Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/519 E. 2022/544 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/519
Karar No
2022/544
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/1709 KARAR NO: 2025/516 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/06/2022 NUMARASI: 2021/519 E. - 2022/544 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/03/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile icra dosyasına konu edilen bonolarda lehtar olan ... San. ve Tic. Ltd. Şti. (... Pastaneleri) arasında 05.12.2015 tarihinde ... Cad. No:... Çayırova/Kocaeli adresinde bulunan işyeri için ürün tedarik sözleşmesi adı altında bayilik sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinde bayinin müvekkili iken bayilik verenin ... Marka olduğunu, taraflar arasındaki bu bayilik ilişkisinin her iki tarafın anlaşması ile sona erdirildiğini, müvekkili ...'in 27.09.2019'da şirketini kapattığını bildirdiğini, müvekkili ... ile ... Marka arasında akdedilen bu bayilik sözleşmesine istinaden teminat olarak, keşidecisi ... olan düzenleme tarihi, yeri ve vadesi boş bırakılan 50.000 TL bedelli iki adet bononun ... Marka'ya teslim edildiğini, söz konusu bayilik ilişkisinin tarafların anlaşması üzerine sona erdirilmesinden sonra müvekkili tarafından ... Marka'ya teminat olarak verilen senetlerin iadesi şifahen ve defaatle talep edilmişse de ... Marka şirketinin senetleri iade etmediğini, 01.12.2015 tarihli teminat teslim belgesinde, 50.000 TL bedelli iki adet bononun teminat olarak verildiğini ve ciro ile devir edilemeyeceğinin açıkça yazıldığını, bu senetlere dayalı olarak ... Marka Şirketi'nin mali müşaviri olan davalı ... tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, icra takibine dayanak olan teminat senetlerinin bedelsiz olduğunu, icra dosyalarında alacaklı gözüken ...'nun, icra takibinde ...'ü borçlu olarak göstermediğini, ... ile ... arasındaki muvazaanın, müvekkili ... ile ... Marka arasındaki başka bir bayilik sözleşmesindeki teminat senetlerinde de tekrarlandığını, ... Marka'nın diğer bayilerine ait zilyetliğinde tuttuğu tüm teminat senetlerini bu yolla tahsil etmeye çalıştığını, icra dosyasına konu senetlerden ötürü müvekkilinin davalı alacaklıya borcu olmadığını, ... Marka yetkilisi ve ilk hamil ... ve alacaklı görünen hamil ...'nun açıkça kötü niyetli ve çıkar birliği içerisinde hareket ettiklerini bu nedenlerle davanın kabulü ile, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından müvekkilinin alacaklıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, davalı ve cirantaların kötü niyeti olmaları ve somut olay şartları değerlendirilerek tedbiren İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasının, dava kesinleşinceye kadar durdurulmasını, davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ciro edilen senetler üzerinde teminat senedi olduğuna dair hiçbir şerh olmadığını, müvekkili ile ciro eden ... arasında borç ilişkisi mevcut olduğunu, aralarında yapılan protokole göre senetlerin tahsiline girişildiğini, davacıların iddia ettiği ... firmasının teminat senetlerini müvekkili üzerinden tahsil ettiği iddiasının asılsız olduğunu, benzer icra takiplerinde borçluların ödemelerini yaparak dosyaları kapattığını, müvekkilinin mesleği ve işi gereği senetlerin niteliğini bilecek durumda olmayıp, iyi niyetli olduğunu, senetler üzerinde de teminat senedi şerhi olmadığından davacının iddialarının kötü niyetli olduğunu, davacının, ... Marka'ya yahut ...'e yöneltmesi gereken iddiaları haksız ve mahkemeyi yanıltma amacı ile müvekkile yönelttiğini,davacının haciz işlemlerini engellemek için gerçeğe uygun olmayan faturalar düzenlediğini ve istihkak iddiasında bulunulmasını sağladığını, davacılardan ... ve davacının talimatı ile işlemleri gerçekleştiren ... hakkında "alacaklıyı zarara sokma kastı ile mevcudu eksiltmek " suçlamasıyla ceza davası açıldığını, bu nedenlerle davanın reddini karar verilmesini, davacının İ.İ.K.m.72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı ...'nun paraya ihtiyacının olması sebebiyle ciro ile devraldığını beyan ettiği ancak yazılı protokolde ...'ün davalıya borcuna istinaden verildiği belirtilen senetlerin teminat senedi olarak verildiğine dair protokole davalı yan, taraf olmasa da dava dışı ... şirketinin Mali Müşaviri olarak tüm ticari defter ve kayıtlarına vakıf olup davacı ile ... şirketi arasında imzalanan sözleşme ile kurulan bayilik ilişkisini, bu ilişkinin devam edip etmediğini bilebilecek konum ve durumdadır. Dava konusu senetleri şirket kayıtlarına avans olarak işleyen, ancak muhasebe kayıtlarına senetler karşılığı ürün/hizmet girişi yapmayan davalının senetlerin teminat senedi olarak alındığını bilmemesinin hayatı olağan akışına aykırı olduğuna ve davalının bonoların iktisabında ve icra takibine konu edilmesinde kötü niyetli olduğuna kanaat getirilmiş olup, davanın kabulüne ve kötü niyet tazminatına karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçeleri ile, Davanın KABULÜ ile, davacının İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyasına konu senetlerden dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, Takibin kötü niyetli olarak açıldığına dair kanaat oluşması sebebi ile davacının kötü niyet tazminat talebinin kabulü ile icra takibine konu bono bedelleri toplamı olan 100.000,00-TL 'nin %20 si olan 20.000,00-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ciro edilen senetler üzerinde teminat senedi olduğuna dair hiçbir şerh olmadığını, bilirkişi raporunda da bu hususun belirtildiğini, müvekkilini hukuki olarak bağlayacak hiçbir kötüniyet ilişkisinin de söz konusu olmadığını, davacının bilgi ve rızasıyla imza attığı senetlerin tahsili aşamasında bunu öne sürmesinin hakkın kötüye kullanımı ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, davacıların müvekkiline yönelik haksız ve kötü niyetle dava açtıkları İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/168 Esas ve İstanbul Anadolu 22. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/116 Esas sayılı davalarının reddedilmesi ile de kesinlik kazandığını, İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesi hükmüyle de dava konusu bonoların teminat bonosu olduğu iddiasının açıkça reddedildiğini, müvekkili ile ciro eden ... arasında borç ilişkisi mevcut olduğunu, aralarında yapılan protokole göre senetlerin tahsiline girişildiğini, müvekkili ile ciro eden ... arasında müvekkilinin daha önce ...'e vermiş olduğu borç paraya ihtiyaç duyması ve bunun ödenmesini istemesi üzerine borç sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye göre müvekkilinin takip konusu senetleri temlik alarak tahsil edeceğini ancak ...'ün şahsına ciranta olarak icra takibi yapamayacağını, bu sözleşmeye binaen müvekkiline ciro edilen senetlerin tahsiline yönelik icra takipleri başlatıldığını, senetler üzerinde hiçbir surette teminat senedi ibaresi yer almadığını, dolayısıyla müvekkilinin eğer teminat senedi ise bunu bilmesine imkan olmadığını, müvekkilinin ciranta ...'e aralarındaki sözleşme gereği takip başlatılmamış olmasının müvekkilinin bu senetlerin teminat senedi olduğunu bildiğine delil teşkil etmediğini, davacıların iddia ettiği ... firmasının teminat senetlerini müvekkili üzerinden tahsil ettiği iddialarının asılsız olduğunu, benzer icra takiplerinde borçluların ödemelerini yaparak dosyalarını kapattıklarını, müvekkilinin mesleği ve işi gereği senetlerin niteliğini bilecek durumda olmayıp iyi niyetli olduğunu, senetler üzerinde de teminat senedi şerhi olmadığından davacının iddialarının kötüniyetli olduğunu, davacının ... Marka'ya yahut ...'e yöneltilmesi gereken iddiaları haksız ve mahkemeyi yanıltma amacıyla müvekkiline yönelttiğini, müvekkilinin kötü niyetli olduğunu iddia eden davacının haciz işlemlerini engellemek için gerçeğe uygun olmayan faturalar düzenlediğini ve istihkak iddiasında bulunulmasını sağladığını, davacılardan ... ve davacının talimatı ile işlemleri gerçekleştiren ... hakkında alacaklıyı zarara sokma kastı ile mevcudu eksiltmek suçlamasıyla ceza davası açtığını, davacı vekilinin 16.06.2022 tarihinde sunmuş olduğu beyan dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediğini, cevap hakkını kullanmaları engellenerek karar verildiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından dolayı açlan menfi tespit davasıdır. İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davalı ...`nun davacı ... ve dava dışı ... Ltd. şirketi aleyhine 21.02.2021 tarihinde asıl alacak 50.000 +50.000 senet alacağı ve 321,23 + 321,23 işlemiş faiz olmak üzere toplam 100.642,46 TL. alacağın tahsili amacı ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlattığı, bonoda keşidecinin davacı, lehdarın ... şirketi, cirantaların ... ve ... olduğu görülmüştür. Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu bonolarda lehtar olan ... Org. San. ve Tic. Ltd. Şti. (... Pastaneleri) ile arasında 05.12.2015 ürün tedarik sözleşmesi adı altında bayilik sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin 27.09.2019 tarihinde şirketini kapattığını, bayilik ilişkisinin tarafların anlaşması üzerine sona erdirildiğini, ... Marka şirketinin senetleri iade etmediğini, 01.12.2015 tarihli teminat teslim belgesinde, 50.000 TL bedelli iki adet bononun teminat olarak verildiğini ve ciro ile devir edilemeyeceğinin açıkça yazıldığını, bu senetlere dayalı olarak ... Şirketi'nin mali müşaviri olan davalı ... tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 18/04/2022 tarihli raporunda özetle;" Davacı ...`in sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde 11.09.2019 iş bırakma tarihinde ticari defterlerinde Dava Dışı şirkete 30.00,03 TL borçlu olarak kapanış verdiği, icra takip tarihi olan 21.02.2021 tarihi ve 10.08.2021 dava tarihinde Davacı ...`in tüzel kişiliğinin bulunmadığı ve ticari defterlerinin bu dönemde olmadığı, Dava Dışı şirketin ticari defter kayıtlarında Davacının 11.09.2019 iş bırakma tarihinde ticari defterlerinde Davacıdan alacaklı/borçlu olmadığı, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının icra takip tarihi olan 21.02.2021 tarihi ve 10.08.2021 dava tarihi itibari Davacı ...`e 850.000,00 TL BORÇLU olduğu, Davaya konu senetlerin Dava Dışı şirket aktifine 04.01.2021 tarihinde girişinin yapıldığı bu senetler karşılığı ürün/hizmet verildiğine dair 2021 yılı içerisinde cari hesap çerçevesinde bir faturalaşmanın olmadığı, taraflar arasındaki faturalaşmanın sadece 2018 yılında olduğu, bu senetlerin Dava Dışı şirket ticari defterlerine 2021 yılında avans olarak kayıt yapılmış, Dava Dışı şirket yapılan sözleşme ve kapsamında tutanakla Davacıdan teslim aldığı senetlerin iadesine ilişkin evrak belge incelememize ibraz etmemiş olup, Dava Dışı şirkette kayıtlı olan davaya konu 04.01.2021 tarihinde giriş kaydı yapılan toplam 100.000,00 TL tutarındaki senetlerin ürün bedelleri cezai şartları karşılığında verilen ve karşılıklı fesih sonucu iade edilmeyen teminat senetleri olduğu," belirtilmiştir. Davacı ... ile dava dışı ... Marka Tanıtım Org. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 01.12.2015 tarihli “Ürün Tedarik Sözleşmesi” tanzim edildiği, Sözleşmenin 2/9 maddesine göre;" iş bu teminat ( 100.000.00 TL) iş bu teminatların çözülebilmesi ürün tedarik eden firmaya yapılacak ihtara rağmen verilen sürede firmanın edimlerini yerine getirmemesi durumunda iş bu teminatlar tahsil edilebilir. Bu durum akde muhalefet değildir. ... -... firması ve ortakları bu durumu peşinen kabul ve taahhüt ederler." düzenlemesi yer almaktadır. 01/12/2015 tarihli, ... san. Ve Tic. Ltd. Şti.başlıklı belgede," İş bu senet / çek ürün bedelleri cezai şartları karşılığında teminat olarak 100.000 (yüz bin Türk Lirası) alınmıştır. Ciro edilemez ve devir edilemez ancak bayinin ürün alımından doğan ürün bedellerini ve sözleşmeye uyumsuzluğu sebebi ile doğacak cezai Şart bedellerini ödememesi durumunda kendisine yapılan ihtarname süresinin sonunda borcu tutarı kadar kısmı için iş bu senet tahsil edilebilir. Bu durum akde muhalefet değildir. İş bu Çek/Senet firma sahibi tarafından da ciro edilecek olup ödenmeyen borçlara firma sahibi aynı zamanda Garantör olup firmasının borcundan kişisel! olarak sorumludur. ... Marka bayinin teminatının eksilmesi durumunda ilave teminat isteyebilir. Teminatları banka teminat mektubu olarak da isteyebilir." düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde dava konusu senetlerin davacı ile dava dışı şirket arasında yapılan sözleşmeye istinaden teminat olarak verildiği, dava dışı şirketin defter kayıtlarına göre davacının işi bırakma tarihi itibarı ile şirkete borcu bulunmadığı ve takip tarihi itibarı ile de şirketten alacaklı olduğu tespit edildiğinden ve takip alacaklısının lehtar olan şirketin muhasebecisi olduğu, bu durumu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğundan mahkemece verilen karar yerindedir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/06/2022 tarih ve 2021/519 E., 2022/544 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.831‬,00 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.708,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.123‬,00 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/03/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/519, K. 2022/544, T. 01.12.2015, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-519-e-2022-544-k-b668ed495f23