Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/147 E. 2019/711 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/147
Karar No
2019/711
Karar Tarihi

T.C. TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ T.C. TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1502 KARAR NO : 2023/1391 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23.02.2022 NUMARASI : 2020/598 - 2022/147 E.K. DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...- UETS DAVALILAR : 1-... - ... 2-... - ... VEKİLİ : Av. ...- DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 08.09.2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 08.09.2023 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile dava dışı .....arasında bayilik anlaşması ve genel şartnamesinin imzalanmış olduğunu, dava dışı .....'nin sözleşmeden doğan tüm borçlar için kefil olduğunu, borçlu .......'ın sözleşme gereği üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, bu nedenle ......... A.Ş. Tarafından ...... ve ipotek veren .......'ye ihtarname tarihi itibari ile güncel borç olan 69.190,67 TL'nin muaccel hale geldiğini, borç tutarının 30 gün içerisinde ödenmesi gerektiğini ödenmediği taktirde .......'ın borç ve yükümlülüklerine karşılık ...... tarafından Trabzon ili, Akçaabat ilçesi, yeniköy köyü, 3 pafta 357 parselde sahife no: 352 de kayıtlı gayrimenkul üzerinde ....... A.Ş. Lehine 60.000,00 TL bedelli 18.10.2006 tarihinde 3427 yevmiye numarası ile 1. Derecede tesis edilen ve yine gayrimenkul üzerinde 02.07.2008 tarihinde 3096 yevmiye numarası ile 2. Derecede tesis edilen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra işlemlerine başlanacağının ihtar edildiğini, Leyla Güzelaydın ve Seher Köse tarafından işbu ihtarnameye itiraz edilmediğini, Trabzon İcra Müdürlüğü'nün 2017/20531 Esas numaralı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla 70.384,92 TL alacak için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatıldığını, takip satış aşamasına gelinmiş ise de ....'nin vefat etmesi nedeniyle satış yapılamamış ve takip mirasçılarına yöneltildiğini, ancak takibin davalıların haksız itirazları sonucunda durdurulmasına karar verildiğini, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına ve davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep ettikleri görülmüştür. CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın icra takibine konu yapmış olduğu her iki ipotek resmi senedi incelendiğinde, 18.06.2006 tarihli 3427 yevmiye numaralı ipotek resmi senedinde muris .....'nin adi kefaletinin bulunduğunu, buna karşılık 02.07.2008 tarihli 3096 yevmiye numaralı ipotek resmi senedinde Muris .....'nin müşterek ve müteselsil kefaletinin bulunduğunu, adi kefalet içeren ipotek sözleşmesinin aynı icra dosyası ile işleme koymasının hukuka uygun olmadığını davanın reddini talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; "Dava dışı ......'un davacıya 69.190,67 TL borcuna karşılık, müteveffa .....'nin Trabzon ili Akçaabat İlçesi Yeniköy mahallesinde bulunan 357 parsel nolu taşınmazını 60.000,00 TL bedel karşılığında ipotek verdiği, borcun ödenmemesi nedeniyle davacının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığı, takibe yapılan itiraz üzerine mahkememizde itirazın iptali davası açıldığı, ipotek veren müteveffa ......'nin dava tarihinde vefat etmiş olması nedeniyle davanın mirasçılarına karşı açıldığı, ipoteğin resmi senetle usulüne uygun konulduğu, yapılan yargılama ile davalıların 69.190,67 TL'lik borca karşılık en fazla ipotek bedeli olan 60.000,00 TL ile sorumlu olacakları anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddine karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yargılama sırasında aldırılmış olan bilirkişi raporu ile davacının 71.835,45 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, müteveffa ......'nin davaya konu taşınmaz için 1. Dereceden 60.000,00 TL, 2. Dereceden 60.000,00 TL olmak üzere toplamda 120.000,00 TL ipotek verdiğini, bu nedenle davacının alacaklı olduğu miktarın ipotek sınırları içerisinde olduğunu, müteveffa ......'nin ne ihtarnameye ne de icra takibine itirazda bulunmamış olduğunu, dolayısıyla borcun varlığını kabul etmiş olduğunu beyan ederek istinaf başvurusunda bulunduğu görülmüştür. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; açılmış olan davanın İİK'nın 68. maddesinde belirtilmiş olan yasal süre geçtikten sonra açılmış olup bir yıllık zamanaşımına uğradığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken bu hususun atlanmasının hatalı olduğunu beyan ederek istinaf başvurusunda bulunduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. (I) Üst sınır ipoteği, ileride doğacak veya doğması muhtemel olan bir alacağın teminatı olarak tesis edildiği için bu belirsizliğin ileride getireceği sorunları önlemek amacıyla taşınmazın bu belirsiz borca azami ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosunda bir limitle belirlenir. İşte bu nedenledir ki ileride vücut bulacak ana borç ile buna eklenecek faiz, icra takip giderleri ile yanlarca kararlaştırılan diğer ferileri, yani TMK'nın 875. maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan toplam borç miktarı, bu tür ipotekte tarafların ipotek tesis edilirken rızaları ile tespit edilen bu limiti aşması mümkün değildir (Yargıtay HGK 2017/12-356 E., 2019/711 K.). Dosya kapsamında kurulan ipotek üst sınır ipoteği olup, davalı ipotek maliklerinin bu borçtan dolayı sorumlu olacakları miktarın 60.000 TL'yi aşması mümkün olmadığından, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. (II)İİK'nın 67. maddesinin birinci fıkrasında; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmü yer almaktadır. İtirazın iptali davası, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gereken bir dava olup, açık kanuni düzenlemeye göre dava açma süresi itirazın tebliği ile başlayacaktır. Ödeme emrine itiraz, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak takip alacaklısına tebliğ edilmez ise dava açma süresi başlamaz. Dolayısıyla itirazın iptali davası açmak için öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren başlar. Bunun dışında bir yol (harici öğrenme v.s) öngörülmemiştir (Yargıtay HGK 2015/22-1048 E, 2017/380 K; Yargıtay 3.HD 2022/4437 E, 2022/7530 K; Yargıtay 11.HD 2020/7345 E, 2022/1585 K). Somut olayda itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmediği dikkate alındığında itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmakla, davalılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yapılan değerlendirmeler neticesinde ilk derece mahkemesince verilen kararda istinaf sebepleri bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusun HMK'nın 353/1-b-1 hükmü gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli, 2020/598 Esas, 2022/147 Karar sayılı hükmüne yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında peşin olarak alınan harçtan alınması gerekli olan harcın mahsubu ile bakiye kalan 754,80‬ TL harcın davacıya İADESİNE, 3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan harcın mahsubu ile 3.073,95‬ TL bakiye harcın davalılardan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, 4-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf kanun yolu başvurusunun incelenmesi sırasında duruşma yapılmadan karar verildiğinden bu aşama için taraflar aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın tebliği, kesinleştirme, gider avansı iadesi ve harç tahsile ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince YERİNE GETİRİLMESİNE, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere 08/09/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ... Başkan ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Katip ... e-imzalı

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/147, K. 2019/711, T. 23.02.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-147-e-2019-711-k-110d987f6d41