Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1719 E. 2025/405 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1719
Karar No
2025/405
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/1719 Esas - 2025/405 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1719 KARAR NO : 2025/405

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :30/05/2022 NUMARASI : 2021/570 Esas 2022/420 Karar

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 27/09/2021 KARAR TARİHİ : 18/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/04/2025

Taraflar arasındaki rücuen tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin elektrik hizmetlerinin özelleştirilmesi amacıyla 4046 Sayılı Özelleştirme Kanunu hükümleri uyarınca kamu tüzel kişiliğinin nevi değiştirilmesi yoluyla kurulduğunu ve ayrı bir tüzel kişiliği ve sermayesi olan tamamen özel hukuk hükümlerine tabii bir ticari şirket olduğunu, özelleştirme işlemleri gereği davalı ... mülkiyetinde bulunan dağıtım sistemlerinin işletme hakkının müvekkili şirkete 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi ile devredildiğini, dağıtım faaliyetlerinin davalı ... tarafından yürütüldüğü dönemde dava dışı ... Et Entegre Tesisleri Akaryakıt İnş. San. Tic. A.Ş. adına tahakkuk ettirilen 03/05/2006 tarihli kaçak elektrik faturası nedeniyle borçlu olmadığının tespiti için müvekkili şirket aleyhine 27/02/2007 tarihinde Diyarbakır 2 AHM 2013/1610 E. sayılı dosyasıyla menfi tespit davası açıldığını, ilgili dosyanın 2014/1902 K. sayılı ilamı uyarınca Diyarbakır 8. İcra Dairesi'nin 2015/5954 E. Sayılı dosyasıyla müvekkili şirket aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını ve müvekkili şirket tarafından 05/06/2015 tarihinde toplam 60.198,23 TL'nin Bismil İcra Dairesi'ne ödendiğini, Diyarbakır 2 AHM ilamına konu olan olayın dağıtım sisteminin işletilmesiyle doğrudan ilgili olup taraflar arasında akdedilen 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi öncesinde 03/05/2006 tarihinde gerçekleştiğini ve söz konusu olaydan kaynaklanan sorumluluğun davalı ...'ta olmasına rağmen ödemenin müvekkili şirketçe yapıldığını bildirerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirket tarafından ödenmek zorunda kalınan 60.198,23TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf talebini İHDS'ne dayandırsa da işbu sözleşmenin 3.1 maddesinin "...sözleşmenin konusunu, sözleşmede yer alan kapsam ve şartlar dahilinde Dağıtım Bölgesi'ndeki mevcut ve yeni yapılacak elektrik dağıtım sisteminin, dağıtım tesislerinin ve dağıtım tesislerinin işletilebilmesi için varlığı zorunlu diğer taşınır ve taşınmazların dağıtım faaliyeti için işletme hakkının devri, bu tesislerin iyileştirimesi ve güçlendirilmesi ile ihtiyaç duyulan yeni dağıtım hat ve tesislerinin yapımı... " şeklinde tanımlamanın mevcut olduğunu ve salt İHDS tarihi olan 24/07/2006 tarihinden önceki döneme ait bütün sorumluluğun ...'a ait olduğu anlamına gelmediğini, 4628 sayılı kanunla enerji sektöründeki özelleştirmelerin 4046 sayılı kanun hükümleri çerçevesinde Özelleştirme İdare Başkanlığı tarafından gerçekleştirileceği hükmü getirilerek Yüksek Planlama Kurulunun 17/03/2004 tarih 2004/3 sayılı kararıyla kabul edilen 'Elektrik Enerjisi Reformu ve Özelleştirme Stratejisi Belgesi' çerçevesinde ...'ın 02/04/2004 tarih 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alındığını, davacı şirketin de dahil olduğu 20 şirketin Türkiye'deki dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01/03/2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamının müvekkil kuruma ait olmakla birlikte müvekkil kurumdan ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olarak faaliyet göstermeye başladığını, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın 25/05/2006 tarih/5013 sayılı talimatı doğrultusunda 31/03/2006 tarihi baz alınarak taraflar arasında kısmi bölünme işlemleri gerçekleştirilerek bilançoların yeniden yapılandırıldığını, söz konusu yapılandırma neticesinde dağıtım şirketinin aktifinde yer alan bazı alacaklarla dağıtım şirketinin muhasebe kayıtlarında yer alan son ay faturası dışında kalan mülga TETAŞ ve TEİAŞ'a olan ticari borçları ve ticari borç ve alacakları dışındaki diğer borç ve alacakların ...'la İlişkili olanları ...'a devredilerek bu bilanço kalemleri dışındaki kalemlerin dağıtım şirketinin bilançosunda bırakıldığını, bu itibarla rücuya esas asıl davaya konu tutarın ...'a devredilen alacaklardan olmadığını beyanla haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dava konusu uyuşmazlıkta Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mah. 2013/1610 E sayılı dosyasındaki davanın 21/02/2005 tarihinde kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile ödenen 18.409,93 TL'nin istirdadı davası olduğu, davanın kabulüne karar verildiği, hükmün Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2015/1026 E, 2015/4020 K sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği, Diyarbakır 8.İcra Müdürlüğü'nün 2015/5954 E sayılı dosyası sayılı dosyasında takip alacaklısının yargılama gideri, mahkeme vekalet ücreti ile işlemiş faizi ve icra vekalet ücretinin davacı vekiline ödenmesinin istenildiği, sonuç olarak, davacının iş bu ilam gereğince davacı vekiline 05/06/2015 tarihinde 60.198,23 TL ödediği ,oIayın İHDS'nin imzalanmasından önceki dönemde yaşanmış olması ve zararın İHDS öncesi dönemde doğması, İHDS 7.4 maddesi kapsamında dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığı ve İHDS öncesi dönemin sorumluluğunun davalıya bırakıldığı dikkate alınarak alacağın rücuna ilişkin davanın kabulü ile, 60.198,23 TL alacağın ödeme tarihi olan 05/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, gerekçeli kararın eksik inceleme sonucu tesis edildiğini, dava konusu alacağın sözleşmenin 7.maddesi kapsamına girmediğini, dilekçelerde yeralan bilanço düzenlemelerine ilişkin açıklamaların değerlendirilmediğini, verilen kararın şirket açısından sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, talep edilen alacağın hisselerinin tamamının ...'a ait olduğu dönemde gerçekleştirildiğini, devre esas bilanço kayıtlarında yer aldığını, müvekkili tarafından tekrar ödeme yapılmasının mükerrer ödemeye yol açacağını, hisse satış sözleşmesi, ihale şartnamesi, İHDS hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, davacının ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ödenen bedelin tamamını ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte talep edemeyeceğini, ödeme döneminde müvekkiline ihbar yapılmadığından icra takibine ilişkin giderlerden, vekalet ücretinden, karara ilişkin olarak yapılan diğer masraflardan ve faizden sorumlu olmadığını, ilam sonrası faiz, icra takibi ve buna ilişkin giderler kısmına ilişkin ilamın takibe konu edilmesinde davacı kusurlu olduğundan müvekkiline rücuun mümkün olmadığını, ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilemeyeceğini, müvekkili kurum aleyhine hükmedilen harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinde de hatalar olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Diyarbakır 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/1610 E , 2014/1902 K. sayılı ilamının incelenmesinde; dava dışı ... Et Entegre Tesisleri Akaryakıt İnş. San. Tic. A.Ş. tarafından davacı aleyhine, dava dışı ... Et Entegre Tesisleri Akaryakıt İnş. San. Tic. A.Ş. 'ye ait et entegre tesisinde kaçak elektrik kullandığından bahisle , 03/05/2006 tarihinde yersiz ödenen bedelin tahsili istemiyle açılan istirdat davasında mahkemece 14/11/2014 tarihinde talebin kısmen kabulüne karar verildiği, ilgili kararın davalı tarafça temyizi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 12/03/2015 tarih 2015/1026, 2015/4020 sayılı kararı ile ilgili kararın onanarak kesinleştiği, kesinleşen ilama istinaden davacı tarafça dava dışı ... Et Entegre Tesisleri Akaryakıt İnş. San. Tic. A.Ş'ye 05/06/2015 tarihinde toplam 60.198,23 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır. ... Genel Müdürlüğü ile Müessse Müdürlüklerinin ayrı tüzel kişi oldukları ve Müessese ile ilgili davalarda ...'a husumet düşmeyeceği yerleşmiş Yargı içtihadı haline gelmiştir. Bu konudaki Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10/03/2010 gün ve 2010/13-89 esas 2010/134 karar sayılı ilamında; Davalı ... AŞ. 233 sayılı KHK.nin 3.maddesi uyarınca TEK kurumundan ayrılarak iki ayrı iktisadi devlet kuruluşu olarak 15.9.1993 tarihli 21699 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu kararı ile kurulduğu, 26.1.1994 günlü 21830 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ana statüsü ile organlarının görev alanlarının belirlendiği, 15.1994 gününde yöntemince tescili yapılıp ilan edildiği, bilahare kendi mevzuatı ve 233 sayılı KHK.nin 15 ve devamı maddeleri uyarınca müesseseler oluşturarak faaliyetine devam ettiği, bu müesseselerin de ticaret siciline kaydı yapılarak ilan edildiği ve tüzel kişiliğinin bulunduğu, kendine ait sermayesi ve yönetim organları bulunan müesseselerin kendi faaliyet alanlarında kalan işlemlerle ilgili olarak yasal hasım olarak gösterilmeleri gerekir. Davalılardan ... izah edilen şekilde kurulan ve diğer davalıdan bağımsız tüzel kişiliği bulunması, kendi faaliyet alanındaki enerji nakil hatlarının bedellerinin tahsiline ilişkin davanın da bu ilgili müesseseye yöneltilmesi gerekir. Diğer davalı müessesenin faaliyet alanı içinde kalan enerji nakil hatları bedelinden doğan alacağı tahsili hakkında açılan davada davalı ...’a husumet yöneltilmesi mümkün değildir. (HGK. 2000/21-1668- 2000/1763) Açıklanan nedenle davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir...) gerekçesiyle Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin bozma kararına direnilmesi kararını aynı gerekçe atıfla bozmuştur. Müessese Müdürlüklerini faaleyetlerin sürdürürken bu kez; Enerji sektöründeki özelleştirmelerin 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirileceği 4628 sayılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde dahil olduğu 20 şirket, Türkiyedeki dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı şirket, tüm hisseleri davalı ...'a ait olmak üzere 30/10/2009 tarihine kadar faaliyet göstermiş, bu süreçte özelleştirme işlemleri yürütülmüş, özelleştirmenin tamamlanmasıyla birlikte davacı şirketin hisselerinin tamamı ... Anonim Şirketi'ne devredilerek 30/10/2009 tarihli hisse satış sözleşmesi akdedilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15/11/2006 tarih ve 2006/10-722 Esas 2006/730 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere anlatılan hukuki sürece göre 01/03/2005 tarihinden (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2000/21-1668 Esas 2000/1763 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzre ... genel müdürlüğü bağımsız tüzel kişiliği bulunan müessese müdürlüğü ve akabinde şirket) sonraki tüm iş ve işlemler ayrı bir tüzel kişilik olan dağıtım şirketi tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu dönemde dağıtım şirketlerinin hisselerinin tamamının ... genel Müdürlüğüne ait olması da şirketin ayrı bir tüzel kişisi olduğu gerçekliğini etkilememiştir. Nitekim bu kapsamda dağıtım şirketlerinin faaliyetlerinden kaynaklanan davalarda husumetin dağıtım şirketlerine düşeceği ve ... Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davaların husumet yokluğundan red edileceğine dair Yargıtay kararları yerleşmiş içtihat haline gelmiştir. Gerek özelleştirme öncesi dönemdeki müessse müdürlükleri gerekse özelleştirmeden sonra kurulan dağıtım şirketlerinin ayrı tüzel kişilikler olduğu ve kendi adlarına bağımsız iş ve işlemler yaptığı bunların iş ve işlemlerinden dolayı ... Genel Müdürlüğüne husumet düşmeyeceği açıktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.11.2022 tarih ve 2020/11-593 Esas 2022/1517 Karar sayılı ilamında; "..14. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle işletme hakkının devrine ilişkin yasal düzenlemeler ile hukukî kavram ve kurumların ortaya konulmasında yarar vardır. 15. İşletme hakkının verilmesi 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un 18/A-c maddesinde; “Kuruluşların bir bütün olarak veya aktiflerindeki mal ve hizmet üretim birimlerinin mülkiyet hakkı saklı kalmak kaydıyla bedel karşılığında belli süre ve şartlarla işletilmesi hakkının verilmesidir” şeklinde tanımlanmıştır. Anılan Kanun’un “Kamu Hizmetlerinin Gördürülmesinin Özelleştirilmesi” başlıklı 15. maddesi ile kamu hizmetlerinin gördürülmesinin özelleştirilmesinde, işletme haklarının verilmesi veya kiralanması ve mülkiyetin devri dışındaki benzeri diğer yöntemlerle özelleştirme usulü benimsenmiştir. Buna göre, işletme haklarının verilmesi veya kiralanması ve benzeri diğer yöntemlerle özelleştirme, anılan Kanun’a göre yapılacaktır. Ayrıca bu madde gereğince işletme hakkı verilmesi, kiralama veya benzeri diğer yöntemlerle kullanma hakkının devri süresi kırk dokuz yılı geçemez. 16. İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi de 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un 18/A-c maddesinden doğan bir sözleşme türü olup işletme hakkının verilmesi ile gerçekleştirilen özelleştirme uygulamasıdır. İHDS kamu hizmetinin gördürülmesine yönelik birçok sektörde kullanılsa da en yaygın olarak kullanıldığı sektör, enerji piyasası ve özellikle de elektrik piyasasıdır. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında, elektrik üretim, iletim ve dağıtım hizmetleri özelleştirme programına alınmış ve bütünleşik bir yapıda hizmet vermesi için düzenlemeler yapılan Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) bölünerek Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ), Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) ve Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (...) adlı iktisadi devlet teşekkülleri oluşturulmuştur. 17. Üretim tesisleri ile dağıtım bölgeleri arasındaki (elektrik enerjisinin gerilim seviyesi 36 kV üzerindeki hatlar üzerinden naklini içeren) iletim hizmetinin zorunlu tekel konumu gözetilerek iletim hizmeti TEİAŞ bünyesinde yürütülmek üzere özelleştirme kapsamı dışında tutulmuş; elektrik üretim ve dağıtımında ise rekabetçi bir piyasanın oluşması benimsenmiştir. Bu kapsamda elektrik üretimi kamu hizmetinin, ruhsat usulü ile özel hukuk kişilerine gördürülmesi benimsenirken, elektrik dağıtımı kamu hizmetinin ise Danıştay’dan alınan görüşe uygun olarak, özelleştirilmesinin işletme hakkı devri usulü ile yapılması benimsenmiştir. 18. Özelleştirme İdaresi Başkanlığının talebi üzerine, dağıtım bölgelerinde gerçekleştirilecek özelleştirme uygulaması da dahil elektrik özelleştirilmelerinde izlenecek modelin belirlenebilmesi açısından, elektrik üretim tesislerinden hidroelektrik ve akarsu santralleri ile termik santrallerin ve ...’a ait elektrik dağıtım bölgelerinin mülkiyetinin devri suretiyle özelleştirilmesinin hukuken mümkün olup olmadığı hususunda istenilen görüşe Danıştay 1. Dairesinin 05.03.2004 tarihli ve 2004/17 E., 2004/24 K. sayılı kararı ile dağıtım bölgelerinin mülkiyetinin devri dışında işletme hakkının devir suretiyle özelleştirilmesinin mümkün bulunduğu belirtilmiştir. Bunun üzerine ..., Özelleştirme Yüksek Kurulunun 02.04.2004 tarihli ve 2004/22 sayılı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır. Bu karar gereğince dağıtım bölgesi sınırları içerisinde dağıtım hizmetlerini görmek üzere dağıtım şirketi kurularak bu şirkete kırk dokuz yıl süre ile dağıtım lisansı ve işletme hakkı verilmesinin, dağıtım tesisleri dışında kalan duran varlıkların da (araç, bina, taşıt, demirbaş vb.) bu şirkete devir edilmesinin ve söz konusu bu şirketin hisselerinin satışı suretiyle özelleştirilmesinin mümkün olup olmadığı hususu Danıştay 1. Dairesinin 26.11.2004 tarihli ve 2004/444 E., 2004/409 K. sayılı kararı ile uygun bulunmuştur. 19. Danıştay 1. Dairesinin 26.11.2004 tarihli ve 2004/444 E., 2004/409 K. sayılı kararı ile kabul edilen özelleştirme modeline uygun olarak, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 14. maddesine “...’ın faaliyet alanında yer alan ve dağıtım faaliyeti için gerekli olan işletme varlıkları üzerinde, mülkiyeti saklı kalmak kaydı ile ... ile belirlenen dağıtım bölgelerinde faaliyet göstermek üzere kurulan elektrik dağıtım şirketleri arasında işletme hakkı devir sözleşmesi düzenlenebilir” hükmü ikinci fıkra olarak eklenmiştir. 20. Öte yandan özelleştirmenin işletme hakkı devir usulü ile yapılacağının kararlaştırılmasından sonra tüm ülkede elektrik dağıtımı hizmeti veren müesseselerin bir araya getirilmesi ile oluşturulan ... muhafaza edilerek, bu kez yirmi ayrı bölgede %100 hissesi ...’a ait olan Elektrik Dağıtım A.Ş.’ler (EDAŞ) kurulmuş; bu şirketler dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle ticaret siciline tescil edilmek suretiyle faaliyet göstermeye başlamıştır. 21. 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 14/2 maddesine istinaden ... ile %100 hisselerine sahip olduğu yirmi EDAŞ arasında dağıtım varlıklarının işletilmesine ilişkin olarak ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İHDS imzalanmıştır. ... ile EDAŞ’lar arasında imzalanan İHDS’nin “Üçüncü Kişilerin Hak İddiaları” başlıklı 7. maddesi ile üçüncü kişilere karşı sorumluluk paylaşımı yapılmıştır. ... ile EDAŞ’lar arasındaki, üçüncü kişilere karşı sorumluluk paylaşımını gerektiren maddi olaylar; kamulaştırmasız el atma, dağıtım faaliyeti ya da dağıtım tesislerinin işletilmesi nedeni ile üçüncü kişilere verilen zararlar (örneğin, elektrik telinin kopması ile bir tarlanın yanması ya da direğin araba üzerine düşmesi vb.) gibi olaylardır. İHDS’nin 7. maddesinde üçüncü kişilerin, dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemler (7.4) ile dağıtım tesislerinin mülkiyetinden (7.1, 7.2) ve işletilmesinden (7.6) doğan tazminat taleplerinin, bu talepleri doğuran olay İHDS öncesinde doğmuş ise EDAŞ’lar tarafından ...’a, bu talepleri doğuran olay İHDS sonrasında doğmuş ise ... tarafından EDAŞ’lara rücu edilebileceği düzenlenmiştir. 22. Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 07.11.2005 tarihli ve 2005/125 sayılı kararı ile; özelleştirme programına alınan ...’ın özelleştirilmesi ile ilgili olarak; sermayesinin %100'ü ...'a ait olan ve elektrik dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansı ile ...'ın uhdesinde bulunan dağıtım sisteminin işletme hakkına sahip olan veya ileride sahip olacak dağıtım şirketlerinin hisselerinin blok olarak satış yöntemi ile özelleştirilmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda özelleştirmeler, blok satışı ile yöntemi ile yapılarak yirmi ayrı EDAŞ’ın hisselerinin satışı ile gerçekleştirilmiş; en erkeni 2009 olmak üzere 2013 yılında özelleştirmeler tamamlanmıştır. EDAŞ’ların hisselerinin satışına ilişkin hisse satış sözleşmelerinin 9.4. maddesinde, alıcının ihale konusu hisseleri devraldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümlerin saklı olduğu belirtilmiş; ayrıca özelleştirme sürecinde, ihale şartnamelerinin 24/f maddesinde de, alıcının ihale konusu hisseleri devraldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı olduğu yer almıştır. 23. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; elektrik dağıtımına ilişkin özelleştirmenin işletme hakkı devir usulü ile yapılacağının kararlaştırılmasından sonra yirmi ayrı bölgede %100 hissesi ...’a ait olan Elektrik Dağıtım A.Ş.’ler (EDAŞ) kurulmuş; bu kapsamda davacı şirkette %100 hissesi ...’a ait olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle ticaret siciline tescil edilmek suretiyle faaliyet göstermeye başlamıştır. Davacı şirketin ...’a ait olan %100 oranındaki hissesi Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından 31.08.2010 tarihli “Hisse Satış Sözleşmesi” ile ... Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş.’ye devredilmiştir. 24. Hisse satışından sonra davacı şirket, eldeki dava ile dağıtım faaliyetinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde davalının yaptığı hatalı işlem neticesinde ödemek zorunda kaldığı toplam 24.473.595,30 TL'nin İHDS’nin 7.4. maddesi gereğince davalıdan tahsilini talep etmektedir. Dosya kapsamından dağıtım faaliyetinin ... tarafından müesseseler aracığıyla yapıldığı dönemde dava dışı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş.’ye hatalı olarak iletim sistemi kullanım bedeli tahakkuk ettirildiği, anılan şirketin bu bedelleri Nisan 2003 ile Ağustos 2006 tarihleri arasında her ay ödediği anlaşılmaktadır. ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından fazla yapılan tahsilatın iadesi amacıyla Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/52 E. sayılı dosyasında açılan davanın kabulüne karar verilmiş, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmesi üzerine davacı tarafından 12.06.2014 tarihinde ödeme yapılmıştır. 25. Dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davalının yaptığı hatalı işlem neticesinde tahakkuk ettirilen iletim sistemi kullanım bedellerinin ödemesinin bir kısmı davalının bölgedeki müessesesine yapılmış, bir kısmının ödemesi ise davacının ayrı bir tüzel kişilik kazandığı 01.03.2005 tarihinden sonra davacı şirkete yapılmıştır. 26. Hemen belirtilmelidir ki 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 2/4 maddesinde müessese; sermayesinin tamamı bir iktisadi devlet teşekkülüne veya kamu iktisadi kuruluşuna ait olup, ona bağlı işletme veya işletmeler topluluğu olarak tanımlanmıştır. Anılan KHK’nın 15. maddesi gereğince; sermayesinin tamamı Devlete ait teşebbüsler, işletmelerini müessese hâlinde teşkilatlandırabilirler. Müesseseler, statülerinin ticaret sicillerine kayıt ve ilanı ile tüzel kişilik kazanır (233 sayılı KHK m. 15/5). Yukarıda da bahsedildiği üzere Özelleştirme Yüksek Kurulunun 02.04.2004 tarihli ve 2004/22 sayılı kararı ile bölgede dağıtım faaliyetini yürüten müesseseler varlıklarının sürdürmeye devam ederken dağıtım bölgesi sınırları içerisinde dağıtım hizmetlerini görmek üzere Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olan %100 hissesi ...’a ait ayrı birer anonim şirket kurulması kararlaştırılmıştır. Nitekim davacı şirketin esas sözleşmesinin geçici 3. maddesinde şirket sermayesindeki kamu payı %50’nin altına düşünceye kadar Balıkesir, Bursa, Çanakkale ve Yalova müesseseleri idari, hukukî ve malî açıdan davacı şirkete bağlanmıştır. 27. Görüldüğü üzere dağıtım faaliyetini yürüten müesseselerin ayrı birer tüzel kişiliği olsa da faaliyetlerini ... kapsamında yürütmektedirler. Oysa 01.03.2005 tarihinde tescil edilen EDAŞ’ların %100 hissesi ...’a ait olsa da müesseselerden farklı olarak ayrı tüzel kişiliğe sahiptirler. Dolayısıyla hatalı olarak iletim sistemi kullanım bedeli tahakkuk ettirilen dava dışı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş.’nin hatalı işlem nedeniyle ödemelerini Nisan 2003 ile Ağustos 2006 tarihleri arasında yaptığı gözetildiğinde bu ödemelerin 01.03.2005 tarihinden önce ve sonra yapılanların ayrı olarak değerlendirilmesi gerekir. 28. Bu kapsamda dava dışı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından 01.03.2005 tarihinden önce yapılan ödemelerin davacıya aktarıldığı davalı tarafından ispatlanmadığına göre taraflar arasında düzenlenen İHDS’nin 7.4. maddesi gereğince davalının dava konusu ödemenin tümünden sorumlu olabilmesi için dava dışı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından 01.03.2005 tarihinden sonra yapılan ödemelerin davalıya aktarıldığının davacı tarafından ispatlanması gerekir. Dosya kapsamında davacı bu hususu iddia ve ispat edememiştir. Bu itibarla taraflar arasında düzenlenen İHDS’nin 7.4. maddesi gereğince davalı sadece dava dışı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından 01.03.2005 tarihinden önce yapılan ödemelerden sorumludur. Zira müesseseler ile EDAŞ’lar ayrı tüzel kişilikler olduklarından 01.03.2005 tarihinden sonra yapılan ödemeler davacıya yapılmış olup davacı 12.06.2014 tarihinde aldığı bir kısım ödemeleri iade etmiş bulunmaktadır. 29. O hâlde mahkemece, müesseseler ile EDAŞ’ların ayrı tüzel kişilikler oldukları, dava dışı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından bir kısım ödemenin davacının tüzel kişilik kazandığı 01.03.2005 tarihinden sonra davacıya yapıldığı, davacının kendisine yapılan ve davalıya iade edildiği ispat edilemeyen bu ödemeyi İHDS’nin 7.4. maddesi gereğince davalıdan talep edemeyeceği gözetilerek 01.03.2005 tarihinden önce ve sonra yapılan ödemeler tespit edilip, anılan işlem nedeniyle ödenen yargılama giderleri de buna göre oranlanıp sonucuna göre karar verilmelidir. 30. Öte yandan her ne kadar Özel Dairece bozma ilamının üçüncü bendinde, davacının dava dışı şirkete ödeme yaparken 4.026.285,19TL’yi mahsup ettiği, ancak davalıdan bu tutarı hesaba katarak talepte bulunduğu, bu hususun karar yerinde tartışılmadığı belirtilmiş ise de bölge adliye mahkemesince bu hususun gerekçeli kararda tartışıldığı anlaşılmaktadır. Gerçekten de davacı, dava dışı şirkete kesinleşen mahkeme kararı gereğince ödeme yaparken 4.026.285,19TL’yi mahsup etmiştir. Ancak mahsup edilen bu bedel dava dışı şirketin, başka bir mahkeme kararı gereğince davacıdan alacağına ilişkin olup bu miktarın eldeki davada davalıdan tahsilinin talep edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 31. Hâl böyle olunca direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulması gerekmiştir...." denilmek suretiyle müesseseler ile EDAŞ’ların ayrı tüzel kişilikler oldukları, dava dışı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından bir kısım ödemenin davacının tüzel kişilik kazandığı 01.03.2005 tarihinden sonra davacıya yapıldığı, davacının kendisine yapılan ve davalıya iade edildiği ispat edilemeyen bu ödemeyi İHDS’nin 7.4. maddesi gereğince davalıdan talep edemeyeceği gözetilerek 01.03.2005 tarihinden sonra yapılan ödemelerin davalıdan talep edilemeyeceği kabul edilmiştir. "Dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin sorumluluğunun ...’a ait olduğu, ... tarafından yürütülmüş bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülebilecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu, bu talepleri konu alan icra takibi ve davaların ... tarafından yürütülüp sonuçlandırılacağı, bu takip ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülüğün ... tarafından karşılanacağı" düzenlenmesi varsa da Dairemiz bu atfın ve özellikle her türlü iş ve işlemlerin sorumluluğunun ...’a ait olduğu belirtmesinin ayrı bütçelere sahip özelleştirme sonrasında kurulan şirketlerin kasalarına giren paraları da kapsamadığı düşüncesindedir. Sözleşme hükmü sorumluluğu kapsamakta ancak kasadaki paranın sonuçlarını kapsamamaktadır. Dairemiz, ... Genel Müdürlüğü 7.4 ve 7.6 maddelerine göre 3. kişilerin açtığı dava ve takiplerin muhatabı ise de ödenen para dağıtım şirketinin bütçesinde ve kasasında ise davacının bu tutarı davalıya rucu edemeyeceği görüşüne dayanmaktadır. Bu aşamada üçüncü kişiden fazla tahsil edilen iletim bedeli ayrı bir tüzel kişiliğe sahip müessese müdürlüklerinin tescil ve ilanı, dağıtım şirketlerinin kurulması ve akabinde hisselerinin satılması sürecinde Davalı ... Genel müdürlüğüne aktarılmamış ise halen dağıtım şirketinin kasasında bulunmakta olup davacı dağıtım şirketi bu parayı iade etmekle kasasına haksız girmiş paranın hak sahibine iadesini sağlamıştır. Anılan tutarın bu kez ...'tan istenilmesi ise davacının bu tutar kadar sebepsiz zenginleşmesine sağlayacaktır. Davacı tarafından anılan tutarın ... Genel Müdürlüğüne aktarıldığı iddia ve ıspat edilmediği gibi davalı ... da bu tutarların genel müdürlüğe gönderilmediğini savunmaktadır. Bu nedenle 01/01/2006'dan sonra fazla tahakkuk ettirilen elektrik fatura bedelinden ötürü dava dışı üçüncü kişi tarafından söz konusu ödemenin davacı dağıtım şirketine yaptığı, davacı şirketin anonim şirket olarak kurulduktan sonra tahsil edilen tutarların ... genel müdürlüğüne aktarıldığını iddia ve ispat etmediği, ayrıca davacı şirketin İHDS imzalanmasından sonra tahsil edilen tutarları zaten davalıya rucu da edemeyeceği, davacı şirketin kendi bütçesine giren ve muhasebeleştirilen bu bedeli ödemesinin kendinde bulunan (haksız tahsil edilmiş) paranın hak sahibine iadesi olduğu, eş anlatımla davacı kasasında bulunan ve davalıya aktarıldığına ilişkin iddia ve belge bulunmayan haksız tahsil edilmiş parayı hak sahibine iade etmekle kendi kasasındaki haksız tahsil edilmiş paranın iadesini sağladığı, kesinleşen ilam ile üçüncü kişiden haksız olarak fazla tahsil edildiği karar altına alınan tutarın (fazla alınan iletim bedelinin) davalıya önceden aktarıldığı ispatlanamadığına göre davacının ödediği paranın davalıdan tahsiline karar verilmesinin davacı tarafı sebepsiz zenginleştireceği, diğer bir anlatımla iletim bedeli olarak fazla alınan paranın yerini bu kez davalıdan tahsil edilecek paranın alacağı, bu durumda mahkemece, davacı şirketin kendi bütçesine giren ve muhasebeleştirilen bedeli daha sonra mahkeme ilamının icra takibine konulması sonucu ödemesi kendinde bulunan (haksız tahsil edilmiş) paranın hak sahibine iadesi olduğu, haksız tahsil edilen para ve faizinin davalıya rücu imkanı bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiş, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne karar vermek gerekmiştir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27/10/2022 tarih 2021/3576 Esas 2022/7514 Karar sayılı ilamı). Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/05/2022 tarih ve 2021/570 Esas 2022/420 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, B)1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 1.028,04 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 412,64 TL harcın davacıya iadesine, 3-Davalı tarafından kaldırılan ilk derece mahkemesi kararında yer alan ve istinaf aşamasında yatırıldığı anlaşılan 3.084,10 TL bakiye karar harcının talebi halinde davalıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13 madde uyarınca nispi vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağından 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödemesine, 6-Kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, C)1-İstinafa başvuran davalı tarafından yatırılan 1.028,03 TL istinaf maktu karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalı tarafa iadesine, 2-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 18/04/2025

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/1719, K. 2025/405, T. 18.04.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1719-e-2025-405-k-11c6c7cbb570