Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1800 E. 2022/1577 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1800
Karar No
2022/1577
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1800 Esas

KARAR NO : 2022/1577 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2021/313 Esas - 2022/435 Karar

TARİH 29/06/2022

DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 03/11/2022

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı tarafın yükleyici sıfatı ile geri dönüşebilir kauçuk emtiasının İzmit Limanından Çin / Şangay Limanına taşınması hususunda müvekkili taşıma şirketi ile anlaştığını ve taşınan emtiaların Şangay Limanında alıcısı ... Ltd olarak bildirilen bir şirkete teslim edilmemesi hususunda müvekkili şirkete talimat verdiğini, müvekkili taşıma şirketi ... dava dilekçesi ekinde sunulan ..., ... ve ... numaralı konişimentolar tahtında yükleyici firmanın talimatlarına uygun şekilde emtiaların İzmit Limanından Şangay'a kadar olan nakliyesini gerçekleştirdiğini, Şangay Limanında müvekkil taşıma şirketine alıcı olarak bildirilen ... Ltd şirketine teslim edilmek üzere boşaltma limanında gemiden tahliye edildiğini, ancak alıcı olarak gösterilen firma tarafından taşınan emtiaların teslim alınamadığını, emtiaların limanda daha fazla bekletilmemesi ve yeni mal alınması zorunda kalınması sebebiyle imha, iade ve demuraj işlemleri müvekkili taşıma şirketi tarafından gerçekleştirildiğini, ve masrafları ödendiğini, 18.01.2019 tarihli ... numaralı fatura tahtında müvekkili şirket tarafından karşılanan tüm bu demuraj, iade ve imha masraflarına ilişkin toplam tutar fazlayı talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 72.674,48 USD olduğunu, yükleyici firma adına ve talimatları doğrultusunda müvekkili şirket tarafından yapılan tüm bu masrafların geri ödemesi talep ihbar ve ihtar edildiğini herhangi bir ödeme gerçekleşmediğini, davalı tarafın talimatları doğrultusunda organize edilen nakliye planı dahilinde sevkiyatı gerçekleştirdiği emtiaların tam ve hasarsız olarak teslime hazır edildiğini ve gerekli bildirimleri yaparak talimatlar doğrultusunda hareket etmiş olmasına rağmen taşıtan ile yükleten eşya hakkında müvekkil taşıyana tam ve doğru beyanda bulunmak yükümlülüğünü yerine getirmediğini, arabuluculuk başvurusu yapıldığını, anlaşamama tutanağı imza edildiğini, müvekkili şirketinin zararın tazmini amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas numaralı dosya kapsamında icra takibi başlattığını fakat sözkonusu takibe karşı borçlu davalı şirket tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ve böylece takibin durdurulduğunu, beyan etmekle itirazın iptaline ve takibin aynen devamına, fazlayı talep hakkı saklı kalmak kaydıyla ve tahsilde tekerrür olmamak üzere, müvekkil tarafından yapılmış olan ve davalının yasaya aykırı kusurlu davranışları nedeniyle katlanmak zorunda kaldığı ödemenin icra takip tarihindeki faizleri ile birlikte 72.427,72 USD olarak ödendiği tarihten itibaren işletilmiş faiz de dahil icra takip tarihinden işleyecek 1 yıl vadeli ABD doları hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden aynen veya fiili ödeme tarihinde T.C.M.B efektif satış kuru üzerinden hesap edilecek TL karşılığının davalıdan tahsiline, davalı borçlunun başlatılmış olan icra takibine karşı yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazlar nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, mahkeme masrafları ile ücret-i vekaletin ve arabuluculuk ücreti de dahil diğer tüm yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile, Yükle ilgili tüm gerçek ve tüzel kişilerin dosyaya dahil edilerek bu yüklemeden sorumlu kişilere husumet yöneltilmesi gerektiğini, yine yükle ilgili şahıslardan herhangi bir ödeme alınıp alınmadığının bilinmediğini, yargılamanın devamında müvekkilinin sadece komisyoncu olarak taşıma işlerine aracılık eden tacir olduğunu, gözetildiğini, beyanların değerlendirilmesini talep ettiğini, davada müvekkilinin taraf sıfatı olmadığını, dava dilekçesinde müvekkil taşıtan değil, sadece taşıma işleri komisyoncusu olduğunu, müvekkil aleyhine dava ikame etmesinin kanuna aykırı olduğunu, husumet itirazında bulunmak zorunluluğunun doğduğunu, zamanaşımı süreleri ve hak düşürücü süreler geçtiğini, 07/12/2017, 15/12/2017, 22/12/2017 tarihinde yapılan yüklemeler ile ilgili olarak arabuluculuk sürecine kadar müvekkil şirkete herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, bu tarihten sonra bir yıl içerisinde ileri sürülmesi gereken talepler 2019 yılında ileri sürüldüğünü kabul edilemeyeceğini, alacağa dayanak gösterilen faturanın 18/01/2019 tarihinde düzenlendiğini, arabuluculuk başvuru tarihi 30/03/2020 olduğunu taleplerin zaman aşımına uğradığını, fatura müvekkili şirkete hiç bir aşamada gönderilmediğini, yine dava dilekçesi elindeki ve icra takibine konu edilen fatura müvekkili şirkete tebliğ edilmediği gibi müvekkil şirket adına tanzim edilmediğini, takibe dayanak fatura tarihi 2019 yılına ait olduğunu, müvekkil şirketin faturadan haberi ve bilgisinin olmadığını, bahsi geçen faturanın müvekkili şirket aleyhine düzenlenmediğini, bahsi geçen fatura ile başlatılan takip ve bu fatura esas alınarak ileri sürülen taleplerin kabul edilemeyeceğini, faturada belirtilen alacak kalemlerinin de anlaşılamadığını, dava dilekçesinde yükün imha, iade ve bekleme ibarelerine yer verildiğini, dava dilekçesinde davacının zararının doğmuş olduğunu gösteren evrak, belge olmadığını, alacağın sebebi izah edilmediğini, davacı taşıyan olarak TTK'ndan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı tarafın bildirimde bulunmak yükümlülüklerini yerine getirmediğinden taşıyan olarak sorumluluklarına aykırı davrandığını, TTK gereği taşıyan'a kanunla bazı imkanlar tanındığını, taşıyan'ın bu imkanlarını kullanıp kullanmadığını yükün akıbeti bilinmediğini, davacı tarafın herhangi bir zararınını olup olmadığı da bilinmediğini, bu zararın somutlaşması ve ispat edilmesi gerektiğini, yüke dair herhangi bir yasal sıfatı olmayan müvekkil şirket aleyhine ileri sürülen taleplerin kabulünün mümkün olmadığını, davacı taşıyanın basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davacı tarafın iş bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını,beyan etmekle haksız ve dayanaksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve net vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 29/06/2022 tarih ve 2021/313 Esas - 2022/435 Karar sayılı kararında;"...Davalı vekili cevap dilekçesinde zaman aşımı def'inde bulunmuş olduğundan, öncelikle icra takibinin zaman aşımı süresi içerinde açılıp açılmadığı değerlendirilmelidir. Konişmentoların düzenlenme tarihi 2017'dir. Buna göre taşımanın 2017 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Dava ve takibe konu edilen fatura, demuraj ve imha masraflarına ilişkin olup 18.01.2019 tarihinde düzenlenmiştir. TTK'nın 1246. Maddesinde, "1188. Madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, gemi kira sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri ve navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacaklar bir yılda zaman aşımına uğrar, bu süre alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar." hükmü düzenlenmiştir. Bu itibarla taşıma sözleşmesinden kaynaklanan davalar bir yıllık zaman aşımı süresine tabi olup, bu süre alacağın muaccel olmasıyla başlamaktadır.Somut olayda, icra takibine konulan alacak demuraj ve yükün imha masraflarına ilişkin olduğundan, TTK'nın 1246. Maddesine göre bir yıllık zaman aşımı süresine tabidir. Taşıma 2017 yılında yapılmış olmakla birlikte, takibe konu fatura 18.01.2019 tarihinde düzenlenmiştir. Dolayısıyla alacağın muaccel olma tarihi fatura tarihi olan 18.01.2019'dur. Buna göre bir yıllık zaman aşımı süresi 18.01.2020 tarihinde dolmuş olacaktır. İcra takibi ise 16.06.2020 tarihinde başlatılmıştır. Bu durumda icra takip tarihi itibariyle TTK'nın 1246. maddesindeki bir yıllık zaman aşımı süresi geçmiş olduğundan, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir...."gerekçesi ile, Davanın zamanaşımı nedeni ile REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının hukuka ve dosya içeriği olaylara aykırı olduğunu,

Davada, varma limanında Alıcı olarak gösterilen firmanın taşınan emtiaları teslim almadığını bu emtiaların limanda daha fazla bekletilmemesi ve geri alınması ihtiyari ve cezai uyarılar nedeniyle zorunda kalınması sebebiyle imha işlemleri müvekkili taşıma şirketi ...tarafından gerçekleştirildiğini, 18/01/2019 tarihli ... numaralı fatura tahtında masrafların ödendiğini, Yükleyici Firma adına ve talimatları doğrultusunda Müvekkili Şirket tarafından yapılan tüm bu masrafların geri ödemesi talep, ihbar ve ihtar edilmiş olmasına karşılık herhangi bir ödemenin yapılmadığını, (T.T.K. 1203 madde )Alıcı firmanın yalnızca malı teslim alması halinde masraflardan sorumlu olacağını, malı teslim almayan alıcı taraf ile müvekkili arasında henüz herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, bu nedenle davalı tarafından bildirilen Alıcının malları teslim almaması neticesinde meydana gelen zarardan yine Davalı tarafın sorumlu olmasının yasa gereği olduğunu, Taraflar arasındaki ihtilaf konusunun teslim alınmayan yüklerin boşaltma limanından müvekkili taşıyan tarafın alınamaması ve harcamak zorunda kalınan imha masraflarına ilişkin olduğu ameliye TBK 470 ve ilgili eser sözleşmesi hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve 5 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınması gerektiğini, Müvekkili şirket tarafından yüklerin varma limanına tam ve sağlam olarak taşındığını ve yüklerin varma limanına ulaşmasıyla, tahliyesi ile taşıma sözleşmesinin sona erdiğini, alıcı olarak belirtilen firmanın yükleri teslim almaması üzerine, davacı ile irtibata geçilerek talimatları üzerine imha işlemleri gerçekleştirilmesi için anlaşıldığını taraflar arasında bir işin yapılması için eser sözleşmesinin geçerli bir şekilde kurulduğunu ve imha masraflarının müvekkili şirket tarafından karşılandığını, Zamanaşımı süresinin başlangıcının yerel mahkeme tarafından da kabul edildiği üzere faturanın düzenlenme tarihi olan 18.01.2019 olabileceğini, zamanaşımı süresinin dolmadığını, süresi içerisinde dava açıldığını, Süresi içeresinde davalı tarafa bildirim yapıldığını ve icra takibinin başlatıldığını, haksız fiil hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini,Kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı tarafın kendilerine fatura tebliğ edilmediği iddiasında mahkeme tarafından re'sen araştırma ilkesi gereği ticari defterlerin incelenmesi gerektiğini, kararın kaldırılması gerektiğini, davanın reddi hususunun direkt bu faturaya dayandırıldığını, Somut uyuşmazlıkta, Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereğince Davalı tarafça ödenmesi gereken tutarların ödenmediğinden ve yasal sorumluluklarının yerine getirilmediğinden; dosyaya sunulan 18/01/2019 tarihli ... numaralı fatura tahtında demuraj, iade ve imha masraflarına ilişkin toplam 72.674,48 USD Müvekkili Şirket tarafından ödendiğini ve Yükleyici Firma adına ve talimatları doğrultusunda Müvekkili Şirket tarafından yapılan tüm bu masrafların geri ödemesi talep, ihbar ve ihtar edilmiş olmasına karşılık herhangi bir ödemenin yapılmadığını, Davalı tarafın Taşıtan olarak TTK uyarınca tahakkuk eden masraf ve giderlerin tamamından sorumlu olmasının gerektiğini, davalı tarafça bunun aksini kanıtlayacak yönde herhangi bir delilin sunulmadığını, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, deniz yoluyla taşınan emtiaların varma limanında alıcısı tarafından teslim alınmaması nedeniyle davacının uğramış olduğunu iddia ettiği demuraj ve imha masraflarından kaynaklı alacağın davalıdan tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. TTK 1246 Maddesi gereğince "1188. Madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, gemi kira sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri ve navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacaklar bir yılda zaman aşımına uğrar," hükmü düzenlenmiştir. Taşımaların 7/12/2017 - 15/12/2017 - 22/12/2017 tarihli konişmentolar uyarınca yapıldığı sabit olup, taraflar arasında bu hususta bir anlaşmazlık yoktur.İcra takibine ve davaya konu alacak demuraj ve yükün imha masraflarına ilişkin olduğundan, TTK'nın 1246. Maddesine göre bir yıllık zaman aşımı süresine tabidir. Taşıma Aralık/2017 yılında yapılmış olmakla birlikte, takibe konu fatura 18.01.2019 tarihinde düzenlenmiştir. Dolayısıyla alacağın muaccel olma tarihi fatura tarihi olan 18.01.2019'dur. Buna göre bir yıllık zaman aşımı süresi 18.01.2020 tarihinde dolmuş olacaktır. İcra takibi ise 16.06.2020 tarihinde başlatılmıştır. Bu durumda icra takip tarihi itibariyle TTK'nın 1246. maddesindeki bir yıllık zaman aşımı süresinin geçmiş olduğu anlaşılmakla; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/10464 Esas- 2018/4457 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.)Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 80,70.TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK' nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 03/11/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1800, K. 2022/1577, T. 03.11.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1800-e-2022-1577-k-46eee943c644