Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1159 E. 2022/998 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1159
- Karar No
- 2022/998
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1159
KARAR NO : 2022/998
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/03/2022
NUMARASI : 2021/453 E. - 2022/151 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı)
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle mahkemenin uluslararası yetkisizliği ve pasif husumet nedenleriyle ile davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, iş bu karar başlığında gösterilen davalılarla birlikte, ilk derece mahkemesince haklarındaki dava tefrik edilen davalılar ... Tic.A.Ş ile ... Şirketlerini hasım göstererek açtığı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... gemisinin donatanı olduğunu, dava dışı sigortalı ile taşıma işleri komisyoncusu ... Tic. A.Ş.'nin navlun sözleşmesi akdettiğini, akabinde ... başka bir taşıma işleri komisyoncusu olan ... Ltd. Şti. ile anlaştığını, söz konusu emtiaların yüklü olduğu konteynerin müvekkilinin gemisi ile Newyork'tan Ambarlı'ya taşındığını, yüklerde oluştuğu iddia edilen hasarlar nedeni ile dava dışı alıcılara sigorta tazminatı ödemesi yapıldığını, işbu bedelin tahsili için de müvekkili aleyhine ... A.Ş. tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, kendileri tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/294 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, emtiaların taşındığı konteyner ile müvekkilinin herhangi bir bilgisi ve müdahalesi olmadan davalılar tarafından temin edildiğini, yüklerin konteynere yüklenmesi ve istifi aşamasının müvekkili ile herhangi bir bağı bulunmadığını, ancak açılan itirazın iptali davası ile müvekkilinin aslen sorumlu olan davalılara karşı rücuen talep hakkının doğduğunu beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 USD tutarındaki alacağın 27/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek ve kamu bankaları tarafından USD mevduatına verilecek azami faiz oranlarına göre hesaplanacak temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini ve İstanbul 17 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/294 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar (...) vekili, savunmasında özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin Newyork Güney Bölgesi Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın herhangi bir dava ve talep hakkı bulunmadığını, davanın talep hakkı doğmadan davayı açtığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkili ile davacı taraf arasında herhangi bir taşıyan-taşıtan ilişkin bulunmadığını, halefiyet ilkesine göre talep edilen bedellerin taraflarına rücu edilemeyeceğini, davacı tarafın zararının oluşmasında müvekkilinin kusurunun bulunduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, davacı aleyhine mahkememizde açılan 2021/294 Esas sayılı dosya tahtında, davacı tarafça ödenmesi muhtemel zararın davalılardan rücuen tahsili talepli belirsiz alacak davası olup, Uyuşmazlığın davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının bulunup bulunmadığı, hak düşürücü süre itirazının yerinde olup olmadığı ve davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılamayacağına ilişkin usuli itirazlarının yerinde olup olmadığı, davalıların pasif husumet ehliyetine haiz olup olmadığı ve Mahkememizin 2021/294 esas sayılı dosyasına yargılanmasına devam olunan hasar nedeni ile davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.Davalı vekili tarafından konişmentoda bulunan yetki kaydı nedeniyle Milletlerarası yetki itirazında bulunulmuş olmakla öncelikle bu hususta değerlendirme yapılması gerektiği, dava konusu taşımanın NYCIST866903 numaralı taşıma senedi tahtında Newyork Limanından Ambarlı Limanına yapıldığı, uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazının MÖHUK kurallarına göre belirleneceği, MÖHUK 47.maddesinde, 'yer itibariyle yetkinin kamu düzeni veya münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılabileceği' düzenlemesinin bulunduğu, konişmentonun arka yüzünde yer alan taşıma şartlarının düzenlendiği 23. maddesinde sözleşmeden doğan taleplerde ... (Newyork Güney Bölgesi ve ABD Bölge Mahkemelerinin) yetkili olacağının belirtildiği, taşımaya ilişkin düzenlenen konişmentonun davalı taşıyan tarafından imzalandığı, Türk acentenin taşıma sözleşmesini yaptığına ya da taşımayı üstlendiğine dair delil bulunmadığı, bu nedenle münhasır yetkiden bahsedilemeyeceği, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Newyork Güney Bölge Mahkemesi'nin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davalılardan ... vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeni ile davanın reddine, davalılardan ... Ltd. Şti. hakkındaki davanın ise pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Önceki beyanlarını tekrarlamış ve davanın ... numaralı konişmentolar tahtında ... gemisiyle taşınan ve 27.02.2020 tarihinde alıcısına hasarsız teslim edilen konteyner içerisindeki mala geldiği iddia edilen zarar ile ilgili müvekkili aleyhine açılan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/294 E. Sayılı dosya sebebiyle iddia olunan zarardan aslen sorumlu olan davalılara karşı TTK'nın 1188. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince açılan rücuen tazminat talebine ilişkin olduğunu, Dosyadaki belgelerin hiçbirinde tarafların arasındaki uyuşmazlıklarda ... (Newyork Güney Bölgesi ve ABD Bölge Mahkemelerinin) yetkili olacağını belirten bir ifade yer almadığı gibi dosyada, içinde 23. Maddeyi barındıran ve taşıma şartlarını düzenleyen bu nitelikte bir belgenin de bulunmadığını, Kararda herhangi bir hukuki inceleme dahi yapılmadan pasif husumet nedeniyle ilk celsede ret kararı verilmesinin usul ve yasaya açık aykırılık teşkil ettiğini,Mahkemenin iki ayrı karşı vekalet ücretine hükmetmesinin kanuna aykırı olduğunu ve söz konusu taşımada gerçekleştiği iddia olunan zarardan davalı tarafın sorumlu olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, deniz yoluyla yük taşıması sırasında oluşan emtia hasarı nedeniyle nakliyat sigortacısı tarafından ödenmiş olan hasar bedelinin gemi donatanından rücuen tahsili için başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkin derdest davanın varlığı sebebiyle, davacı gemi donatanının hasardan aslen sorumluluğu bulunduğu iddia edilen davalı taşıyanlara karşı açmış olduğu rücuya dayalı tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın, bir davalı yönünden mahkemenin uluslararası yetkisizliği nedeniyle, diğer davalı yönünden ise pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya içerisindeki İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... A.Ş., borçluların ..., ... Anonim Şirketi ve ... şirketine izafeten ... A.Ş. oldukları, 174.149,53 USD asıl alacak ve 2.003,91 USD işlemiş faiz olmak üzere 176.153,44 USD toplam alacağın icra takibine konu edildiği, takip sebebi olarak ... gemisi ile ...592, ...226 ve ...409 no'lu konşimentolar tahtında 24.01.2020 tarihinde ABD'den Türkiye'ye nakliyesi sırasında sigortalı emtiada meydana gelen zarar sebebiyle ödenen tazminatın rücuen tahsilinin gösterildiği, itiraz eden Kanlıca vekilinin itirazında; müvekkili şirketin alacaklı olduğunu iddia edene hiçbir nam ve ad altında borcu bulunmadığından ödeme emrine, icra takibine, alacağa, borca ve tüm ferileri ile müvekkilinin pasif husumetine, alacaklı olduğunu iddia edenin aktif husumetine, müdürlüğün yetkisine itiraz etmiş olduğunu bildirmiştir. Davaya esas konşimentonun ön yüzünün incelenmesinde; taşıyanın ..., alıcının ... Ltd. Şti. olduğu, yükleme limanının New York, tahliye limanının İstanbul olduğu, konşimentonun ön yüzünde taşıma şartlarının devam eden sayfalarda belirtilmiş olduğu ibaresinin bulunduğu, konişmentonun arka yüzünde de 23.1.2. maddesinde yapılan düzenlemede, uyuşmazlık halinde New York Güney Bölgesi ve ABD Bölge Mahkemelerinin yetkili olacağına ilişkin ibare bulunduğu anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesinin 29.03.2022 tarihli karar celsesinde verilen ara karar ile davalılar .... şirketine izafeten ve kendisine asaleten ... A.Ş. hakkındaki davanın tefrikine karar verilmiş ve aynı celsede; davalılardan ... vekilinin yetki itirazının kabulü ile mahkemenin uluslararası yetkisizliği sebebiyle davanın usulden reddine, diğer davalı ... Ltd. Şti. açısından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiştir. ... Limited Şirketi vekili, cevap dilekçesinde; müvekkilinin, davacı tarafa karşı bir taşıma taahhüdünde bulunmadığını, müvekkili ile davacı taraf arasında, bir malın taşınmasına ilişkin bir anlaşma yapılmadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. Ayrıca konişmentodaki yetki şartı nedeniyle, Türk mahkemelerinin uyuşmazlığın çözümünde yetkili olmadığını ileri sürerek yetki itirazında bulunmuştur. Acentenin aracılıkta bulunduğu veya akdettiği mukavelelerle ilgili ihtilaflar nedeniyle müvekkili namına acente aleyhine dava açılabilir. Kanun koyucu, sözleşmenin kurulduğu yere değil, ona aracılık eden veya onu bizzat akdeden kimseye önem vermiş ve hukuki sonucu bu kimseye göre belirlemiş bulunmaktadır. Şu halde bir anlaşmazlık sözleşmeden doğmuş olsa bile acente bu sözleşmeye aracılık etmemiş veya sözleşmeyi akdetmemiş ise, müvekkili namına kendisine dava açamayacağı gibi kendisine de doğrudan dava yöneltilemez. ... Limited Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde acentelik ilişkisini kabul etmediğine dair bir beyanda bulunmamaktadır. Bu nedenle cevap dilekçesinin, her iki davalıya ilişkin olarak verildiği kabul edilmiştir. Somut olaya uygulanması gereken 6102 Sayılı TTK'nın 105/2. maddesi gereğince acente aleyhine ancak müvekkili izafeten dava açılabilir. Doğrudan hasım gösterilerek acente aleyhine dava açılamaz. Bu durumda davalı acente sıfatıyla hareket ettiği ve acente aleyhine doğrudan hasım gösterilerek dava açılamayacağı, ayrıca ... Limited Şirketi'nin sözleşmeye aracılık etmediği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Hakkında izafeten dava açılan ....'e ilişkin olarak uyuşmazlığın çözümünde Türk mahkemelerinin yetkili olmadığı gerekçesiyle dava usulden reddedilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık deniz yoluyla yük taşıma sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Taşımaya esas konişmentoda uluslararası yetki şartı mevcuttur. Taşıyanla taşıtan arasındaki ilişki navlun sözleşmesi hükümlerine tabi olmakla birlikte, ayrı bir navlun sözleşmesinin düzenlenmediği durumlarda konişmento, navlun sözleşmesi hükmündedir. İlk derece mahkemesi karar gerekçesinde de isabetle belirtildiği üzere, yabancılık unsuru taşıyan davaya konu taşıma ilişkisinde HÖHUK hükümlerine göre geçerli bir yetki sözleşmesi bulunduğundan, ilk derece mahkemesince, davalı yabancı şirket aleyhindeki davanın milletlerarası yetki şartı nedeniyle mahkemenin yetkisiz olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.İlk derece mahkemesince her bir davalı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir. AAÜT uyarınca, birden fazla davalı hakkında verilen ret kararlarının hukuki sebeplerinin farklı olması nedeniyle, iki ayrı avukatlık ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin harçlarının Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 07.07.2022 tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.