Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/512 E. 2026/41 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/512
- Karar No
- 2026/41
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/512 - 2026/41 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2021/512 KARAR NO : 2026/41
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 27/11/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/710 E., 2020/700 K.
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 21/01/2026 YAZIM TARİHİ : 21/01/2026
Asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Taraflar arasındaki sözleşme gereğince verdiği hizmet bedelinin karşılığı olarak 52.992,85 TL alacağı bulunduğunu, davacının fatura bedelini ödemediğini, borcun tahsili için icra takibine geçildiğini, ödeme emrinin tebliğinden önce davalı tarafça davacının banka hesabına 07/12/2018 tarihinde 52.839,45 TL ödeme yapıldığını, davalının 27/12/2018 tarihinde borca haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ve yapılan ödeme nedeniyle davalı tarafından bakiye alacak olmadığından bahisle borca itirazın doğru olmadığını belirterek Ankara 23. İcra Dairesinin 2018/13845 esas sayılı dosyasında takibin devamına ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/56 esas sayılı dosyasında Ankara 30. İcra Dairesinin 2019/668 esas sayılı dosyasında ödenen 48.586,36 TL ödeme mahsup edilerek devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Alacağın muaccel olmadığını, icra vekalet ücreti, icra giderleri, faiz ve icra inkar tazminatı taleplerinin dayanağı bulunmadığını, ödeme emrinin tebliğinden önce ödeme yapan davalı şirketten tahsil harcı alınamayacağını belirterek davanın reddi ile %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/56 esas sayılı dosyasında muacceliyet tarihinin 28/03/2019 olduğunu bildirmiş, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince "...Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2018/13845 esas sayılı takibinde cari hesaba ve fatura alacağına dayalı olarak 52.992,85-TL nin tahsilinin istenildiği, asıl alacağın 52.839,45-TL'lık kısmının davalı yanca icra takibinden sonra ödendiği, yine davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2019/668 esas sayılı dosyadaki takipte cari hesaba ve fatura alacağına dayalı olarak 48.834,16-TL'nın tahsilinin istendiği, asıl alacağın 48.586,36-TLlık kısmının davalı yanca icra takibinden sonra ödendiği konusunda bir şüphe bulunmadığı gibi davalının bunun aksine bir beyanının da bulunmadığı, dolayısıyla borçlunun icra vekalet ücreti ve takip masraflarından sorumlu olacağı, bu itibarla davalı tarafın itirazlarının dinlemeyeceği, alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacı lehine icra inkar tazminatı verilmesi talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Takibin cari hesap sözleşmesine dayalı olduğunu, TTK 89.maddeye göre cari hesap sözleşmesinin yazılı yapılmadığını ve bu nedenle geçersiz olduğunu, faturanın taraflarca imzalanan sözleşmenin 6/4.maddesine göre işverene ulaşmasından 7 gün sonra ödeme yapılacağnı, belgelerin 22.12.2018 tarihinde teslim edildiğini, faturanın bu durumda 29.12.2018 tarihinde muaccel olacağını, davacının 07.12.2018 tarihinden önce, 06.12.2018 tarihinde mucaael olmadığını, icraya konulmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkilinin borcu bulunmadığını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını ve ödemenin mahsup edilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, cari hesap sözleşmesinden kaynaklanan alacağa dayalı başlatılan icra takibine itirazın iptali taleplidir. Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; her iki dava yönünden dava tarihinden önce yapılan ödemenin mahsubu ile yapılan hesaba göre değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu durumda Dairemizce, yukarıda anlatılan nedenlerle yeniden bir değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi için esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Kararın kaldırılması nedenine göre taraf vekillerinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK 353/1.a-6 madde gereğince, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/11/2020 tarih, 2019/710 E., 2020/700 K. sayılı kararının, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine, 3-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 353/1.a ve 362/1.g maddeler gereğince kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip