Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1718 E. 2025/657 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1718
- Karar No
- 2025/657
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1718 KARAR NO : 2025/657
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/04/2022 NUMARASI : 2021/97 E. 2022/385 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 24.04.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 24.04.2025
İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.04.2022 tarih 2021/97 E. 2022/385 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davacı banka ile davalıların asıl borçlu ve müşterek müteselsil kefil olduğu destek kredi ve bankacılık hizmetleri sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye istinaden Taksitli ticari kredi kullandırıldığı ve çek karnesi verildiği, 5 adet çek yaprağının karşılıksız çıkması üzerine ek sorumluluk tutarı ödenerek nakdi krediye dönüştüldüğü, kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerinin ödemesine dair ihtarname gönderildiğini, muaccel hale gelen borcu ödemeyen borçlular hakkında takip başlatıldığını, takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, belirterek; itirazının iptaline ve takibin devamına, % 20 icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davanın dayanağı takibine itirazla birlikte dosyadan tanzim edilen ödeme emrinin usulüne uygun tanzim ve tebliğ edilmediği gerekçesi ile şikayet yolu ile dava açıldığını, ödeme emrinin iptaline karar verildiğini, iptal edilen ödeme emrine vaki itirazın hüküm doğurmayacağını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile davalı ... arasında 03.03.2015 düzenleme tarihli 10.000,00-TL ve 10.06.2016 düzenleme tarihli 20.000,00-TL limitli iki adet destek kredisi sözleşmesi ve 03.06.2009 düzenleme tarihli bankacılık hizmetleri sözleşmesi akdedildiği, sözleşmelerde davalı ...’ın müteselsil kefaleti bulunmadığı, sözleşmeye istinaden davalı ...’a ticari nitelikli destek kredileri kullandırıldığı, hesabı üzerine keşideli çek karnesi verildiği, kredilerdeki ödeme aksaklıkları üzerine muacceliyet ve kat ihtarnamesi keşide edildiği, davalılar aleyhine takibe başlatıldığı, davalıların davalılar borcun tamamına itiraz ederek takibi durdurduğu, davalı ...'ın ihtar tebliğ şerhi bulunmadığından takip tarihi 12.06.2017 itibariyle temerrüde düştüğü, 12.06.2017 takip tarihi itibariyle 15.519.81-TL destek kredisi asıl alacağı, 7.050.00-TL çek kredisi asıl alacağı, 22.569.81-TL asıl alacak toplamı, 231.13-TL işlemiş akdi faiz, 11.56-TL faizin % 5 gider vergisi 22.812.50-TL toplam alacağı talep edebileceği, takip tarihinden itibaren 15.519.81-TL ticari kredi asıl alacağa sözleşme hükümleri gereği yıllık % 48 oranında, 7.050.-TL çek kredisi asıl alacağına taleple bağlı kalınarak yıllık % 24.24 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisi ile birlikte davacı banka alacağından davalı ...’ın asıl borçlu sıfatıyla sorumlu olduğu, davalı ...’ın takibe konu kredilerin dayanağı sözleşmelerde müteselsil kefil sıfatı ile imzası bulunmadığından sorumlu olmadığı, takibe konu Bireysel kredi kartlarından ve KMH ‘ dan ileri gelen banka alacağının İzmir 5. Tüketici Mahkemesinin 2017/421 E., 2018/165 K sayılı dosyasında karar verildiği, davacı alacağı likit olup davalı itirazında haksız olduğu, belirtilerek; davacının davasının davalı ... yönünden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, ... yönünden ise reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davacı banka ile aralarında akdedilen sözleşmelere istinaden davalı ...'a kredi kartı, davalı ...'a ise ek kart tahsis edildiğini, 12/05/2017 tarihli ekstre tutarı ödenmemiş olduğundan ihtarname keşide edilmiş ve davalılardan ...'ın, ek kart tutarından sorumlu olduğunun bildirildiğini, davalı ...'ın krediye ilişkin iki taksidi ödememesi ve kredi mevduat hesabına ilişkin asgari ödeme tutarının ödenmemesi üzerine de ihtarname keşide edilerek ödeme yapılmaması halinde borcun tamamının muaccel olacağı ve icra takibi başlatılacağı ile çek yaprağından doğan sorumluluk tutarın bildirildiğini, ödeme yapılmaması üzerine tarafımızca, davalı borçlular aleyhine takip başlatıldığını, davalı ...'ın kefil sıfatını haiz olmadığı sabit olmakla birlikte, kefil olmamasının borçtan sorumlu olmadığı anlamına gelmeyeceğini, ...'ın ek kart hamili olarak sorumluluğu söz konusu olduğunu, asıl kart ve ek kart hamillerin kredi kartı sözleşmesine birlikte imza atmakta ve kredi kartı sözleşmesine bağlı ek kart harcamalarından müteselsilen sorumlu olduğunu, bu nedenle davalı ... yönünden de itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi gerektiğini belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, ticari destek kredi ve bankacılık hizmetleri sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili istemi ile yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, ... yönünden ise reddine karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2. Toplan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, eldeki davaya konu takip alacağının destek kredi ve bankacılık hizmetleri sözleşmeye istinaden kullandırılan taksitli ticari kredi ve çek karnesinden keşide edilen 5 adet çek yaprağının karşılıksız çıkması üzerine bankaca ödenerek nakdi krediye dönüştürülen sorumluluk tutarına ilişkin olmasına, davalı ...’ın söz konusu sözleşmelerde asıl borçlu ve müteselsil kefil sıfatının söz konusu olmamasına, geçerli bir sözleşme ve kefalet ilişkisine dayanmayan takip nedeniyle eldeki davaya konu takip alacağına münhasıran davalı ...’ın borçtan sorumlu olmadığının anlaşılmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.