Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1838 E. 2026/568 K. – Menfi Tespit

Konu: Menfi Tespit- İstirdat

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1838
Karar No
2026/568
Karar Tarihi
Konu
Menfi Tespit- İstirdat

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1838

KARAR NO: 2026/568

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 29/06/2022

NUMARASI: 2020/723 Esas 2022/522 Karar

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit- İstirdat (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı)

Taraflar arasındaki menfi tespit- istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacıların miras bırakanı...'ın 13/11/2017 tarihinde davalı ... ... AŞ'den ticari kredi kullandığını, davalı şirketin bu krediye teminat olarak ... ilçesi ... Köyü .... ada... parselde bulunan taşınmaza ipotek tesis edildiğini, aynı zamanda davacıların mirasçısından borç tutarının bir kaç katı oranında kambiyo senedi alındığını, ancak bu kredinin kullanımı esnasında miras bırakana yine davalı banka tarafından kendi sigorta şirketi olan ... ... AŞden hayat sigortası yaptırıldığını ve yaklaşık 18.000TL sigorta ücretinin de müteveffadan tahsil edildiğini, ...'ın vefatı ile davacıların da kredi borcunun hayat sigortası ile teminat altına alındığı düşüncesi ile herhangi bir sorun olmayacağını düşündüklerini, ancak davalı şirketin kredi borcuna teminat olarak miras bırakandan temin etmiş olduğu 1.000.000 TL'lik kambiyo senedini .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında icraya koyduklarını ve aynı borçtan dolayı ipotek konulmuş olan taşınmazı satışa çıkararak değerinin çok çok altında alacağa mahsuben taşınmazın devrini aldıklarını ve davacıların lehdar oldukları miras ortaklığından bu şekilde haksız bir tahsilatta bulunduğunu, krediye ilişkin hayat sigortasının amacının kredi borçlusunun vefat etmesi hâlinde kredi alacaklısının bu borçtan dolayı zarara uğramasını engellemek olup borcun tamamını garanti altına alan bir sigorta türü olduğunu, davacıların miras bırakanın vefatından sonra kredinin kısmen teminat altına alındığının iddia edilip borç iddiası ile davacılardan tahsilat yapılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kredi sözleşmesinden doyalı müteveffa hakkında başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davacılar aleyhine yapılan tahsilatın iadesi ve kalan borcun menfi tespiti için huzurdaki davayı açtıklarını beyanla, davalı banka tarafın davacıların aleyhine yaptıkları icra takibindeki haksız tahsilatın tahsilat yapılırken uygulanan faizin aynen uygulanmasıyla istirdat ve tespit ve iadesine, dosyadaki bakiye borç için menfi tespit kararı verilmesine, borcun davalılar tarafından karşılanmasına, davacılardan tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın davalı banka yönünden husumetten reddi gerektiğini, söz konusu davada, ... ... AŞ'den yapılan hayat sigortasından kredi borcunun yarısının karşılanmadığı, borcun tamamının sigorta şirketi tarafından ödenmesinin gerektiği iddiası ve borcun menfi tespiti ile ödenen paranın istirdadına ilişkin olduğunu, bu kapsamda, davalı bankanın sigorta ilişkisinde taraf olmayıp, sadece sigorta poliçesi kapsamında daini mürtehin olduğunu, bu nedenle davalı banka tarafından düzenlenmeyen, imzalanmayan ve sadece acentelik görevinin yerine getirildiği sigorta sözleşmesi dolayısıyla davacının talebinin davalı bankaya karşı ileri sürmesinin hukuken mümkün olmadığını,, davalı bankanın, müteveffa... ile dava dışı ... ... AŞ arasında imzalanan sözleşmeye aracılık etmiş durumda olup, sözleşmenin tarafı olmadığını, bu kapsamda sadece sigortalı ve sigortacıyı bir araya getiren, aralarındaki sözleşmenin düzenlenmesine yardımcı ve aracı olduğunu, bu nedenle husumetin davalıya yöneltilemeyeceğini, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, huzurdaki davanın ... ... AŞ'ye ihbar edilmesini talep ettiklerini, vefat tarihinde mevcut hayat sigortası olduğu değerlendirildiğinde davanın açılmasına muvafakatleri olmadığını, müteveffanın vefat tarihinde, kullandığı krediye istinaden hiçbir ödeme yapılmamış olup, davalı bankanın müteveffanın kredi borcundan kaynaklı alacağını haklı ve hukuka uygun şekilde tahsil ettiğini, davacıların haksız tahsilatta bulunulduğuna yönelik iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müteveffanın vefat ettiği 19/05/2019 tarihine kadar kullandığı krediye istinaden davacı bankaya hiçbir ödeme yapılmadığını, müteveffanın, kendi iradesiyle davalı bankaya birden fazla teminat sunmuş olup, davalı bankanın müteveffa ile arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında alacağını işbu teminatlar vasıtası ile tahsil etme hakkı bulunduğunu, davalı bankanın taraf olmadığı sigorta poliçesine istinaden, davalı bankaya karşı menfi tespit ve istirdat talebi yönlendirmesinin hukuken mümkün olmadığını, davalı bankanın dava konusu uyuşmazlığa sebep olacak herhangi bir kusuru bulunmadığını, kredi sözleşmesi ile hayat sigortası sözleşmesinin tarafları ile her bir sözleşmede taraflara yüklenen yükümlülükler ve hakların birbirinden bağımsız ve farklı olduğunu, mirasçıların kredi borcundan sorumlu olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tarafların iddia ve savunmaları, dosyada toplanan deliller nazara alınarak dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişiler Bankacı..., Sigorta Uzmanı .......... ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı ......tarafından tanzim olunan 05/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalı banka ile muris kredi müşterisi... arasında 13/11/2017 tarihli 1.000.000,00TL kredi limitli genel kredi sözleşmesinin akdedildiğini, kredi müşterisinin sözleşme imzalanmadan daha evvel içeriğine ilişkin bilgi edinildiğine, okunulduğuna, incelendiğine, şube personeli tarafından bilgilendirildiğine, hükümlerde tamamen mutabık kalındığına dair kabul, beyan ve imzanın alındığını, 13/11/2017 tarihinde borçlu... imzasına havi ... AŞ veyahut emrine 29/01/2019 vadeli 1.000.000,00TL bedelli kambiyo senedi düzenlenmiş olduğunu, sigortalı... adına 27/11/2017 tarihinde ... AŞ nezdinde acente ... ... AŞ ... Şubesi tarafından........... poliçe/katılım sertifika numaralı 27/11/2017-... sigorta başlama-bitiş tarihli, 18.255,27TL toplam prim tutarlı (230.000TL vefat teminatlı/17.666,02TL primli-sigortası poliçesi düzenlendiğini,......... ... ... AŞ ... Şubesinin daini mürtehin sıfatıyla poliçenin tarafı olduğunu, Davalı banka tarafından muris... lehine 27/11/2017 tarihinde 450.000TL ana para 783.650,74TL ger ödeme tutarlı, yıllık %20,55 akdi faiz oranlı, ....... numaralı taksitli ticari kredi kullandırıldığını, Muris... tarafından ödeme planı dahilinde herhangi bir kredi geri ödemesi yapılmadığını, ilk olarak 27/11/2018 tarihli kredi taksidinin vadesinde ödenmediğini ve gecikmeye düştüğünü ve 29/01/2019 tarihi itibariyle toplam 575.075,30TL tutarında borcu bulunduğunu, yine muris...'ın ... numaralı ticari kredili mevduat hesabından doğan 29/01/2019 tarihi itibariyle toplam 12.593,98TL tutarında borcu bulunduğunu, davalı banka tarafından ibraz edilen kayıt ve belgeler üzerinde yapılan incelemede muris...'ın davalı bankaya 29/01/2019 takip tarih itibariyle toplam 587.669,28TL borcu bulunduğunu, 13/11/2017 tarihinde borçlu... imzasına havi ... AŞ veyahut emrine 29/01/2019 vadeli 1.000.000,00TL bedelli kambiyo senedi düzenlenmiş olduğunu, davalı banka tarafından icra dosyası kapsamında borçlu... imzasına havi 1.000.000TL tutarlı kambiyo senedi üzerinden, senedin ödenmeyen 592.557,62TLlik kısmı için borçlu aleyhine takip başlattığı, davalı bankanın 04/02/2019 takip tarihi itibariyle 587.669,28TL ana para, 1.883,76TL faiz, 1.763,01TL komisyon olmak üzere toplam 591.316,05TL tutarında alacağı bulunduğunu, muris...'ın takip tarihini müteakip 19/05/2019 tarihinde vefat etmesi sebebiyle ihbar olunan ... AŞ tarafından 19/07/2019 tarihinde 220.000,00TL tutarında vefat tazminatı ödendiğini, icra dosyası kapsamında muris adına kayıtlı taşınmazın 24/12/2019 tarihinde 507.000,00TL bedelle alacağa mahsuben satıldığını, davalı bankanın...'ın mirasçısı davacılardan icra dosyası kapsamında 24/12/2019 son tahsilat tarihi itibariyle toplam 56.937,38TL alacaklı olduğunu belirtmişlerdir.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş olup rapora karşı beyanlar dosyaya ibraz edilmiştir.

Dava, davacıların murisinin davalı bankadan kulanmış olduğu kredilerden kaynaklı olarak davalı banka tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davası ve bu icra dosyasına ödenen bedelin istirdadı talebine ilişkindir.Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalının savunması, icra takip dosyası, tanzim olunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı banka ile muris kredi müşterisi... arasında 13/11/2017 tarihli 1.000.000,00TL kredi limitli genel kredi sözleşmesinin akdedildiği, 13/11/2017 tarihinde borçlu... imzasına havi ... AŞ veyahut emrine 29/01/2019 vadeli 1.000.000,00TL bedelli kambiyo senedi düzenlenmiş olduğu, sigortalı... adına 27/11/2017 tarihinde ... AŞ nezdinde acente ... ... AŞ ... Şubesi tarafından........ poliçe/katılım sertifika numaralı 27/11/2017-... sigorta başlama-bitiş tarihli, 18.255,27TL toplam prim tutarlı (230.000TL vefat teminatlı/17.666,02TL primli-sigortası poliçesi düzenlendiği, ...... ... ... AŞ ... Şubesinin daini mürtehin sıfatıyla poliçenin tarafı olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ise, davacıların murisi...'ın davalı bankadan kullanmış olduğu kredinin hayat sigortası ile güvence altına alınmış olmasına rağmen sigorta tarafından kredi borcunun tamamının ödenmemesi sebebiyle davalı banka tarafından kredi kullandırırken alınan senedin takibe konulması sebebiyle, başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve bu icra dosyasına ödenen bedelin istirdadı noktasında toplandığı, davalı banka tarafından muris... lehine 27/11/2017 tarihinde 450.000TL ana para 783.650,74TL geri ödeme tutarlı, yıllık %20,55 akdi faiz oranlı, ..........numaralı taksitli ticari kredi kullandırıldığı tespit edilmiştir. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu tanzim olunan ve mahkememizce de kabul gören bilirkişi raporuna göre, Muris... tarafından ödeme planı dahilinde herhangi bir kredi geri ödemesi yapılmadığı, ilk olarak 27/11/2018 tarihli kredi taksidinin vadesinde ödenmediği ve gecikmeye düştüğü ve 29/01/2019 tarihi itibariyle toplam 575.075,30TL tutarında borcu bulunduğu, yine muris...'ın ... numaralı ticari kredili mevduat hesabından doğan 29/01/2019 tarihi itibariyle toplam 12.593,98TL tutarında borcu bulunduğu, davalı banka tarafından ibraz edilen kayıt ve belgeler üzerinde yapılan incelemede muris...'ın davalı bankaya 29/01/2019 takip tarih itibariyle toplam 587.669,28TL borcu bulunduğu, 13/11/2017 tarihinde borçlu... imzasına havi ... AŞ veyahut emrine 29/01/2019 vadeli 1.000.000,00TL bedelli kambiyo senedi düzenlenmiş olduğu, davalı banka tarafından icra dosyası kapsamında borçlu... imzasına havi 1.000.000TL tutarlı kambiyo senedi üzerinden, senedin ödenmeyen 592.557,62TLlik kısmı için borçlu aleyhine takip başlattığı, davalı bankanın 04/02/2019 takip tarihi itibariyle 587.669,28TL ana para, 1.883,76TL faiz, 1.763,01TL komisyon olmak üzere toplam 591.316,05TL tutarında alacağı bulunduğu, muris...'ın takip tarihini müteakip 19/05/2019 tarihinde vefat etmesi sebebiyle ihbar olunan ... AŞ tarafından 19/07/2019 tarihinde 220.000,00TL tutarında vefat tazminatı ödendiği, icra dosyası kapsamında muris adına kayıtlı taşınmazın 24/12/2019 tarihinde 507.000,00TL bedelle alacağa mahsuben satıldığı, davalı bankanın...'ın mirasçısı davacılardan icra dosyası kapsamında 24/12/2019 son tahsilat tarihi itibariyle toplam 56.937,38TL alacaklı olduğu, davacılar tarafından mahkememizdeki dava ile icra dosyası kapsamında borçlu olunmadığının tespiti ve icra dosyasına ödenen bedelin istirdadı talep edildiği ve bilirkişi raporundaki tespitlere göre davacıların davalı bankaya borçlu bulunduğu anlaşılmakla, davacıların davasının reddine karar vermek gerekmiş, her ne kadar yargılama aşamasında davacı tarafından imzaya yönelik itirazda bulunulmuş ise de, davacı tarafın dava dilekçesi ve sonrasında imzalatılan poliçelerle ilgili imza itirazında bulunmadığı, tam tersine poliçelerin davacıların murisi tarafından imzalandığının iddia edildiği anlaşıldığından mahkememizin 29/06/2022 tarihli celse ara kararı ile davacının imzaya yönelik yapmış olduğu itirazların da reddine " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hayat sigortasının amacının hem alacaklının hem de borçlunun menfaatlerini teminat altına almak iken, bu sigortanın uygulanmasında alacaklı bankaların kendilerini her zaman tam koruma altına aldıkları ve bu sebeple de hayat sigortasını tüm miktar üzerinden yapıp aynı zamanda sigorta poliçesinden de kar elde ettikleri bilindiği için davalı tarafın kısmi bir sigorta yapmasının iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığını, davalı tarafın müteveffanın kredi işlemlerini yaparken sigorta poliçesinin yüksek çıkmasının izahını da yaşının orta yaş olması, kredi miktarının yüksekliği, borcun tamamının teminat altına alınması olarak açıklayarak müteveffanın ikna edildiğini, borcun tamamının sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini, kredi sözleşmesinin 13/11/2017 tarihli olduğunu, hayat sigorta poliçesinin ise 27/11/2017 tarihli olduğunu, her ikisinin de aynı tarihte imzalanması gerektiğini, her iki evrakın farklı tarihlerde imzalanmış olmasının sigorta sözleşmesinde sahtelik şüphesi de uyandırdığını, sigorta evrakının bir çok kısmının boş olduğunu, mahkemece imza ve yazı incelemesi yapılmadığını,bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, davacıların murisinin davalı bankadan kullanmış olduğu krediler nedeniyle davalı banka tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve icra dosyasına ödenen bedelin istirdadı taleplerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamından; davalı banka ile muris kredi müşterisi... arasında 13/11/2017 tarihli 1.000.000,00TL kredi limitli genel kredi sözleşmesinin akdedildiği, 13/11/2017 tarihinde borçlu... imzasını havi ... AŞ veyahut emrine 29/01/2019 vadeli 1.000.000,00TL bedelli kambiyo senedi düzenlenmiş olduğu, sigortalı... adına 27/11/2017 tarihinde ... AŞ nezdinde acente ... ... AŞ ... Şubesi tarafından... poliçe/katılım sertifika numaralı 27/11/2017-... sigorta başlama-bitiş tarihli, 230.000TL vefat teminatlı poliçe düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davacılar tarafından, murisleri... tarafından davalı bankadan kullanılan kredinin hayat sigortası ile güvence altına alınmış olduğu, sigorta tarafından kredi borcunun tamamının ödenmemesi sebebiyle davalı banka tarafından kredi kullandırırken alınan senedin takibe konulması sebebiyle borçlu olmadıkları ileri sürülmüştür.İcra dosyasının incelenmesinde; davalı banka tarafından icra dosyası kapsamında borçlu... imzasına havi 1.000.000TL tutarlı kambiyo senedi üzerinden, senedin ödenmeyen 592.557,62TL kısmı için borçlu aleyhine takip başlatıldığı görülmüştür.Hükme esas alınan bilirkişi raporu ile; muris... tarafından ödeme planı dahilinde herhangi bir kredi geri ödemesi yapılmadığı, ilk olarak 27/11/2018 tarihli kredi taksidinin vadesinde ödenmediği ve gecikmeye düştüğü ve 29/01/2019 tarihi itibariyle toplam 575.075,30TL tutarında borcu bulunduğu, yine muris...'ın ... numaralı ticari kredili mevduat hesabından doğan 29/01/2019 tarihi itibariyle toplam 12.593,98TL tutarında borcu bulunduğu, davalı banka tarafından ibraz edilen kayıt ve belgeler üzerinde yapılan incelemede muris...'ın davalı bankaya 29/01/2019 takip tarih itibariyle toplam 587.669,28TL borcu bulunduğu, 13/11/2017 tarihinde borçlu... imzasına havi ... AŞ veyahut emrine 29/01/2019 vadeli 1.000.000,00TL bedelli kambiyo senedi düzenlenmiş olduğu, davalı banka tarafından icra dosyası kapsamında borçlu... imzasına havi 1.000.000TL tutarlı kambiyo senedi üzerinden, senedin ödenmeyen 592.557,62TLlik kısmı için borçlu aleyhine takip başlatıldığı, davalı bankanın 04/02/2019 takip tarihi itibariyle 587.669,28TL ana para, 1.883,76TL faiz, 1.763,01TL komisyon olmak üzere toplam 591.316,05TL tutarında alacağı bulunduğu, muris...'ın takip tarihini müteakip 19/05/2019 tarihinde vefat etmesi sebebiyle ihbar olunan ... AŞ tarafından 19/07/2019 tarihinde 220.000,00TL tutarında vefat tazminatı ödendiği, icra dosyası kapsamında muris adına kayıtlı taşınmazın 24/12/2019 tarihinde 507.000,00TL bedelle alacağa mahsuben satıldığı, davalı bankanın...'ın mirasçısı davacılardan icra dosyası kapsamında 24/12/2019 son tahsilat tarihi itibariyle toplam 56.937,38TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Poliçede teminat tutarının belirtildiği, davalı bankanın daini mürtehin sıfatı ile poliçenin tarafı olduğu, poliçe limitinin tüm kredi borcunu karşılamaya yeterli olmadığı, davalı bankanın alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacılar yazı ve imza incelemesi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de; dava dilekçesinde ve sonrasında borcun tamamının sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini ileri sürmüş olmaları, sahtecilik iddiasını sadece genel kredi sözleşmesi ile poliçe tarihinin farklı olmasına dayandırdıkları, bu hususta herhangi bir ceza dosyasına dayanmadıkları gibi, başkaca somut bir delil de sunmadıkları, açmış oldukları davayı muris tarafından imzalanan poliçenin, vefat halinde borcun tamamını karşılaması gerektiğine dayandırmaları, başlangıçta imzayı kabul edip sonradan yazı ve imza itirazında bulunmaları nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davacılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,

3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;

HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.03.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/1838, K. 2026/568, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1838-e-2026-568-k-497e8e264f84