Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/96 E. 2023/87 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/96
Karar No
2023/87
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2023/1423 Esas KARAR NO: 2025/579 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 30/03/2023 NUMARASI: 2021/96 E. - 2023/87 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 29/04/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının adına tescil ettirdiği "..." markasının müvekkili tarafından uzun yıllardır kullanıldığı, ülke çapında tanınır hale getirildiği, "..." markasının da 43. sınıfta 01.03.2017 başvuru tarihi, ... tescil no, 06.12.2017 tescil tarihinde müvekkili şirket adına tescil edildiğini, müvekkili şirketin markasını hukuka uygun şekilde tescile dayalı olarak kullandığını, davalı şirketin ise 2019 yılında kurulduğu ve davacı şirkete göre oldukça yeni ve gerek marka gerekse ticari anlamda çok daha az tanınmış olduğu, müvekkili şirketin "..." markasını çok daha önce ve ilk defa olmak üzere, uzun yıllardır kullandığını, bu marka üzerindeki tek ve gerçek hak sahibinin müvekkili şirket olduğunu, davalıya ait tescilli "..." markasının müvekkilinin daha önce koruma altına alınmış ... markasıyla iltibas yarattığını, Müvekkili şirket adına tescilli markanın Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi sebebiyle davalı şirketin bu durumdan haksız çıkar sağladığını, bu durumun müvekkili şirketin itibarına zarar vererek ayırt edici karakterini zedelediği, davalının kötüniyetli olduğunu belirterek, davalı adına 06.01.2021 tarihinde tescil edilen ... sayılı "..." markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka ile müvekkilinin tescilli olduğu sınıfların aynı olmadığı gibi benzer dahi olmadıkları, bu durumun itiraz sürecinde de ciddi bir biçimde incelendiğini, farklı emtia mal/hizmet gruplarında tescilli markalar arasında iltibasın varlığından bahsedilemeyeceği gibi davacı markalarının tanınmış markaya tanınan yasal korumadan faydalanması ve tescilli olduğu grupları dışında marka korumasından faydalanmaları imkanı bulunmadığı, uyuşmazlığa konu mal hizmetleri arasında bir benzerlik bulunmadığından davanın reddini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30/03/2023 tarihli 2021/96 E. - 2023/87 K. sayılı kararıyla; "...Toplanan deliller, taraf iddia ve savunmaları taraflara ait marka tescil belgesi, HMK 266 madde kapsamında dosyada sunulu deliller ile uyumlu, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişilerin aynı görüşü benimseyen birbirleri ile uyumlu heyet raporları incelendiğinde; kötüniyetli tescil ve tanınmışlık iddiası kapsamındaki taleplerinin yerinde olmadığı , ancak davacının önceye dayalı hak sahibi olduğu anlaşılmış ise de bunun ancak tescilli olduğu sınıf kapsamında davacıya koruma sağlayacağı, markaların mal ve hizmet sınıflarına bakıldığında, 43. sınıf ve 3. sınıf mal ve hizmetlerinin benzerlik taşımadığı, ortalama tüketici yönünde markalar arasında karıştırılma ihtimali doğurmayacağı ,SMK m. 6/1 ve 25 maddeleri uyarınca markalar arasında sınıfsal farklılık bulunduğu, ilgili mal ve hizmet sınıfları arasında fiili bir bağlantı bulunmadığı,birbirleri yerine ikame edilebilme ihtimallerinin bulunmadığı, dağıtım kanalları ve amaçlarının farklı olduğu, markaların farklı sektörlerde yer aldığı tespit edildiğinden hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, alınan her iki bilirkişi raporunda da davalının markasının müvekkilinin markası ile benzer olduğunun tespit edilmesine rağmen, tescilli oldukları sınıfların farklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Müvekkilinin marka değerinin davalı tarafça kullanıldığını, gelen şikayetler nedeniyle müvekkilinin marka değerinin zedelendiğini, Mahkemenin gerekçeli kararının yeterli gerekçeyi içermediğini, yetersiz ve özensiz hazırlandığını, bu durumun müvekkilini adil yargılanama ve hukuki dinlenilme haklarını zedelediğini, mahkeme kararının bu nedenle kaldırılması gerektiğini, Tahkikata konu marka üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davalının " ...+Şekil" markasının müvekkilinin ... tescil numaralı ...+Şekil" markasıyla iltibas yarattığını, müvekkilinin markasının birebir aynı olduğunu, buna rağmen davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Müvekkilinin markasının ülkedeki tanınmışlık düzeyi dikkate alındığında, davalının bu durumdan haksız çıkar sağladığını, iltibas nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkilinin otellerinde üzerinde kendi markalarının yer aldığı el sabunu, şampuan, duş jeli gibi kimyasal temizlik maddelerinin üretildiğini, tüketicilerin davalının ürettiği ürünlerle ilgili şikayetlerini müvekkili şirketin yetkililerine ilettiklerini, davalının müvekkili şirketin himayesinde üretim yaptığının zannedildiğini, davalının kötüniyetli olduğunu, Müvekkili tarafından itiraz edilen bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulduğunu, markaların benzer olduğunun bilirkişi raporları ile tespit edildiğini, marka hükümsüzlüğü için müvekkilinin markasının tanınmış marka olma şartının sağlanmasına gerek bulunmadığını, bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, Davalı şirketin de aynı bölgede kurulu olduğu dikkate alındığında, televizyon ve radyolarda reklamların sıkça olduğu, internet ortamında marka isminin yazılması halinde doğrudan müvekkili firmanın ilanları ve paylaşımlarının yer aldığı gözetilmeksizin kötüniyetin var olmadığının değerlendirilmesinin hatalı olduğunu belirterek, arz edilen ve mahkemece resen gözetilecek nedenlerden dolayı öncelikle tehir-i icra taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesince hukuka aykırı şekilde verilen kararın kaldırılmasına, haklı davanın kabulüne, yapılacak yargılama sonucunda, davalı adına 06.01.2021 tescil tarihinde kayıtlı ... sayılı "..." markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; ... numaralı "..." markasının 43. sınıfta "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri. Gündüz bakım (kreş) hizmetleri. Hayvan bakım evleri hizmetleri." için ... tescil numaralı "..." markasının 19, 35, 37 ve 41. sınıflarda davacı adına, Bilirkişi raporları ve davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan marka tescil kaydına göre de ... numaralı “...+Şekil” markasının da 43. sınıfta "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri. Gündüz bakım (kreş) hizmetleri. Hayvan bakım evleri hizmetleri." için davacı adına tescilli olduğu, ... numaralı " ..." markasının 03, 35. sınıflarda "Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks." için davalı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince Bilirkişiler ..., ..., ... ten oluşan heyetten alınan 10/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda; "...Davacı ... ANONİM ŞİRKETİ adına tescilli ... başvuru numaralı marka olduğu, bu marka adına başvuru yapılan tarihin 01.03.2017 olduğu, markanın 06.12.2017 tarihinde 43. Sınıfta tescil edildiği , Davalı ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ adına tescilli ... başvuru numaralı marka olduğu, bu marka adına başvuru yapılan tarihin 19.07.2019 olduğu, markanın 06.01.2021 tarihinde 03. ve 35. sınıflarda tescil edildiğini, Davacı markası yönünden inceleme yapıldığında ... başvuru numaralı markanın tanınmış marka olmadığı, ayrıca markaya ilişkin yapılmış tanınmış marka başvurusunun da bulunmadığını, yasal mevzuat, yerleşik içtihatlar gözetilerek yapılan incelemede; mal ve hizmet sınıfları ve barındırdıkları emtialar incelenerek hükümsüzlük isteminin incelenmesi gerektiğini, Davacı markasının 43. sınıfta tescilli olduğu, tescil olunan emtiaların “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri,” olduğunu, Davalı markasının mal ve hizmet bilgisi olarak yalnızca 3. sınıfta yer alan “Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks. ” emtiaları yönünden tescilli olduğunu, Bu inceleme sonucunda, markaların tescilli olduğu mal ve hizmet sınıflarının farklı olduğu, piyasa anlayışı, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, birbirleri yerine ikame edilebilme ihtimalleri, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, amaçları gibi hususlar göz önüne alındığında markaların mal ve hizmet sınıfları kapsamında aralarında bağlantı olduğu izlenimi yaratmayacağı, dolayısıyla iltibasa yol açmayacağını, markaların mal ve hizmet sınıflarına bakıldığında, 43. sınıf ve 3. sınıf mal ve hizmetlerinin benzerlik taşımadığı, ortalama tüketici yönünde markalar arasında karıştırılma ihtimali doğurmayacağı ,SMK m. 6/1 ve 25 maddeleri uyarınca markalar arasında sınıfsal farklılık bulunduğu, ilgili mal ve hizmet sınıfları arasında fiili bir bağlantı bulunmadığı, ikame edilebilme ihtimallerinin bulunmadığı, dağıtım kanalları ve amaçlarının farklı olduğu, markaların farklı sektörlerde yer aldığı tespit edildiğini, Davacı markası olan 2017/18170 başvuru numaralı “ew ...” ibareli markanın tanınmış marka niteliğine haiz olmadığı, Davacı markası ile davalı markasının arasında tescil alınan sınıflar ve emtialar kapsamında bağlantı ihtimali bulunmadığı Markalar arasındaki sınıfsal farklılık ve markaların yer aldıkları sektör düşünüldüğünde hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını..." bildirmişlerdir. İlk derece mahkemesince Bilirkişiler ..., ... ve ...'dan oluşan heyetten alınan 18/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "...davacının tanınmışlığı ortaya koymak maksadıyla yeterli seviyede belge ya da evrak sunmadığını, heyetin res’en İnternette yapmış oldukları araştırmada da davacı firmanın ... markasını otelcilik hizmetlerinde kullanmakta olduğunu, Davalı tarafın markası ise 03 üncü sınıfta yer alan emtialar bakımından tescilli olup, Davacı tarafından davalı markasının tescilli olduğu sınıflarda ... markasının müvekkili tarafından kullanıldığı ya da markanın tüm sınıflarda geçerli olacak nitelikte bir tanınmışlığa sahip olduğu hususunun ispatlanamadığını, davacı taraf marka başvurusunun kötüniyetli yapıldığını ve bu nedenle de iptal edilmesi gerektiğini Somut olayda davalı tarafın, davacı taraf kullanımını engelleme niyetinin ya da haksız bir avantaj elde etme düşüncesinin olup olmadığının tespitinin gerektiğini, Davalı taraf marka başvurusunu 19.07.2019 tarihinde yaptığını, davalı tarafın iş bu başvuru tarihinde kötüniyetli olduğunun davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, davacı tarafın markalarından haberdar olarak markaların benzerinin davalı tarafça marka başvurusuna konu edilmesi marka sahibinin kötüniyetli olduğunun ispatı için tek başına yeterli olmayacağını, kötüniyetli tescilin şartlarının oluşmadığını, Dosya içerisinde bulunan tüm belgelerin, tarafların iddia ve savunmalarının incelenmesi neticesinde ulaşılan tespitler ve yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucunda, hukuki takdir mahkemeye ait olmak üzere; « Davacıya ait “ ... '' ibareli markanın tanınmış marka olduğu konusunda yeterli kanaate ulaşılamadığı, Türk Patent nezdinde davalı adına kayıtlı 2019/68842 numaralı ... » ibareli marka ile davacının “ ... ” ibareli markaları arasında markaların farklı emtia ve hizmetlerde tescil edilmiş olmaları sebebiyle- AYIRT EDİLEMEYECEK DERECEDE benzerlik olmadığı, Davalı adına tescilli ... markasının hükümsüzlüğü için aranan koşulların somut olay açısından oluşmadığını..." bildirmişlerdir. G E R E K Ç E: Dava, SMK’nun 6/1, 6/5 ve 6/9. maddeleri uyarınca marka hükümsüzlüğü davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya üzerinde resen yapılan incelemede; davacı şirket ... Mersis numaralı ... A.Ş. olmasına rağmen, Mahkemece karar başlığına davacı olarak ... Mersis numaralı ...A.Ş.’nin adının yazıldığı tespit edilmiş, bu yanlışlığın Mahkemesince düzeltilmesi mümkün olduğundan, bu hususa değinilmekle yetinilmiştir. Her ne kadar davacı vekili mahkeme kararının yeterli ve anlaşılabilir gerekçe içermediğini iddia ederek istinaf talebinde bulunmuşsa da, mahkeme kararında yeterli ve anlaşılabilir gerekçeye yer verildiği görüldüğünden, buna ilişkin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Dosya incelendiğinde davalının ve davacının markalarının her ikisinin de asli unsurunun "..." ibaresi olduğu, aynı asli unsura sahip markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlikleri mevcutsa da, SMK’nun 6/1. maddesi uyarınca hükümsüzlük talep edilebilmesi için markaların tescilli oldukları mal ve hizmetlerin de benzer veya bağlantılı olması gerektiği, ancak davalının markası ile davacının markasının farklı sınıflarda tescilli oldukları, davalının markasının tescilli olduğu mal ve hizmetlerin davacının markasının tescilli olduğu mal ve hizmetlerle bağlantılı da olmadığı, bu nedenle SMK’nun 6/1. maddesindeki hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı tespit edilmiştir. Davacının markasının tanınmış marka olduğu ve davalının markasını kötüniyetle tescil ettirdiği de davacı tarafça ispatlanamadığından, SMK’nun 6/5 ve 6/9. maddelerindeki hükümsüzlük koşulları mevcut olmayıp, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Tüm bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, -İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 29/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/96, K. 2023/87, T. 19.07.2019, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-96-e-2023-87-k-28fd92c6cd5f