Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1265 E. 2026/216 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1265
- Karar No
- 2026/216
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1265
KARAR NO: 2026/216
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/04/2022
NUMARASI: 2019/1058 Esas - 2022/373 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, ... Gümrük Müdürlüğünün ../09/2018 tarihli beyannamesi ile belirtilen ürünlerin müvekkili tarafından davalı yana satıldığını, davalı yanca ürünler teslim alındığı halde borç ödenmediğinden ....İcra Müdürlüğünün ...esasına kayıtlı olarak icra takibi başlatıldığını, yetki itirazı üzerine........İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasından takip yapıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu iddia ederek, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili savunmasında özetle; davaya konu ürün bedellerinin davacıya 02/07/2018 tarihinde verilen iki adet vadeli çek ile ödendiğini, çeklerin keşidecisinin ......... AŞ olup çeklerin ........ Bankası ........ Şubesine ait ........çek no’lu ..../09/2018 ve .../09/2018 keşide tarihli her biri 925.000,00 TL bedelli iki adet toplamda 1.850.000,00 TL bedelli çeklerin davalı şirkete teslim edildiğini, çeklerin vadelerinde tahsil edildiğini, çeklerin teslim belgeleri ve çek çıkış bordrolarının sunulduğunu belirterek davanın reddine ve kötüniyetli olarak takip başlatılmış olması nedeniyle % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...İcra takibine konu ürünlerin davalı tarafa teslim edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmayıp, davalı taraf ürün bedelinin iki adet vadeli çek ile ödendiğini, çeklerin davacı şirket adına vekaletname ibraz eden ... isimli şahsa teslim edildiğini beyan etmiştir. Davacı taraf, ... isimli şahsa şirket tarafından vekaletname verildiğinin doğru olduğunu ancak vekaletin ...Devleti sınırlarında geçerli olduğunu, Türkiye'de yapılan işlemler bakımından geçersiz olduğunu iddia etmiştir. ...'e verilen vekaletnamenin tetkikinde 1.paragraf ve son paragrafın "...Devleti hudutları dahilinde" şeklinde başladığı, diğer paragraflarda bu ibarenin bulunmadığı, "...devir ve satış bedellerini talep ve tahsil etmeye" yetkili kılındığı paragraf başında "...Devleti hudutları dahilinde" ibaresinin bulunmadığı, vekaletnamenin bu yetkiler bakımından Türkiye sınırlarında geçerli olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Davacı taraf, vekil ...'in vekaletten azledildiğini belirtmiş ise de, çeklerin verildiği tarih 02/07/2018, vekillikten azil tarihi ise 17/09/2018 olup, çeklerin verildiği tarihte ... davacı şirketin satış ve devir bedellerini tahsil etmeye yetkilidir. Mahkememizce çeklere ait bilgiler ilgili banka şubelerinden talep edilmiş ve çek bedellerinin ödendiği de anlaşılmakla..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Karşı tarafa teslim edilen mallara ilişkin herhangi bir itirazın olmadığını, ticari mallara dair ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin uyuşmazlığın söz konusu olduğunu, icra takibine karşı itiraz edildiğini, davalı tarafın teslim edilen ticari mallara dair bedellerin iki adet vadeli çek ile ödendiğini, vekaletname ibraz eden ... isimli şahsa teslim edildiğini beyan ettiğini, adı geçene verilen vekaletnamenin mahkemece incelendiğini, ve birinci paragraf ve son paragrafın ...Devleti hudutları dahilinde şeklinde başladığı, diğer paragraflarda bu ibarenin bulunmadığını, talep ve tahsil etmeye yetkili kılındığı paragraf başında Maroc Devleti hudutları dahilinde ibaresinin bulunmadığı, bu yetkiler bakımından vekaletnamenin Türkiye sınırlarında geçerli olduğu kanaati ile davanın reddine karar verildiğini, vekil ...'in vekaletten azledildiğinin müvekkiline belirtilmiş ise de çeklerin verildiği tarih olan 02.07.2018 tarihinde azil olmadığını, azil tarihinin 17.09.2018 olduğunu, çeklerin verildiği tarihte söz konusu kişinin davacı şirketin satış ve devir bedellerini tahsil etmeye yetkili olduğunun kabulü şeklinde gerekçe ile davanın reddedildiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, ...'in karşı yan himayesinde ve bünyesinde olabilecek birçok kurum ve kuruluşta çalıştığı yönünde itiraz ve beyanlarının olmasına rağmen eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, çeklerin verildiği tarihin azil tarihinden sonra olduğuna dair sunulan beyanın dikkate alınmadığını ve bu hususun araştırılmadığını iddia ederek, kararın ortadan kaldırılmasını ve dosyanın mahkemesine iadesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, ticari satımdan doğan alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davanın niteliği ve takip şekli gereğince öncelikle dava şartlarının değerlendirilmesi uygun görülmüştür. Davacı tarafça davalı hakkında, ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında 18.10.2018 tarihinde, 254.177,00 USD ve 2.757,65 USD faiz ile toplam 256.934,65 USD alacağın tahsiline dair ilamsız icra takibi başlatmıştır. Takip talebinde alacağın Türk lirası karşılığı gösterilmemiştir. Davalı vekili tarafından icra takibine karşı icra dairesinin yetkisi ile birlikte borca itiraz edilmiştir. Davacı alacaklı vekili tarafından borçlu vekilinin yetki itirazının kabulü ile dosyanın .......İcra Dairesine gönderilmesi talep edilmiştir. ....... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davacı vekili tarafından, 06.05.2019 tarihli icra takibi ile 254.177,00 USD ile 2.757,65 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 256.934,65 USD alacağın tahsili amacı ile ödeme emri gönderilmiştir. ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibinde alacağın Türk lirası karşılığı gösterilmemiştir. İİK'nın 58/3. maddesine göre, icra takibinde, alacağın Türk parası ile tutarının, alacak yabancı para ise hangi tarihteki kur üzerinden alacağın talep edildiğinin gösterilmesi gerekir. Yargıtay içtihatları uyarınca, alacaklının yabancı para alacağını takip talebinde gösterdikten sonra, harca esas miktarın belirlenmesi için takip talebinde Türk parası karşılığının gösterilmesi de zorunludur. Takip talebinde ve ödeme emrinde döviz alacağının TL karşılığının gösterilmesi, takibin geçerliliği için şarttır. Bu şarta uyulmaması hâlinde, geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemez.İİK'nın 67. maddesine göre itirazın iptali davalarında, usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinin bulunması ve takibe süresi içinde itiraz edilmiş olması, özel dava şartıdır. İİK'nın 58/3 maddesine aykırı şekilde yabancı para alacağı üzerinden takip yapılırken takip talebinde ve icra dairesince gönderilen ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk lirası karşılığının gösterilmediği tespit edilmekle, itirazın iptali davasına konu, usulüne uygun bir icra takibinin mevcut olmadığının kabulü gerekir. (Aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2014/12593 E., 2015/9366 K. ve 24/06/2015 tarihli kararı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2023/4310 Esas, 2024/4281 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 04.05.2024 tarihli ve 2022/10534 Esas, 2023/3081 Karar sayılı kararı) Anılan noksanlık kamu düzeni ile ilgili devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re’sen göz önünde tutulmalıdır (HGK.12/05/1999 tarihli, 199/12-271 Esas, 1999/301 Karar).Somut olayda, davacı tarafından takip talebinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığı belirtilmemiş, davacı tarafından alacak doğrudan USD cinsinden talep edilmiş olduğundan, Mahkemece, yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler kapsamında dava şartının resen dikkate alınarak buna dair bir karar verilmesi gerekir iken işin esası incelenerek hüküm tesis edilmesi isabetli görülmemiştir. Ancak söz konusu hata yeniden yargılamayı gerektirmeyeceğinden hükmün düzeltilerek karar verilmesi uygun görülmüştür.
İlk derece mahkemesince dava değeri üzerinden harç ikmal ettirilmeden davaya devam edilmesi usule aykırı olmuş ise de dava açıldığı anda usulden reddi gereken bir dava olduğundan, bu husus kararın kaldırılma gerekçesi yapılmamıştır.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri gereğince dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddesi uyarınca, resen gözetilen sebeplerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm verilmesine, bu doğrultuda;
1-HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince, özel dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubuyla bekiye 687,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, AAÜT'nin 7/2. maddesi gereğince belirlenen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya Hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücreti giderinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
8-Bakiye gider avansının yatıran taraflara iadesine,
9-İstinaf aşamasındaki yargılama giderleri yönünden;
a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
b-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
10-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara tebliğine,
11-Karar kesinleştikten sonra dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve temyiz yolu açık olarak karar verildi. 12.02.2026