Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 2021/55 E. 2024/74 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/55
- Karar No
- 2024/74
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/55
KARAR NO: 2024/74
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/07/2020
ESAS NO: 2018/27
KARAR NO: 2020/287
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/01/2018
KARAR TARİHİ: 17/01/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle;davalı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile aleyhine yürütülen icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine 21/07/2017 tarihinde itiraz ettiğini, 10/04/2016 tarihinde, müvekkili şirket nezdinde ... numaralı poliçe ile sigortalıya dava dışı ... A.Ş 'nin ... Caddesi No: ... Maltepe /İstanbul adresinde muki bulunan dükkanında 05:36-05:45 saat aralığında eşkalleri belirlenemeyen iki hırsızın söz konusu dükkanın E-5'e bakan camını metal bir nesneyle zorlayarak çıkararak içeriye girmeleri sonucu ... Marka 2016 Model motoru dışarıya fiziki kuvvet ile taşındığını ve dava konusu hırsızlık olayının meydana geldiğini, davalı ... Ltd. Şti ile dava dışı sigotalı ... Tic. San. A.Ş arasında Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmenin 2.maddesi uyarınca sözleşme konusu, müvekkili şirket sigortalısının faaliyette bulunduğu mekanlarda sigortalı firma ile davalı firma tarafından birlikte belirlene nöbet noktalarında özel güvenlik hizmetlerinin davalı firmanın sözleşme ve eklerinde kararlaştırılan esaslara uygun olarak görevlendireceği Özel güvenlik görevlisi tarafından kararlaştırılan ücret mukabilinde karşılanmasını kapsadığını, poliçe dahilinde gerçekleşen riziko, davalı tarfından dava dışı sigortalı ile aralarında akdedilmiş Özel güvenlik hizmeti sözlşeesi kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sonucu hırsızlığın önlenememesi sebebiyle gerçekleştiğini, müvekkili şirketin ödediği meblağın rücuen tahsili nedeniyle yasal sürecin başlamasından önce davalı tarafa, ödenen hasar tazminatı için ödeme talebinde bulunulduğunu, ancak davalıdan herhangi bir cevap alınamadığını, bu nedenle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası ile başlatılan takibe davalının yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, öncelikli olarak davalı yana ait bulunan Sayan Mahkemece tesipt edilecek davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malların 3.kişilere devrinin önlenmesi amacıyla kaydına ihtiyati tedbir konulmasını, davalı borçlunu işbu haksız ve kötüniyetli itirazı nedeni ile % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hukuka ve kanunlara aykırı, haksız davayı kabul etmediklerini, davanın reddinin gerektiğini, şöyle ki; her ne kadar sözleşmede 6 güvenlik görevlisi ile güvenliğin sağlanacağından bahsedilmiş ise de; bu 6 kişi 3 vardiya toplamı olduğunu, her vardiyada, ön ve arka tarafta yer alan ve sözleşmede nöbet noktası diye tabir edilen mobalarda görev yapan vardiya başına iki güvenlik görevlisi ile sağlanmaya çalışıldığını, ön ve arka tarafta yer alan mobalarda nöbet tutan güvenlik görevlilerinin devriye görevi olmadığını, hırsızlık olayı ise mobaların görüş mesafesi dışında yer alan, davacının sigortalısının gözetimi altındaki kameraların izleme ve kontrolü altında olan binanın yan camının kaldırılması suretiyle meydana geldiğini, kameralırın demetimi ve kontrolü müvekkiline ait olmadığını, güvenlik amaçlı bu kameralar, davacının sigortalısının demetimi ve kontrolü altında olduğunu, bu sebeplerle mobaların görüş mesafesinin uzağında olan ve sigortalının kendi kontrolündeki kameraların denetimindeki alandan, yan camın çıkarılması suretiyle meydana gelen hırsızlık olayında müvekkiline atfedilecek bir kusur olmadığını, müvekkilinin her olayı engellenmesi mümkün olmadığını, müvekkilinin güvenliğin sağlanması hususunda sözleşme ile yükümlendiği sorumlulukları yerine getirmiş olmakla birlikte güvenliğin sağlanması işi yalnız başına müvekkiline ait olmadığını, hırsızlık olayı davacının sigortalısının sorumluluğu altındaki kamera takip sisteminin doğru ve eksiksiz biçimde yapılmamış olması ile alarm sisteminin çalışmaması olması sebebiyle meydana geldiğini, bu nedenle asıl sorumlu olanının davacının sigortalısı olduğunu, bu nedenle davanın reddini, davacının % 20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''10/04/2016 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde ödenen tazminatın rücusundan kaynaklı itirazın iptali davası olduğu, Buna göre, davacı ile dava dışı ... Şirketi arasında 07/04/2016 tarihli ... poliçe nolu ... Paket Sigorta poliçesi tanzim edildiği, poliçeye konu işyerine ilişkin ayrıca dava dışı şirketle davalı arasında 25/12/2013 tarihinde bir yıl süreli Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi yapıldığı, sözleşme konusu işyerinden 09/04/2016 tarihinde dış vitrin camının yerinden çıkartılması neticesi motorsikletin çalındığı, buna ilişkin soruşturmanın sürdüğü ve halen motorsikletin ele geçmediğinin C.Savcılığınca bildirildiği, davacı tarafından poliçe kapsamında dava dışı işyeri firmasına 09/06/2016 tarihinde 38.613,13 TL ödeme yapıldığı ve sigortalının haklarına halef olmakla davalıya rücu ettiği, bu amaçla İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında icra takibinde bulunduğu, davalının davayı kabul etmediği, borcada itiraz etmekle takibin durduğu, davacının olayda davalının kusuru olduğundan bahisle itirazın iptalini istediği, alınan kök bilirkişi ve ek bilirkişi raporlarıyla, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre hırsızlık olayının olduğu bölgede bulunan güvenlik kamerasının çalışır vaziyette olduğu, 200 metre mesafede güvenlik noktası olduğu, kamera görüntüsünün güvenlik noktasındaki monitörden izlenebilir olduğu, ancak olayın gerçekleşme süresi olan yaklaşık 10 dakika boyunca davalı şirket güvenlik elamanlarınca durumun fark edilmediği, bu haliyle sözlemesel edimini yerine getirmediği, bina içine izinsiz girişleri önleme yükümlülüğü kapsamında görevini yerine getirmediği, olaydaki kusurunun % 100 olduğunun anlaşıldığı görülmekle davanın kabulüne, ancak itirazın kötüniyetli olarak yapıldığı anlaşılamadığından icra inkar tazminatının reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarına ek olarak ''Ayrıca, yan camların güvenliğini sağlamak için sigortalı tarafından yine kendi gözetim, bakım ve kontrolünde olan alarm sistemi de mevcut iken hırsızlık olayının olduğu anda bu sistem devre dışı kalmış ve çalışmamıştır. davacının sigortalısı, hırsızlık riskini düşük görmüş kasıtlı olarak çalınan motorsikletin olduğu kısma alarm sistemi kurmamıştır.Bu halde müvekkilime % 100 kusurlu kabul edilmesi adalet duygusunu da zedelenmektedir. müvekkilim ön ve arka taraftaki iki nöbet noktasındaki (biri kot farkı sebebiyle olay mahallinden daha alt seviyededir, yani görüş mesafesi kısıtlıdır) 2 adet güvenlik görevlisi ile kamuya açık, etrafı çitle ve/veya duvarla örtülü olmayan alanda ve sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmiş olup, bu hususlar dikkate alınmamıştır.Kaldı ki hırsızlar bina ertafı kamuya açık olduğu için dışarıdan binanın camını çıkarmıştır.Hırsızlık kısa sürede gerçekleştirilmiş olup, binanın bahçesinin etrafı çitle ya da bahçe duvarı ile örtülü değildir.Tüm bu hususlar bilirkişi raporunda tartışılmamıştır rapor ikna edici değildir.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava; dava dışı sigortalı ... A.Ş' ye ait showroomdan bir adet motorsikletin çalınması nedeniyle, gerekli güvenlik önlemlerini almadığından davalının sorumlu olduğu iddiasıyla, sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalıdan TTK'nın 1472.maddesi uyarınca rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyasında; davacı tarafından 38.613,13 TL asıl alacak ve 3.798,90 TL işlemiş faiz toplamı 42.412,03 TL üzerinden başlatılan icra takibine ilişkin ödeme emrinin tebliği üzerine, davalı tarafça takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi sonucu eldeki davanın İİK'nın 67. maddesi uyarınca yasal süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir. Dava konusu hırsızlık olayı 10/04/2016 tarihinde meydana gelmiş ve davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 09/06/2016 tarihinde toplam 38.613,13TL ödeme yapılmıştır.Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Poliçe; davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı arasında 07/04/2016-2017 dönemlerini kapsar şekilde ... nolu Asu paket sigorta poliçe düzenlendiği ve iş bu poliçe ile ... Mah. ... Caddesi, No:... Maltepe/İstanbul riziko adresinde bulunan showroomun sigortalandığı ve ek teminatlar kısmında 0 kilometre araç hırsızlık teminatının 2.200.000,00 TL olduğu anlaşılmaktadır.Sözleşme; dava dışı sigortalı ile davalı arasında düzenlenen koruma ve güvenlik hizmeti sözleşmesinin ilgili maddeleri; ''Madde 3; Tarafların Yükümlülükleri; 3.1 Firma müşterinin 5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine dair Yasa gereğince almış olduğu faaliyet iznine dayanarak, müşterinin faaliyet gösterdiği sözleşmeye konu adresinde bulunan sitesinde (Mekan) gerekli teçhizatla donatılmış beş (5) güvenlik elemanı ite, haftanın yedi (7) günü hafta sonu, tatil dini ve resmi bayram tatilleri dahil olmak üzere 24 saat esasına göre güvenlik hizmetini sağlamak amacı ile ekte kararlaştırılan ücret karşılığında çalıştırmayı kabul ve taahhült etmiş sayılır 3.8 Firma haftanın (7) günü ekte belirtilen sayıda özel güvenlik görevlisi ile hizmet verecektir. Gerekli görüldüğünde müşteri özel güvenlik görevlisi ve nokta sayısında firmanın onayı ile değişiklik yapabilecektir. Talep olması halinde bu talep nöbet noktalarının belirtildiği ek'in taraflar arasında yazılı olarak tadil edildiği tarihten itibaren maksimum (7) gün içerisinde yerine getirecektir. 3.10 paragrafında; Firma taraflarca mutabık kalınan ve ekte belirtilen sayıda özel güvenlik görevlisi ile hizmet verecektir. Ancak yıllık izin, rapor, meslek eğitimi vb. nedenlerle mevcut personel sayısında azalma olduğu taktirde, firma personel eksiğini, ya mevcut personele fazla mesai yaptırmak yada eksik personel yerine yenisini yerleştirmek suretiyle tamamlayacaktır.EK-1 ...güvenlik görevlilerinin yapması gereken devamlı görevler; Ziyaretçi kontrolü ve kayıtlarının alınması, Personel giriş çıkışlarının kontrolü, Detektör ve telsiz kullanımı, Şüpheli paket tespiti, Günlük devriyelerin tamamlanması, Araç giriş çıkış kontrolü, Yangın söndürme ekipmanlarının kullanılması, Bölgelerin sürekli kontrolü ve aksaklıkların tespiti ve raporlanması, Fabrika çevresinde dolaşan şüpheli kişileri veya araçları tespit etmek ve raporlamak ilk amire bilgi vermek'' Maltepe İlçe Emniyet Müdürlüğünün düzenlediği olay yeri inceleme raporu; işyerinin özel güvenlik görevlilerinin, güvenlik kamera sisteminin ve alarm sisteminin olduğu, işyerinin büyük panel camlarla kaplı dış yüzeyinin cadde ve E-5 karayolu tarafına bakan cephesinde büyük panel camın zorlanmış, dış camı sol alt köşeden çatlayıp zarar görmüş, camın takılı olduğu mandalların kırılmış parçalarının yerde olduğu, zorlanıp sökülen bu camın yakınında dışarıda yerde ..demir aletin olduğu, sökülen panel cam önünde boşluk olduğu görüldü'' şeklindedir.Ekspertiz raporu; ''sigortalı işyerinin E-5 karayoluna bakan showroom camının hırsızlar tarafından alüminyum çerçevelerinin metal bir cisimle kanırtılarak yerinden çıkarılmış olduğu, kamera ve alarm sisteminin kurulu olduğu, ancak motorsikletin çalındığı showroomda alarm sensörünün bulunmadığı, Sigortalı iş yerinin güvenlik kameraları, alarm cihazı ve 2 ayrı yere (sigortalı firma ön giriş kapı bölümü ile arka cephesi) konulan güvenlik noktası ile korunduğu görülmüştür. Sigortalı firma için “Koruma ve Güvenlik Planı” hazırlanmış olduğu ancak planın firmanın tehdit ve riskleri ile fiziki yapısı ile uyumlu olmadığı, hırsızlık olayının olduğu bölgede 12 no.lu sabit güvenlik kamerasının olduğu ve bu kameranın olay anında çalışır vaziyette olduğu, hırsızlarca kameralara bir müdahalenin olmadığı, olay yerine yaklaşık 200m uzaklıkta güvenlik noktası olduğu ve bu nokta içerisinde kameraların ve 12 no.lu kamera görüntüsünün monitör üzerinden izlenebilir olduğu görülmüştür, hırsızların olay yerine gelmeleri ile olay yerinden ayrılmaları 9 dk 22 sn, camı sökmeleri 4 dk 25 sn. Hırsızlık olayının önlenememesi sebebiyle güvenlik firması ağır kusurlu, motorsikletin fatura bedeli 38.613,13TL, bu bedelde mutabakat sağlandı'' şeklindedir.Dava dışı sigortalı şirket yetkilisinin hasar dosyasındaki 26.05.2016 tarihli yazıda; plazada bulunan sıfır motosiklet araç anahtarlarının şirketin kasasında kilitli olarak tutulduğunu, motosiklet çalınma olayının olduğu yerde bulunan hareket sensörlerinin bu bölüme hasar gerçekleştikten sonra takıldığını, plaza içerisinde birçok yerde hareket algılayıcı sensör ve alarm sistemi mevcut olmasına rağmen hasarın gerçekleştiği bölümün kaşalı camlarla ç.evrili olduğundan dolayı hırsız girme riskinin çok düşük olması sebebiyle daha önce konmadığını belirtmiştir.Tanık beyanları Davalı tanığı ... ifadesinde; " Ben davalı şirkette 2013'den 2017 yılı 7. aya kadar güvenlik görevlisi olarak çalıştım. Davalı konu hırsızlık olayını hatırlıyorum. Biz Maltepe bulunan ... Şirketinin güvenliğine bakıyorduk. Bina 5 katlı 1500 metre karelik alan üzerinde kuruludur. İki tane güvenlik kulübesi vardır. Kulübenin bir tanesi alanın bir köşesinde diğeri de onun arka tarafındaki köşe kısmında bulunur. Hırsızlık olayı pazar sabahı saat 07:00 sıralarında oldu ben nöbetçiydim ve arka taraftaki kulübedeydim. Hırsız binanın ön tarafındaki camından girmiş benim nöbet tuttuğum alanı görmüyor hırsızın girdiğini ve çıktığını görmedim saat 07:05 sıralarında arkadaş telefon etti bende acil yanına gittim. Oda hırsızın girip çıktığını görmemiş, alarm varmış yeni alarm takılınca hırsızın girdiği kısımdaki noktayı alarmın yenilenmesi sırasında iptal olmuş, bir tane motorsiklet çalındı, 50-60 bin TL değerinde, çıkarken ve girerken görmedim. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... ifadesinde; "Ben yaklaşık olarak 11-12 yıldır ... Güvenlik şirketinde çalışıyorum. Şuanda da bölge müdürü olarak görev yapıyorum. Dava dışı ... şirketinin nokta güvenlik hizmetini sağlamaktayım. Hırsızlık olayının olduğu yer ... ... marka araçlarını satıp servisini sunduğu bir showromdur, Showrum plaza tamamen ... şirketine hizmet vermektedir, Plazanın dış güvenliğini sağlamaktayız, 2 tane güvenlik noktası vardır, bir tanesi ön tarafta, bir tanesi de arka taraftadır, Güvenlik görevlileri benim bünyemdeki personeldir, Güvenlik görevlileri bizim talimatımız doğrultusunda saat başı devriye atmaktadırlar, devriye de bulundukları noktadan binayı yarım tur olacak şekilde dolanmaktadırlar, ön taraftaki güvenlik yerine geldikten 5 dakika sonra bir motorla 2 kişi binanın yan tarafından geliyor ve güvenliklerin göremeyecekleri noktadaki kasnatarak açıyorlar, birisi içeriye giriyor, diğeri de dışarıd kalıyor, içeri giren motoru alıp dışarı çıkarıyor, ve beraber ayrılıyorlar, ben bunu kamera kayıtlarından izledim, bulundukları yerden güvenlik görevlilerinin hırsızların girdiği noktayı görmeleri mümkün değildir, hırsızlık olayının olduğu ... 'e hırsızlık olayından önce kameraların yetersiz olduğu ve risk noktalarının olduğu yerler tutanakla bildirilmiştir, ayrıca kendi personelimizin kusur ve ihmalinden dolayı bir hırsızlık olayı olduğu vakit bunu karşılamak için her bir personel için ayrı ayrı mali sorumluluk sigortası yapıyoruz, davaya konu hırsızlık olayında ne çalıştığım şirketin ne de güvenlik görevlilerinin herhangi bir kusur ve ihmali söz konusu değildir, çünkü biz bir personelle içerdeki tüm malzemelerin güvenliliğini sağlayamayız, şayet personelin birkusuru ya da ihmali varsa personeller için mali sorumluluk sigortası yaptırdığımızdan dolayı mali sorumluluk sigortasını yapan Ankaradaki ... sigortası sorumludur, bilgim ve görgüm bundan ibarettir dedi . Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: herhangi bir hırsızlık olayı oldğunda güvenlik görevlileri önce ilgili emniyet birimini ararlar, ondan sonra da bilgilendirme amacı ile beni ararlar, davaya konu olayda da hırsızlık olayı sabah saat 05:00 sularında olmuş, beni de sabah saat 06:00 civarında aradılar. Benden önce polisi aramışlardı, hırıslık olayını fark ettiklerinde hemen polisi aradıklarını bildirdiler. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ... ifadesinde;"Ben hırsızlık olayının olduğu tarihte davalı ... şirketinde güvenlik elemanı olarak görev yapıyordum. Hırsızlık olayının olduğu gün davacı sigortalı şirketin sigortalısı olan ... şirketinde ben ve arkadaşım .... güvenlik görevlisi olarak nöbet tutuyorduk, binanın çevresinde iki tane nöbet noktası vardır. Bir tanesi binanın arka kısmında, arka kısımdaki nöbet alanı binanın ön tarafını görmüyor, diğer nöbet alanı da binanın ön kısmındadır ancak nöbet alanı ön tarafta çukurluk bir alandadır. Bu nöbet noktasında binanın önünü görmüyor. Çünkü nöbet noktası çukurun içindedir. Sadece kulübeden çıkıp devriye attığımızda etrafı kontrol edebiliyoruz. Hırsızlık olayının olduğu gün ben ön taraftaki nöbet noktasında nöbet tutuyordum. Hırsızlık olayı sabah saat 5-6 sıralarında olmuştur. Ancak tam saatini hatırlamıyorum. Hava hafif kararlıktı, her iki nöbetçi de kendi nöbet noktasından çıkıp arkadaki nöbet noktasına kadar yarım daire devriye atmaktadır ve saat başı bu şekilde devriye atıyoruz. Hırsızlık olayı binanın ön kısmının alarmla korunan ana girişinde olmuştur. Hırsızlar binanın ön tarafındaki camdan girmişler. O gün alarmlar tadilatta idi, Alarmlar çalışmıyordu. Hırsızlık olayının olduğu gün güvenlik kulübesindeki kamere çalışmıyordu. Kamera sadece ön taraftaki kulübede vardır. Arka tarafta yoktur. Ben saat 6 veya 7 de devriyeye çıktığımda hırsızlık olayını farkettim camı sökmüşlerdi. Dışarı koymuşlardı. İçeri girdiğimizde bir tane motorun alındığını farkettim, ben hırsızların binaya girerken ve motoru alıp çıkarken görmedim. Hırsızlık olayını farkına vardıktan hemen sonra polisi aradım, diğer nöbetçi arkadaşa bilgi verdim ve çalıştığım güvenlik müdürünü aradım ona bilgi verdim dedi. Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu : ben davalı şirketin sadece güvenlik elamanı olarak çalıyorum. Nöbet tuttuğumuz kulübelerin bulunduğu yeri biz ayarlamıyoruz. O kulübeleri de oraya biz koymadık. Bununla ilgili tasarruf hakkımız yoktur. Nerde nöbet tutun derlerse orda tutuyoruz. Kulübenin konumu ile ilgili ben herhangi bir itiraz ve beyanımı çalıştığım şirkete bildirmedim. Zaten kulübenin olduğu yeri biliyorlar. şeklinde beyanda bulunmuştur. İTÜ Trafik Kürsüsünde görevli Makine Mühendisi Prof. ..., sigortacı ..., olay yeri inceleme uzmanı Polis Memuru ... ' tarafından düzenlenen bilirkişi heyeti raporunda özetle; Hırsızlık olayında faillerin işyeri içerisine girdikleri vitrin camı tarafımıza gösterildi. İşyeri girişine monte edilmiş faillerin giriş yerini gösterecek şekilde konumlandırılmış ... Güvenlik kamerasının olduğu, işyeri girişinin kuzeybatısında plaza altında otopark alanına giriş başlangıcında, dosyada mobo olarak belirtilen güvenlik görevlisi bekleme kulübesinin olduğu, kulübenin giriş kapısının hırsızlık olayının gerçekleştiği vitrin camının olduğu yöne baktığı, fakat kulübe içerisinden bakıldığında kulübenin bulunduğu yer ile yerinden çıkarılan vitrin camının olduğu alan arasında kot farkı olması ve kulübenin güney yönüne doğru kısmen içerde bulunmasından dolayı, sökülen vitrin camının hemen ön kısmının gözükmediği, kulübenin girişine göre karşısında sağında ve solunda etrafın görülmesi için pencereler olduğu görüldü. İşyeri içerisi gezildi. İşyeri içerisinin araç ve aksesuarları sergileme alanı olduğu, işyeri tavanında monteli belirli aralıklarla sıralı sensörlerin olduğu görüldü. Görüntülerde şüpheli şahısların saat 05:31:26 da güvenlik kulübesi yanındaki İstanbul Caddesinden gelerek işyeri ön kısmı yanyol Çam Sokağa doğru çıkarak kamera görüş açısına girdikleri, kamera görüş açısından çıktıktan sonra geri dönerek motosikletle olay yerinde keşif yaptıkları, motosikletin farları açık konumda işyeri önü kaldırıma gelip ayrıldıkları, tekrar gelerek el ile vitrin camını kontrol edip ayrıldıkları, daha sonra tekrar gelerek işyeri vitrin camını etriye benzeri el aleti ile yerinden çıkardıktan sonra şahıslardan birinin işyeri içerisine girdiği, içeriden motosikleti beden kuvveti ile çıkardığı, motosikleti direksiyonundan tutarak yoldan aşağı doğru sürükledikten sonra üzerine atlayarak uzaklaştığı, diğer şahsın da işyeri vitrin camı önüne kaldırıma bıraktığı motosiklete binerek farlarını yaktıktan sonra saat 05:45.50 de uzaklaşarak güvenlik kulübesinin (mobo) bulunduğu alandan geçerek kamera görüş açısından çıktığı görüldü izlendi. Dava konusu uyuşmazlığa konu davacı şirkete sigortalı taşınmazda meydana gelen hırsızlık olayının dosyada mevcut belgeler içeriği itibariyle bina dışında ikamet eden dava dışı şahıslar tarafından bina içine izinsiz girilmek suretiyle binanın bahçesinden davacı şirkete sigortalı binanın giriş katında bulunan taşınmazının vitrin camına ulaşılarak vitrin camı kırılmak suretiyle gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Hırsızlık olayının gerçekleşme şekli dikkate alındığında, davalı şirketin güvenlik hizmetine ilişkin bina içine izinsiz girişleri önleme yükümlülüğü kapsamında görevini yerine getirmemesi nedeniyle hırsızlık eyleminin gerçekleştiği ve davalının bu kapsamda sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Dava konusu hırsızlık olayında davalı şirketin % 100 (Yüzdeyüz) oranında tamamen kusurlu olduğu, Davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği maddi zararının, dosyada bulunan ekspertiz raporunda belirtilen ve heyetimizce de kadri marufunda bulunan ....İcra Müd. ... Esas sayılı dosyasında davalıdan alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaatte bulunmuşlardır. Değerlendirme;Dosyada yer alan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; hırsızlık olayının meydana geldiği 10/04/2016 tarihinde davacı ile dava dışı sigortalı arasında düzenlenen poliçenin yürürlükte olduğu, davalının sözleşmeye dayalı olarak işverene ait showroomun korunması yönünde gerekli özeni göstermediği, kamera görüntülerine yansıyan hırsızlık olayının engellenememesinde kusurlu olduğu, alanının gözetim ve korunmasını üstlendiği ancak gözetim gereği alanın risk teşkil eden yönlerini tespit ederek işverene bildirerek gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamadığı, yapılan sözleşmedeki görevi ile ilgili olarak personelinin kusuruyla dava dışı işverenin malının çalınmasına sebebiyet verdiğinin ve kusurlu olduğunun bilirkişi heyet raporu ile tespit edildiği, davacı ile dava dışı sigortalı arasında düzenlenen poliçede hırsızlıktan kaynaklanan zararın teminat kapsamına alındığı mahkemece davanın kabulüne karar verildiği nazara alındığında, mahkemece verilen kararın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmaktadır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, hükme esas alınan ve denetime elverişli bilirkişi raporuna, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan 148,60 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 724,29 TL'nin mahsubu ile bakiye 296,69 TL'nin istemi halinde davalı tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/01/2024