu şartlar uyarınca davacı tarafından düzenlenen ... nolu deniz yük senedinde boşaltma ve teslim limanının "..." olarak gösterildiği anlaşılmaktadır.Davacı taşıyan, yükleten/tanıtan sıfatı ile ... ile anlaşmış ve fiili taşıma ... tarafından gerçekleşmiştir. Dava dışı ... tarafından ... nolu konşimento düzenlenmiş olup, bu konişmentoda boşaltma limanı "..." limanına gösterilmiştir.Konşimentoda Taşıtan/Yükleten ise davacı ...Şti.dir. Konişmento düzenlenmesini isteme hakkı, taşıtana aittir. Dolayısıyla fiili taşıyan ..., davacı ...'ın verdiği talimatlarına uygun bir şekilde düzenleyecek olup anılan konişmentoda boşaltma limanın davacının kendi akidi ile anlaştığı limandan farklı gösterilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda da fiiili taşıyan konişmentosunda boşaltma limanının farklı gösterildiği, bu durumda ya davacı tarafından konişmento talimatının yanlış verildiği ya da fiili taşıyanın konişmentoya varma limanını yanlış kayıt etmiş olduğu belirtilmiştir. Bu açıklamalara göre davacı taraf boşaltma limanın ... olarak belirlendiğini ileri sürmüş ise de gerek mail yazışmaları gerekse davacı tarafından düzenlenen konişmentoda boşaltma limanının " ..." olarak belirtildiği anlaşıldığından yükün anlaşmaya aykırı olarak ...Limanına götürülmesi nedeniyle oluşan masraflardan davacının sorumlu olduğu, ödenen bedelin iadesinin gerekmediği kanaatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile,''1-Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiğini ancak bu kararın hatalı olduğunu ve kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, mahkeme tarafından dosyada mevcut hatalı bilirkişi raporu esas alınarak,rapora karşı itirazları hiçbir şekilde dikkate alınmadan karar oluşturulduğunu;İlgili bilirkişi raporunda "tarafların arasındaki yazışmalarda yükün ...Limanına taşınacağı açıkça belirtilmiş olup navlun teklifi ... Limanı için verilmiş ve sözleşme bu şartlar altında kurulmuştur." şeklindeki ön kabul doğrultusunda uyuşmazlık konusu emtiaların müvekkili şirket tarafından hatalı limana gönderildiği ve bu sebeple de davalı tarafın bir sorumluluğunun doğmayacağı sonucuna varıldığını, raporun dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler ile taraflar arası yazışmalar incelenmeden oluşturulduğunu, hatalı rapor esas alınarak verilen kararın isabetsiz olduğunu;Dosya içerisinde yer alan belge ve taraflar arasındaki e-posta yazışmaları incelenecek olursa; Uyuşmazlık konusu taşıma işinin başlangıcının 09/03/2020 tarihli saat 10:22:18'de davalı şirket çalışanı ... tarafından müvekkil şirkete gönderilen "... için gemi prog ricadır" şeklindeki e-posta olduğu, devamında ...Limanına direkt parsiyel taşımacılık mümkün olmadığından müvekkili şirket çalışanı tarafından ilgili e-postaya karşı cevap olarak 09/03/2020 tarihinde saat 10:27'de " Merhaba ... Hnm Aşağıdaki gibi bir gemi programımız bulunmaktadır" denilerek " ... (...)" başlıklı ve uyuşmazlık konusu yükün taşınmış olduğu gemi bilgilerinin davalı yan ile paylaşıldığının görüleceğini, taraflar arasında yapılan şifahi görüşmelerde malın direkt olarak ...'e gönderilemeyeceğinin izah edildiğini, davalı tarafın da bunu kabul ederek ... Limanı için rezervasyon yaptığını, müvekkili tarafından "... (...)" hattına ait bilgilerin davalı şirket ile paylaşıldığını, taşıma işinin hangi limana yapılacağının en başından itibaren davalı şirketin bilgisi ve kabulünde olduğunu;Hemen devamında 09/03/2020 tarihinde saat 11:41:33'de davalı şirket çalışanı ... tarafından müvekkili şirket çalışanına hitaben "... (rezervasyon) onayı rica ederiz." denilerek yukarıda açıklanan ve müvekkili şirket tarafından davalı şirkete gönderilen " ... (...)" başlıklı gemi bilgisine ek olarak siparişin kap, kilo, m3 bilgileri eklenerek müvekkili şirketten rezervasyon onayı istendiğini, hiç bir şüpheye mahal vermeyecek şekilde taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin ... Limanı için yapılmış olduğu apaçık ortadayken bilirkişiler tarafından hangi varsayım yahut çıkarım ile taşıma işinin ... Lİmanı için yapıldığı kanaatine ulaşıldığının anlaşılamadığını ve raporun hatalı olduğunun son derece açık olduğunu;Bilirkişi heyeti raporunda müvekkili şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturanın ... Limanı için düzenlendiği, davalı şirket tarafından bu faturaya ilişkin bir itirazda bulunulmadığı, müvekkili tarafından fiili taşıyana varış limanı olarak ... Limanı'nın bildirildiği, uyuşmazlık konusu taşımaya konu yükler için konişimentonun bu doğrultuda düzenlendiğinin tespit edildiğini, tüm bu hususlar ve e-posta yazışmaları birlikte değerlendirildiğinde sözleşmenin... için değil İskenderiye için yapıldığının net bir şekilde anlaşıldığını;Taraflar arasında yapılan anlaşmanın ... Limanı için yapıldığını, taraflar arasındaki yazışmalardan bu durumun hiç bir tereddüte mahal vermeyecek şekilde anlaşıldığını, davalı tarafın, müşterisinin gümrükleme işlemleri için gerekli belgeye (T-1 belgesi) sahip olmaması nedeniyle ürünleri ... Limanı'ndan alamayacağını fark ettikten sonra, tamamen kötüniyetli ve ticari teamüllere aykırı olarak, oluşan zararı müvekkili şirkete yansıtmak ve sair sorumluluktan kurtulmak için taşımaya konu emtianın ...Limanı'na götürülmesi yönünde anlaşıldığını iddia etmeye başladığını;Dosyada mevcut delillerden, davalı tarafça her ne kadar ...Limanı için teklif istenmişse (icaba davet) de parsiyel taşımacılık mümkün olmayacağı için kendilerine ... Limanı için karşı teklif (icab) verildiğini, bu teklif doğrultusunda davalı tarafından rezervasyon yapıldığını (kabul), teyit edildiğini, bu doğrultuda konişimento düzenlendiğini ve gemi, gemi kalkış, konteyner, muhtemel varış bilgilerinin davalı ile paylaşıldığını, ... Limanı için davalıya fatura kesildiğini, bu faturaya herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davalının dava dışı üçüncü kişi konumundaki müşterisinin taşıma konusu emtiayı ... Limanından teslim almak için gerekli belgelere sahip olmadığını söylemesinin ardından sorumluluktan kurtulmak için taşıma işi ... için yapılmış gibi davrandığı açık olup yargılamaya konu olayda söz konusu zarardan müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını;Davalı şirketin tamamen kötü niyetli olarak dava dışı üçüncü kişi olan müşterisinin, taşıma konusu emtiayı teslim almak için gerekli belgeye sahip olmadığını öğrendikten sonra usul, yasa ve ticari teamülleri aykırı bir şekilde oluşan ardiye ve sair ücretler için müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, itiraz süresinin kaçırılması neticesinde müvekkili tarafından ödeme yapılmak zorunda kalındığını beyanla İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/06/2022 tarihli ve 2021/307 E. - 2022/398 K. Sayılı kararının kaldırılmasına, yapılacak yeniden inceleme sonucunda davanın kabulü ile ödedikleri 30.230,00 TL'nin ödemenin yapıldığı 26/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibi kapsamında haciz baskısı altında ödenen bedelin, böyle bir borcun bulunmadığından bahisle ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile istirdadı talebine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya kapsamından; uyuşmazlık konusu olan ve davacı vekili tarafından istinaf sebebi olarak da ileri sürülen hususun, taraflar arasında kurulan sözleşmede, yükün Mısır'ın ... Limanı'na mı, yoksa ... Limanı'na mı taşınacağı/teslim edileceğinin kabul edildiği noktasında toplandığı, dosya kapsamında mail yazışmalarının bulunduğu, ayrıca yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, taraflar arasındaki mail yazışmalarında ilk olarak davalı tarafın, davacıdan açık bir şekilde "..." açıklaması ile gemi programı gönderilmesini talep ettiği, davalı tarafından cevaben gönderilen mailde, iddia edilenin aksine "... Limanı'na direk parsiyel taşımacılık yapılamadığı"na dair bir açıklama yapılmaksızın, gemi programının gönderildiği, bu programda açık bir şekilde varış limanının ... Limanı olduğunun belirtilmediği, başlıkta "... (...) ifadesinin yer aldığı, bu ifadeden varış limanın ... Limanı olduğunun anlaşılamadığı, davalı tarafından bu liman için teklif istenilmediği ve davacı tarafından da teklif istenilen liman ile ilgili olumsuz bir bilgi verilmediği, kaldı ki davacı tarafından 10/03/2020 tarihinde davalıdan konişmento teyidi alındığı ve teyidi alınan ve düzenlenen konişmentoda açık bir şekilde boşaltma limanının ... Limanı olarak gösterildiği, dolayısıyla sözleşmenin ... Limanı için yapıldığı konusunda tereddüt bulunmadığı, davacının taşıma sözleşmesindeki taahhüdüne aykırı olarak yükü ... Limanı'na götürdüğü, yükün alıcısına teslim edilemediği ve davalı tarafından fatura konusu masrafların yapıldığı konusunda bir ihtilaf da olmadığından Mahkemece, davacının sözleşmeye aykırılık nedeniyle fatura konusu bedellerden sorumlu olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/06/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1903, K. 2025/1082, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-13-hukuk-dairesi-2022-1903-e-2025-1082-k-246d3a1c5f1a