Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1382 E. 2026/580 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1382
Karar No
2026/580
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/1382

KARAR NO:2026/580

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:21/02/2022

NUMARASI:2016/118 Esas, 2022/148 Karar

DAVANIN KONUSU:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:30/04/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili; Müvekkili ile davalı şirket arasında, "davalı şirkete ait olacak "..." adlı sosyal medya uygulamasının; ..., ... ve web tabanlı yazılım hazırlanması, bunlara ilişkin görsel tasarımların hazırlanması, sunucu (...) uygulaması ve sistem mimarisinin hazırlanması, bu ürünlere ait proje yönetiminin müştereken yapılması" işlerinin üretilmesi, bunun karşılığında ise 125.000,00-TL +KDV'lik hizmet bedelinin ödenmesi konusunda anlaşma sağlandığını, söz konusu anlaşmanın yazılı ve tek suret halinde imzalandığını, bu tek kopyanın davalı şirkette kaldığını, talep edilmesine rağmen onaylı suret verilmediğini, davalı tarafından talep edilen söz konusu işin tamamlandığını ve şirket yetkilileri ile paylaşıldığını, davalı şirketin, sonradan öğrenildiği üzere, projeyi şimdilik erteleme kararı aldığını, ancak müvekkiline farklı bir şekilde empoze ederek çalışmalarını şimdilik durdurulması beyanında bulunulduğunu, müvekkili şirketin, sadece çalışılan 19 gün üzerinden projenin 120 günde tamamlanmasına dair sözleşmede hüküm bulunmasından da yola çıkarak 19.791,00-TL +KDV'lik bir ödeme talebinde bulunduğunu, ancak müvekkiline yalnızca 1.250,00-TL'lik bir ödeme yapmayı teklif ettiğini, bunun üzerine Beşiktaş ... Noterliğinin 19.11.2015 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, bu ihtarname davalıya 20.11.2015 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen cevap verilmediği gibi ödemede de bulunulmadığını belirterek, müvekkilinin harcanan emek, zaman kaybı, kar kaybı dahil tüm müspet zararı kapsamında şimdilik 10.000,00-TL'nin, terditli olarak da müvekkili tarafından yapılan kısmi bedeline ilişkin olarak şimdilik 10.000,00-TL'nin ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 18/05/2018 tarihli ıslah dilekçesiyle, ek bilirkişi raporu gereğince işbu davaya konu eser sözleşmesinden kaynaklı müvekkili tarafından “yapılan kısmi işin bedeli” taleplerini 19.500,00-TL arttırarak, toplam 29.500,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili; ... isimli bir sosyal medya uygulamasının yapılması hususunda davacı şirket ile irtibata geçildiği, proje ve yapılmak istenen hususlar açıkça taraflar arasında müzakere edildiği ve e-posta yazışmalarıyla sabit olduğunu, 19.08.2015 tarihinde davacı tarafından yapılan tasarım çalışmalarının asıl iş sahibi şirkete gönderildiğini, asıl iş sahibi şirket tarafından davacıya, yaptıkları tasarımların proje kapsamında kabul edilemez olduğunun, beğenilmediğinin,naylanmadığının açıkça ifade edildiğini, bu nedenle davacı ile davalının bir araya gelerek proje çalışmalarını durdurduklarını, davacının 16.09.2015 tarihinde tamamladığını ifade ettiği çalışmaların dava dışı ... firması ile paylaşıldığını, yapılan işin 1 haftalık olduğunu, projenin 1/1000 bile olmadığını, tasarım çalışması ötesine geçilmediğini, yazılmış kod bulunmadığını, taraflar arasında imzalanmış bir yazılı sözleşme bulunmadığını, davacının talebinin yazılı delil ile ispat sınırını aştığını, salt mail yazışmalarının söz konusu işin yapıldığının yegane kanıtı olamayacağını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece; Sosyal medya yazılımı uyarlama, lisans tedarik ve bakım hizmetlerinin sağlanması konusunda taraflar arasında eser sözleşmesi niteliğinde anlaşma sağlandığı, davacının yüklenici, davalının iş sahibi olduğu, davalının sözleşmeden dönmesi nedeniyle davacının sarf ettiği emek karşılığı olan bedelin tahsili talebiyle işbu alacak davasının ikame edildiği, eser sözleşmesinin konusu olan sosyal medya yazılımının incelenmesinin teknik inceleme gerektirmesi nedeniyle farklı heyetlerden bilirkişi raporları alındığı, birinci ve ikinci heyetlerden alınan bilirkişi raporlarında işin bitirilme oranında farklılık olması nedeniyle çelişkinin giderilmesi yönünde üçüncü heyetten 07/12/2021 tarihli raporun alındığı, alınan işbu rapora göre, davacının sözleşme konusu işi % 15 oranında tamamladığı, bu doğrultuda davacının, sözleşme bedeli olarak belirlenen 125.000,00 TL'nin % 15'i olan 18.750,00 TL ve bu miktarın % 18'i oranındaki KDV'si olan 3.375,00 TL olmak üzere toplam 22.125,00 TL hak ediş tutarına hak kazandığının tespit edildiği, alınan 07/12/2021 tarihli raporun dosya kapsamı ile daha uyumlu, itirazları karşılar, denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olması nedeniyle hükme esas alındığı ve 22.125,00 TL hak ediş alacağının iş sahibi davalıdan alınarak yüklenici olan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 22.125,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin davacı isteminin reddine, karar verilmiştir.

İSTİNAFLAR:

A-)Davalı vekilince istinaf dilekçesinde;

1-)Yerel mahkemenin gerekçeli kararında taraf savunmaları ve dosya kapsamındaki deliller tartışılmaksızın doğrudan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, bu durumun usul hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle öncelikle usuli eksiklikler sebebiyle kararın kaldırılması gerektiği,

2-)Kararın esas yönünden de hukuka aykırı olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kesin ve şüpheden uzak bir kanaat ortaya konulmadığı, aksine doğruluğu şüpheli ve “gri” nitelikteki verilere dayanılarak davacının işin %15’ini tamamladığı yönünde değerlendirme yapıldığı, bu nedenle kararın esas bakımından da kaldırılması gerektiği,

3-)Hükme esas alınan 07.12.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda, önceki raporlar arasında çelişkiler bulunduğunun, ilk raporda %20 oranında hakediş öngörülmesine rağmen gerekçe sunulmadığının, sonraki raporda ... ve ...modelleri kullanılarak yapılan değerlendirmede işin en fazla %15’inin tamamlandığının belirtildiği, ancak CD içeriğindeki verilerin kanıt oluşturma açısından elverişli olmadığının ifade edildiği, CD verilerinin tarih damgalarının değiştirilebilir olduğu ve bu nedenle delil niteliğinin “gri” alanda kaldığının kabul edildiği, proje aşamalarının net biçimde ortaya konulamadığı ve projenin erken aşamada kaldığı için matematiksel bir hesaplama yapılamayacağının belirtildiği, buna rağmen yaklaşık bir hakediş oranı tespit edildiği,Bilirkişi raporunda CD içeriğinin delil niteliği tartışmalı kabul edilmesine rağmen mahkemece bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmadan CD verilerinin hükme esas alındığı ve gerekçede bu kabulün nedenlerinin açıklanmadığı,Raporda davacı tarafından yapıldığı iddia edilen işlerin ne ölçüde tamamlandığının matematiksel olarak hesaplanmasının mümkün olmadığının açıkça belirtildiği, buna rağmen tahmine dayalı şekilde %15 oranında tamamlanma kabul edilerek hüküm kurulduğu, bu durumun hukuka aykırı olduğu ve davacının iddialarını somut delillerle ispat edemediğinin açık olduğu,CD içerisinde yer alan belgelerin tarih damgalarının değiştirilebilir olduğu, bu nedenle belgelerin hangi tarihte oluşturulduğunun tespitinin mümkün olmadığı, dolayısıyla davacının işi ne zaman yaptığı veya yapıp yapmadığının belirlenemeyeceği, bilirkişi tarafından da CD içeriğinin kanıt niteliği bakımından “gri” bölgede kaldığının kabul edildiği,Davacı tarafından sunulan CD içeriğinde yer alan verilerin, davalıya gönderilip gönderilmediği, davalı tarafından onaylanıp onaylanmadığı ve işlerin hangi tarihte yapıldığı hususlarının belirsiz olduğu, bu haliyle söz konusu CD’nin kesin delil niteliği taşımadığı ve davacının iddialarını ispatlamaya elverişli olmadığı,Dosyada şüpheden uzak, açık ve somut deliller bulunmadığı, bilirkişi değerlendirmelerinin varsayım ve tahmine dayandığı, bu şekilde oluşturulan raporun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu, mahkeme gerekçesinde de bu hususların yeterince tartışılmadığı,Bilirkişi raporunda mevcut verilerin hesaplama yapmaya elverişli olmadığının, CD içeriği hakkında kuşku bulunduğunun ve ancak tahmini bir hakediş belirlenebileceğinin ifade edildiği, bu durumun davacının alacağını somut olarak ispatlayamadığını gösterdiği,Raporda ayrıca proje safhalarının net olarak ortaya konulamadığı, imzalı proje aşamalarının bulunmadığı ve projenin çok erken aşamada kaldığı için matematiksel bir hesaplama yapılamayacağının açıkça ifade edildiği, buna rağmen hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu,

3-)Taraflar arasında geçerli ve imzalı bir sözleşme bulunmadığı, davacının dayandığı bedelin e-posta yazışmalarına dayandığı, bu yazışmaların kesin delil niteliği taşımadığı ve ancak yazılı delil başlangıcı olabileceği, bu şekilde bir alacağın ispatının mümkün olmadığı,

4-)Dosyada mevcut imzasız sözleşme taslağında yer alan hüküm gereği kabulün olumsuz sonuçlanması halinde siparişlerin iptal edileceği ve herhangi bir ücret talep edilemeyeceği düzenlemesinin bulunduğu, bu durumda davacının ücret talep etmesinin mümkün olmadığı,Davacının yaptığı iddia edilen işlerin davalı tarafından yazılı olarak kabul edildiğine dair herhangi bir delil sunulmadığı, bu hususun ispat yükünün davacıya ait olduğu, buna rağmen davacının bu yükü yerine getiremediği,

5-)Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının alacak iddiasını somut ve kesin delillerle ispat edemediği, buna rağmen yerel mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiği belirtilerek,kararının kaldırılması ve davanın esastan reddine karar verilmesi, aksi kanaate varılması halinde ise işin en fazla %15 oranında tamamlandığı kabulü üzerinden hakkaniyet indirimi yapılması talep edilmiştir.

B-)Davacı vekilince katılma yoluyla istinaf dilekçesinde;

1-)Davacı şirketin dava konusu alacak hakkını 17.09.2020 tarihli temlik sözleşmesi ile ...’a devrettiği, bu nedenle HMK m.125/2 uyarınca ...’ın davacı sıfatıyla yargılamaya dahil edilmesi ve hükmün bu kişi adına verilmesinin talep edildiği,

2-)Uyuşmazlığın, davacı tarafça üstlenilen yazılım geliştirme işinin davalı tarafından haksız şekilde feshedilmesi nedeniyle işin tamamlanamaması sonucu, yapılan iş karşılığı hak edilen bedelin tahsiline ilişkin olduğu,

3-)Yerel mahkeme kararının, dosyada mevcut bilirkişi raporları ile sabit olan daha yüksek hakedişe rağmen eksik hüküm tesis edilmesi ve ıslah dilekçesi ile talep edilen faiz hakkında hüküm kurulmaması nedeniyle hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu,

4-)Taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu, davacının bu sözleşme kapsamında işe başladığı ve yaptığı işleri davalı ile paylaştığı, bu hususların e-posta yazışmaları ve dosya kapsamındaki delillerle sabit olduğu, davalının sözleşmenin hiç kurulmadığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığı,

5-)Davacı tarafın haklılığının teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen 06.07.2017 tarihli kök rapor ve 04.05.2018 tarihli ek rapor ile ortaya konulduğu, buna rağmen daha sonra alınan ve tahmine dayalı olduğu belirtilen raporların esas alınmasının hatalı olduğu, davacı tarafından yapılan işin sözleşme bedelinin yaklaşık %20’sine tekabül ettiğinin kök ve ek bilirkişi raporları ile tespit edildiği, bu doğrultuda 18.05.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile alacak miktarının artırıldığı ve toplam 29.500,00 TL talep edildiği, buna rağmen yerel mahkemece daha düşük miktar üzerinden hüküm kurulduğu,

6-)Davacı tarafça ıslah dilekçesi ile alacağa faiz talep edildiği ve harcının yatırıldığı, buna rağmen mahkemece faiz hakkında hüküm kurulmadığı, bu durumun hukuka aykırı olduğu, yerel mahkemenin buna yönelik tavzih talebini de reddettiği, bu suretle davacının alacağının eksik hüküm altına alındığı ve ikinci kez mağduriyet doğduğu belirtilerek,temlik alan ...’ın davacı sıfatıyla kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın ıslah dilekçesinde belirtilen miktar üzerinden kabulüne, alacağa ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi talep edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Dava, taraflar arasındaki "davalı şirkete ait olacak "..." adlı sosyal medya uygulamasının; ..., ... ve web tabanlı yazılım hazırlanması, bunlara ilişkin görsel tasarımların hazırlanması, sunucu (...) uygulaması ve sistem mimarisinin hazırlanması, bu ürünlere ait proje yönetiminin müştereken yapılması" işlerinin davacı tarafından üretilmesine ilişkin eser sözleşmesine konu işin tamamlanıp davalı şirket yetkilileri ile paylaşılmasına rağmen, davalı tarafça projenin ertelenmesi sebebiyle çalışmaların durdurulmasının istenildiği iddiasıyla, yapılan kısmi işin bedelinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir.Dosya kapsamına göre, taraflar arasında yukarıda belirtilen konuda bir sözleşme ilişkisinin bulunduğu ve bu sözleşmeye konu iş daha proje aşamasındayken, küçük bir kısmı yerine getirilmişken davalı iş sahibi tarafından sözleşme ilişkisinin sonlandırıldığı ve işin yapımının durdurulmasının istenildiği sabittir.Mahkemece, davacının feshe kadar yapmış olduğu iş ve harcadığı emeğin bedelinin belirlenmesi için; ilk olarak Mali Müşavir ..., Bilgisayar Mühendisi Yrd.Doç. Dr. ... ve Bilgisayar Mühendisi Doç. Dr. ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 06.07.2017 tarihli kök ve 04.05.2018 tarihli ek bilirkişi heyeti raporu ile Bilgisayar Mühendisi ..., Yrd.Doç.Dr. ... ve SMMM Bilirkişisi ...'den oluşan ikinci bilirkişi heyetinden alınan 22.04.2021 tarihli rapor arasında "işin tamamlanma oranı" bakımından kısmen çelişki bulunması nedeniyle, Bilgisayar Mühendisleri ... ... ve... ile Mali Müşavir...'dan oluşan üçüncü bilirkişi heyetinden 07/12/2021 tarihli rapor alınmış olup, 3 ayrı bilirkişi heyetinden alınan bu raporlarla davacının feshe kadar yapmış olduğu iş ve harcadığı emeğin bedelinin belirlendiği, ilk iki bilirkişi heyeti raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan üçüncü bilirkişi heyeti raporunda da ikinci bilirkişi heyeti raporunda olduğu gibi feshe kadarki işin tamamlanma oranının %15 olarak belirlendiği, buna göre Mahkemece bu orana göre belirlenen bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır.Anacak, her ne kadar Mahkemece, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, dava dilekçesinde faiz talebinin bulunmadığı, dava konusu olmayan faizin talep artırım dilekçesi ile istenemeyeceği gerekçesiyle, hükmedilen bedele bir faiz işletiminde bulunulmamış ise de, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2011/196 Esas - 2011/8015 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, asıl alacak ile faiz alacağı arasında doğrudan bağlantı bulunduğundan davada yer almasa bile faiz alacağı ıslahla davaya eklenebileceğinden, davacı vekilinin istinaf talebi bu yönden yerinde bulunmaktadır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin ise kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, davanın yine 22.125,00 TL üzerinden kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve bu miktara ıslah tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜ ile, İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 21/02/2022 tarih ve 2016/118 Esas, 2022/148 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 22.125,00 TL'nin 18/05/2018 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin davacı talebinin REDDİNE,

B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN

1-Alınması gerekli 1.511,36-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 341,55-TL harç ile 333,01-TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 836,80-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

2-Davacı tarafından yapılan 341,55-TL peşin harç ve 333,01-TL ıslah harcı toplamı 674,56-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

3-Davacı tarafından yapılan 29,20-TL başvuru harcı, 4,30-TL vekalet harcı ve 4.484,00-TL tebligat/posta/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 4.517,50-TL yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesap olunan 3.388,12-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

4-Davalı tarafından yapılan 2.290,00-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesap olunan 572,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Bakiye kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA,

5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 22.125,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 7.375,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN

1-Alınması gereken 1.511,36 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 377,84 TL harcın mahsubu ile kalan 1.133,52 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,

3-Davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 52,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 272,70 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

5-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 30/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1382, K. 2026/580, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1382-e-2026-580-k-32f219a6efdd