Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/527 E. 2024/561 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/527
Karar No
2024/561
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/527

KARAR NO: 2024/561

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 20/10/2020

NUMARASI: 2017/887 E. - 2020/566 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/03/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takibe konu edilen ... Maçka Şubesi ... numaralı 31/08/2017 tarihli 35.000,00 TL bedelli çek arkasında ...- ... cirosunda davacıya atfedilen imzanın müvekkiline ait olmadığını, çekte imzanın sahte olduğunu belirterek; davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin iptaline, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20 oranında kötü niyet tazminatına, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile dava dışı ... Tic Ltd Şti arasında akdedilen 22/04/2016 tarihli ... nolu 1.250.000,00 TL bedelli Genel Faktoring Sözleşmesine istinaden faktoring işlemleri yaptırıldığını, faktoring işlemlerinden birisinin ... şirketinin borçlusu ...- ... olan 29/09/2016 tarihli ... nolu 160.037,50 TL bedelli faturaya dayalı doğmuş alacağını müvekkili şirkete temlik ettiğini, bahsi geçen çekin süresi içerisinde bankaya ibraz edildiğini, çekin karşılıksız işlemi gördüğünü, bunun üzerine başlatılan icra takibinin kesinleştiğini, dava dışı ... şirketi tarafından fatura temlikinden önce de birçok defa faturalara bağlı alacaklar müvekkili şirkete temlik edilmiş ve faturaların- çeklerin bedellerinin tahsil edildiğini savunmuş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulü ile; davacının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası ve dayanağı 31.08.2017 tarihli 35.000,00 TL bedelli ... seri nolu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, takibin davacı yönünden iptaline, Davacının kötü niyet tazminat talebinin ise yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; farklı kurumlardan alınan imza inceleme raporlarında birbirinden farklı sonuçlu raporlar çıkabildiğini, dolayısı ile davaya konu çeklerdeki imzanın davacı ... elinin ürünü olup olmadığının tespitinde tek bir kurumda yaptırılan incelemenin kesin sonuç vermediğini, imzanın davacının yetkilisi ...'ın eli ürünü olup olmadığının kesin bir şekilde tespit edilemediğini,Yapılan faktoring işlemi ile davacının faktoring müşterisine temlik etmiş olduğu fatura alacağının temlik alındığını, yani davacının müvekkili şirkete borcunun fatura alacağından kaynaklandığını, bu sebeple davacı ile faktoring müşterisinin ticari defterlerinin incelenmesi gerekmekte iken yerel mahkemenin dar incelemeye yetkili İcra Hukuk Mahkemesiymiş gibi salt imza incelemesi yaparak (imza incelemesi de eksik ve hatalıdır) hüküm kurduğunu, Müvekkilinin, alacağı temlik alırken yasaların ve yerleşik Yargıtay içtihadının kendisine yüklediği tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, 6311 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu gereğince davacının, davalı şirket ile olan ilişkilerindeki defilerin de davalı şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; davalı alacaklı ... A.Ş tarafından borçlular ... Ltd. Şti, ... Ltd Şti. ile davacı ...'a karşı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile toplam 38.745,24 TL üzerinden takip başlatıldığı, takip dayanağının 31.08.2017 tarihli 35.000,00 TL bedelli ... seri nolu ... Bankası A.Ş. Maçka Şubesine ait çek olduğu görülmüştür. Dava ve takip konusu 31.08.2017 tarihli 35.000,00 TL bedelli ... seri nolu ... Bankası A.Ş. Maçka Şubesine ait çek incelendiğinde; keşidecisinin ... Ltd Şti., lehtarının ... olduğu, çek arkasında sırasıyla ...-..., ... Ltd. Şti cirosunun bulunduğu, daha sonra çekin hamil davalı ... A.Ş.'ye geçtiği, dava konusu çekin unsurlarının tam olduğu, şeklen ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığı görülmüştür.Toplanan delillere, denetime elverişli bilirkişi raporuna göre; dava ve takip konusu 31.08.2017 tarihli 35.000,00 TL bedelli ... seri nolu çekte, davacıya atfen atılı imzanın davacı eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, davalı faktoring şirketi her ne kadar çeki usûlüne uygun tevsik edici belge ile aldığını, kanundan kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirdiğini ileri sürmüş ise de, imzada sahtecilik mutlak def'ilerden olup, herkese karşı ileri sürülebileceği, bu itibarla davalı savunmasının yerinde olmadığı, açıklanan nedenlerle dava ve takip konusu çekteki imzanın davacıya ait olmaması nedeniyle davacının çekten kaynaklı olarak davalıya borçlu bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemece eldeki menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2020 tarih ve 2017/887 E., 2020/566 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.390,85 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 598,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.792,85 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/03/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/527, K. 2024/561, T. 21.03.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-527-e-2024-561-k-da2b6cdf6370