Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/614 E. 2023/324 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/614
Karar No
2023/324

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2023/1388 Esas KARAR NO: 2025/582 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/04/2023 NUMARASI: 2021/614 E. - 2023/324 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 29/04/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA: avacı vekili İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu ile müvekkili arasında 18/08/2020 tarihli franchise bayi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davalı borçlu franchise alan olup Zonguldak ili , Merkez İlçesinde "..." ismi ile franchise bayi olarak faaliyet göstereceğini, müvekkilinin davalıya sözleşme kapsamındaki işleri yapabileceği konusunda güvenmişken ve tarafların açık iradeleri ile sözleşme imzalanmışken, davalının Zonguldak ... Noterliğinin 21/08/2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile " ben yaptığım araştırmalarda Zonguldak için bu işin pek karlı ve mümkün olmadığını öğrendim. Ayrıca eşimin bu iş için onay vermemesi ve kredi çekerek bu işi yapmamamı istememesi etkili olmuştur. Aile huzurumun bozulmaması, ailemin dağılmaması ve bu işin Zonguldak için çok riskli olması nedeniyle ben bu sözleşmeden vazgeçiyorum " şeklinde sözleşmeden dönme iradesini ortaya koyduğunu, ihtarnamenin müvekkiline 27/08/2020 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtarnamenin tebliğ tarihine kadar müvekkili ile davalı arasında sözleşmenin normal süreçte devam ettiğini, müvekkilinin sözleşme ifası için gerekli hazırlıkları yaptığını, matbaa ve kullan at siparişlerini verdiğini, imalat ve tedarik için görüşmeler yaptığını, sözlü ön anlaşmalar yaptığını, sözleşme çerçevesinde bayi kurulum çalışmaları başladığı bilgisini sosyal medya hesaplarında paylaştığını, Zonguldak bölgesinden gelen yeni bayi taleplerini davalı ile imzalamış olduğu sözleşmeye güvenerek reddettiğini, sözleşme kapsamında franchise bayi ücretinin 55.000,00 TL + KDV şeklinde kararlaştırıldığını, bu ücretin 35.000,00 TL'sini sözleşme imza tarihini takip eden ilk 2 gün içerisinde ödeyeceğini garanti ettiği için senet yapılmadığını, kalan 20.000,00 TL için senet düzenlendiğini, davanın genel mahkemelerin görevi dahilinde kaldığı için Asliye Hukuk Mahkemesine açıldığını, her ne kadar dava ticari dava değilse de dava dışı ve yargılama yapılmadan çözümlenmesi için arabuluculuk kurumuna başvuru yapıldığını, 04/11/2020 tarihli tutanağın imzalandığını, taraflar arasında anlaşmanın sağlanamadığını, Sözleşmede 20.000,00 USD cezai şart kararlaştırıldığını, müvekkilinin 10.000,00 USD cezai şart talebiyle icra takibinde bulunduğunu, davalı borçlunun takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, açıklanan nedenlerle davalı borçlu şirketin Zonguldak ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız olduğunu, görev itirazlarının bulunduğunu, franchise sözleşmelerinin feshinden kaynaklanan tazminat ve cezai şart gibi genel taleplerle ilgili olan 556 sayılı KHK kapsamında olmayan uyuşmazlıklarda ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin güncel kararlarının da bu yönde olduğunu, dava konusu franchise sözleşmesinin feshinden kaynaklanan cezai şarta ilişkin olduğundan Yargıtay kararları ve yasa gereği görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunu, görevsizlik nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, yetki itirazlarının bulunduğunu, yetkili mahkemenin davanın açıldığı tarihteki davalının yerleşim yeri adresi olan Zonguldak Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, esas yönünden de davanın haklı sebeplere dayanmadığını reddinin gerektiğini, %10 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GÖREVSİZLİK KARARI: İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01/07/2021 tarihli, 2021/4 Esas, 2021/409 Karar sayılı kararı ile görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ve dosya İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş, yargılamaya burada devam edilmiştir. MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/04/2023 tarihli 2021/614E. - 2023/324 K. sayılı kararıyla; "...Yapılan yargılama toplanan deliller alınan bilirkişi raporunda ki doneler ve tüm dosya kapsamına göre; Davacı ile davalı arasında 18/08/2020 tarihli franchising sözleşmesinin davacı tarafından sona erdirilmesi sebebiyle davacının takibe konu yaptığı sözleşmede belirtilen 10.000,00 USD cezai şart alacağını isteyip isteyemeyeceği hususunda toplanmıştır. Taraflar arasında ilişki sözleşmenin imzalanması ile kurulmuştur. Davalının 20/08/2020 tarihli ihtarnamesi ile "Zonguldak'ın bu iş için pek karlı ve mümkün olmadığını öğrendiğini, eşinin bu işe onay vermediğini, kredi çekerek bu işi yapmak istemesinin etkili olduğunu, aile huzurunun bozulmaması ve işin Zonguldak için riskli olması nedeniyle sözleşmeden vazgeçtiğinin" bildirildiği, davalı tarafından dayanılan sebeplerin sözleşmenin kurulmasından önce tespitinin mümkün bulunduğu, bu sebeple sözleşmenin haklı olarak fesih nedeni oluşturmayacağı, davacının dayandığı sözleşmenin 28/2. Maddesinin ek olarak 20.000 USD maddi tazminatın franchise veren'e ödeyeceğinin düzenlendiği, düzenlemenin BK gereğince cezai şart niteliğinde olduğu, davacının cezai şartı isteyebileceği, ancak miktarın franchise alanın mahvına neden olacağından TBK 4. Maddesi uyarınca 2.500,00 USD cezai şarta takdir edilmiştir. Takdiri indirim yapılması sebebiyle davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,2-Davalının Zonguldak ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 2500 USD asıl alacak üzerinden devamına, 3-Fazlaya dair itirazın iptali isteminin reddine, 4-Asıl alacak olan 18.461,25 TL'nin %20'si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, davacının franchise sözleşmesini müvekkilinin incelemesine imkan vermeden, acele şekilde ve baskı altında imzalattığını, kasıtlı olarak cezai şart maddesinin yer aldığı son sayfasını müvekkiline vermediğini, Davacı ile birlikte müvekkilinin işletme için satın almayı planladığı iş yerini görmeye gittiklerini, davacının da bu işyerine onay verdiğini, ancak ertesi gün başka bir dükkanda işin yapılmasının daha iyi olacağını iddia ederek müvekkilinin satın almak için eşi adına kredi başvurusu yaptığı ve eşinin aracını satışa çıkardığı dükkandan vazgeçmesini talep ettiğini, bu dükkanın kirasının çok yüksek olması nedeniyle müvekkili ile davacı arasında bu nedenle sözleşmenin imzalanmasından bir gün sonra anlaşmazlık çıktığını, müvekkilinin eşiyle konuyu paylaşması üzerine eşinin bu sözleşmeye olur vermediğini, aracını satmayacağını ve kredi çekmeyeceğini söylediğini, Müvekkilinin davacı ile görüşerek bu durumu anlattığını, davacının olaya tepki gösterdiğini, polise haber vereceğini söylemesi üzerine müvekkilinden aldığı senedi yırttığını, öğleden sonra tekrar görüşmek üzere ayrıldıklarını, ancak davacının müvekkili ile görüşmeden İstanbul'a döndüğünü, Davalı müvekkilinin sözleşmeden bir gün sonra davacıya bu işten vazgeçtiğini bildirdiğini, davacının ihtarnamenin tebliğ tarihinde bu durumu öğrendiğine dair beyanının gerçek olmadığını, Davacının bölgedeki diğer bayilik tekliflerini reddettiğine dair beyanının gerçek olmadığını, Davacının müvekkiline danışmanlık hizmeti de vermediğini, Sözleşmede müvekkilinin sözleşmeyi bir yıl içinde feshedemeyeceği ve sözleşme şartlarını ihlal ettiği takdirde 20.000,00 USD cezai şart ödeyeceği yazılmışsa da, davacının sözleşmeyi tek taraflı ve tamamen kendisi lehine düzenlediğini, sözleşmenin son sayfasını kendisine vermediğini, Sözleşmenin devam eden pandeminin ne kadar devam edeceğinin bilinmemesi, tüm lokanta ve benzer işyerlerinin kapatılması, bu dönemde işe başlamanın ticari olarak büyük risk taşıması ve bu mücbir sebeplerle feshedildiğini, bu nedenlerle mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Dava kısmen reddedildiği halde müvekkili lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesinin yasal olmadığını belirterek, arz ve izah olunan nedenlerden dolayı usul ve yasaya aykırı olan tek taraflı, davacının beyanları dikkate alınarak verilen karara yasal süresi içinde itiraz ettiklerini, dosyanın talepleri ve gerekse resen nazara alınacak nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Zonguldak ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları üzerinde yapılan incelemesinde; davacının davalı aleyhine 18/08/2020 tarihli franchise bayi sözleşmesinin 28.2 maddesi gereği 10.000,00 USD cezai şart alacağı, 16,73 USD takip takip öncesi faiz olmak üzere toplam 10.016,73 USD alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, itirazın iptali davasının bir yıllık yasal süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan 18/08/2020 tarihli "FRANCHİSE BAYİ SÖZLEŞMESİ" başlıklı sözleşme incelendiğinde; davacı ...'in franchise veren, davalı ...'in franchise alan olarak sözleşmeyi imzaladıkları, sözleşmenin 6.1. maddesinde franchise alanın sözleşmenin ilk bir yılında sözleşmenin feshi talebinde bulunamayacağı, 15. Maddesinde, franchise alanın işletmenin gerektirdiği yatırım gelirleri ve giderlerini kendi bilgi ve tecrübesi ile değerlendirdiği, franchise vereni hiçbir şekilde işletmenin karlılığını garanti etmediğinin belirtildiği, sözleşmenin 28.2. maddesinde franchise alanın sözleşmenin maddelerini ihlal etmesi halinde sözleşmenin tüm maddi alacak ve taahhüt maddelerine ek olarak 20.000,00 USD (Yirmi Bin Amerikan Doları) maddi tazminat tutarını franchise verene ödeyeceğine dair anlaştıkları tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesi'nce alınan 09/02/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "...Uyuşmazlığın İrdelenmesi” başlığı altında (1) sayılı bentte tanıtılan uyuşmazlık konusunun, bağlandığı sorunlara göre “Somut Olay 'Özeli"nin (2) sayılı bentte yapılan incelemesinde açıklanan nedenlerle, taraflar arasında sözleşmenin imzalanmasıyla akdin inikat etmesine, irade fesadı bulunduğuna ilişkin delil ikame edilmemesine, fesih bildirime ve savunmada yer alan gerekçelerin sübjektif vasıfta olmasına göre, akdin haklı olarak fesih nedeni oluşturmayacağı sonucunun nihai takdirinin mahkememize ait olduğu, raporda “Uyuşmazlığın İrdelenmesi” başlığı altında ceza-i şarta yönelik olarak (3/C) sayılı tanıtılan yüksek yargı uygulaması ile aynı sayıda (D) sayılı bentte açıklanan gerekçelerle, Türk Borçlar Kanunu'nun 182/son maddesi gereğince indirim yapılıp yapılmayacağı; yapılacak ise TMK.m.4 hükmüne göre oranının takdirinin münhasıran mahkememizin yargı yetkisi dahilinde olduğu; takipteki birikmiş faiz talep koşulunun gerçekleşmediği; bir alacak karar altına alınması halinde, takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca USD cinsinden 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının yürütülmesini isteyebileceği, işaret edilen hususlar ile davadaki taleplerin hukuki değerlendirmesinin tamamının mahkemeye ait olmak üzere heyet kanaatlerini" bildirmişlerdir. G E R E K Ç E: Dava, franchise sözleşmesinden haksız dönüldüğü iddiasıyla cezai şart alacağı için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosyada mevcut sözleşme ve ihtarname örneği incelendiğinde; sözleşmenin imzalandığı ve feshedildiği tarihler dikkate alındığında ekonomik koşullarda beklenmedik bir değişimden söz edilemeyeceği, basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken davalının başlayacağı ticari faaliyetin risklerini önceden değerlendirmesi gerektiği, bu nedenlerle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğine dair savunmasının ve istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin sözleşmenin franchise alan tarafından bir yıl içinde feshedilemeyeceğine ve sözleşmeye aykırı davranılması halinde cezai şart ödeyeceğine ilişkin maddelerinin davacı lehine düzenlenen maddeler olduğuna dair istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; TBK'nın 26/1 maddesindeki "Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler" hükmü uyarınca, özel hukuk ilişkilerinde taraflar arasında asıl olan, kanunun yasakladığı ve sınırladığı haller dışında tarafların sözleşme ilişkisinin koşullarını serbestçe belirlemeleridir. TBK'nın 27.maddesi uyarınca, ekonomik özgürlüğü ve çalışma haklarını, kanuna, kamu düzenine, kişilik haklarına, ahlak ve adaba aykırı şekilde kısıtlayan veya ifası imkansız edim içeren sözleşmeler "kesin hükümsüzlük" hukuki yaptırımına tabidir. Ancak, öğretide, Kelepçeleme Sözleşmeleri olarak da adlandırılan sözleşme hükmünün geçersiz sayılabilmesi için, söz konusu sözleşme hükmü ile üstlenilen belirli ticari faaliyetleri yapma veya yapmama yükümlülüklerinin içerik, coğrafi alan veya süre itibariyle, ekonomik özgürlüğü veya varlığı aşırı derecede tehlikeye sokacak, bir nevi sözleşmenin diğer tarafına bağımlı kılacak ve izaç edecek nitelikte olması gerekir. Somut olaya bakıldığında; sözleşmenin 6. maddesinde franchise alanın hiçbir koşulda bir yıl içinde sözleşmeyi feshedemeyeceğinin kararlaştırılmasına rağmen, franchise veren için böyle bir sınırlandırma getirilmemesi, ayrıca sözleşmenin 28.1. maddesinde yalnızca franchise alan aleyhine ve çok yüksek bir cezai şart hükmünün mevcut olması nedeniyle franchise verene göre daha zayıf taraf olan franchise alan davalının ekonomik özgürlüğünü aşırı bir şekilde kısıtlayan, davalıyı diğer tarafa bağımlı kılacak ve izaç edecek bir sözleşme olduğu, sözleşmenin bu hükümlerinin TBK’nun 26 ve 27. maddeleri gereğince hükümsüz sayılmaları gerektiği, davacının sözleşmenin bu maddelerine dayanarak davalıdan cezai şart talep edemeyeceği, davalının icra takibine yaptığı itirazın haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenle; davalı vekilinin diğer istinaf talepleri incelenmeksizin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden kazanılmış haklar korunarak hüküm kurulmasına, davanın reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Davalı vekilinin istinaf isteminin esastan KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/04/2023 tarihli 2021/614 E. - 2023/324 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Davanın REDDİNE, 3-İlk derece yargılaması yönünden; -Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harcın, peşin alınan 892,96 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 277,56 TL harcın talebi halinde davacıya İADESİNE, -Davalı taraf yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, -Davalı tarafça yapılan 320,00 TL posta yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, -Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 4-İstinaf yargılaması yönünden; -Davalı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,-İstinaf yargılaması sırasında davalı tarafından yapılan 492,00TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 238,25 TL tebligat ve posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 29/04/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/614, K. 2023/324, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-614-e-2023-324-k-fa0a3b05d48e