Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1898 E. 2025/1081 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1898
- Karar No
- 2025/1081
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1898 Esas
KARAR NO:2025/1081 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2020/568 Esas- 2022/372 Karar
TARİH:07/06/2022
DAVA:Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan (Tazminat)
KARAR TARİHİ:26/06/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı yana 24/06/2019 tarihli, akabinde 23/07/2019 tarihli ve son olarak da 18/06/2020 tarihli ihtarları kapsamında davacı müvekkilinin davalı bankanın ... Şubesinden sadır olan beşeri bir hata münasebetiyle %5 nispetindeki vergi indirimi avantajının kaybı dolayısı ile doğan somut zararının söz konusu olduğunu ve müvekkilinin bu kaybının hali hazırda giderilmediğini, davalı bankaca çektikleri ihtarlar üzerine başlatılan incelemede müvekkili şirketin bağlı bulunduğu Kazan Vergi Dairesi Müdürlüğünden 2017 ve 2018 yıllarında kurumlar vergisi indiriminden ne sebeple yararlanamadığını bildiren 25/07/2019 tarihli yazıları muhteviyatında açıkça 2017/4 Dönemi Tahakkuk eden muhtasar beyannamenin süresinde verilmesine rağmen ödemelerin kanuni süresinde yapılmadığından kaynaklı olduğunun bildirildiğini, bunların tümünün davalı bankanın konu ile ilgili başlattığı inceleme-teftiş dosyasında da bulunmakta olduğunu,tüm ihtar ve arabuluculuk faaliyetleri sonucunda ödenmeyen müvekkilinin zararının giderimi için işbu davayı ikame etmek zaruretinin hasıl olduğunu beyanla davalı yanın hatası nedeniyle müvekkili şirketin vergi indirimi avantajını kaybetmesinden mütevellit doğan zararına mukabil şimdilik 100,00 TL'nin taraflar tacir olduğundan zarara sebep olunduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı yandan tahsiline, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin de davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Açılan dava, haksız ve mesnetsiz olup reddinin gerekmekte olduğunu, davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini,davacı firmanın, 26.05.2017 tarihinde müvekkili bankanın... Şubesi' ne, fax talimatı ile, toplam 422,995.70 TL'lik vergi ödemesinin kredi kullandırılarak ilgili kuruma yapılmasını talep ettiğini, 26.05.2017'de vergi kredisi kullandırımı sonrasında, vergi ödemesi işleminin mücbir sebep dolayısıyla yarım kaldığını, ilgili tarihte müvekkili şubenin bulunduğu Ankara'da şiddetli sağanak yağışın etkisiyle şubede su baskını meydana ve o tarihteki bütün işlemlerde aksaklıklar meydana geldiğini, ancak 27.05.2017 tarihinde, müvekkili bankaca 1 günlük gecikme cezası olan 195.51 TL bedel ile birlikte 423,195.21 TL vergi tutarının ödendiğini, davacının, 2017-2019 yılları arasındaki %5 vergi indiriminden yararlanamamasını, mücbir sebebe dayalı gecikmeye bağlaması kötü niyetli olup, bu gecikmenin, indirimden yararlanmasını herhangi bir şekilde etkilemediğini, davacının kendi kusurları sonucu, indirimden faydalanma şartlarını sağlayamamış olduğunu, bankanın 1 günlük mücbir sebep dolayısıyla gecikmeli ödeme yapmasının, indirimden faydalanma şartlarına herhangi bir etkide bulunmadığını beyanla usul ve esasa ilişkin savunmaları doğrultusunda davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 07/06/2022 tarih 2020/568 Esas- 2022/372 Karar sayılı kararında;"Dava; Davalı banka tarafından, davacının vergi ödemelerini gününde yapılmaması nedeniyle davacının vergi indiriminden faydalanamadığından bahisle tazminat istemine ilişkindir. ....İddia, savunma, dosya kapsamında toplan tüm deliller ve alınan ve karar vermeye uygun bulunan bilirkişi heyeti rapor ve ek raporuna göre yapılan değerlendirmede;Davacı tarafça, davalı banka tarafından 2017/4 muhtasar beyannamesine ilişkin ödemelerin gününde yapılmaması nedeniyle %5 oranındaki vergi indiriminden faydalanılamadığından bahisle davacı şirketi zararının oluştuğu bu kapsamda doğan zararının davalıdan tazmini talep edilmiştir.Davalı taraf ise, davanın reddini talep etmiştir... Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde açıklandığı üzere; VERGİYE UYUMLU MÜKELLEFLERE %5 VERGİ İNDİRİMİ UYGULANMASI Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121 inci maddesiyle; vergisini zamanında ödeyen ve belirtilen
diğer şartları taşıyan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine, 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren verilecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’ini, ödenmesi gereken vergiden indirme imkanı getirilmiştir. Belirtilen şartları taşımaları kaydıyla vergi indiriminden;• Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefleri,• Kurumlar vergisi mükellefleri (Finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç), yararlanabilir. %5 VERGİ İNDİRİMİNDEN YARARLANMA ŞARTLARI ise;• İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresi içerisinde verilmiş ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin de kanuni süresi içerisinde ödenmiş olması.• İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıl içerisinde haklarında beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması.• Vergi indiriminin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla vergi aslı (vergi cezaları dâhil) 1.000 TL üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması.• Vergi indiriminin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki dört takvim yılında kaçakçılık suçu fiillerinin işlenmemiş olmasıdır.Ayrıca,Vergi indiriminden yararlanabilmek için sadece gelir veya kurumlar vergisibeyannamelerinin değil Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken tüm beyannamelerin yasal süresinde verilmesi ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden bütün vergilerin de yasal süresinde ödenmesi gerekmektedir.Somut olayda;Davalı ...bank ... A.Ş. tarafından 2017/4 Dönemine ait MuhtasarBeyanname ve Katma Değer Vergisi Beyanname ödemelerinin son ödeme tarihinden bir gün sonra olan 27.05.2017 tarihinde cezalı tutarı ile birlikte yapılmış olduğu, bu durumun davacı yanın %5 nispetindeki vergi indirimi avantajından faydalanması hususunda şartların sağlanmasına engel oluşturduğu;Fakat buna buna mukabil Kazan Vergi Dairesinin 05.04.2021 tarihli müzekkere cevabında belirtildiği üzere davacı yanın 2017 ve 2018 takvim yıllarına ilişkin Kurumlar Vergisi Beyannamelerinde Hesaplanan Vergi İndirimi Tutarı (Hesaplanan Kurumlar Vergisi *%5) için talepte bulunmadığının belirtildiği, yine Kazan Vergi Dairesi tarafından dosyaya sunulan 04.10.2021 tarihli müzekkere cevabında da, davacı yanın ‘…2018 yılında 04/2018-06/2018 dönemine ilişkin Kurum Geçici Vergi Beyannamesinin kanuni süresinden sonra verildiği…’anlaşıldığının belirtildiği, iş bu durumun 23 Aralık 2017 tarihli 30279 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tebliğin 1.maddesinde belirtilen ‘…indirim hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş olması …’ gerekliliği göz önünde bulundurulduğunda davacı yanın %5 nispetindeki vergi indirimi avantajından faydalanması hususunda şartların sağlanmasına engel oluşturduğu anlaşılmıştır. Davacının 2017 yılı için faydalanılamayan indirim tutarının 24.449,10.-TL olduğu fakat bu tutarı ilgili yılın beyannamesinde talepte bulunmadığı, söz konusu tutarı vergi dairesinden düzeltme beyannamesi ile talep etmesi durumunda vergi dairesi tarafından değerlendirilebileceği, ancak düzeltme beyanı ile de talepte bulunmadığı anlaşılmakla, her ne kadar davalı ...bank...A.Ş. tarafından 2017/4 Dönemine ait Muhtasar
Beyanname ve Katma Değer Vergisi Beyanname ödemelerinin son ödeme tarihinden bir gün sonra olan 27.05.2017 tarihinde cezalı tutarı ile birlikte yapılmış ise de, süresinde ödemenin yapılması halinde dahi zaten davacı tarafça yasal süresi içerisinde indirimden faydalanma talebinde bulunulmadığından indirimden faydalanamayacağından davacının 2017 yılına ilişkin olarak davalıdan zarar talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.Davacının 2018 yılı için faydalanılamayan indirim tutarının 10.813,60.-TL tutarında olduğu,fakat bu tutarı ilgili yılın beyannamesinde talepte bulunmadığı, söz konusu tutarı vergi dairesinden düzeltme beyannamesi ile talep etmesi durumunda vergi dairesi tarafından değerlendirilebileceği, ancak düzeltme beyanı ile de talepte bulunmadığı, bunun yanında davacı tarafından 2018 yılında 04/2018-06/2018 dönemine ilişkin Kurum Geçici Vergi Beyannamesinin kanuni süresinden sonra verildiği anlaşılmakla, her ne kadar davalı ...bank ... A.Ş. tarafından 2017/4 Dönemine ait Muhtasar Beyanname ve Katma Değer Vergisi Beyanname ödemelerinin son ödeme tarihinden bir gün sonra olan 27.05.2017 tarihinde cezalı tutarı ile birlikte yapılmış ise de, süresinde ödemenin yapılması halinde dahi zaten davacı tarafça yasal süresi içerisinde indirimden faydalanma talebinde bulunulmadığından ve 2018 yılında 04/2018-06/2018 dönemine ilişkin Kurum Geçici Vergi Beyannamesinin kanuni süresinden sonra verildiğinden indirimden faydalanamayacağından davacının 2018 yılına ilişkin olarak davalıdan zarar talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.Davacının 2019 yılı için faydalanılamayan indirim tutarına ilişkin olarak, dosya kapsamında toplanan delillerden vergi dairesine bir talepte bulunup bulunmadığı tespit edilememiştir. Talepte bulunsa dahi davacı tarafça 2018 yılında 04/2018-06/2018 dönemine ilişkin Kurum Geçici Vergi Beyannamesinin kanuni süresinden sonra verildiğinden indirimden faydalanamayacağından, davacının 2019 yılına ilişkin olarak da davalıdan zarar talebininde bulunamayacağı değerlendirilmiştir.Tüm bu nedenler ile, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır..."gerekçesi ile ''Davanın reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine dair kararının hatalı olduğunu, bilirkişiler tarafından beyanları sonrası hazırlanan ek raporda da açık ve net olarak 23.12.217 tarih, 30279 Sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Genel Tebliğe (Gelir Vergisi Genel Tebliğ) göre 01.01.2018 tarihinden sonra verilecek kurumlar vergisi beyannamelerinde vergiye uyumlu mükelleflere vergi matrahının %5’i oranında indirim hakkı tanınmış olduğu ve bundan faydalanabilmek için de ilgili yıl ve önceki yılda tüm vergilerin zamanında tahakkuk edilmesi ve ödenmesinin gerekmekte olduğu, ancak bankanın hatası ile davacının (süresi içerisinde otomatik ödeme talimatı olmasına karşın zamanında 2017/4 dönemine ait muhtasar beyanname ve kdv beyannameödemelerini zamanında yapmamış olması nedeniyle) bu hakkını kaybetmiş olduğunun saptandığınıBu nedenle müvekkilinin davasında haklılığının tartışmasız hale geldiğini, daha önce vergi dairesinden gelen müzekkereye karşı beyanlarında belirttikleri gibi bu bağlamda şirketin yeminli mali müşavirinin 2017 ve 2018 yılı için indirim talebinde bulunmadığı gibi bir beyanın da yersiz olduğunu, 2018 yılı genel tebliğinde 2017 yılı ve 2018 yılı tüm vergilerinin zamanında tahakkuk ve ödeme şartı varsa yeminli mali müşavirin de bu şart tutmadığı için bu şekilde bir talep oluşturmamış olmasının gayet tabi olduğunu, bu noktadan davalının lehine bir hak doğması yada yorumlama yapılmasının mümkün olamayacağını;Neticede; yasal düzenleme çerçevesinde; davalı bankanın hatası neticesinde müvekkilin 2017 yılı ve 2018 yılı için faydalanamadığı indirim tutarı olduğunun sarih ve tartışmasız olduğunu, bilirkişilerden alınan raporla davalı banka 2017/4 dönemine ait muhtasar beyanname ve kdv beyanname ödemelerini zamanında yapmış olsa idi ne kadar tutarda bir indirimden yaralanabileceğinin raporlarla ortaya çıktığını ve kendileri tarafından da buna göre ıslah yapıldığını beyanla İlk derece mahkemesinin kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılmasını ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, davalı banka tarafından, davacının talimatı ile yapılması gereken vergi ödemesinin geç yapıldığı ve bu nedenle davacının %5 oranında vergi indiriminden faydalanamadığından bahisle oluşan zararın tazmini talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Mahkemece taraf delillerinin ibrazı sağlanarak, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, kök ve ek rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir.Davacı tarafça ileri sürülen tüm istinaf sebepleri yargılama aşamasında sunulan dava, itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş,İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre;Mahkemece, yargılama sürecinde davacının talebinin 2017 ve 2018 yıllarında faydalanamadığı vergi indiriminin davalıdan tazminine yönelik olduğunun kabul edildiği, bilirkişi raporlarında bu yönde inceleme yapıldığı ve gerekçeli kararda bu iki yıla ve ilaveten 2019 yılına ilişkin değerlendirme yapıldığı ancak dava dilekçesinde açıkça 2017/4 dönemi için talepte bulunulduğu, davanın kısmen ıslahı ile ancak dava dilekçesinde talep edilmiş bir alacağın miktarının artırılabileceği, dava dilekçesinde hiç talep edilmemiş bir alacak kaleminin kısmi ıslah yolu ile talep edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle Mahkemece davacının ıslah dilekçesi ile ilk kez talep ettiği 2018 yılına ilişkin zarar talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, esasa ilişkin sebeplerle reddedilmiş olması ve yine ne dava ne de ıslah dilekçesi ile talep edilmemiş olmasına rağmen, talep aşımı yapılarak 2019 yılına ilişkin değerlendirme yapılması usule aykırı ise de, kararın neticesi itibariyle doğru olduğu ve bu husus davalı tarafça istinaf sebebi olarak ileri sürülmediğinden Dairemizce kararın kaldırma sebebi yapılmamış, kararın bu kısmı eleştirilmekle yetinilmiştir.Davacının, 2017 yılı vergi ödemelerinin davalı banka tarafından bir gün gecikmeli yapıldığı sabit ise de, vergi indiriminden faydalanabilmesi için 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesi ve 301 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği hükümleri uyarınca, vergilerin tahakkukundan önce vergi dairesine sunduğu beyannamelerde indirim talep etmesinin gerektiği, vergi ödemesinin beyanname verilmesinden sonra yapılan bir işlem olduğu,Kahramankazan Vergi Dairesi'nin 05/04/2021 tarihli cevabi yazısı ile, davacının 2017 yılı beyannamesinde bu yönde bir talepte bulunmadığı ve sonradan düzeltme de talep etmediğinin belirtildiği, aynı yazıda davacının talepte bulunması halinde şartları taşıyıp taşımadığı konusunda değerlendirme yapılacağının açıklandığı, davacının, vergi dairesinden vergi indirimi talep etmeden ve ilgili kurumdan, şartların değerlendirilmesi neticesinde vergi indiriminden kesin olarak faydalanamayacağına dair bir cevap almadan, yani henüz bir zarara uğrayıp uğramadığı belirsiz iken, bu zarara davalının kusurlu eyleminin sebep olduğundan bahisle tazmin talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, kaldı ki zararın oluştuğunun kabulü halinde dahi, kdv indiriminden faydalanabilmek için ilk şartın beyannamede indirim talep edilmesi olduğu ve bu şart davacı tarafından yerine getirilmediğinden, ödemenin zamanında yapılması gerektiğine dair sonraki şart yerine getirilmiş dahi olsa indirimden faydalanamayacağı anlaşılmış olduğundan Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar isabetli görülmüştür.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/06/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.