Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/96 E. 2022/11 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/96
Karar No
2022/11
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2022/747 Esas KARAR NO:2024/1956 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:16/02/2022 NUMARASI:2021/96 E. - 2022/11 K. DAVANIN KONUSU:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:28/11/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... üretim tesislerinin 1969 yılında Avusturya'da açıldığını, koltuk kaplama kumaşları konusunda dünya çapında güçlü bir itibar kazandığını, kumaş tasarımı ürünü ... ismi ile lanse edildiğini ve 2011 tarihinden bu yana satışa, tanıtımlara ve satış amaçlı yazışmalara konu olduğunu, ... Kumaş tasarımının aynısı/ayırt edilemeyecek derece benzerinin karşı yanın internet sitesi üzerinden müvekkilin izni olmaksızın aynen satışa sunulduğunu, internet sitesi içeriğinden edinilen bilgiye göre söz konusu ürünlerin çok satanlar listesinde lanse ettiklerinden satışın da gerçekleştirilmiş bulunduğunu, davalı tarafın meydana getirmiş olduğu ihlalin Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/44 D.iş dosyasında tespit edildiğini, karşı yanın müvekkili firmanın ... ismiyle piyasaya sürülen tasarımının belirgin derecede benzerini ve hatta aynısını müvekkilinin izni olmaksızın kullandığını, web sayfasında sergilediğini ve adreslerde sattığı tespit dosyasında bilirkişi marifetiyle tespit edildiğini, açıklanan nedenlerle müvekkilinin tasarım hukukundan doğan haklarına davalı tarafından gerçekleştirilen haksız rekabetin tespiti ve men'ine, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, davalının bilerek ve isteyerek kötü niyetle yarattığı haksız rekabet nedeniyle kusurlu olmasından dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesini ve hükmün ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu davacının ... model isimli ürünün davacının tescilli bir tasarımı olmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununda tescilsiz tasarımların koruma süresinin 3 yıl olduğunu, daha önce yürürlükte bulunan 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkındaki KHK'da ancak tescil edilmiş tasarımların endüstriyel tasarım olarak korumadan faydalanabileceğinin yer aldığını, dolayısıyla davacının hem yeni kanun hem de daha önce yürürlükte olan KHK nezdinde herhangi bir koruması ve hak sahipliği bulunmadığını, nitekim söz konusu tasarımın ilk defa kim tarafından üretildiği, kim tarafından tanıtılıp satıldığının belli olmadığını, tescilli olmayan ve Fikri Sınai Haklara sahip olunmayan bir tasarımın kamuya mal olduğunun açık olduğunu, müvekkili firmanın 1961 yılında kurulduğunu,Türkiye'nin ilk kadife dokuma fabrikası olduğunu ve bünyesinde onlarca faydalı modeli tescili bulundurduğunu, dava konusu kumaş modelini müvekkili firma tarafından sadece bir sefere mahsus olmak üzere sipariş üzerine üretildiğini, davacı tarafından yaptırılan keşifte kumaş numunelerine ulaşılamamasının sebebinin bu olduğunu, söz konusu kumaşı üretmeden önce araştırmasının yapıldığını ve tescilli olmadığını, tescilsiz koruma için gerekli zaman aşımı süresinin de geçtiğinin saptandığını ve bunun üzere bir kereye mahsus üretildiğini ve üretimin nihayetlendirildiğini belirterek, davacı tarafından ilk olarak üretildiği bahsedilen kumaş deseninin tasanının tescili olmaması, tescilsiz koruma açısından ise zaman aşımı süresinin 2014 yılında dolmuş olması sebebi ile açılmış olunan haksız davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; "Somut olayda her ne kadar davacı yana ait tasarımın koruma süresi dolmuşsa da, bir işletmenin tescilsiz tasarımının başkası tarafından teknik bir zorunluluktan kaynaklanmadığı halde yanıltıcı benzerlik oluşturacak şekilde küçük farklılıklar dışında benzetilmesi, haksız rekabet teşkil eder , somut olayda davalı tarafın kullanımının davacıya ait profillerin iç kısımlarının zorunluluk olmadığı halde birebir aynı şekilde kullanımı söz konusu kullanımın bilerek ve isteyerek meydana getirilmesi haksız rekabeti önleyecek tedbirlerin alınmaması, davacı tarafın tasarımlarının piyasada var olan ve tutulan bilinen, özelliklerde olup taklit şekilde kullanılması haksız rekabet olarak kabul edilmiş, bu nedenle haksız rekabetinin tespitine ve bu haksız rekabetin men'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, haksız rekabeti oluşturan davalıya ait dosya içerisinde mevcut raporlarda görsellerine yer verilen tasarıma sahip ürünlere el konularak hüküm kesinleştiğinde masrafı davalı yanca karşılanmak suretiyle imhasına karar verilmiştir.Mahkememizce taraf vekillerine ticari defterlerini sunmak üzere 4 haftalık kesin süre verildiği, ancak verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerin sunulmamış olduğu dikkate alındığında; daha önceki mali bilirkişi raporu ve borçlar kanunu hükümleri hakkaniyet gereği talep ile bağlı kalınarak 1.000 TL maddi tazminatın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmesi" şeklindeki gerekçeleri ile;Davacının tasarım hakkından doğan haklara tecavüzün tespiti ve önlenmesi talebinin REDDİNE,Davacının haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi talebinin KABULÜ ile;Davalının davacıya yönelik haksız rekabetinin tespitine ve bu haksız rekabetin men'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, haksız rekabeti oluşturan davalıya ait dosya içerisinde mevcut raporlarda görsellerine yer verilen tasarıma sahip ürünlere el konularak hüküm kesinleştiğinde masrafı davalı yanca karşılanmak suretiyle imhasına,1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Hüküm özetinin, masrafı davalı yanca karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına, şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların "..." ismini verdikleri tasarımları 2011 yılından bu yana satıldığını, tescilsiz tasarımlar için öngörülen kanuni süre olan 3 yıllık sürenin dolduğunu, tescilli olmayan yerlerde halka açık bir hale gelmiş bulunduğunu, davacı firmanın Türk vatandaşı olmadığını Türkiye ile ticari ilişkisinin de bulunmadığını, Paris sözleşmesi veya diğer korumalar için müracaatının olup olmadığı bilinmediğini, tasarımın Türkiye’de tescil edilmediğini, tescilsiz koruma süresi olan 3 yılında dolduğunu mahkemenin hüküm kurarken davacının "Tasarımdan doğan haklara tecavüzün tespiti ve önlenmesi talebini" reddetmesinin yerinde olduğunu,Fakat sonrasında "haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi talebinin kabulü ile" diyerek hüküm kurduğunu, Türkiye'de dava açma hakkı bulunmayan ve tescilsiz tasarım olduğu için 3 yıllık zamanaşımına uğramış olan bu davada neye dayanarak haksız rekabete hükmedildiğini anlayamadıklarını,6769 sayılı kanun özel bir kanun olup korumanın bu özel kanuna göre yapılması gerektiğini özel kanun olduğu zaman TTK haksız rekabet hükümleri burada uygulanmayacağını Bu konuda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2021/89, K. 2021/3954 sayılı 22/04/2021 tarihli kararının da açık olduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dava konusu hakkında ihtiyati tedbir talep edildiğini, iltibas oluşacak nitelikte benzer tasarımlar olduğunu, seçenek özgürlüğü bulunduğu halde tespit isteyen firma tasarımlarının model alınarak iltibas oluşturacak şekilde benzer tasarımın uygulanmış olduğunu, D.İş talepli davanın 'hak sahipliği konusunun Fikri Ve Sınai Haklar Mahkemesinde görülecek ve korunacak bir konu olup olmadığının tartışmalı olması sebebiyle reddi üzerine, ilk olarak Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde işbu dava konusuna yönelik dava açıldığını, söz konusu dosya görevsizlik sebebiyle reddedilmiş ve Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilerek 2018/343 Esas numarası ile işbu dava görülmeye başlandığını, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/343 E. sayılı dosyası ile talep edilen 14.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacı tarafa ait tescilsiz tasarım ile davalıya ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığını, bu sebep ile benzer olarak algılandığı sonucuna varıldığını, bilirkişi raporları sonucunda görüleceği üzere haksız rekabet olgusu ve haksız rekabet fiilleri sonucunda uğranan maddi zararın tazminine yönelik açılmış işbu davada, davalı tarafın müvekkil şirkete ait tescilsiz tasarımların benzerlerini kullanmasının TTK md. 55/1-a (4) hükmünün ihlali olarak değerlendirilebileceğini ve haksız rekabet olgusunun somut olayda gerçekleştiği kanaatine birçok kez ulaşıldığını, Yargıtay tarafından verilen kararlarda da; Türkiye'de tescil edilemeyen, dolayısıyla da özel koruma altında bulunmayan tasarımların, bir başkası tarafından taklit edilmesi halinde TTK'nın 54. vd. maddelerindeki haksız rekabet hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabul edildiğini, tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabilirliği konusunda bir tereddüt bulunmadığını, müvekkil şirket tarafından tasarlanmış, piyasaya sunulmuş, satışı yapılmış ve bilinirlik kazanmış bir tasarımın davalı tarafça kötüniyetli olarak kullanılması, kopyalanması ve satışa sunulması TTK 55/1-a (4) hükmü gereğince haksız rekabete konu olacağını, davalı tarafın fiillerinin haksız rekabet olarak kabul edilmemesi müvekkil şirketi geri dönülemez zararlara sokacak, işbu dava konusu tasarım için yapmış olduğu emekleri zedeleyecek ve haksız rekabet eylemleri gerçekleşmeye devam edeceğini, davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine, Bakırköy 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16.02.2022 tarih 2021/96 E. 2022/11 K. sayılı kararının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu davacıya ait "..." tescilsiz kumaş tasarımının davalı tarafından tasarıma tecavüz edildiği iddiası ile tasarıma tecavüzün tespiti önlenmesi ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi davasıdır.Davalı tarafından kumaşın bir kereye mahsus sipariş üzerine üretildiğini, söz konusu kumaşı üretmeden önce araştırmasının yapıldığını ve tescilli olmadığını, tescilsiz koruma için gerekli zaman aşımı süresinin de geçtiğinin saptandığını ve bunun üzere bir kereye mahsus üretildiğini ve üretimin nihayetlendirildiğini belirterek davanın reddine talep etmiştir. Mahkemece Tasarıma tecavüzün tespiti önlenmesi ve meni davasının reddine haksız rekabetin önlenmesi davasının kabulüne karar verilmiş olup davalı tarafından haksız rekabetin tespitinin kabulüne ilişkin karar karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğundan istinaf incelemesi haksız rekabet yönünden yapılacaktır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 04/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı tarafa ait tescilsiz tasarım ile davalıya ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait tescilsiz tasanımın koruma kupsamında kalmadığı, haksız rekabet konusunun Mahkeme'nin takdirinde olduğu," belirtilmiştir. Mahkemece heyete haksız rekabet konusunda uzman bilirkişi dahil edilerek rapor aldırıldığı 27/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "davalının davacıya ait tescilsiz tasarımların benzerlerini kullanmasının takdiri mahkemeye ait olmak üzere TTK 55/1-a-4 hükmünün ihlali sayılabileceği, talep edilen tazminatın hesabı için taraf ticari defterlerinin incelenmesi gerekli olup taraf ticari defterleri ibraz edildiğinde mali bilirkişi tarafından inceleme yapılabileceği" belirtilmiştir.Yargıtay 11. HD' nin benzer bir uyuşmazlıkta vermiş olduğu 2021/89 Esas, 2021/3954 Karar sayılı kararında; "tescilsiz tasarımlar yönünden, 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 55/4, 56/4-5, 59/2 ve 69/2 maddelerinde getirilen yeni düzenlemeyle, ilk defa Türkiye’de kamuya sunulmuş olması, mutlak anlamda yeni ve ayırt edici olması koşuluyla, sadece üç yıl için koruma getirilmiştir. Söz konusu şartları taşıyan tescilsiz tasarımlara da tescilli tasarımlar gibi SMK hükümlerine göre koruma sağlanacaktır.Kanun madde gerekçesiyle birlikte yorumlandığında, 6769 sayılı SMK’daki koruma bir yana, tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabilmesi ancak ve ancak, mutlak manada yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunması, onu üreten işletmeyle bütünlük arz ederek aynen bir marka gibi işletmesel kökene işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine ulaşması ve onunla özdeşleşmesi, öte yandan taklidini üretenlerce, işletmesel kökenleri itibariyle tasarıma konu malların işletmesel kökenlerinin karıştırılmasına yol açacak tedbirlerin alınmaması, diğer bir anlatımla hedef tüketici kitlesinin bakış açısına göre, orijinal ve taklit malların aynı veya aralarında idari, ekonomik ya da işletmesel bağ bulunan işletmelerce üretilmiş olabileceği hususunda karıştırılma ihtimaline yol açılması halinde söz konusu olabilecektir. Bunun dışında, orijinal tescilli tasarımlar için bile her beş yılda bir yenilenmek koşuluyla yirmi beş yıllık koruma sağlandığı ve sürenin sonunda tasarım hakkının topluma intikal edeceği kabul edildiği halde, haksız rekabet hükümlerinden ve emeğin korunması ilkesinden hareketle sırf orijinal olmasından dolayı tescilsiz tasarımlara daha fazla hak bahşedildiği de iddia edilemez (Füsun Nomer Ertan, Tasarımların Haksız Rekabet Hükümleri Çerçevesinde Korunması Artık Söz Konusu Değildir, Türkan Rado’ya Armağan, Oniki Levha, İst-2020, s. 313-317). Haksız rekabetin önlenmesindeki amaç, serbest piyasa düzeninde, herkesin dürüstlük kuralları içerisinde hareket etmesini sağlamak suretiyle bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.Dürüst ve bozulmamış rekabetin varlığı, piyasa katılımcılarının (tüketiciler, tacirler, rakipler) yanında, bireysel rekabet düzeninin korunmasını da gerektirir.Tacirlerin korunması ilkesi çerçevesinde koruma unsurlarından biri de emeğin ve yatırımların korunması olmakla birlikte, fikri mülkiyet hakları özelinde, bütün dünyada ve ülkemizde geçerli olan tescile bağlı ve süreyle sınırlı koruma ilkelerinin de göz ardı edilmemesi gerekir.Bu çerçevesinde, haksız rekabet hükümlerine dayanılarak anılan ilkeleri geçersiz kılacak veya zedeleyecek yorumlardan dikkatle kaçınılmalı ve bu noktada haksız rekabet hükümleri dar yorumlanmalı, konuya ilişkin özel hükümlerin ötesinde, mal veya hizmetlerle ilgili olarak tekel yaratılmamalı, ekonominin sağlıklı şeklide işlemesi için serbest rekabet ortamı özenle korunmalıdır. "denilmektedir.Somut olayda toplanan tüm deliller ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; bir tasarım tescilsiz olsa dahi eğer ilk defa Türkiye'de kamuya sunulmuş ise SMK çerçevesinde sınırlı bir şekilde, başka bir deyişle sadece tasarımın kötüniyetli olarak kopyalanmasını önleme hakkını sağladığı, SMK çerçevesindeki 3 yıllık sınırlı koruma sona erdikten sonra da söz konusu tescilsiz tasarımın TTK 54 vd. gereğince haksız rekabet hükümlerine göre korunmasında,Yargıtay kararında da açıklandığı üzere haksız rekabetin dar yorumlanması gerektiği, orijinal tescilli tasarımlar için bile her beş yılda bir yenilenmek koşuluyla yirmi beş yıllık koruma sağlandığı ve sürenin sonunda tasarım hakkının topluma intikal edeceği kabul edildiği halde, haksız rekabet hükümlerinden ve emeğin korunması ilkesinden hareketle sırf orijinal olmasından dolayı tescilsiz tasarımlara daha fazla hak bahşedilesinin mümkün olmadığı, somut uyuşmazlıkta davalının ürününü "..." ismiyle sattığı, davacının markasının ise ... olduğu, davacının tescilsiz ürününün 2011 yılında kamuya sunulmasından itibaren üç yıllık sürenin fazlasıyla geçtiğinin anlaşıldığı, piyasada farklı markalarla satılan kumaş tasarımlarının davacı ürünü ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı ve haksız rekabet koşulları oluşmadığından mahkemece haksız rekabetin reddine karar verilmesi gerekir iken anılan gerekçe ile kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına markaya tecavüz ve haksız rekabet davasının reddine karar verilmesine yönelik görüşüm Heyete sunulur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2-Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 16/02/2022 tarih, 2021/96 E. 2022/11 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-DAVANIN REDDİNE -Davacının tasarım hakkından doğan haklara tecavüzün tespiti ve önlenmesi talebinin ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi talebinin REDDİNE, Maddi tazminat talebinin REDDİNE,4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 31,40 TL'nin mahsubu ile 396,2‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerini üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre Tasarıma Tecavüzün Tespiti ve Önlenmesi İle Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesine yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maddi tazminat yönünden 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı'nın davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 28/11/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/96, K. 2022/11, T. 10.01.2017, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-96-e-2022-11-k-c5da5688738a