Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/5334 E. 2023/1568 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/5334
- Karar No
- 2023/1568
- Karar Tarihi
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : .... KARAR NO : .... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : .... (.......) ÜYE : .... (.......) ÜYE : .... (.......) KATİP : .... (.......) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/05/2024 NUMARASI : ....... Esas - ....... Karar DAVACI - KARŞI DAVALI : ....... VEKİLLERİ : Av. .... Av. .... & Av..... İSTİNAF EDEN DAVALI - KARŞI DAVACI : ....... VEKİLLERİ : Av....Av. .... DAVA : İtirazın İptali İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 25/02/2025 YAZIM TARİHİ : 28/02/2025 Davacı - karşı davalı tarafından davalı - karış davacı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 22/05/2024 tarihinde tesis edilen davanın davanın kabulüne, karşı davanın usulden reddine ilişkin karara karşı davalı - karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin gıda ve içecek sanayisinde kullanılan makine, cihaz ve tesislerin alım satımı, ithal ve dağıtımı işi ile iştigal ettiğini, müvekkili tarafından davalıya muhtelif sanayi makineleri ve yedek parça satışı yapıldığını, bu satışlarla ilgili olarak müvekkilinin davalıdan cari hesap bakiyesi olarak 42.055,00 EURO tutarında alacağının bulunduğunu, müvekkili şirketin, alacağının ödenmesi için davalıya bildirimlerde bulunmuş ise de bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine alacağın tahsili için davalı aleyhine Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ....... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine dava değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP VE KARŞI DAVA: Davalı vekili karşı dava ve cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2014 yılında davacı-karşı davalı ....... Türkiye aracılığıyla bir paketleme makinesi aldığını, bu makinenin yedi yıl boyunca teslim edilmediğini, bu nedenle taraflar arasındaki güven ilişkisinin sarsıldığını, bundan sonra davacı-karşı davalının yükümlülüklerini yerine getirmemeye başladığını, makineler için ömür boyu ücretsiz servis hizmeti vermesi gerekmesine karşın artık servis ücreti istemeye başladığını, davacı-karşı davalı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ....... Esas sayılı dosyası ile içinde gizli ayıplı olarak satılan karşı davaya konu makinenin de olduğu makinelerin ödenmeyen borcu iddiasıyla icra takibi başlatıldığını, makinedeki gizli ayıpların davacı-karşı davalıya bildirildiğini, başlangıçta teknik servis gelmesine rağmen sorunun çözüme kavuşturulamadığını ve makinenin çalıştırılamadığını, bu nedenle satılan malı geri vermeye hazır olduklarını bildirerek sözleşmeden döndüklerini ve ödedikleri bedelin taraflarına iadesini bildiren ihtarat yapıldığını, ancak davacı-karşı davalının ihtarlara herhangi bir olumlu ya da olumsuz cevap vermediğini, müvekkili şirketin davacı-karşı davalı tarafa borcu bulunmadığını, aksine gizli ayıplı satılan malın bedelinin iade edilmemesinden dolayı alacağının mevcut olduğunu, icra takibine haklı nedenle itiraz edildiğini, müvekkili şirketin davacı-karşı davalı şirketten 02/07/2020 tarihinde ....... MODEL:2020 marka model metal dedektörü 44.000,00 Euro bedelle davacıdan satın aldığını, makinenin faturasının Alman şirket ....... tarafından kesildiğini, ancak satın alınan ....... MODEL:2020 marka model metal dedektörün metal ayrıştırma gereklerini yerine getirmediğini, et içerisindeki metali ayrıştıramadığını, 31 Mayıs 2022 tarihinde müvekkil şirket yetkilileri tarafından üretimlerin artması ile metal dedektörün verimli çalışmaması sebebiyle satıcı davacı-karşı davalı yan şirkete ve teknik servisine mail yoluyla iletişime geçildiğini, bu eksikliklerin, ayıpların bildirildiğini, fakat karşılığında herhangi bir geri dönüş alınmadığını, satın alınan ürünlerdeki ayıp tamamen kullanım sonucu ve sonradan ortaya çıkabilen gizli ayıp niteliğinde olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacı-karşı davalı şirkete 14 Haziran 2022 tarihinde Konya.... Noterliği aracılığıyla çekilen ....... yevmiye numaralı ihtarname ile kendisinden beklenen işlevi yerine getirmeyen ....... dedektöründeki ayıba ilişkin bildirimde bulunulduğunu, aynı zamanda müvekkil şirket tarafından çekilen ihtarnamede gizli ayıplı ürünün ücretsiz devreye alınmasını mümkün değilse benzeri ile değiştirilmesini davacı-karşı davalı şirketten talep edildiğini, ancak ihtarnameye rağmen karşı taraftan müvekkil şirkete gerek yazılı gerekse sözlü herhangi bir dönüş sağlanmadığını, taleplerin yerine getirilmediğini ve herhangi bir çözüm yoluna gidilmediğini, müvekkili şirketin satın almış olduğu makinenin gizli ayıplı olması nedeniyle makineyi geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkını kullanmak istediğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise satış bedelinden indirim veya makinenin ayıpsız olan benzeri ile değiştirilmesinin talep edildiğini beyan ederek asıl davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, karşı dava yönünden fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, ....... MODEL:2020 marka model metal dedektörün satış bedeli olan 44.000,00 Euro'nun iadesine, bunun mümkün olmaması halinde ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesi veya satış bedelinden indirim yapılmasına, bedel iadesinde veya satış bedelinden indirim halinde temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davacı - karşı davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; karşı davanın esas davayla birleştirilmesinin söz konusu olamayacağını, ayrıca davalı - karşı davacının dilekçe ekinde çok sayıda yabancı lisanda belge sunulduğunu, ancak bu belgelerin Türkçe tercümelerinin sunulmadığını, bu eksiklerin savunma haklarını kısıtladığını, müvekkilinin yabancı uyruklu makine imalatçısı çeşitli firmaların mamul makinelerinin satışında ve/veya makineye ihtiyacı olan yerli firmaların bu yabancı menşeili makineleri satın almalarına aracılık (simsarlık) yaptığı gibi bazı ahvalde bizzat kendisi satıcı sıfatıyla yurtdışından temin ettiği makinelerin de yurtiçinde satımını yaptığını ve gerek satışına aracılık ettiğini, gerekse bizzat sattığı makinelerin montajını yapıp aynı zamanda servis hizmeti de veren bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin yabancı uyruklu ....... ve ....... ile şube ilişkisinin bulunmadığını, bu şirketlerin birbirlerinden bağımsız olduğunu, davalı - karşı davacının dilekçesinde 2014 yılında aldığını bahsettiği paketleme makinesinin de müvekkili tarafından satılmadığını, müvekkilinin simsar olarak hareket ettiğini ve ....... şirketinin eski ortaklarının, geçilen müteaddit ihbarlara rağmen makineleri teslim almadığını, daha sonra .......'in yeni ortaklarının bu makineleri talep ettiklerini ve müvekkillerinin satıcı .......'la temasa geçip, depolama maliyetlerinde indirim yaptırıp makinelerin teslimini sağladığını, bu hususların esas ve karşı dava ile ilgisinin bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin ücretsiz servis hizmeti vereceğine dair hiçbir taahhüdünün bulunmadığını, ....... firması servis ücreti vermemek için müvekkilinden hizmet almadığını, servis hizmetlerinin de esas ve karşı davalarla ilgisinin bulunmadığını, davalı - karşı davacının müvekkilinin esas dava alacakları yönünden, usulü işlem gereği fatura düzenlediğini iddia etmişse de, müvekkilinin, usuli işlem gereğince fatura kesmediğini, davalı - karşı davacı ile müvekkili arasında başkaca makinelerin alım/satım, servis hizmeti, yedek parça satışı gibi önceki dönemlere ait ticari ilişki bulunduğunu, faturaların bu nedenle düzenlendiğini, davalı - karşı davacının müvekkilinin alacaklarını uzun süre ödememesi üzerine 30.7.2020 tarihinde mutabakat imzalandığını ve ....... firmasının mutabakata varılan borçlarını da ödememesi nedeniyle esas dava konusu cari hesap alacağının oluştuğunu beyan ederek asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "..İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "İtirazın İptali", karşı dava ise "Alacak veya Ayıpsız Misliyle Değişim" davasıdır. Somut olayda ; davanın açılmasından sonra davalı tarafından da karşı dava açılmıştır. Karşı davanın değerlendirilmesinde ; davalı-karşı davacı ....... A.Ş. tarafından, 02/03/2023 tarihli cevap ve karşı dava dilekçesiyle, davacı-karşı davalı ....... Ltd. Şti'nin hukuki ve fiili irtibat içerisinde bulunduğu iddia edilen dava dışı Alman şirketinden satın alınan metal dedektör makinesinin ayıplı olması nedeniyle, öncelikle 44.000 Euro'luk satış bedelinin iadesinin, terditli olarak da bu makinenin ayıpsız misli ile değişiminin istenildiği, ikinci bir terdit olarak da satış bedelinden ayıp nedeniyle 40.000 Euro'luk indirim talep edildiği ancak bu terditli son talepten 22/05/2023 tarihinde feragat edildiği belirlenmiştir. Yargıtay 11. HD’nin 15.03.2023 gün ve 2021/5334 E. 2023/1568 K. sayılı emsal içtihadına göre, "davacının ayıp hukuki nedenine dayalı olarak misli ile değişim, kabul edilmediği taktirde bedel iadesi istemli terditli dava açtığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Kanun'un 111 inci maddesinin ikinci fıkrasında Mahkemenin, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebini inceleyemeyeceği belirtilerek asli talebe öncelik verildiği, yani davanın asli talebe göre niteleneceği açıktır. Bu durumda Mahkemece davacının asli talebinin para alacağı olmadığı, bu talebin de arabuluculuk dava şartı olmadan incelenebileceği gözetilmeksizin davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır." Davalı-karşı davacının terditli ilk talebi bedel iadesi (alacak) talebi olup, terditli 2. talebi misli ile değişim talebidir. Yukarıda yazılı Yargıtay emsal içtihadından da anlaşılacağı üzere, terditli davaların zorunlu arabuluculuğa tabi olup olmayacağı terditli ilk (asıl) talebin esas alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Terditli ilk (asıl) talep alacak talebi olduğundan karşı davanın zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, 02/02/2023 tarihinde karşı dava açılırken zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden karşı davanın açıldığı, sonradan yargılama içerisinde 30/05/2023 tarihli arabuluculuk son oturum tutanağının düzenlenmiş olmasının arabuluculuk dava şartı eksikliğini gidermeyeceği, aksi halin kabulünün arabuluculuğa ilişkin yasal düzenlemeleri tamamen işlevsiz hale getireceği anlaşıldığından, karşı davanın zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl (itirazın iptali) davasının değerlendirilmesinde ise ; davacı ....... Ltd. Şti. tarafından, davalı ....... A.Ş. aleyhine, 20/10/2022 tarihinde Konya.... İcra Müdürlüğünün ....... E. sayılı takip dosyası üzerinden, 42.055,67 Euro'luk asıl alacağa istinaden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının takibe yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu ve mevcut itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan ve gerekçeleri, takip tarihi itibariyle alacağın belirlenmesi ve döviz cinsinden değerlendirme yapılması gibi nedenlerle diğer raporlara karşı üstünlük tanınan 14/01/2024 tarihli mali müşavir bilirkişi raporuna göre, her iki tarafın ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, taraflar arasındaki 30/07/2021 tarihli mutabakat tutanağına göre davacı ....... Ltd. Şti.'nin davalı ....... A.Ş.'den 212.120,88 Euro alacağının bulunduğu, bu tarihten sonra tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini teyit ettiği, davacının icra takip tarihi olan 20/10/2022 tarihi itibariyle davalıdan 42.055,67 Euro alacağının bulunduğu, dava tarihine kadar da herhangi bir ödemenin bulunmadığı belirlenmiş, davacının icra takibine konu alacağı bilirkişi raporu ile teyit edilmiş olduğundan davacının itirazın iptali davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. İcra takibinin döviz cinsinden yapılması karşısında, dava değeri yönünden dava tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru esas alınmıştır. Davacı taraf, fer'i nitelikte icra inkar tazminatı talebinde de bulunmuş ve davacının alacağı Mahkememizce bilirkişi raporları ile belirlenmiş ise de; tarafların tacir olması, alacağın fatura ve açık hesap ilişkisine dayalı olması, taraflar arasındaki alacak-borç durumunun faturalar ve ödeme belgeleri ile taraflarca rahatlıkla tespit edilebilecek nitelikte olması ve alacağın bu haliyle likit (belirli veya davalı tarafından belirlenebilir) nitelikte olması nedeniyle, kabul edilen alacak üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmetmek gerekmiştir. Yargıtay 19. HD.nin 02/05/2017 gün ve 2016/17210 E. 2017/3495 K. sayılı emsal içtihadı gereğince takibin döviz cinsinden alacağa ilişkin olması karşısında hükmedilen döviz cinsinden alacağın, takip tarihindeki döviz kuru üzerinden TL. karşılığı esas alınarak %20 oranında TL. cinsinden icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir. Yargıtay 19. HD. nin 10.02.2005 gün ve 2004/ 8013 E. 2005/ 1022 K. sayılı emsal içtihadına göre de, dava açılmasında harçlandırılmayan icra inkar tazminatı, harç ve davacı yararına vekalet ücreti takdirinde dava değerine dahil edilmemiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçe ile; "1-Davacının davasının kabulü ile, a)Davalı ....... San. Tic. A.Ş.'nin Konya.... İcra Müdürlüğünün ....... E. sayılı takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına, b)Hükmedilen 42.055,67 Euro'nun takip tarihi itibariyle karşılığı olan 768.605,21 TL.'nin %20'si olan 153.721,04 TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karşı davacı ....... San. Tic. A.Ş.'nin karşı davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap ve karşı dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, müvekkili şirketin sahip olduğu yatırım teşvikten faydalanmak adına makine satış sözleşmeleriyle alakalı yalnızca faturanın ....... Almanya tarafından kesildiğini, ancak davacı-karşı davalı firma pazarlayan, teklif veren, pazarlık yapan, satan, tüm süreçleri takip eden ve makineleri kurup-teslim eden-eğitimini veren ve daha sonra bedelsiz teknik servis hizmeti veren taraf olduğunu, davacı-karşı davalının dava konusu ayıplı ....... Dedektör için ödenen 44.000,00 Euro bedelin ödendiğinin ispatını talep ettiğini, ödemesi yapılan makinenin müvekkili şirket tarafından alındığını, ticari defterler ve faturalar incelendiğinde müvekkili şirketin bu ödemeyi yaptığının görüleceğini, mahkemece hatalı olarak müvekkili şirketin borcunun varlığına kanaat getirdiğini ve bu yönde hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının eksik incelemeyle hazırlandığını, müvekkili şirketin davacı-karşı davalı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının müvekkili şirkete sattığı malların ayıplı olması nedeniyle ayıpların tespiti ile bunların nasıl giderileceğinin tespiti amaçlı bilirkişi raporu aldırılması gerektiğini, mahkemece bu açıklamalarının göz ardı edildiğini, ayrıca mahkemece arabuluculuk şartının dava sonrası yerine getirildiğinden bahisle karşı davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, kabul etmemek kaydıyla; arabuluculuk bir dava şartı olduğundan mahkemece dava şartı noksanlığının giderilmesi için kesin süre verilmesi gerektiğini, mahkemece, zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiğini gösteren resmi belgenin dikkate alınmadığını beyan ederek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; itirazın iptali talebine ilişkindir. Karşı dava ise ayıplı mal satışı nedeniyle bedel iadesi veya misli ile değişim talebine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Asıl davada davacı-karşı davalı ....... Ltd.Şti, davalı ile aralarındaki cari hesap nedeniyle davalı-karşı davacıdan alacaklı olduğunu, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmekte, davalı ....... A.Ş ise davacıdan 02/07/2020 tarihinde ....... MODEL:2020 marka model metal dedektörü 44.000,00 Euro bedelle satın aldığını, makinenin faturasının teşvikten faydalanılması amacıyla Alman şirket ....... tarafından kesildiğini, söz konusu makinenin ayıplı olduğunu, bu nedenle ayıp ihbarında bulunulduğunu, ancak davacının herhangi bir geri dönüş yapmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir. Karşı davada ise davalı-karşı davacı ....... A.Ş davacıdan satın aldığı ....... MODEL:2020 marka model metal dedektörü 44.000,00 Euro bedelle satın aldığını ve bedelinin ödendiğini, ancak makinenin ayıplı olduğunu ileri sürerek makine bedelinin iadesini, bu talep kabul edilmediğinde makinenin misliyle değişimini talep etmekte, davalı ....... Ltd.Şti ise davacının dava konusu makineyi ....... firmasından aldığını, söz konusu makine tarafından kendilerine herhangi bir ödeme yapılmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, mahkemece alınan ve Dairemizce usul ve yasaya uygun görülen 18/10/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre davalının davacıya 780.289,05 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, her ne kadar davalı, davacıdan ....... MODEL:2020 marka model metal dedektörünü 44.000,00 Euro satın aldığını, satın aldığı bu makinenin arızalı olduğunu iddia etmekte ise de sözkonusu makineye ilişkin 24/07/2020 tarihli faturanın dava dışı ....... tarafından kesildiği, bu faturanın davacı-karşı davalının ticari defterlerine kaydedilmemiş olduğu, davalının bu makine nedeniyle davacıya ödeme yaptığını ispatlayacak herhangi bir delil sunmadığı, buna göre mahkemece asıl davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, karşı dava yönünden ise karşı davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, davalı-karşı davacının dava açmadan önce arabulucuya başvurmadığı sabit olduğundan mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı - karşı davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE, 2- Asıl dava için alınması gereken 59.067,82 TL harçtan, peşin alınan 14.766,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 44.300,86 TL karar ve ilam harcının davalı - karşı davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3- Karşı dava için alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL karar ve ilam harcının davalı - karşı davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5- İstinaf başvurusunda bulunan davalı - karşı davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına, 7-Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 25/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ....... e-imzalıdır Üye ....... e-imzalıdır Üye ....... e-imzalıdır Katip ....... e-imzalıdır ....