Bölge Adliye Mahkemesi · Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2022/1366 E. 2023/1137 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1366
- Karar No
- 2023/1137
- Karar Tarihi
T.C. TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1366 - 2023/1137 T.C. TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1366 KARAR NO : 2023/1137
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : OKTAY KAHYAOĞLU (38062) ÜYE : ALİ RIZA BAYIR (42581) ÜYE : YASİN KÖSE (122338) KATİP : EVREN ATEŞ (121562)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/03/2022 NUMARASI : --
DAVACI : DAVALI : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 13/06/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/06/2023 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında sebze ve meyve satımına dayalı cari hesap ilişkisi bulunduğunu, bu ilişkiden kaynaklı bakiye alacağın tahsili için davalı aleyhine Trabzon İcra Müdürlüğünün - Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibin davalının haksız ve kötü niyetli itirazı uyarınca durduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında bir kerelik ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki uyarınca davacıya 08.02.2019 tarihinde 25.000,00 TL sipariş avansı gönderildiğini, buna karşılık davacının müvekkiline herhangi bir mal teslimi yapmadığını, gönderilen avansı da iade etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; "Dosya içerisinde bulunan tüm kanıt ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; Dava konusu uyuşmazlık; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsiline yönelik başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, taraflar arasındaki ticari ilişkinin meyve sebze alım satımına ilişkin olduğu, davacı tarafından davalı şirkete ürün satıldığı ancak davalının buna karşılık bedelleri ödemediği gerekçesiyle icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından takibe itiraz üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Davalının dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davacı tarafından kendisine herhangi bir mal teslimi gerçekleşmediği, cari hesap alacağına konu olabilecek bir ticari ilişkilerinin bulunmadığını belirtmiş olması karşısında mahkemece çözümlenmesi gereken husus, dava konusu fatura ve cari hesap ilişkisine konu edilen malların davacı tarafından davalıya teslim edilip edilmediği noktasındadır. Bu minvalde öncelikle tarafların tacir oluşu ve uyuşmazlığın ticari işletmeleri ile alakalı oluşu nedeniyle HMK'nin 222. Maddesi gereğince mahkemece tarafların ticari defter ve belgelerinin ibrazı sağlanarak bunlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmiştir. Yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda tanzim edilen raporda; Davalı tarafça, davacı adına 08.02.2019 tarihinde Garanti Bankası aracılığı ile "Mandalina Sipariş Avansı” açıklamalı 25.000,00 TL EFT yapıldığı, ilgili dekontun, davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, sipariş avansı karşılığında mandalina alış faturasının olmadığı, Davalı ticari defter kayıtlarına göre, davalının, davacıya vermiş olduğu Sipariş Avansı nedeniyle, ilgili hesap bakiyesi (25.000,00 TL) kadar, davacıdan alacaklı olduğu, Davacının iddiaları arasında yer alan hususlara dayalı olarak; davacı tarafça, davalı adına düzenlenen 55.937,95 TL mal satış faturasının davalıya teslim edildiğine dair belgeye dava dosyasında rastlanmadığı, sevk irsaliyesini imzalayan kişinin, davalı şirket personel listesinde yer almadığı, siparişe konu ürünlerin sevkiyatının yapıldığı iddia edilen 61 K 3593 ve 61 K 9949 plakalı araçlara, davalı şirket ticari defter kayıtlarında ve aktifinde rastlanmadığı bildirilmiştir. Davacı şirket vekilinin rapora itirazı ve talebi üzerine, sevk irsaliyesinde adı geçen ... isimli şahsın davalı şirket çalışanı olup olmadığının (yani ürünlerin davalı şirket tarafından teslim alınıp alınmadığını ispata yarar nitelikteki bilginin) tespiti amacıyla sevk irsaliyesi tarihi olan 05/12/2018 tarihindeki davalı şirket çalışanları listesinin Trabzon ... Müdürlüğü'nden getirtilmesine ve yine sevk irsaliyesi üzerinde belirtilen- plakalı araçların davalı şirkete ait olup olmadığının tespiti için ilgili emniyet müdürlüklerine müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. Trabzon İl - Müdürlüğü'nden gelen yazı cevabı incelendiğinde; ilgili araçların tescil kaydından anlaşıldığı üzere davalı şirket adına kayıtlarının olmadığı görülmüştür. Trabzon - İl Müdürlüğü'nden gelen yazı cevabında da sevk irsaliyesi üzerinde ismi olan ... isimli şahsın davalı şirket çalışanları arasında isminin yer almadığı anlaşılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; davacı-satıcının davalı-alıcıya icra takibine konu fatura - cari hesap içeriği ürünü teslim ettiğini HMK'nın 200. maddesi gereği usulüne uygun delillerle ispatla yükümlü olduğu, davacının dosyaya sunmuş olduğu sevk irsaliyesi tarihi olan 05/12/2018 tarihinde ilgili araçların davalı şirkette kayıtlı olmadıkları, hatta bunun haricinde de davalı şirket kayıtlarında hiç yer almadığı, yine belirtilen tarihte ... isimli şahsın davalı şirket çalışanları arasında bulunmadığı anlaşılmış olup dava konusu faturaya konu malların davacı tarafından davalıya teslim edildiği davacı tarafından ispat edilemediği kanaatine varılarak davacının ispat olunamayan davasının reddine karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu ürünlerin sevk irsaliyesi üzerinde bulunan imzanın davalı şirket çalışanı olduğu ... kayıtları ile ortaya çıkan ...'ya ait olduğunu, mahkemece bu husus gözetilmeksizin karar verildiğini, öte yandan sevk irsaliyesinde bulunan ...plakalı tır ve dorsenin de davalı şirkete ait olduğunu, bu şirket tarafından kullanıldığını, kaldı ki söz konusu araçların davalının mülkiyetinde olmasına gerek de bulunmadığını, kiralama yaparak da araçların kullanılmasının mümkün olduğunu, öte yandan dosya kapsamına ibraz edilen belgeler uyarınca davalıya mal teslimi yapıldığının ispat edilmesine karşın mahkemece hatalı hukuki değerlendirmelerle davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Somut olayda taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi uyarınca davalıya mal teslimi yapıldığına ilişkin ispat yükü davacıda olup taraf defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacının bu iddiasını ispat edemediği sabittir. Bununla birlikte davacı, davalıya satılan ürünlerin davalı çalışanı ... imzasına teslim edildiğini, söz konusu ürünlerin ...plakalı araçla sevk edildiğini belirtmiştir. Ne var ki dosya kapsamına getirtilen ... dökümlerinden Mustafa Kemal Usta'nın davalı şirket nezdindeki çalışma kayıtlarının dava konusu sevkiyatın yapıldığı tarihten sonraki bir tarihe denk geldiği anlaşılmaktadır. Öte yandan teslimatın yapıldığı araçlara ilişkin trafik tescil kayıtlarından da söz konusu araçların davalı dışında başka şirketler adına tescilli olduğu görülmektedir. Bu haliyle davacının, teslimatı yapmış olduğunu belirttiği kişinin davalı şirket çalışanı olduğu ve teslimatı yapılan ürünlerin davalıya ait araçlarla taşındığı iddiasını bu manada ispat edemediği ortadadır. Ne var ki davacı vekilince teslimatın yapıldığı aracın mülkiyetinin bizzat davalıya ait olması gerekmediği, davalının bu araçları kiralama yoluyla da kullanabileceği, nitekim İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/47 Esas sayılı dosyasında davalı tarafından müvekkilinin grup şirketi olan dava dışı ...Şirketi aleyhine dava açıldığı, bu dosyanın dayanağı olarak davalının (İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/47 Esas sayılı dosyasında davacı) düzenlemiş olduğu sevk irsaliyeleri uyarınca müvekkilinin teslimat yaptığı 61 K 3593 plakalı çekicinin davalının kullanımında olduğunun ispat edildiğini ileri sürmüştür. Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sırasında İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/47 Esas sayılı dosyası Uyap üzerinden incelenmiş, söz konusu dosyada davalı firma tarafından düzenlenen sevk irsaliyelerinde davacının teslimat yaptığını belirttiği aracın plakasının yer aldığı görülmüştür. Ne var ki söz konusu sevk irsaliyeleri 2019 yılına ait olup dava konusu edilen mal alış verişi tarihinden sonraya tekabül etmektedir. Bu haliyle her ne kadar İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/47 Esas sayılı dosyasında bulunan sevk irsaliyeleri başlı başına davacının mal teslimi yaptığı hususunu ispata yeterli değil ise de bu kayıtların gelen trafik tescil kayıtlarıyla da örtüşmediği ortadadır. Bununla birlikte taşıma sektöründe araç kiralama yoluyla faaliyette bulunma olağan bir durum olup davacının malların teslimi yaptığını belirttiği ...plakalı çekici ve dorsenin teslimatın yapıldığının belirtildiği tarihte (05.12.2018) kiralama yoluyla davalı tarafından kullanılması da olanak dahilindedir. Zira davacı böyle bir araç kiralama ilişkisinin bulunduğunu ispat etmek suretiyle malın davalıya teslimini ispat etmiş sayılacaktır. O halde mahkemece yapılması gereken iş; 61 K 3593 plakalı çekici ile 61 K 9949 plakalı dorsenin trafik tescil kaydında malik olarak gözüken dava dışı şirketlerden; davalı ile aralarında araç kiralama hususunda herhangi bir ticari ilişki bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihler arasında olduğu sorularak buna ilişkin bilgi ve belgelerin celp edilmesi sonrasında hasıl olacak sonuç uyarınca bir karar verilmesinden ibarettir. Açıklanan bu durum karşısında davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nun 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulüyle Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.03.2022 tarih ve 2020/74 Esas, 2022/292 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın HMK'nun 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harcın DAVACIYA İADESİNE, 4-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına ALINMASINA, 5-İstinaf kanun yolu başvurusunun incelenmesi sırasında duruşma yapılmadan karar verildiğinden bu aşama için davacı yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine GETİRİLMESİNE, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nun 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 13/06/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Oktay KAHYAOĞLU Başkan 38062 e-imzalıdır. Ali Rıza BAYIR Üye 42581 e-imzalıdır. Yasin KÖSE Üye 122338 e-imzalıdır. Evren ATEŞ Katip 121562 e-imzalıdır.